İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/325 E. 2026/423 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/325
Karar No
2026/423
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/325 Esas KARAR NO : 2026/423

DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 08/08/2025 KARAR TARİHİ : 17/04/2026 YAZIM TARİHİ : 17/04/2026

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili Mahkememizin ..... Esas sayılı dosyasında cevap ve karşı dava dilekçesinde; Davacı şirketin ödemenin TL olarak yapılacağı kur farkı olarak hiçbir ödemenin yapılmayacağını belirten en önemli karine davacının ticari ilişkinin başlamış olduğu, 2021 yılından beri bugüne kadar hiçbir biçimde kur farkı faturası düzenlememiş, yani hiçbir biçimde kur farkından doğan alacağı olduğu iddiasında bulunmadığı, ürün alımı için müvekkili şirket tarafından yapılan ödemeler karşılığı olarak vermesi gereken ürünleri vermemek için huzurda görülen davanın açıldığı, davacı şirket tarafından bedeli ödenen ürünler müvekkili şirkete teslim edilmediği, müvekkili şirkete teslimi yapılmayan ürünlerin bedeli ödenmiş olduğu, söz konusu teslim edilmeyen ürünlere ait ödemelerin bilirkişi tarafından hesaplanarak tespiti ile, kısmi dava olarak fazlaya dair haklarını saklı kalmak kaydı ile şimdilik toplam 1.000,00-TL müvekkili şirkete teslim edilmeyen ürünlere karşılık yapılmış ödemelerin reeskont avansı ve temerrüt faizi ile davacıdan tahsili ile davalı-karşı davacı müvekkili şirkete ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; İş bu dava, davacının mahkememizin ..... esas sayılı dosyasındaki karşı dava dilekçesi ile bedeli ödendiği halde teslim edilmeyen ürünlerin tespiti ile davalıdan tahsili talebine ilişkindir. Davacının mahkememizin ..... esas sayılı dosyasında karşı dava açarken, karşı davası yönünden, TTK'nın 5/A ve 6325 sayılı Kanunun 18/A-2 maddesi gereğince dava şartı olan arabuluculuk faaliyeti sonucu anlaşmaya varılamadığına dair son tutanağı sunmadığı, ayrıca yatırılması zorunlu başvurma harcı, peşin harç ve gider avansını yatırmadığı anlaşılmıştır. Mahkememizin ..... Esas sayılı dosyasında 25/12/2025 tarihli duruşmasında verilen ara kararla davacı (karşı davacı) vekiline eksiklikleri tamamlaması için kesin süre verilerek kesin süreye uymamanın sonuçları ihtar edilmiş, ancak, davacı vekili herhangi bir beyanda bulunmamış, arabuluculuk tutanağı sunulmamış ve harç yatırılmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle, mahkememizin ..... Esas sayılı dosyasında 16/04/2026 tarihli duruşmanın 2 nolu ara kararı ile"Karşı davanın bu dosyadan tefrik edilerek Mahkememizin ayrı bir esasına kaydedilmesine ve dava şartı hususunun tefrik edilen dosyada değerlendirilmesine" karar verilmiş olup; işbu dosya tefrik edilmiştir. TTK'nin 7445 sayılı yasa ile değişik 5/A maddesi uyarınca, TTK'nin 4. maddesinde ve diğer yasalarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Yapılan açıklamalar ve belirtilen yasal düzenlemeler çerçevesinde, eldeki davada, TTK'nın 5/A ve 6325 sayılı Kanunun 18/A-2 maddesi gereğince, dava tarihi itibariyle, arabuluculuk faaliyeti sonucu anlaşmaya varılamadığına dair tutanağın sunulması dava şartıdır. Yani davanın açıldığı tarih itibariyle, arabuluculuk süreci tamamlanmış olmalı ve bu süreci gösteren "anlaşamama tutanağı" dava dilekçesine eklenmiş olmalıdır. Ayrıca, 6325 sayılı Kanunun 18/A maddesinin, dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğine dair emredici hükmü uyarınca, davanın açılmasından sonra arabuluculuk dava şartının tamamlanmasını mümkün kılan bir yasal düzenleme de mevcut olmadığından, söz konusu dava şartı, tamamlanabilir bir dava şartı değildir. HMK'nin 115/1 maddesi hükmünde dava şartlarının mevcut olup olmadığı hususunun yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden araştırılması gerektiği belirtilmiş, anılan yasanın 114. maddesinin 1. fıkrasında dava şartları sayılmış, aynı yasa maddesinin 2. fıkrasında ise diğer yasalarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümlerin saklı olduğu belirtilmiş, HMK'nın 115/2 maddesinde, mahkemenin dava şartı noksanlığını tespit etmesi halinde, davanın usulden reddine karar verileceği hüküm altına alınmıştır. Tüm bu açıklamalar çerçevesinde, somut olayda, davanın zorunlu arabulucuğa tabi olduğu, yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler çerçevesinde, dava tarihi itibariyle, mahkememizin ...... esas sayılı dosyasında karşı dava konusu edilen uyuşmazlığa ilişkin olarak arabuluculuk faaliyetinin sonuçlanarak, anlaşmaya varılamadığına dair son tutanağın düzenlenmiş olmasının dava şartı olduğu, o dosyadaki karşı davanın tefrik edilerek mahkememizin bu esasına kaydedildiği, anlaşılmakla, davanın (mahkememizin ..... esas sayılı dosyasındaki karşı davanın) 6102 Sayılı TTK'nun 5/A maddesi, 6325 Sayılı Kanunun 18/A-2 maddesi ve 6100 Sayılı HMK'nın 115/1-2 maddeleri gereğince arabuluculuk dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM;Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davanın arabuluculuk dava şartının yerine getirilmemiş olması nedeniyle usulden REDDİNE, 2-Alınması gereken 732,00-TL başvurma harcı ve 732,00-TL karar harcının davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 3-Taraflarca yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta hüküm kurulmasına yer olmadığına, 4-Davalı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükteki bulunan AAÜT uyarınca takdir edilen 1.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.17/04/2026

Katip ...... e-imzalıdır Hakim ..... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/325, K. 2026/423, T. 17.04.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-325-e-2026-423-k-14e50b38bbee