İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/468 E. 2026/47 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/468
- Karar No
- 2026/47
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 25. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/468 Esas KARAR NO : 2026/47
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 21/01/2025 KARAR TARİHİ : 11/09/2026
Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılamasında dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili, ... A.Ş.'nin, mimari proje, bakır, elektrik ve klima montajı gibi alanlarda faaliyet gösteren bir firma iken, davalı ...'ın ise 2014 yılından beri klima ve benzeri sistemlerin toptan ticaretini ve kurulumunu yapan bir tacir olduğunu, müvekkili...Mimarlık tarafından davalı ...'a satılan ürünler karşılığında düzenlenen 228.660,00 TL tutarındaki ... numaralı faturanın bulunduğunu, işbu faturanın 05.08.2024 tarihinde düzenlendiğini ve ürünlerin tüm detaylarının belirtildiğini, davalının bu faturaya herhangi bir itirazda bulunmadığını, ancak fatura bedelini de ödemediğini, alacağın tahsil edilememesi üzerine, müvekkili şirketin ilk olarak İstanbul ... İcra Dairesi'nde ilamsız bir icra takibi başlattığını, ancak, davalının yetki itirazı sonrası dosyanın, İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğü'ne nakledilerek ...Esas numarasıyla devam ettiğini, davalının borca haksız ve kötü niyetli bir şekilde itiraz etmesi nedeniyle, icra takibinin durduğunu, davalı ...'ın borcu kasten ve kötü niyetle ödemekten kaçındığını ve alacağın tahsilini geciktirmek istediğini, bu nedenle davalının ticari defter, belge ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasını, davalı aleyhine % 20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 08.07.2009 tarihli kararına göre, borçlunun icra takibine itirazı sonucu açılan itirazın iptali davasında, borçlunun itirazının haksız olduğu ve alacağın "likit" (belli, açık ve net) olduğu tespit edilirse, alacaklı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini beyanla, davalının kötü niyetli itirazının iptaline ve takibin devamına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, klima satışıi servis ve bakım işi ile iştigal ettiğini, davacının da klima parçaları, yedek parça vb. satış işlerini yaptığını, bu kapsamda taraflar arasında ticari ilişki başladığını, ancak müvekkilinin bu ticari ilişki çerçevesinde davacı yana borcu olmadığını ve aksine ufak bir miktarda alacağının bulunduğunu, müvekkilinin net 900.000,00 TL ödeme yapmasına karşın kendisine 894.079,00 TL faturanın keşide edildiğini, davacının dava konusu 05.08.2024 tarihli, ... numaralı ve 228.660,00 TL bedelli faturaya konu malların teslim edildiğini iddia ettiğini, oysa müvekkilinin fatura içeriğinde dökümü yapılan malları teslim almadığı gibi söz konusu faturanın da tebliğ edilmediğini, fatura içeriğinde bulunan 4-5-6-7 sıra nolu malzemelerin müvekkilinin hiçbir zaman kullanmadığı malzemeler olduğunu, müvekkilinin daha sonra muhasebecisi ile iletişime geçerek faturaya ulaştığını ve Kadıköy ...Noterliği'nin 26.09.2024 tarihli ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile hem faturaya hem de içeriğine itiraz ettiğini, davacının kötü niyetli olarak icra takibine giriştiğini beyanla, davanın reddine, alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla niyet tazminatına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa bırakılmasına karar verilmesini beyan ve talep etmiştir. Bilirkişi raporunda özetle: Davacı yanın sunduğu ticari defterlerin TTK hükümlerine göre gerekli açılış ve kapanış onayına sahip olduğu, davacı defterlerinin HMK 222'ye göre delil niteliğinde olup olmadığı hususunun Mahkemenin takdirinde bulunduğu, davalı yanın sunduğu yevmiye ve envanter defterlerinin TTK hükümlerine göre gerekli açılış ve kapanış onayına sahip olduğu, kebir defterinin tasdiksiz olduğu, davalıya ait ticari defterlerin HMK 222'ye göre delil niteliğinde olup olmadığı hususunun Mahkemenin takdirinde bulunduğu, davacı yanın ticari defterlerinde yapılan inceleme neticesinde, davalı yandan icra takip tarihi itibarı ile KAYDİ olarak 228.628,58 TL alacaklı göründüğü, davalı yanın ticari defterlerinde yapılan inceleme sonucunda ise, davacı yandan 31.12.2024 tarihi itibarı ile KAYDİ olarak 5.968,58 TL alacaklı göründüğü, taraf ticari defterlerindeki bakiye farkın; dava konusu 05.08.2024 tarihli, ... numaralı, 228.660,00 TL faturanın davalı ticari defterlerinde kayıtlı olmamasından kaynaklandığı, somut olayda davalının davalı tarafından kendisine keşide edilen faturaya ve içeriğine itiraz ettiği görülmekle; davacının alacağına dayanak yaptığı faturaya konu malın teslimine ilişkin mali yönden tevsik edici bir belgeyi dosyaya sunmadığı görülmekle; mali yönden davacının alacağına dayanak yaptığı fatura içeriği malın teslimi hususunun mali yönden ve belgesel anlamda izaha ve ispata muhtaç olduğu, ancak bu hususun hukuki yorum ve takdirinin mahkemenin takdirleri içinde kaldığını beyan eden bilirkişi raporu dosyaya sunulmuştur. İNCELEME ve GEREKÇE: Dava, hukuki niteliği itibari ile itirazın iptali davasıdır. Davacı ...Mimarlık vekili; müvekkili şirket tarafından davalı ...'a satılan ürünler karşılığında düzenlenen 228.660,00 TL tutarındaki 05.08.2024 tarihli ve ...numaralı faturanın davalı tarafından ödenmediğinden bahisle davalı aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas numarasıyla ilamsız bir icra takibi başlattığı davalının itirazı üzerine Mahkememizde işbu itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmıştır. Dosya Mahkememizce mali müşavir bilirkişiye tevdi edilerek tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelenerek rapor düzenlenmesi istenmiştir. Tüm dosya kapsamı ve hükme kısmen esas alınan ek ve kök bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; HMK 222/3 maddesinde"İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir." Davalının takip dayanağı faturaya TTK Md. 21/2 'ye göre 8 günlük itiraz süresi içerinde itiraz etmediği aleyhine icra takibi başlatıldıktan sonra itirazda bulunduğu anlaşılmıştır. Somut uyuşmazlıkta; davacı yanın sunduğu ticari defterlerin TTK hükümlerine göre gerekli açılış ve kapanış onayına sahip olduğu, davacı defterlerinin HMK 222'ye göre delil niteliğinde olduğunun değerlendirildiği, davalı yanın sunduğu yevmiye ve envanter defterlerinin TTK hükümlerine göre gerekli açılış ve kapanış onayına sahip olmakla birlikte kebir defterinin tasdiksiz olduğu anlaşılmıştır. Davacı şirketin ticari defterlerinde yapılan inceleme neticesinde, davalı yandan icra takip tarihi itibarı ile KAYDİ olarak 228.628,58 TL alacaklı göründüğü tespit edilmiştir. Davacının ticari defterlerindeki kayıtların esas alınmasının gerektiği, takip ve dava konusu faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, ... Vergi Dairesinden gelen BA/BS kayıtlarının da incelenmesi ile davacı şirketin alacağının haklı olduğu kanaatinin oluştuğu, müzekkere cevaplarından dava konusu faturanın davalı şirkete tebliğ edildiğinin anlaşıldığı, 8 günlük itiraz süresinden ve icra takibinden sonra yapılan itirazın geçerli olmadığı ve fatura içeriğinin davalı tarafça kabul edilmiş sayılacağı, takibe konu faturaların davalı tarafın BA formu ile vergi dairesine bildirilmiş olmasının Mahkememizce davalının fatura konusu malları teslim almış olduğuna karine olarak kabul edildiği, davalı tarafın ödemeye ilişkin belge de sunmadığı anlaşılmış dava konusu bedelin ödenmediği kanaati ile davanın kabulüne, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına davalı-borçlu tarafından yapılan itirazın iptaline, icra takibinin aynen devamına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. İcra ve İflas Kanununun 67.maddesinin 2.fıkrası gereğince, icra tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötü niyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Takip talebi ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde alacağın likit olduğu anlaşılmakla asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalının tahsiline ilişkin talebin kabulüne, davacı vekilinin dava dilekçesinde işlemiş faiz yönünden itirazın iptali talebinin bulunmadığının infaz aşamasında dikkate alınması gerektiğine karar verilmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın KABULÜNE, 1-Davalının İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin aynen devamına, 2-Alacak likit olmakla, asıl alacak miktarının % 20'si icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilesine, 3-Harçlar Kanunu gereğince ve karar tarihi itibariyle alınması gereken 15.619,76 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 2.761,65 TL harç ile icra dosyasından alınan 1.143,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 11.714,81 TL harcın Davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan 615,40 TL başvuru harcı, 2.761,65 TL peşin/nisbi harcı, 8.441,40 TL tebligat+posta+diğer masraflar, olmak üzere toplam 11.818,45 TL yargılama giderinin Davalıdan alınarak Davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ne göre hesaplanan 45.000,00-TL nisbi vekalet ücretinin Davalıdan alınarak kendisini vekil ile temsil eden Davacıya verilmesine, 6-Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00TL arabuluculuk ücretinin Davalıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA, 7-Taraflarca yatırılan ancak kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran taraflara İADESİNE," Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı ve davalı vekilinin yokluğunda, kararın taraflara tebliğinden 2 haftalık süre içinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/09/2026
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır