İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/343 E. 2026/45 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/343
Karar No
2026/45
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 27. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/343 Esas KARAR NO : 2026/45

DAVA : Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 30/06/2025 KARAR TARİHİ : 08/09/2026

Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalıya taşımacılık ve lojistik hizmeti verdiğini, bu kapsamda davalı adına 2024 yılında Euro bazlı faturalar düzenlendiğini, davalının kısmi ödeme yaptığını, kalan borcun ödenmemesi nedeniyle takip başlatıldığını fakat davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini, anılan nedenlerle itirazın iptali ile takibin devamını, fatura bedellerinin vade tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte, aksi kanaatte ise takip tarihinden itibaren işleyecek Kamu Bankalarınca 1 Yıl ve Daha Uzun Vadeli Mevduatlara Fiilen Uygulanan Azami Faizi ile birlikte fiili ödeme günündeki efektif satış kuru üzerinden davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ile davacının 2024 Nisan tarihinde ihraç yükünün ...’dan ...’e nakliyesi konusunda anlaştıklarını, ancak resimlerden görüleceği üzere malın teslimi sırasında ürünlerin hasarlı olduğunun tespit edildiği, bu yönde CMR belgesine de not düşüldüğünü, durumun davacıya bildirildiğini ancak geri dönüş alınamadığını, zararının nakliye bedelinden çok daha yüksek olması sebebiyle takas ve mahsup konusunda anlaşıldığını ancak sorunun huzurdaki davaya yansıdığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: ...2. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası celp edilmiştir. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Son Tutanağı, taraflar arasındaki sözleşme ve ticari belgeler, ticari defterler,ihracat beyannamleri yükleme talimatları, gümrük ve taşımaya ilişkin evraklar, whatsapp konuşmaları görüntüleri, dekontlar fotoğraflar, CMR belgeleri, Faturalar ve cari hesap ekstresi, mailler, taşımalara ilişkin tüm evrak ve belgeler, Banka dekontları, Yazışmalar, yazı cevapları, dosyadaki sair mevcut bilgi ve belgeler, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı. Dosyanın bir mali müşavir bilirkişisine tevdi edilerek bilirkişi raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve 20.05.2026 tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir. Bilirkişi raporunda özetle; Davacıya ait Yasal defterlerin Vergi Usul Kanunun 223-224-225 maddeleri ile TTK’nın ilgili hükümlerine uygun olarak noter açılış tasdikleri ile GIB onaylı e-beratların yasal süresi içerisinde alındığı, kayıtların TTK 64. ve 65. Madde hükümlerine uygun olarak gerçekleştirildiği, dolayısıyla ticari defterlerin delil niteliğine haiz olduğu görülmüştür. Davalının ticari defterlerini ibraz etmemesi nedeniyle davalı nezdinde inceleme yapılamadığı, Davacının düzenlediği faturalara davalının 8 günlük süre içerisinde itiraz etmediği, esasen faturalarla ilgili davalının itirazının bulunmadığı, davalının davacının nakliyesini üstlendiği ürünlerin hasarlı teslim ettiğini savunduğu, Davacı nezdinde davalının 2023 yılından devri gelen 350,00 Euro borcu bulunduğu, davacının davalı adına 2024 yılında 4 adet olmak üzere 5.000,00 Euro satış faturası düzenlediği, karşılığında davalıdan banka kanalıyla 750,00 Euro tahsilat yaptığı, bu işlemlere göre 09.07.2024 takip tarihi itibariyle davacı nezdinde davalının 4.600,00 Euro borçlu olarak göründüğü, Sayın Mahkemenizin ticari defter deliline göre davacı lehinde hüküm kurması halinde, 09.07.2024 takip tarihi itibariyle davalıdan istenebilir tutarın 4.600,00 Euro olacağı, Takip ile 2,53 Euro birikmiş faiz talep edildiği, muaccel bir borcun borçlusunun alacaklının ihtarıyla mütemerrit olduğu (TBK.m.117/1): bu yönde temerrüt ihtarına dosya içeriğinde rastlanılmaması ve temerrüt tarihinin belli olmaması nedeniyle taleple ilgili hesaplama yapılamadığı, hususlarını içerir işbu bilirkişi raporu Saygı ile Sayın Mahkemenin takdirine arz olunur." şeklinde beyanda bulunmuştur. DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE: Dava, alacak istemine ilişkindir. Uyuşmazlık, davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacağı var ise miktarını tespiti, davalının taşımaya konu malın zarar gördüğü savunmasının dinlenip dinlenemeyeceği hususlarında toplanmaktadır. Ticari defterlerin sahibi lehine olması için HMK m. 222/2’de öngörülen şartlar; defterlerin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olması, defterlerin açılış ve kapanış onaylarının yaptırılmış olması ve ticari defterlerin birbirini doğrulamış olması gerekmektedir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur. Bu hüküm, kaynak İsviçre Medeni Kanunu’ndaki şekli gibi, “bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o vakıayı ispat etmelidir” şeklinde anlaşılmalıdır. Davacı taraf ,bedeli ödenmeyen faturalara dayalı alacak talebinde bulunmaktadır. Buna göre öncelikli incelenmesi gerek husus faturanın ispat gücüdür. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddesi şu şekildedir: ''Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır''. TTK'nın 21/2.(6762 sayılı TTK'nın 23/2.) maddesi ile faturanın tacirler arasında ifaya yönelik ispat aracı olduğu, süresinde itiraz edilmemekle münderecatından sayılan hususlar yönünden düzenleyen lehine, adına fatura düzenlenen aleyhine bir karine getirilmiştir. Bu karine faturanın ispat gücünü ortaya koymaktadır. Fatura düzenleyen tacirin anılan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle, adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişki bulunması, faturanın akdin ifasıyla ilgili düzenlenmesi gerekir. Fatura sözleşmenin kurulma safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir. Somut olayda; yapılan yargılama sırasında tarafların ticari defter ve kayıtlarının bilirkişi marifetiyle incelenmesinde davalı tarafın kayıtlarını sunmadığı, davacı tarafın ticari defterlerin açılış ve kapanış onaylarının usulüne uygun olarak yapıldığı, HMK 222.maddesi uyarınca ticari defter ve kayıtların davalı tarafından eksiksiz sunulmadığı görülerek davacı kayıtlarının davacı lehine delil teşkil ettiği kanaatine varılarak davacının davalıdan 4.600 Euro alacaklı olduğunun tespit edildiği, davacının davalıyı takipten önce temerrüde düşürmediği anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının dava tarihi itibariyle davalıdan 4.600 Euro alacaklı olduğu, davalının kayıtlarını ibraz etmediği, davacı kayıtlarının lehine delil teşkil ettiği, ticari defter ve belgelerin kesin delil olması nazara alındığında artık ispat yükünün davalı tarafa geçmiş olduğu ve aksinin dosya kapsamı itibariyle ispat edilemediği, davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile, 4.600 Euro alacağın, 50 Euro'sunun dava tarihinden itibaren, bakiye 4.550 Euro'sunun ıslah tarihi olan 22/06/2026 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/A maddesi uyarınca hesaplanacak 1 yıllık Euro mevduat hesabına devlet bankalarınca uygulanan en yüksek faizi ile birlikte fiili ödeme tarihindeki TL karşılığının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 2-Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 14.693,65-TL (215.102,44 TL dava değeri) harçtan, 615,40-TL peşin harç, 4.140,84-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 4.756,24-TL harcın düşümü ile geri kalan 9.937,41-TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAD KAYDINA, 3-Davacı tarafından yapılan 4.756,24-TL harç, 9.000,00-TL bilirkişi ücreti ve 167,00-TL posta gideri olmak üzere toplam 13.923,24-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 4-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5- 3.600 TL Arabulucu ücretinin davalıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA, 6-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran taraflara İADESİNE, Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/09/2026

Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/343, K. 2026/45, T. 08.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-343-e-2026-45-k-bf3cefafa54f