İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/303 E. 2026/233 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/303
Karar No
2026/233
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2026/303 Esas KARAR NO : 2026/233

HAKİM : ... ... KATİP : ... ...

DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... - ... DAVALILAR : 1- ... - ... ... 2- ... - ... ...

DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 12.04.2026 KARAR TARİHİ : 15.04.2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 16.04.2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 28.03.2025 tarihindeki mevcut hali ile %50 hisse sahibinin davalı ...; %50 hisse sahibinin ise davalı ... olduğunu, bilgileri verilen davalı taraflar ile şirketin şu anki sahibi ve yetkilisi arasında aktedilen ve dava dilekçesi ekinde bir örneği sunulan 28.03.2025 tarihli "Şirket Hisse Devri Ve Devir Sonrası Sorumluluk Taahhüdü" adlı sözleşme kapsamında davalılara ait tüm hisselerin KDV dahil 50.000,00-TL bedel ile devredildiğini, devir tarihi olan 28.03.2025 tarihinden önce firma aleyhine ikame edilmiş davalar, ..., ... ve belediyeye ödemeler yapıldığını, bu ödemelerin ilgili olduğu dönemler dolayısıyla sorumlunun davalılar olduğunu, ilgili sözleşmede yetki şartına yer verildiğini, mahkemenin yetkili olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 10.000,00-TL' nin temerrüt tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek en yüksek ticari temerrüt faizi ile davalılardan tahsiline, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Usul ekonomisi yönünden davalılara tebligat çıkartılmamıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 14/2 maddesine göre, özel hukuk tüzel kişilerinin, ortaklık veya üyelik ilişkileriyle sınırlı olmak kaydıyla, bir ortağına veya üyesine karşı veya bir ortağın yahut üyenin bu sıfatla diğerlerine karşı açacakları davalar için, ilgili tüzel kişinin merkezinin bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir. Bu yetki kuralı, kamu düzenine ilişkin ve kesin nitelikli olduğundan davanın her aşamasında ileri sürülebileceği gibi mahkemece de re'sen dikkate alınması gerekir. Yine HMK md. 14/2 hükmünün uygulanması açısından davalıların dava tarihinde ortak olup olmamalarının da önemi bulunmamaktır (Emsal: ... .'nin 25.03.2022 tarih ve ...sayılı ilamı)

Davacı şirketin incelenen Ticaret Sicil Gazetesi kayıtlarından, davacı şirketin dava tarihi itibariyle merkezinin, " ..." adresinde olduğu anlaşılmıştır. Bu bağlamda, adı geçen şirketin önceki ortakları olan davalıların, özetle, davacı şirket tarafından yapılan ödemeden, davalıların şirket ortağı olduğu döneme ilişkin olması sebebiyle davalarının sorumlu olduğu iddiasına dayalı olarak ikame edilen eldeki davaya ilişkin uyuşmazlığın çözümünde HMK'nın 14/2 maddesi gereğince ...Mahkemesi'nin kesin yetkili olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır. Mahkememizin yetkisi hususunda davacı tarafından 28.03.2025 tarihli Devir Protokolü’nün 8. maddesinde ... mahkemelerinin yetkili kılındığı savunulmuştur. Ancak yukarıda belirtildiği gibi eldeki dava, davacı şirket tarafından, davalı önceki şirket ortaklarına karşı, davacı şirket tarafından yapılan ödemelerin davalıların şirket ortağı olduğu dönemi ilgilendirdiği iddiasıyla tahsili amacıyla ikame edilmiş olup dava tarihinde yürürlükte olan HMK'nın 18. maddesi, kesin yetki hallerinde yetki sözleşmesi yapılmasını yasaklamıştır. Belirtildiği gibi, HMK'nın 14/2. maddesinde öngörülen yetki kuralı, kesin yetki mahiyetinde olup, davacı tarafından dayanılan yetki şartının eldeki dava bakımından kabulüne olanak bulunmamaktadır. Sonuç olarak; yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK'nın 114/1-ç ve 115. maddelerine göre davanın dava şartı (kesin yetki) yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-HMK 14/2 maddesi gereğince mahkememizin yetkisizliği nedeniyle HMK 114/1-ç ve 115/2 maddeleri uyarınca davanın kesin yetkiye ilişkin dava şartı yokluğundan usulden reddine, 2-HMK 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal 2 haftalık sürede talep edilmesi halinde dosyanın yetkili ... Mahkemesine gönderilmesine, 3-HMK 331/2 maddesi uyarınca yargılama giderlerinin yetkili mahkemece hüküm altına alınmasına, 4-Süresinde dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği takdirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verilerek yargılama giderlerinin hüküm altına alınmasına, Dair, tarafların yokluğunda dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere karar verildi. 15.04.2026

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/303, K. 2026/233, T. 15.04.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-303-e-2026-233-k-47db4375a107