İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/1004 E. 2026/324 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/1004
Karar No
2026/324
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/1004 Esas KARAR NO : 2026/324

DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 17/04/2025 KARAR TARİHİ : 30/03/2026 YAZIM TARİHİ : 02/04/2026

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili şirketin ..... Takip Sistemleri Anonim Şirketi %100 yerli yazılım ve donanımı ile Türkiye'nin her noktasında bireysel ve kurumsal müşterilerine 7/24 destek veren bir yazılım firması olduğunu, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 06/01/2023 tarihinde imzalanmış olan ... Takip Sistemi Taahhütlü Kiralama Sözleşmesi ve 02/01/2024 tarihli esas sözleşmeyi revize eden protokol hükümleri gereğince davalının ödemede temerrüde düştüğünü, davalı şirketin ellerinde kalan toplam 3.271 adet cihaz ve 3.439 adet kablonun taraflarına teslimine, bunun mümkün olmaması halinde şimdilik 500.000,00 TL tutarındaki cihaz bedelinin temerrüt tarihiden işleyecek ticari faizi ile taraflarına ödenmesine, bu hususta fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına; süresinde müvekkili şirkete teslim edilmeyen cihazların halen müvekkili şirketçe kullanılamamasından kaynaklı olarak şimdilik 100.000,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile müvekkili şirkete ödenmesine, bu hususta fazlaya ilişkin hakları saklı tutulmasına; müvekkili şirketin kiralama sözleşmesi kapsamında kiracının temerrüdü nedeniyle uğramış olduğu şimdilik 10.000,00 TL müspet zararın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile müvekkili şirkete ödenmesine bu hususta fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına; müvekkili şirketin kiralama sözleşmesi kapsamında kiracının temerrüdü nedeniyle uğramış olduğu 10.000,00 TL menfi zararın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile müvekkili şirkete ödenmesine bu hususta fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına; müvekkili şirkete geç teslim edilen cihazlar arasında 254 adet arızalı kablo ve 58 adet arızalı araç takip cihazından kaynaklanan zararın ve cihaz/kabloların maliyetinin hesaplanarak şimdilik 10.000,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile müvekkiline ödenmesine; 01.01.2025 tarihinde sona ermiş olan sözleşmeye göre, en geç 12.02.2025 tarihinde teslim edilmesi gereken cihazların teslim edilmemesinden kaynaklanan ve cihazların kullanılmaya devam etmesi sebebiylesebebiyle aylık kiralama bedelinin güncel fiyattan 01.01.2025 tarihinden itibaren 03.03.2025 tarihine kadar hesaplanarak şimdilik 100.000,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile müvekkiline ödenmesine, davanın kabulü ile vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davanın konusunun kiralama sözleşmesine dayandığından sulh hukuk mahkemelerinin görevli olduğunu, görevsizlik kararı verilerek davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının talep sonucunun açık ve anlaşılabilir olmadığını, davacıya talep sonucunu açık ve tereddüde yer vermeyecek şekilde açıklaması için süre verilmesine aksi halde davasının usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davalı şirketin temerrüde düşürülmediğini, davacının cihazları teslim almayarak kendisinin temerrüde düştüğünü, tarafların arasında imzalanan Kiralama Sözleşmesi’ne müteakip, ek olarak 02.01.2024 tarihli bir protokol daha imzalamış olduklarını, söz konusu protokolün 01.01.2025 tarihinde sona erdiğini, davacı tarafından davalı müvekkil şirkete 20.02.2025 tarihinde 2025 yılına ilişkin fiyat teklifi sunulduğunu, ancak müvekkil şirket ile davacı şirketin fiyat hususunda anlaşma sağlayamadığını, tarafların yeni dönem fiyat teklifinde anlaşamaması üzerine, müvekkil şirket yetkilisinin 03.03.2025 tarihinde davacı şirkete gönderilen e-posta ile “sistemlerin derhal kapatılması”nın talep edildiğini, Söz konusu e-postada, sistemlerin esasen 01.01.2025 tarihinde kapatılması gerektiği, ancak davacı tarafından kapatılmadığı belirtilmiş ve 03.03.2025 tarihi itibarıyla sistemlerin ivedilikle kapatılması istendiğini, bunun üzerine davacı tarafından sistem kapatıldığını, bu nedenle dava dilekçesinde, 12.02.2025 tarihinden sonra iade edilen cihazların teslim tarihine kadar olan kullanma bedelinin KDV'si ile birlikte talep edilmesi haksız ve hukuka aykırı olduğunu, zira sistemlerin kapatılması işlemi davacı tarafından gerçekleştirilmektedir. Davacı, kendi tasarrufunda bulunan ve kendisi tarafından kapatılmayan sistemler nedeniyle müvekkilin cihazları kullanmaya devam ettiğini ileri sürerek alacak talebinde bulunamaz. Kaldı ki müvekkil şirket, sistemler fiilen kapatılıncaya kadar olan döneme ilişkin tüm borçlarını davacı şirkete ödemiş olduğunu, bu itibarla davacı tarafından ileri sürülen talep mükerrer nitelikte olup hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, belirtilen nedenlerle; davanın görevsiz mahkemede açılmış olması nedeniyle görevsizlik kararı verilerek davanın usulden reddine, davacının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davasının usulden ve esastan reddine, Yargılama Gideri, harç ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizin ..... esas .... karar sayılı görevsizlik kararının davacı tarafça istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ..... Hukuk Dairesi'nin ..... esas ..... karar sayılı ilamı ile; " ... Somut olayda; davacı davasını açtıktan sonra mahkemece 21/04/2025 tarihli kararıyla görevsizlik kararı verdiği, mahkemece, hukuki dinlenilme hakkının ihlaline neden olacak şekilde davalıya dava dilekçesi tebliğ edilip cevap dilekçesi sunma imkanı tanınmadan görevsizlik kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu görülmekle, HMK 355 maddesi gereğince davacı vekilinin istinaf sebebinin farklı gerekçeyle kabulüne karar vermek gerekmiştir. Kabule göre de, davaya konu sözleşmenin dosyaya ibrazı sağlanarak, taraflar arasındaki sözleşmenin hukuki mahiyetinin tespiti gerektiği, (İstanbul BAM 13.HD 2025/1346 E., 2025/1274 K. Sayılı ilam; İstanbul BAM 17.HD 2024/989 E., 2024/1075 K. Sayılı ilam); ancak kira sözleşmesinden kaynaklandığının tespiti halinde HMK 114/1-c ve 115/2 maddeleri hükmü gereğince dava şartı noksanlığından davanın reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesinin kararında yukarıda tespit edilen durum "diğer dava şartlarına aykırılık bulunması" niteliğinde görüldüğünden, davacı vekilinin istinaf talebinin farklı sebeple kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının HMK 355. maddesi delaletiyle HMK'nın 353/1-a-3-4 maddesi gereğince kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir. " denilmek suretiyle mahkememizin kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. İstinaf incelemesi sonrası mahkememize gönderilen dosyanın eldeki ..... esasa kaydedilmesi suretiyle yargılamaya devam edilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Uyuşmazlığın taraflar arasında akdedilen mobil takip sistemi taahhütlü kiralama sözleşmesinden kaynaklı olduğu anlaşıGörevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkindir. HMK m.114/1-c gereğince görev dava şartı olup HMK'nin 115/1 uyarınca taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilmelidir. Taraflar da yargılama süresince mahkemenin görevli olmadığını ileri sürebilirler. Taraflar arasında temel olarak kira ilişkisi uyuşmazlık konusudur.

HMK'nin 4/1-a maddesi hükmünde, dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın kiralanan taşınmazların, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dahil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaların Sulh Hukuk Mahkemesinin görevinde olduğu düzenlenmiştir. Mahkememizce istinaf ilamında belirtildiği üzere davalıya dava dilekçesi tebliğ edilerek davaya cevap verme imkanı sağlanmış ve sunulan cevap dilekçesinde taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacının dayandığı ve davalının da kabulünde olan mobil takip sistemi taahhütlü kiralama sözleşmesinden kaynaklanması sebebiyle görevli mahkemelerin sulh hukuk mahkemeleri olduğunun belirtildiği görülmüş ayrıca yine istinaf ilamında belirtilen şekilde davacının dayandığı sözleşmeyi dosyaya sunması sağlanarak sözleşmenin hukuki mahiyetinin tespiti ve değerlendirmesi yapılmıştır. Buna göre sözleşme hükümlerinde davalının kiracı sıfatına yer verildiği ve davalı ile davacı arasında davacıdan araçlarına mobil takip sistemi kurma ve kullandırmaya dayalı bir kiralama ilişkisi/sözleşmesi bulunduğu ve davacının buna dayalı davalıya kiralama amacıyla teslim ettiği mobil sistemleri geri alamamasının ve ödemelerini alamamasının uyuşmazlık konusu olduğu, sözleşmede ödeme planı kısmında da açıkça kiracının kiraladığı araç takip cihazı bedeli lafızlarına yer verildiği, sözleşme hükümleri değerlendirildiğinde taraflar arasındaki uyuşmazlığın akdedilen mobil takip sistemi taahhütlü kiralama sözleşmesinden ve buna bağlı temelde kiralama ilişkisinden kaynaklandığı, davacının alacak ve tazminat taleplerine konu ilişkinin de buna dayandığı anlaşılmakla, HMK'nın 4/1- a bendi gereği taraflar arasındaki kira ilişkisinden doğan tüm uyuşmazlıkların çözümünde Sulh Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu belirtildiğinden uyuşmazlığın çözüm yerinin Sulh Hukuk Mahkemesi olduğu kanaatiyle Mahkememizin görevsizliğine ilişkin aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM;Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; 1-HMK'nin 114/1-c ve 115/2 maddeleri hükmü gereğince dava şartı noksanlığından Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, Görevli mahkemenin BAKIRKÖY SULH HUKUK MAHKEMESİ OLDUĞUNA, 2-Karar kesinleştikten sonra iki hafta içinde istemde bulunulması durumunda dosyanın görevli BAKIRKÖY SULH HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine, 3-Harç, yargılama giderleri, vekalet ücreti ve gider avansı hususlarının görevli Mahkemece değerlendirilmesine, 4-HMK'nin 20/1 maddesi hükmü gereğince süresinde dava dosyasının görevli Mahkemeye gönderilmesi istenmezse davanın açılmamış sayılması yönünde ek karar verilmesine, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/03/2026 Katip ..... ☪ e-imzalıdır. ☪

Hakim .... ☪ e-imzalıdır. ☪

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/1004, K. 2026/324, T. 30.03.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-1004-e-2026-324-k-47b29f8eb828