İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/241 E. 2026/316 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/241
Karar No
2026/316
Karar Tarihi

T.C. ... 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/241 Esas - 2026/316 TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C. ... 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2026/241 Esas KARAR NO : 2026/316

HAKİM : ... KATİP : ...

DAVACI : ..... VEKİLİ : Av. .... DAVALI :... VEKİLLERİ : Av..... Av. .... Av. ... Av. .... Av. .... Av...... Av. .....

DAVA : Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 19/03/2026 KARAR TARİHİ : 07/05/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 05/06/2026

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili Kurum tarafından davalı şirketten ihale yoluyla temin edilen transformatör izleme sistemlerinin gizli ayıp içerdiğini, teknik şartnameye uygun olmadığını ve sürekli arıza yaptığını, davalı şirkete defalarca bildirim yapıldığını ancak sorunların çözülmediğini bu nedenle davalı şirketin ağır kusurlu olduğunu, TBK'nın ilgili hükümleri ve sözleşmenin 40. maddesi gereğince transformatör izleme sistemlerinin ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesi gerektiğini, davalı şirketin sorumluluğunu yerine getirmekten kaçındığını, benzer bir davada ... 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin davalı firmadan temin edilen transformatör izleme sisteminde gizli ayıp bulunduğuna karar verdiğini, elektrik iletim sisteminin güvenliği ve kalitesi açısından transformatör izleme sistemlerinin düzeltilmesinin büyük önem taşıdığını ileri sürerek dava konusu transformatör izleme sistemlerinin teknik şartnameye uygun ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ile davacı arasında ihale yoluyla sözleşme akdedildiğini, davacı idarenin transformatör izleme sistemlerinin dair her türlü talebinin müvekkilince değerlendirmeye alındığını bildirilen sorunların giderildiğini, ürünlerin rutin kontrollerinin gerçekleştirildiğini, müvekkilinin her türlü yükümlülüğünü yerine getirdiğini ve dava şartı zorunlu arabuluculuk şartının yerine getirilmediğini savunarak davanın usul ve esastan reddini istemiştir. DELİLLER: 1-Sözleşme, 2-Ticaret sicil kaydı 3-Yardımcı içtahat DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, taraflar arasındaki satım sözleşmesine dayalı sözleşme konusu transformatör izleme sistemlerinin ayıplı olduğu iddiası ile ürünlerin ayıpsız misli ile değiştirilmesi istemine ilişkin maddi tazminat davasıdır. Davacı yanın dava dilekçesindeki talebi maddi tazminat istemine ilişkin olup ticari bir dava olarak zorunlu arabuluculuğa tabidir. Arabulucuya başvurmak ve süreç tamamlandıktan sonra dava açılması hususu ve buna uyulmaması HMK'nin 114/2. maddesinde belirtilen "diğer dava şartlarına aykırılık" olarak davanın usulden reddi sebebidir. Mahkemenin davanın esası hakkında yargılama yapabilmesi için varlığı veya yokluğu gerekli olan hallere dava şartı denir. Dava şartları, dava açılabilmesi için değil, mahkemenin davanın esası hakkında inceleme yapabilmesi için gerekli olan şartlardır. Buna davanın dinlenebilmesi şartları da denilmektedir. Dava şartlarından biri olmadan açılan dava da açılmış (var) sayılır, yani derdesttir. Ancak mahkeme, dava şartlarından birinin bulunmadığını tespit edince, davanın esası hakkında inceleme yapamaz, bu durumda davayı dava şartı yokluğundan (usulden) reddetmekle yükümlüdür. Dava şartlarının bulunup bulunmadığı davada hakim tarafından re'sen gözetilir. Taraflar bir dava şartının noksan olduğu davanın görülmesine muvafakat etseler bile, hakim davayı usulden reddetmekle yükümlüdür. 6100 sayılı HMK'nın 114/1 maddesinin birinci fıkrasında, tüm davalar bakımından geçerlilik taşıyan dava şartlarının neler olduğu hususu açıkça hükme bağlanmış, HMK 114/2 maddesinde ise, diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümlerin ise saklı olduğu belirtilmiştir. 7155 Sayılı Kanun ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na eklenen ve 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren 5/A maddesi ile getirilen “Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır. Bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla iki hafta uzatılabilir.” hükmü uyarınca konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkındaki ticari davalarda dava açmadan önce arabuluculuğa başvurmak zorunlu hale gelmiş, yani arabuluculuğa başvurmak dava şartı haline getirilmiş bulunmaktadır. Yukarıda belirtilen yasal mevzuat hükümleri doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde; taraflar arasındaki satım sözleşmesi konusu ürünlerin ayıplı olduğu iddiası ile eldeki davanın açıldığı, davacının tazminat talebinin kanunda düzenlenen dava konuları kapsamında kalmakta olup, davanın 7155 Sayılı Kanun ile 6102 sayılı TTK'na eklenen 5/A maddesinin yürürlük tarihi olan 01/01/2019 tarihinden sonra açılmış olduğu ve dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmadığı, HMK 114/2 maddesi yollaması, TTK 5/A maddesi gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile; 1-Davanın arabuluculuk dava ön şartı yokluğundan REDDİNE 2-Alınması gerekli karar ve ilam harcı 732,00-TL yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmının HMK'nun 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde, davacıya iadesine, 5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, Dair; taraf vekillerinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde verilecek dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/05/2026

Katip .... ¸

Hakim .... ¸

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/241, K. 2026/316, T. 07.05.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-241-e-2026-316-k-d6f14abad05e