İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/269 E. 2026/621 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/269
Karar No
2026/621
Karar Tarihi

T.C. Ankara Batı 1 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. Ankara Batı 1 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TÜRK MİLLETİ ADINA ESAS NO : 2026/269 KARAR NO: 2026/621

HAKİM : KATİP

DAVACI : . VEKİLLERİ :

DAVALI :

VEKİLİ :

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 10/08/2023 KARAR TARİHİ : 08/10/2026 K.YAZIM TARİHİ : 20/10/2026

Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının "www.sahibinden.com" isimli e-ticaret işlemlerinin yapıldığı online platformda yapmış olduğu araştırmalar sonucunda davalı ...'e ait ..... şase numaralı....tescil plakalı, Mercedes marka, 2005 model kamyona ilişkin satış ilanını gördüğünü, bu satış ilanının açıklama kısmında, aracın motor ve motor parçalarının 100.000 kilometreye ulaşmasından önce tamamen değiştirildiğinin açık bir şekilde ifade edildiğini, nitekim ilan veren satıcı ile yapılan görüşmelerle de ilanda yer alan bu açıklamanın geçerlilik taşıdığının teyit edildiğini, yürütülen sözleşme görüşmelerinin olumlu yönde seyretmesi ve herhangi bir eksiklik hakkında açıklamada bulunulmaması üzerine davacının satın alma işlemlerini tamamlamadan önce aracı motor ve elektrik ustasına göstermeyi ihmal etmediğini, yapılan bu inceleme ve gözden geçirmelerin ardından davacının satış sözleşmesine konu araç için belirlenen bedeli makul bularak davalı ile araç satış sözleşmesi akdettiğini, bu şekilde satış sözleşmesinin akdedilmesinin ardından aracı teslim alan davacının kısa bir kullanım süresinin ardından motor arızası ile karşılaştığını, arıza üzerine aracın Tireliler Otomotiv Tamir Bakım ve Yedek Parça bünyesinde yer alan servise götürüldüğünü, servis bünyesinde yapılan kontrollerde ise motordaki temel arızanın kaynağının motor bloğunun önceki bir zaman diliminde çatlamış olması ve bu çatlak üzerinde kaynak işlemi yapılarak geçici bir çözüme başvurulduğunun tespit edildiğini, böylelikle satış ilanında yer verilen motor ve motor parçalarının tamamen değiştirildiği yönündeki açıklamanın açıkça gerçek dışı olduğunu, aynı zamanda satılan malda bulunan bir eksikliğin kötüniyetli bir şekilde gizlendiğini, serviste yapılan kontroller ve incelemeler sonucunda aracın kullanıma elverişli bir yapıya büründürülebilmesi adına yerine getirilmesi gereken hizmetler ve değiştirilmesi gereken parçalar tespit edilerek davacıya bildirildiğini, davacının bunun üzerine, mülkiyet hakkından doğan yararlanma yetkisini büyük ölçüde engelleyen ayıplı vasıftaki motor ve parçaları araçtan çıkarttırarak serviste muhafaza altına aldığını ve öngörülen parça değişimi işlemleri ile diğer hizmetlerini almış olduğunu, aynen ifa zorunluluğunun uzantısı niteliğindeki borcun gereği gibi ifa edilmemesi sonucu uğranılan zararların miktar itibariyle satış sözleşmesine konu araç üzerinde doğrudan gerçekleştirilen inceleme sonuçlarıyla saptanmış olmasına ve yapılan çeşitli bildirimlere rağmen zararın giderilmemesi üzerine Ankara Batı İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibine başlandığını, davalının ödeme emrine haksız şekilde itirazda bulunduğundan takibin durduğunu ileri sürerek davalının Ankara Batı İcra Müdürlüğü'nün ..... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazlarının iptali ile asıl alacağa temerrüt tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte icra takibinin devamına, asıl alacak tutarının %20’sinden aşağı olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Müvekkili tarafından "www.sahibinden.com" isimli e-ticaret işlemlerinin yapıldığı online platformda ... şase numaralı, .... tescil plakalı, Mercedes marka, 2005 model ÇEKME BELGELİ ve motoru komple yere indirilerek sıfırdan orjinal parçalarıyla sıfırlanmış olup yapıldıktan sonra 120.000 km kullanılmış kamyona ilişkin satış ilanının verildiğini, davacının dava dilekçesinde de kabul edildiği üzere satın alma işlemlerini tamamlamadan önce aracı motor ve elektrik ustasına gösterdiğini, davacının yaptırmış olduğu inceleme ve gözden geçirmelerin ardından satış sözleşmesine konu araç için araç satış sözleşmesi düzenlendiğini, satış sözleşmesinin akdedilmesinin ardından aracı teslim alan davacının aracı ne kadar süre kullandığı kaç km yol yaptığı, hangi şartlarda aracı kullandığı, hararet, yığdırma yapıp yapmadığı bilinmediğinden şüpheli bir şekilde ve aracın motorunu kendilerinin kaynak yaptırıp yaptırmadığının dahi açıkça anlaşılamadığı bir söylemle önceki zaman diliminin de ne ifade ettiği tam olarak anlaşılamadığından davacının satış ilanında yer verilen motor ve motor parçalarının tamamen değiştirildiği yönündeki açıklamanın gerçek dışı olduğunu, aynı zamanda satılan malda bulunan bir eksikliğin kötüniyetli bir şekilde gizlendiğini iddia etmesinin hayatın olağan akışına da aykırı olduğunu, aracın yapıldığı ... Mercedes servisi kayıtları celp edildiğinde ve yapan ustalar tanık olarak dinlendiğinde de kaynak yapılma durumunun olmadığının açıkça anlaşılacağını, davacı yanca yaptırılan delil tespiti ve sunulan delilleri etmediklerini ileri sürerek davanın reddine, Ankara Batı İcra Müdürlüğü'nün.... Esas sayılı dosyasında icra takibinin iptaline, asıl alacak tutarının %20’sinden aşağı olmamak üzere davacı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLER: Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosya evrakı uyaptan dosya arasına alınmış, İzmir...Sulh Hukuk Mahkemesi'ne ait .... Değişik İş sayılı dosya istenmiş, Tüvtürk'e müzekkere yazılarak, dava konusu ... plakalı aracın trafiğe çıktığı ilk tarihten günümüze kadar girdiği muayenelere ilişkin kayıtlar istenmiş, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine müzekkere yazılarak, "..." plakalı (..... şasi nolu) aracın 10/08/2023 itibariyle yaptığı tüm kazaların araştırılarak mevcut tüm hasar dosyası kapsamı ve hasar geçmişinin (hasar dosya numarası ile sigorta şirketi ve poliçe bilgileriyle birlikte) bildirilmesi ve hasar dosyasının gönderilmesi ile bu aracın zorunlu sigorta ve kasko sigortası sigorta bilgilerinin mahkememize bildirilmesi istenmiş, hasar kayıtları istenmiş, Ostim Özel Mercedes Servisine müzekkere yazılarak, ".... plakalı (.... şasi nolu) araç yönünden taraflarınca yapılan tüm işlemlere ilişkin kayıtların (fatura, makbuz, fotoğraf, işlemler listesi, tutanak, iş emri vs) mahkememize gönderilmesi istenmiş, dava dilekçesi ile bildirilen Tireliler Otomotiv'e müzekkere yazılarak, "... plakalı (.... şasi nolu) araç yönünden taraflarınca yapılan tüm işlemlere ilişkin kayıtların (fatura, makbuz, fotoğraf, işlemler listesi, tutanak, iş emri vs) mahkememize gönderilmesi istenmiş, ...Katılım Sigorta şirketine müzekkere yazılarak,... (eski ...., eski....) plakalı araç yönünden taraflarınca düzenlenen tüm kaza dosyaları (.... numaralı hasar dosyası) ile varsa yapılan ödeme evraklarından, söz konusu kazalardan dolayı araçta meydana gelen değer kaybına ilişkin kayıtlardan, hasar kayıtlarından ve bu kazalar kapsamında düzenlenen sair tüm kayıtlardan birer suretin mahkememize gönderilmesi istenmiş, Sahibinden.com'a müzekkere yazılarak, davalı tarafın araç satışı için yapmış olduğu ... numaralı ilana (Kullanıcı adı: bguney1267, Kullanıcının adı ve soyadı: ..., Üyelik telefonu: ....) ilişkin tüm bilgilerin (açıklamalar, işaretlenen kısım bilgileri vs.) mahkememize gönderilmesi istenmiş, bilirkişi raporu alınmış, toplanması gereken sair deliller toplanmıştır. Davalı tanığı ... katıldığı 04/07/2024 tarihli duruşmadaki beyanında "Davalı benim yakın arkadaşımdır. Davacıyı ise dava konusu aracı satın alan şahıstır. Dava konusu aracın alım satım sürecine kısmen dahil oldum. Davalı bu aracı benim emlak dükkanımın bulunduğu yerde bırakmıştı. Anahtarını da bana teslim etmişti. Aracı görmek isteyen olunca ben gelen şahıslara gösteriyordum. Yine aynı şekilde davalı beni arayarak davacının aracı görmeye geleceğini söyledi. Bunun üzerinde davacı aracı görmeye geldi. Ben anahtarı vererek aracı incelemesini sağladım. Benim araçla alakalı bir bilgim olmadığı için herhangi bir bilgilendirme yapmadım. Hatta araca rahatça bakması için ben davacının yanından ayrıldım. Akabinde davacı usta getirmek için aracın yanından ayrıldı. Bende dükkanıma geçtim. Bir süre sonra davacı yanında 2 kişi ile beraber geldi. Bunlardan birinin usta olduğuna eminim. Davacının bu gelişinde davalı da aracın yanındaydı. Davacı usta vasıtasıyla aracı tamamen inceletti. Ben ustanın araç ile alakalı aracın temiz olduğunu söylediğini hatırlıyorum. Bu inceleme 30-60 dk sürmüştür. İnceleme bitip usta aracın temiz olduğunu söyledikten sonra taraflar pazarlık aşamasına geçtiler. Ben o sırada kendi işimle ilgilendiğim için tarafların yanında değildim. Ben davalının davacıya araç ile alakalı ayrıntılı olarak ne şekilde bilgilendirdiğini bilmiyorum. Benim şahit olduğum hali ile yaşananlar bunlardır. Ancak aracın moturu ile alakalı moturunun bakımının yapıldığına ilişkin bilgilendirme davalı tarafından gerek davacıya gerekse davacıdan önce gelen taliplilere söylenmişti. Araçta benim bildiğim başka bir motor sorunu bulunmayıp ben sadece motorun rektefe işlemine girdiğini biliyorum. Hatta davacı davalının kendisini bu şekilde bilgilendirmesinden sonra gidip usta getirmiştir. Bu usta aracın motor boya gibi tüm işlem durumlarına yaklaşık 1 saat bakmıştır. Ben davacının dava konusu hususlar ortaya çıktıktan sonra davalıyı arayıp aramadığını aramış ise ne zaman aradığını bilmiyorum." şeklinde beyanda bulunmuştur. Davalı tanığı ... katıldığı 04/07/2024 tarihli duruşmadaki beyanında "Ben dosya taraflarını müşterilerim olması hasebiyle tanırım. Ben araç elektrik ustası olarak çalışmaktayım. Davacı beni arayarak bir aracın beyin ve elektrik aksamına bakmam gerektiğini söyledi. Bende bu aracın yanına gittiğimde aracın daha önce kendisini tanıdığım davalıya ait olduğunu farkettim. Araç üzerinde gerekli teçhizatlarla beyin piston enjektör gibi mekanizmalar üzerinde incelemeler yaptım. Herhangi bir arıza ortaya çıkmadı. Hatta ölçümlerimize göre piston ve enjektörün performans verileri oldukça iyiydi. Yine aracın beyninde herhangi bir sorun yoktu. Sadece araç rektefe işlemi görmüştü. Bunun dışında tespit ettiğim bir durum yoktu. Yine benim dışımda davacının getirmiş olduğu aracın genel durumuna bakan bir tamirci vardı. Bu tamirci aracın genel bakım boya vs. Yönlerine ilişkin inceleme yaptı. Ancak ben kendi incelememi bitirdikten sonra tarafları bilgilendirip aracın yanından ayrıldım. Sonrasında tamircinin tespit ettiği bir sorun olup olmadığını bilmiyorum. Yine taraflar arasındaki araç ile alakalı görüşmelerin nasıl gerçekleştiğini ve davalının davacıyı nasıl yönlendirdiğini bilmiyorum. Davalıya ait birden fazla araç bulunmakta olup davalı taraf araçları ile alakalı bizim ilgi alanımıza giren hususlarda araçlarını bize getirirdi. Dava konusu araçta bu şekilde daha önce bir takım işlemler yapmak üzere bize getirilmiş bir araçtır. Ben bu araca bakıma hazırlık mahiyetinde işlemler yaptığımı hatırlıyorum. Benim yapmış olduğum işlemler hatırladığım kadarıyla , stop lambaları ,yan lambaları , fren sistemi ile ilgili bakımlardır. Genelde dediğim gibi yaptığımız işlemler aracı muayeneye hazırlık niteliğindedir. Ağır bir işlem yapmam söz konusu olmamıştır. Hatta davacı aracı aldıktan sonra çekme belgeli olarak aracı bakım için bana getirmiştir." şeklinde beyanda bulunmuştur. Bilirkişi tarafından hazırlanan 02/03/2025 tarihli raporda özetle; Yukarıdaki tüm verilerin birlikte irdelenmesi sonucu; Yeni Ankara Motorlu Araçlar servisinin 21.03.2024 tarihli yazısından; ....lakalı kamyonun .... adına tescilli iken 07.07.2019 tarihinde Motor bloğunun patlak olduğunun tespit edildiği, motor bloğunun müşteri tarafından temin edildiği, komple motor revizyonunun servis tarafından yapıldığı belirlenmiş olup, davalı tarafından yeni motor bloğu faturası sunulmadığı gibi, gerek İzmir...Sulh Hukuk Mahkemesi'ni.....D.İş. dosyasında davaya konu araç üzerinde 22.12.2022 tarihinde yapılan keşif sonucu düzenlenen hasar tespit bilirkişi raporundan gerekse.... Otomotiv tarafından ... adına düzenlenen 17.11.2022 tarih ve ....... numaralı 171.841,04 TL bedelli faturadan davaya konu .... Plakalı kamyonun .... no lu motor bloğunun kaynaklı olduğu, faturalı olarak .... no lu motor bloğunun araca takıldığının değerlendirildiği, davaya konu araçta yapılan motor revizyonu işleminin tespiti için İzmir ...Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ....D.İş. dosyasında davaya konu araç üzerinde 22.12.2022 tarihinde yapılan keşif sonucu düzenlenen hasar tespit bilirkişi raporunda belirtilen parça ve işçilikler ile Tireliler Otomotiv tarafından ... adına düzenlenen 17.11.2022 tarih ve .... numaralı 171.841,04 TL bedelli faturada belirtilen parça ve işçiliklerin aynı olduğu belirlenmiş olup, tüm parça ve işçiliklerin ayıbın niteliğine ve aracın marka ve modeline uygun olduğu, parçaların kod numaralı orijinal parçalar olduğu, işçilik fiyatlarının da onarım tarihindeki piyasa rayiçlerine uygun olduğu belirlendiğinden aynen iştirak edildiği, sonuç olarak davaya konu ... Plakalı, 2005 model, Mercedes-Benz marka, 2528 CD tipi, kamyonun motor bloğu değişimi ve motor revizyonu için; Parça ve işçilik olarak KDV hariç 145.628,00 TL, KDV%18 - 26.213,04 TL olmak üzere toplam 171.841,04 TL onarım bedeli belirlendiği mütalaa edilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, gizli ayıplı araç için yapılan masrafın (onarım bedelinin) tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatı talebine ilişkindir. Ankara Batı ...AHM'nin ...E-....K sayılı ilamı ile görevsizlik kararı verilerek mahkememize gönderilen dava dosyası mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, TBK'nın 219 ve devamı maddelerinde düzenlenen, satış sözleşmesinde ayıba karşı tekeffül hükümlerinden kaynaklanmaktadır. Satım sözleşmesinde satıcının ayıba karşı tekeffül borcunu düzenleyen 6098 sayılı TBK'nın 219. maddesinde, "Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur." hükmü mevcuttur. Aynı yasanın "Alıcının bildiği ayıplar" başlıklı 222. maddesinde ise; satıcının, satış sözleşmesinin kurulduğu sırada alıcı tarafından bilinen ayıplardan sorumlu olmadığı, yine satıcının, alıcının satılanı yeterince gözden geçirmekle görebileceği ayıplardan da, ancak böyle bir ayıbın bulunmadığını ayrıca üstlenmişse sorumlu olacağı düzenlenmiştir. 6098 sayılı TBK'nın 223. maddesinde "Alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır." hükmü vardır. Yine satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hallerde alıcı aynı kanunun 227. maddesindeki, "Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hallerde alıcı aşağıdaki seçimlik haklarından birini kullanabilir. 1-Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme, 2-Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinden indirim isteme, 3-Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasının isteme, 4-İmkan varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme, Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır." düzenlemesi kapsamında seçimlik haklarından birini kullanabilir. Alıcının genel hükümlere göre uğradığı diğer zararlar için tazminat isteme hakkı saklıdır. Öğretide ayıp satılanda, hasarın geçtiği anda, vaad edilen nitelikleri bir diğer ifade ile bulunması gereken bir özelliğin bulunmaması ya da bulunmaması gereken bir kusurun ya da eksikliğin bulunması ya da dürüstlük kuralı gereğince ondan beklenen lüzumlu vasıfları taşımaması hali olarak tanımlanmakta ve maddi, hukuki ya da ekonomik ayıp şeklinde sınıflandırılmaktadır. Maddi ayıp, malın taraflarca kararlaştırılmış örnek ya da modele uygun olmaması ya da objektif olarak sahip olması gereken özellikleri taşımaması, ambalajında, etiketinde, tanıtma ve kullanma kılavuzunda, internet portalında ya da reklam ve ilanlarında yer alan özelliklerinden bir veya birden fazlasını taşımaması, satıcı tarafından bildirilen veya teknik düzenlemesinde tespit edilen niteliği aykırı olmasıdır (örneğin malın yırtık, kırık, bozuk, lekeli olması gibi). Hukuki ayıp, satılan mal üzerinde, alıcının ondan yararlanmasını veya onun üzerinde tasarruf eetmesini engelleyen, malın değerini veya ondan beklenen faydayı etkileyen kamu hukukundan doğan sınırların bulunmasıdır (malın üzerinde rehin, haciz, intifa hakkı gibi kısıtlamalar bulunması gibi). Ekonomik ayıp ise, alıcının maldan beklediği yararlanma ve kullanma olanağını azaltan ve ekonomik değerini düşüren ayıplardır. Ayıba ilişkin diğer sınıflandırma, ayıbın açık ve gizli olup olmamasına göre yapılmaktadır. Açık ayıp hemen ilk bakışta ya da yüzeysel bir muayene ile tespit edilebilen ayıptır. Durumun gerekli kıldığı, muayene ile anlaşılamayan ayıplar, gizli ayıptır. Alıcı gizli ayıpları araştırmakla yükümlü değilse de ayıp meydana çıkar çıkmaz hemen ihbar etmelidir (Domaniç, H.: Türk Ticaret Kanunu Şerhi, C.I, İstanbul 1988, s.155; Yavuz, N.: Ayıplı İfa, 2.b., Ankara 2010, s. 107; Karakaş, C.F.: Ticari Satımda Ayıp İhbarının Süresi ve Şekli, XXII. Ticaret Hukuku ve Yargıtay Kararları Sempozyumu, Ankar 2006, s.172). Derhal kavramı, halin icabına uygun fazla vakit geçirmeden bildirim olarak anlamak gerekir. Eğer alıcı iğfal edilmiş, yani maldaki ayıp ondan bilerek saklanmış ise Kanunun öngördüğü çözüm satıcı bakımından ağırlaştırılmış bir sorumluluğu gerektirmektedir. Nitekim 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 225. Maddesine göre Ağır kusurlu olan satıcı, satılandaki ayıbın kendisine süresinde bildirilmemiş olduğunu ileri sürerek sorumluluktan kısmen de olsa kurtulamaz. Ayıba ilişkin bu genel açıklamadan sonra belirtmek gerekir ki satıcının ayıptan sorumluluğuna da "ayıba karşı tekeffül" denmektedir. Ayıba karşı tekeffül şartlarının gerçekleşmesi durumunda alıcının kendisine tanınan hakları kullanabilmesi için Kanun tarafından kendisine yükletilmiş olan külfetleri yerine getirmelidir. Külfet, alıcının satın aldığı malı muayene etmesi ve bir ayıbın ortaya çıkması halinde bunu satıcıya ihbar etmesidir. Alıcı külfetleri yerine getirmediği takdirde ayıba karşı tekeffül hükümlerinden yararlanamaz. Külfet teknik anlamda bir yükümlülük veya borç değildir. Külfet, mülkiyetten farklı olarak herhangi bir borç yaratmayan, yerine getirilmediği takdirde o konuda sağlanmış olan hakların kaybedilmesi sonucunu doğuran bir davranış olarak tanımlanabilir. Burada muayene ve ihbar külfetini yerine getirilmemesi halinde alıcının satılanı kabul etmiş sayılacağına dair yasal bir karine söz konusudur. Dolayısıyla külfetlerin yerine getirilmemesi seçimlik hakların kullanılmasına engel olur, alıcı malı o haliyle kabul etmiş sayılır. Ayıp ihbarı hukukî işlem olmayıp, hukukî işlem benzeri maddî vakıa olduğundan, Yargıtay’ın yerleşik içtihat ve uygulamalarında aksi sözleşmede veya eki şartnamelerde kararlaştırılmadıkça taraflar tacir dâhi olsa ayıp ihbarının her türlü delille ve bu arada tanık beyanı ile de ispatlanabileceği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu 2018/(15)6-1102 Esas 2021/1337 Karar) Ayıp ihbarı def'i niteliğinde olup, bu hususun davalı tarafından ileri sürülmesi gerekmektedir. Ayıp ihbarının süresinde olup olmadığı hususu resen dikkate alınamaz. (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2020/10518 Esas 2020/7445 Karar) Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları ile birlikte incelendiğinde; taraflar arasındaki 24/08/2022 tarihli sözleşmeye göre .... plakalı aracın 108.600,00 TL bedel karşılığında davalıdan davacıya devredildiği, dava konusu aracın motor bloğu içindeki vaki arızanın tamamen konusunda uzman- yetkili kişilerce ve özel donanımlı aletler ile tespit edilebilecek nitelikte olduğu, uzman olmayan kişilerce ilk bakışta / gözle muayene ile ortaya çıkarılamayacak bir husus olduğu tartışmasız olup motor blok arızasını araç alımı esnasında davacı yanın tespit edebilme şansı bulunmadığından bu hususta davacının kusurunun bulunmadığı, arızanın mekanik kaynaklı gizli ayıp kapsamında olduğu, anılan arızadan ötürü davalı yanın söz konusu ayıbın varlığını bilmese dahi sorumlu olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır. Bilirkişi raporundaki tespit ve hesaplamalar ile yukarıdaki açıklamalar dikkate alınarak Parça ve işçilik olarak KDV hariç 145.628,00 TL, KDV%18 - 26.213,04 TL olmak üzere toplam 171.841,04 TL onarım bedeli belirlendiği davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Davaya esas takipten önce temerrütün gerçekleştiği ispatlanamadığından takip konusu alacağa temerrüt tarihi olarak takip tarihi itibariyle faiz uygulanmasına karar vermek gerekmiştir. Ayrıca, alacak likit olmayıp, alacağın varlığı yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatının reddine dair karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; DAVANIN KISMEN KABUL, KISMEN REDDİNE, 1-Davalının Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takibe itirazının 171.841,04TL üzerinden iptali ile takibin devamına, fazlaya dair istemin reddine, 2-İcra inkar tazminat talebinin REDDİNE, 3-Dava nedeniyle alınması gereken 11.738,46 TL harçtan davacı tarafça peşin olarak yatırılan 2.207,76 TL'nin mahsubu ile bakiye 9.530,70 TL harcın davalıdan tahsil edilerek Hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından ikmal edilen 269,85 TL başvuru harcı ile 2.207,76 TL peşin harç toplamı olan 2.477,61‬ TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacının dosyamızdan yaptığı yargılama giderleri olan ve 3.250,00 TL bilirkişi ücreti ve 1.516‬,00 TL müzekkere ve tebligat posta giderin ile İzmir ...Sulh Hukuk Mahkemesinin .... D.iş sayılı delil tespit dosyasındaki yapılan yargılama giderleri olan; 37,00 TL başvuru harcı, 133,00 TL peşin harç, 900,00 TL bilirkişi ücreti, 62,00 TL tebligat gideri, 571,90 TL keşif harcı ve 250,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 6.719,9‬0 TL'nin davanın kabul-red oranına göre hesaplanan 6.315,04 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye tutarın davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davacı taraf davada vekil ile temsil edildiğinden, hüküm tarihinde geçerli Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi dikkate alınarak kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 7-Davalı taraf davada vekil ile temsil edildiğinden, hüküm tarihinde geçerli Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi dikkate alınarak reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 11.016,68 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine, 8-Davalının yaptığı yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 9-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 10-Kararın talep halinde ve masrafı karşılandığında taraflara tebliğine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.08/10/2026

Katip ...¸e-imzalıdır Hakim ...¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/269, K. 2026/621, T. 08.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-269-e-2026-621-k-15c4ea8c78af