İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/823 E. 2024/823 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/823
- Karar No
- 2024/823
- Karar Tarihi
T.C. ...4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/823 Esas - 2026/161 TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C. ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/823 Esas KARAR NO : 2026/161
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 04/12/2024 KARAR TARİHİ : 12/03/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 13/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 18.07.2011 tarihinde ...’ya ait ve sürücüsü Soner Topçu olan otobüsün karıştığı trafik kazasında ...’ın hayatını kaybettiğini; kazaya ilişkin olarak müteveffanın yakınları tarafından açılan manevi tazminat davasında ...15. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2019/931 E., 2021/201 K. sayılı kararı ile davacılar lehine 10.000’er TL manevi tazminata hükmedildiğini, söz konusu kararın, ...BAM 26. Hukuk Dairesi’nin 26.10.2023 tarihli kararı ile kesinleştiğini, Davacının kurum, kesinleşen ilam doğrultusunda ...5. Genel İcra Müdürlüğü’nün 2021/4688 E. sayılı dosyasında ödeme yapmak zorunda kaldığını; toplam 11.847,41 TL’nin tahsil edildiğini; bu ödemenin ... ile davalı sigorta şirketi arasında akdedilmiş bulunan 52901514 numaralı Üçüncü Şahıs Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi kapsamında teminat altında olduğunu, yaptığı ödemenin rücuen tahsili amacıyla ...1. Genel İcra Müdürlüğü’nün 2024/31452 E. sayılı dosyası ile ilamsız takip başlatıldığını, 11.847,41 TL asıl alacak ve 2.104,05 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 13.951,46 TL talep edildiğini, davalının borca ve fer’ilerine itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu borca itirazın kötüniyetli olduğunu ileri sürerek, takibin devamı ile davalı borçlunun itirazının iptaline %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle talebin zamanaşımına uğradığını sigorta sözleşmesinden doğan istemlerin TTK m.1420 gereği iki yıl ve her hâlde altı yıl içinde zamanaşımına uğrayacağını davanın yetkisiz mahkemede açıldığını; sigortacının merkezinin İstanbul’da bulunduğunu; bu nedenle uyuşmazlığın İstanbul mahkemelerinde görülmesi gerektiğini, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını; alacağın belirli olduğunu; bu nedenle hukuki yarar bulunmadığını, esasa ilişkin olarak ise; poliçede yazılı azami teminat limitinin her durumda ödeme yükümlülüğü anlamına gelmeyeceğini, sigortalının kusurunun bulunmadığını, kendilerine usulüne uygun ihbar yapılmadığını, bu nedenle faiz sorumluluğunun doğmadığını, sigorta teminatı kapsamının ayrıca teknik incelemeye tabi tutulması gerektiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, davacıya ait aracın karıştığı kaza neticesinde kazada vefat eden üçüncü kişinin yakınlarına yapılan manevi tazminat ödemesinin üçüncü şahıs mali mesuliyet sigorta poliçesi kapsamında davalıdan rücuen tahsili amacıyla davalı aleyhinde başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemlerine ilişkindir. Davada yetki ilk itirazında bulunulmuş ise de davalının mahkemezi yargı çevresi içerisinde bölge müdürlüğü bulunduğu anlaşılmakla, mahkememizin yetkili olduğu kanaatine varılmakla, davalının bu yöne ilişkin itirazının reddi ile yargılamaya devam olunmuştur. Davalının zamanaşımı def'i bakımından ise, ödeme sonrası rücuen tazminat isteminde 10 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde alacağın tahsilinin istenebileceği gözetilerek, zamanaşımı definde reddi gerekmiştir. Hükme esas alınan 12.02.2026 tarihli bilirkişi raporunda;"Rizikonun poliçe süresi içinde gerçekleştiği, Sigortalının hukuki sorumluluğunun kesinleşmiş ilam ile sabit olduğu, Ödemenin fiilen yapıldığı, Zamanaşımı süresinin dolmadığı, Manevi tazminatın poliçe kapsamında olduğu, İhbar eksikliğinin sigortacıyı sorumluluktan kurtaracak nitelikte ispatlanmadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde; davacının rücu talebinin hukuki dayanağının bulunduğu" şeklinde rapor düzenlenmiştir. Yukarıda içeriği açıklanan hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğu sonucuna varılan rapor dikkate alındığında; ...15. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2019/931 E., 2021/201 K. sayılı kararı ile ...'ın 18/07/2011 tarihli kaza neticesinde vefat ettiği, kardeşleri tarafından açılan davada araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu, söz konusu davada davacılar lehine 10.000’er TL manevi tazminata hükmedildiği, söz konusu kararın, ...BAM 26. Hukuk Dairesi’nin 26.10.2023 tarihli kararı ile kesinleştiği ve kesinleşen ilam doğrultusunda ...5. Genel İcra Müdürlüğü’nün 2021/4688 E. sayılı dosyası üzerinden davacının toplam 11.847,41 TL ödediği, sigortalı davacının ( ... ) aleyhindeki başlatılan dava ve takip sonrası yaptığı ödemeyi Üçüncü şahıs mali mesuliyet sigortası ve ZMMS poliçesi kapsamında davalıdan tahsilini talep edebileceği ve alacağın kesinleşmiş ilama dayalı olması nedeniyle belirli olduğu da gözetilerek davanın kabulü ile davalının ...1. Genel İcra Dairesinin 2024/31452 esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, 11.847,41 TL asıl alacak üzerinden % 20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜNE, Davalının ...1. Genel İcra Dairesinin 2024/31452 esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, 2-11.847,41 TL asıl alacak üzerinden % 20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Alınması gerekli 809,29 -TL harçtan peşin alınan 427,60 TL peşin harç mahsubu ile bakiye 381,69 -TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Bu dava kapsamında davacı tarafından yapılan 115,00 -TL tebligat ve müzekkere gideri, 11.500,00-TL bilirkişi ücreti, 427,60 - TL Peşin Harç, 427,60 -TL Başvuru harcı ve 60,80 -TL Vekalet harcı olmak üzere toplam 12.531,00 -TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanıp takdir edilen 11.847,41-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. Maddesi uyarınca alınması gereken 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 7-Kullanılmayan gider avansı var ise hükmün kesinleşmesinden sonra yatırana iadesine, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/03/2026