İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/87 E. 2026/562 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/87
Karar No
2026/562
Karar Tarihi

T.C. Ankara Batı 1 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/87 Esas - 2026/562 T.C. ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TÜRK MİLLETİ ADINA

ESAS NO : 2025/87 KARAR NO: 2026/562

HAKİM : KATİP :

DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ :

DAVA : Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 17/01/2025 KARAR TARİHİ : 22/09/2026 K.YAZIM TARİHİ : 20/10/2026

Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili; davalının, HMK..... şasi nolu 2024 model garanti kapsamında olan iş makinasının üreticisi olduğu, iş makinasının leasing yöntemi ile Garanti Leasing aracılığıyla kiralandığını, üretici olan davalının ürettiği makinanın arıza/ayıp ve tamir bakımı ile ilgili servis hizmetleri sunma sorumluluğunun bulunduğunu, kiralanan iş makinasının, Kahramanmaraş Su ve Kanalizasyon İdaresi'nce ihale edilen Kahramanmaraş İl Geneli 1. Kısım İçme Suyu İnşaatı İşi kullanmaya başlandığını, ancak iş makinasının arızalanması nedeniyle makinayı kullanılamadığını, arızasının giderilmesi için davalı ile irtibata geçildiğini, olumlu dönüş olmadığını, makinanın çalışmaması nedeniyle davacının taahhüdü altında yürütülen işte gecikme olmaması için davalı tarafından.... Yapı Mühendislik İnşaat Sanayi Ticaret Limited Şirketinden makina kiralamak zorunda kalındığını, anılan firmaya 31.999,97TL ve 55.999,97TL kiralama bedeli ödendiğini, Makinenin garanti kapsamında olması ve gizli ayıbı nedeniyle davalı tarafından servis hizmeti sağlanması gerektiğini, ancak davalının bu hizmeti sağlamadığını, davacı tarafından ödenen kira bedelinin iadesinin talep edildiğini, talebe cevap verilmediğinden işbu davanın açıldığını beyanla, davanın kabulü ile ayıplı üretim nedeniyle arızalanan makinenin arızasının giderilmemesi nedeniyle üçüncü tarafa ödenen 87.999,94TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari (reeskont) faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 30/12/2025 tarihli dilekçe ile davasını tümden ıslah etmiş ve talebini kiralama bedeline ilişkin olduğunu belirtmiştir. CEVAP : Davalı vekili; taraflar arasında dava konusu iş makinasına ilişkin satış ilişkisi veya benzeri bir akdi ilişki bulunmadığını, davalının ürettiği dava konusu iş makinası, Finansal Kirama Şirketi olan dava dışı ... Kiralama A.Ş.'ye satıldığını, satış bedelinin de dava dışı .... Kiralama A.Ş. tarafından davalıya ödendiğini, davacının dava konusu iş makinasının çalışmadığına yönelik bildirimi olmadığını, davalıda bu doğrultuda bir kayıt bulunmadığını, dava dilekçesinde hangi tip bir arızadan dolayı makinenin çalışmadığı belirtilmediğinden herhangi bir savunma yapılamadığını, davacının sunduğu ekran görüntüsünün davalıya tebliğ edilmediğini, davacının uyap üzerinden iki fatura sunduğu, ancak dava konusu makinenin kullanılamaması ve makinaya servis hizmeti verilmemesi gibi bir durum olmadığını, ilgili faturaların davalı tarafından ödendiğine dair bir belge sunulmadığını, faturaların başkaca herhangi bir iş için tanzim edilmesinin olası olduğunu, fatura açıklamasında hangi tür makine olduğunun belli olmadığını, davacı tarafından üstlenilen iş için birden fazla makine tipine ihtiyaç duyulacağını, dava dışı.... Yapı tarafından düzenlenen ve dosyaya sunulan faturaların hükme esas alınmasının mümkün olmadığını, cevap dilekçesinin yazıldığı tarihte dava konusu makinanın çalışma saatinin 500 saatin üzerinde olduğunu, makinanın 5 aylık bir sürede 500 saati aşkın şekilde çalışmış olmasının makinenin kullanılamadığı iddiasını boşa çıkardığını, kira bedelinin iadesi için davalıya gönderildiği iddia edilen "ihtar sureti"nin davalıya tebliğ edilmediğini, sunulan WhatsApp yazışma görüntüsünün muhatabı belirsiz olduğunu, içeriği itibarıyla açıklayıcı nitelik taşımadığını ve delil olarak kabul edilmesini mümkün olmadığını, iş makinası üzerinde makinanın çalışma fonksiyonlarını etkileyen nitelikte, davacının iddia ettiği gibi gizli ayıp bulunup bulunmadığı hususunda yeterli kanaat oluşması için iddiaya konu hususların tam ve somut biçimde teknik ve bilimin gereklerine uygun şekilde belirlenmesi zorunlu olduğunu, Garanti Şartları'nın 15. maddesinde onarım ya da değiştirme işleminden ötürü iş, karlılık, zaman kaybı ve benzeri tazmininin talep edilemeyeceğinin ifade edildiğini, davacının makinenin çalışmadığından bahisle zararının tazminini talep edemeyeceğini, beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Tarafların ticaret sicil kayıtları, tanık beyanları, tarafların ticari defter ve kayıtları, 20/05/2026 tarihli bilirkişi heyet raporu ile tüm dosya kapsamı. Bilirkişi raporunda, iddia, savunma, taraf ticari defterleri, dosyaya sunulan delillerin incelenmesi ve değerlendirilmesi neticesinde, davacı .... Mühendislik'e ait ticari defterlere göre davaya konu 31/10/2024 tarihli .... numaralı ve 31.999,97TL tutarlı fatura ile 07/11/2024 tarihli .... numaralı ve 55.999,94TL tutarlı faturaların dava dışı ... Yapı Mühendislik cari hesabına aktarıldığı, davacı tarafından 89.000,00TL'lik bir ödeme dekontunun sunulduğu, ödeme dekontunda hangi faturalara ilişkin ödeme yapıldığının belirtilmediği, ancak cari akış içerisinde faturaların ödendiğinin kabulünün gerektiği, davaya konu 2024 model yeni alınan bu makine ayıplı halde şirkete satıldığı, söz konusu makinenin tamir süresinin 13 gün sürdüğü, davacı şirketin 11 günlük makine kiraladığı, davacı tarafça yapılan kiralamanın uygun olduğu, benzer makinenin günlük ücretinin 6.666TL + KDV olduğu, bu kapsamda toplamda KDV dahil 55.999,94TL ve 31.999,97TL ile birlikte 87.999,91TL tutarında kira ödemesi yapılmasının uygun olduğu, bu kapsamda davacı ... Mühendislik'in davalı Hidromek-Hidrolik'ten 31/10/2024 tarihli .... numaralı ve 31.999,97TL tutarlı fatura ile 07/11/2024 tarihli .... numaralı ve 55.999,94TL tutarlı faturadan kaynaklı toplamda 87.999,91TL alacaklı olduğu belirtilmiştir. GEREKÇE : Dava, davalı tarafça davacıya verilen iş makinesinin ayıplı olduğu iddiasına dayalı makine kira bedelinin davalıdan tahsili talebine ilişkindir. Davacı yan davalı tarafın üreticisi olduğu uyuşmazlık konusu iki adet iş makinesini leasing yöntemi ile kiralamıştır. Kiralama sonrası iş makinelerinin arızalanması üzerine davalıya müracaat ettiklerini ancak olumlu dönüş alınamayınca işin ivediliği nedeniyle üçüncü bir firmadan iş makinesi kiralandığını iddia ederek bu kiralama bedelinin tahsilini talep etmiştir. Davalı yan ise husumet itirazında bulunarak süresinde yapılmış ayıp ihbarının bulunmadığını savunmaktadır. Kiralama tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu uyarınca ticari alım satımlarda alıcı, açık ayıplar için iki, gizli ayıplar için ise sekiz günlük olan yasal süreler içerisinde inceleme yükümlülüğünü yerine getirip ayıp ihbarında bulunmalıdır. Bu hak düşürücü sürelere tabi inceleme yükümlülüğünü yerine getirmeyen alıcının ayıba bağlı hakları da ortadan kalkmaktadır. 6102 sayılı TTK 23/c maddesinde; “Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda Türk Borçlar Kanunu’nun 223’üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır.” hükmü öngörülmüştür. 6098 sayılı TBK 223. maddesinin ilgili fıkrasında ise; “(1) Alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkan bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. (2) Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır.” hükmü düzenlenmiştir. Bu nedenle, açık ayıp niteliğinde olmayan ve 8 günlük inceleme süresinde tespit edilemeyen başka bir anlatımla kullanımla ortaya çıkan ayıplar yönünden 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun ilgili düzenlemeleri uygulanacaktır. Ticari satışlarda ayıba karşı tekeffül hükümleri malın alıcıya tesliminden itibaren 2 yıl geçince zamanaşımına uğramakla birlikte, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 231. maddesine göre satıcı daha uzun bir süre bu sorumluluğu üstlenmiş olabilir. (Yargıtay 17. H.D. 2019/2952 Esas 2021/2938 Karar)

Mahkememizce taraflarca bildirilen deliller toplanarak bilirkişi incelemesi yaptırılmış, düzenlenen raporun gerekçeli ve denetime elverişli olduğu gözetilerek rapor hükme esas alınmıştır. Davalının husumet itirazının değerlendirilmesinde, davalının makinelerin üreticisi olduğu ve ayıbın üretimden kaynaklanan gizli ayıp mahiyetinde olduğu değerlendirilmekle davalının husumet itirazının yerinde olmadığı kabul edilmiştir. Ayıp ihbar süresi yönünden ise dinlenen tanık beyanlarıyla ihbarın süresinde yapıldığı anlaşılmakla davalının bu savunmasına da itibar edilmemiştir. Bilirkişi raporuyla tespit edilen 87.999,94TL kiralama bedelinin davalıdan tazmini gerektiği sonuç ve kanaatiyle davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-DAVANIN KABULÜNE, 87.999,94TL kiralama bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 2-Alınması gereken 6.011,27TL karar ve ilam harcından peşin alınan 1.502,82TL harcın mahsubu ile bakiye 4.508,45TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 3.833,33TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Davacı tarafından yatırılan 1.502,82TL peşin harç, 615,40TL başvuru harcı, 87,50TL vekalet harcı olmak üzere toplam 2.205,72TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 3-Davacı tarafından sarf edilen 873,50TL tebligat ve posta gideri ile 15.000,00TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 15.873,50TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 4-Davacının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince takdir ve hesap edilen 45.000,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 22/09/2026

Katip ... e-imzalı Hakim .... e-imzalı

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/87, K. 2026/562, T. 22.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-87-e-2026-562-k-177b7835b951