İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/473 E. 2025/473 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/473
Karar No
2025/473
Karar Tarihi

T.C. ... 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/473 Esas - 2026/196 TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C. ... 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/473 Esas KARAR NO : 2026/196

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 17/06/2025 KARAR TARİHİ : 26/03/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 22/04/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dilekçesinde özetle; dava dışı sürücü ... .... .... plakalı aracın çarpışması neticesinde maddi hasarlı ve yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkiline ait aracın davalı şirket tarafından genişletilmiş kasko sigortası kapsamında teminat altına alındığını, pert total işlemi uygulanmasına karar verildiğini ancak aracın gerçek rayiç bedelinin müvekkiline ödenmediğini, bağımsız bir eksperden alınan raporda bedelin 1.825.000,00 TL olduğunun belirlendiğini, gerçek hasarın trafik sigortasından alınan miktar ile karşılanamadığını, müvekkiline ait aracın rayiç bedelinin belirlendikten sora bakiye pert farkı bedelinin haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, alacağın zaman aşımına uğradığını, belirsiz alacak davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, sigortalı aracın pert total kapsamına tabi tutulduğunu, davacı ile mütabakata varıldığını, ibraname düzenlendiğini, araç rayiç bedeli üzerinden 25/10/2024 tarihinde 1.570.000,00 TL ödeme yapıldığını, sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, müvekkil şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğunun olmadığını davayı kabul anlamına gelmemek üzere müvekkilinin temerrüde düşmediğini bu nedenle faiz isteminin haksız olduğunu, aksi kanaatte olunması halinde dava tarihinden itibaren faize hükmedilebileceğini savunarak, davanın reddini istemiştir. DELLİLER: 1-Kaza tespit tutanağı 2-Sigorta hasar dosyası örneği 3- Eksper Raporu 4-Dekont 5- Bilirkişi raporu DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava,dava trafik kazası nedeniyle pert hale gelen aracın pert bedel farkının tahsili istemiyle açılan sigortalının sigortacısına yönelik açtığı tazminat istemine ilişkindir. Taraflar arasında davacının aracının davalı tarafından kasko sigorta poliçesi ile teminat altına alındığı, dava konusu trafik kazası sonucu sigortalı aracın pert total olduğu, davalı tarafından davacıya ödeme yapıldığı hususlarında herhangi bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, davanın belirsiz alacak davası olarak açılıp açılamayacağı, yetkili mahkemede açılıp açılmadığı, davanın zaman aşımına uğrayıp uğramadığı, dava zaman aşımına uğramamış ise kasko sigortalı aracın pert total olması nedeniyle kaza tarihi itibarıyla rayiç değerinin ne kadar olduğu, davalının araç rayiç değerini düşük tespit ederek davacıya eksik ödeme yapıp yapmadığı, davalının 1. teklifi ile davacı tarafından imzalanan mutabakatnamede yer alan araç rayiç değeriyle bağlı olup olmadığı, eksik ödeme var ise miktarı ve davacının davalıdan bu bedeli talep edip edemeyeceği noktalarında toplanmaktadır. Davanın niteliği gereği alacağın tespitinin teknik uzmanlık gerektirdiği, bu haliyle belirsiz olarak açılmasında bir sakınca görülmemiş olup, davada hukuki yararın bulunduğu kanaatine varılmakla, hukuki yarar dava şartının bulunduğu anlaşılmakla, yargılamaya devam olunmuştur. Davalının yetki ilk itirazında bulunduğu anlaşılmakla öncelikle ilk itiraz ele alınmıştır. 6100 sayılı HMK'nın 14.maddesindeki "Haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir." hükmü gereğince zarar gören davacının ticaret merkezi ... ili olduğundan davalının yetkiye ilişkin itirazının reddi gerekmiştir. Davalının süresinde zamanaşımı def'inde bulunduğu anlaşılmakla, bu husus üzerinde durulmuştur. Kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan davalar, TTK'nun 1420/1. maddesi gereğince iki yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Nitekim, zamanaşımı süresinin iki yıl olduğuna ilişkin bu düzenlemeye, Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartlarının C.10. maddesinde de aynen ve açıkça yer verilmiştir. İki yıllık zamanaşımı süresinin başlangıcı ise alacağın muaccel olduğu tarihtir. Zarar sigortalarında, alacağın muaccel olduğu gün, sigortalının rizikonun gerçekleştiğini öğrendiği günden itibaren başlayan beş iş günü olan ihbar süresinin son günüdür. Somut olayda; davacının aracı kasko poliçesi teminatı altında olup, zarara konu olay 28/08/2024 tarihinde meydana gelmiş olup, dava haksız fiil zamanaşımı süresi içerisinde açıldığı gibi, taraflar arasında düzenlenen ibraname ile ilişkinin sözleşme ilişkisine dönüştüğü de gözetildiğinde TBK 'nun 146. maddesi uyarınca davanın zaman aşımına uğramadığı kanaatine varılmıştır. Bu nedenle davalının zamanaşımı def'ine itibar edilememiştir. Mahkememizce esasa dair diğer hususların ele alınması yoluna gidilmiştir. Taraflarca bildirilen deliller toplandıktan sonra alanında uzman bir bilirkişiden rapor alınmıştır.31/12/2025 tarihli bilirkişi raporunda; " 1-) Dava dışı sürücü Yusuf ACAR'ın sevk ve idaresindeki 73 ABF 821 plaka sayılı aracı ile gündüz vakti Şırnak İli Karageçit Köyü Gabar dağı petrol kuyuları mevkine geldiğinde, virajlı ve eğimli olduğu bilinen yolda (virajda) ilerlerken karşı yönden gelen aracın kullandığı şeride girmeden ve hızını azaltarak seyrini sürdürmesi gerekirken gidiş-gelişli olan yolda, karşı yönden gelen trafiğin kullandığı yol bölümüne aracıyla hızlı seyirle girerek kural ihlali yaptığı, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun Trafik kazalarında süt kusurlarının tespiti ve asli kusur sayılan haller başlıklı; (84/1-c) maddesinde, Araç sürücüleri trafik kazalarında; “İkiden fazla şeritli taşıt yollarında, karşı yönden gelen trafiğin kullandığı şerit veya yol bölümüne girme. Hallerinde asli kusurlu sayılırlar.” ve (84/1-g) maddesinde, “Şeride tecavüz etme, Hallerinde asli kusurlu sayılırlar.” Kural ihlali ile ASLİ kusurlu olduğu ve kusur oranının %75(Yüzde yetmiş beş) olduğu, 2-) Dava dışı sürücü ...'ın, sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracı ile gündüz vakti Şırnak İli Karageçit Köyü Gabar dağı petrol kuyuları mevkiine geldiğinde, virajlı ve eğimli olduğu bilinen yoldafvirajda) aracının hızını azaltmayarak seyrini sürdürmesi ile alınması gereken tedbiri göz ardı edip, yola gereken dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranarak, dikkatsiz ve tedbirsizliği sonucu meydana gelen trafik kazasındaki hatalı hareketi ile (52/1-a) maddesini kural ihlali ile TALİ kusurlu olduğu, kusur oranının %25(Yüzde yirmi beş) olduğu, 3-) Dava konusu aracın, 2024 model FORD marka TRANSIT MCAI 440E 1641 UPGRADE 165 DELUXE tip olup 39.488 km kullanılmış olup, kaza tarihi itibariyle pert total değerinin 1.600.000,00-TL olabileceği," şeklinde görüş bildirmiştir. 6102 sayılı TTK'nun 1421. Maddesinde , sigortacının geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu, anılan yasanın 1409. maddesinde, sigortacının sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumlu olduğu, sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığının ispat yükünün sigortacıya ait olduğu düzenlenmiştir. Kasko Sigortası Genel Şartlarının B.3.3.1.2. maddesinde; "onarım masraflarının sigortalı taşıtın rizikonun gerçekleştiği tarihteki değerini aşması ve aynı zamanda eksper raporu ile taşıtın onarım kabul etmez bir hale geldiğinin tesbit edilmesi durumunda, araç tam hasara uğramış sayılır. Aracın tam hasara uğraması halinde, sigortacının azami sorumluluk haddini geçmemek üzere, hasar anındaki sigorta değeri ödenir. Bu durumda aracın Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin ilgili maddesi hükümleri doğrultusunda hurdaya ayrıldığına dair hurda tescil belgesi sigorta şirketine ibraz edilmeden araç sahibine sigorta tazminatı ödenmez. Değeri tamamen ödenen araç ve aksamı, talep ettiği takdirde sigortacının malı olur." hükmüne yer verilmiştir. Kasko sigortasında aslolan amacın, zarar bedelinin tamamen karşılanması olup ,araç hurdasının kimin uhdesinde bırakılacağı konusunda seçimlik hakkın , davacı sigortalıya ait olduğu, hasarlı aracın davacı sigortalı uhdesinde kalması halinde, belirlenen piyasa değerinden sovtaj değeri mahsup edilerek davalının sorumlu olacağı gerçek zararın tespit edilmesi gerekeceği, Yargıtay 17 H.D.'nin 30/05/2016 tarih, 2016/6982 E., 2016/6504 K., sayılı ilamının da bu doğrultuda olduğu, somut olayda da, davacı vekilinin araç hurdasının davalı sigortacıya bırakılmasını talep ettiği, dolayısıyla mahkemece dava konusu kazanın meydana geldiği tarihte dava konusu aracın ikinci el piyasa rayiç değerinin belirlenmesi gerektiği tartışmasızdır. Bu açıklamalar çerçevesinde davacı tarafından mutabık kalınan bedel üzerinden mutabakatname, taahütname ve ibraname imzalandığı, bu sebeple davacı tarafından yazılı beyanın feragat anlamına gelmesi nedeniyle bakiye tazminat istenemeyeceği itirazında bulunulmuş ise de ibranamede fazlaya ilişkin hakların saklı tutulduğu bu nedenle dava açılmasına hukuken engel teşkil eden bir husus bulunmadığı anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamı taraf iddia ve savunmaları ile dosyaya kazandırılan bilirkişi raporu çerçevesinde uyuşmazlık ele alınmakla; dava dışı sürücü ... sevk ve idaresindeki... .... .... .... ... .... .... .... plakalı aracın çarpışması neticesinde maddi hasarlı ve yaralanmalı trafik kazası meydana geldiği, davacıya ait aracın davalı şirket tarafından genişletilmiş kasko sigortası kapsamında teminat altına alındığı, davalı sigorta şirketi tarafından pert total işlemi uygulanmasına karar verildiği, bu çerçevede taraflar arasındaki mütabakatname ile davalı sigorta şirketi tarafından davacıya 25/10/2024 tarihinde 1.570.000,00 TL ödeme yapıldığı, davacının bağımsız bir eksperden aldığı raporda ise aracın kaza tarihindeki rayiç bedelinin 1.825.000,00 TL olarak belirlenmesi nedeniyle gerçek hasarın trafik sigortasından alınan miktar ile karşılanamadığı iddası ile eldeki davanın açıldığı, bilirkişi marifeti ile yapılan tespit çerçevesinde bilirkişinin araç sürücülerinin kusur oranlarını tespit ettiği, aracın kaza tarihindeki rayiç değerini 1600.000,00 TL olarak belirlediği, davacıya ödenen bedel ile ödenmesi gereken bedel arasında fahiş bir fark olmadığı kanaatine varılmakla, davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM Gerekçesi yukarıda açıklanacağı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin alınan 615,40 TL harcın düşümü ile eksik alınan 116,60-TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde davacılara iadesine, 4-Davalı kendisini vekille temsil ettiğinden A.A.Ü.T. uyarınca belirlenen 100,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 5-Arabuluculuk aşamasında harcanan 3.833,33TL giderin davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, Dair; tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde verilecek dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.26/03/2026

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/473, K. 2025/473, T. 26.03.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-473-e-2025-473-k-cbd92512d852