İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/260 E. 2026/240 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/260
- Karar No
- 2026/240
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/260 Esas - 2026/240 T.C. ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ " TÜRK MİLLETİ ADINA " KARAR ESAS NO : 2026/260 Esas KARAR NO : 2026/240
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 24/06/2020 KARAR TARİHİ : 01/04/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 01/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davalı şirket ile dava dışı ... İnş. Tic. Ltd. Şti'nin, adi ortaklık olarak, .... tarafından ihalesi yapılan ".... "nin yüklenicisi olduklarını, anılan ortaklığın belirtilen iş kapsamında olan beton bariyerleri müvekkili şirketten satın aldığını, müvekkili şirketin malları eksiksiz teslim ettiğini, adi ortaklığın müvekkilinden satın aldığı malları hak edişine koyduğunu ve bedelini .... 'den aldığını, davalı ve dava dışı ortağının müvekkilinin faturadan kaynaklı alacağını tüm sözlü uyarılara rağmen ödememeleri nedeniyle, .... Esas sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığını, taraflar arasında aksine bir sözleşme bulunmadığından müvekkilinin alacağının peşin olarak ödenmesi gerektiğini belirterek, .... sayılı dosyasında vaki haksız itirazın iptali ile takibin devamını, takip tutarının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacı tarafından, müvekkili hakkında diğer borçlu ... İnş. Tic. Ltd. Şti ile iş birliği halinde düzmece fatura keşide edilerek .... Esas sayılı icra takibine başlandığını, davacı ile ... İnş. Tic. Ltd. Şti'nin malikleri farklı gibi görünse de perde arkasındaki sahiplerinin aynı kişiler olduğunu, düzmece fatura isnat edilerek başlatılan takibe ilişkin tebligatın müvekkilinin hiçbir şekilde faaliyet göstermediği ve şubesinin bulunmadığı bir adreste, personel ilişkisi bulunmayan 3. kişiye tebliğ edildiğini, böylece müvekkili şirketin icra takibine itiraz hakkınını engellenerek takibin kesinleşmesinin sağlandığını, müvekkili şirketin haciz işlemi sırasında takipten haberdar olduğunu, bunun üzerine .... Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını ve tebligatın öğrenme tarihinin 03/10/2019 tarihi olarak düzeltilmesi ve süresi içerisinde yapılan itirazın kabul edilerek dosyadaki hacizleri fek edilmesinin talep edildiğini, davada müvekkili şirketin haklı bulunduğunu, .... Karar sayılı kararıyla .... Esas sayılı dosyasının onaylandığını, davacı yanın iştigal alanının beton bariyer üretmek olmadığını, başka bir firmadan satığın aldığı/temin ettiği beton bariyerleri de gerek müvekkili şirkete gerekse adi ortalığa satmadığını, sattığını iddia ettiği mallara ilişkin teslim tesellüm makbuzlarının bulunmadığını, Ticaret Sicil Gazetesi kayıtlarına göre davacı yanın maliki olarak görünen ...'in dava dışı ... İnş. Tic. Ltd. Şti ya da dava dışı ... İnşaatın eski ...'lı çalışan durumunda olduğunu, ... İnşaat, ... İnşaat ve ... İnşaatın aynı kişinin malı olduğunu, fatura içeriklerindeki ürünlerin hiçbir şekilde teslim alınmadığını, davacı ile müvekkili firma ve adi ortaklık arasında hiçbir ticari faaliyette bulunulmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, ticari satım nedeniyle düzenlenen fatura alacağının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkememizin 23/09/2021 tarih ve .... sayılı kararı .... . Hukuk Dairesi' nin 20/02/2026 Tarih .... sayılı ilamıyla " ... Açıklanan nedenlerle, borçlu davalının icra takibine yetki yönünden itirazının değerlendirme yapılmak suretiyle bir karar verilmesi gerekirken, mahkemenin işin esasına ilişkin karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup HMK'nın 353/1-a-3.maddesi gereğince mahkemenin kararının kaldırılmasına ... " şeklindeki gerekçe ile kaldırılmıştır.
Davacı vekili, 31/03/2026 tarihli dilekçesi ile davalı ve dava dışı firmalar arasında uzlaşma ve protokol yapıldığını , anlaşma gereği olarak davalıya karşı açmış oldukları davadan feragat ettiklerini, karşılıklı vekalet ücreti yargılama gideri taleplerinin olmadığını bildirilmiştir. Davalı vekili de, 31/03/2026 tarihli dilekçesi ile feragat dilekçesi uyarınca işlem yapılmasını, yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığını bildirilmiştir. HMK.nın 310. maddesi uyarınca, feragat hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. Anılan yasanın 309/2.maddesine göre de, feragatın hüküm ifade etmesi karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatına bağlı değildir. Feragat, davayı sona erdiren tek taraflı irade beyanı olup, dava açıldıktan sonra davacı vekilinin davadan feragat ettiği ve vekaletnamesinde davadan feragat yetkisi bulunduğu anlaşıldığından davanın reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Davanın feragat nedeniyle REDDİNE, 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00 TL harcın, dava açılışında alınan 11.154,75 TL ve 5.165,91 TL toplam 16.320,66 TL harçtan düşülmesi ile fazla yatırıldığı anlaşılan 15.588,66 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde YATIRANA İADESİNE, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avansının HMK'nin 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak YATIRANLARA İADESİNE, Dair, taraf vekillerinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren İKİ HAFTA içerisinde .... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ'ne İSTİNAF BAŞVURU YOLU açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu. 01/04/2026
Başkan .... ¸e-imzalıdır. Üye .... ¸e-imzalıdır. Üye .... ¸e-imzalıdır. Katip .... ¸e-imzalıdır.