İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/182 E. 2026/363 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/182
- Karar No
- 2026/363
- Karar Tarihi
T.C. ... 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/182 Esas - 2026/363
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C. ... 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2026/182 Esas KARAR NO : 2026/363
HAKİM : ... KATİP : ...
DAVACI : .... VEKİLİ : Av.... DAVALI : .... DAVA : Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 02/03/2026 KARAR TARİHİ : 04/06/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 08/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında "4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 3/g Maddesi Kapsamında İhale Edilen Mal Alımlarında Uygulanacak Birim Fiyat Mal Alımı Sözleşmesi" akdedildiğini, sözleşme hükümleri gereğince 3.000 adet 9 mm ve 7,65 mm tabanca fişeği kontraplaklı sandık, 25.000 adet 7,62 mm kontraplaklı tahta sandık ve 15.000 adet 5,56 mm kontraplaklı tahta sandık 18.03.2022 tarihine kadar partiler halinde teslim etmesi gerekirken toplamda 2.916 adet 9 mm ve 7,65 mm tabanca fişeği kontraplaklı sandık, 4.040 adet 7,62 mm kontraplaklı tahta sandık ve 630 adet 5,56 mm kontraplaklı tahta sandık teslimatı gerçekleştirildiğini, sözleşme hükümleri gereğince 11.04.2022 tarih ve .... numaralı yazı ile "20 gün içerisinde geri kalan tahta sandıkların teslimatı yapılmadığı taktirde sözleşmenin 26. maddesinde belirtildiği üzere kamu yararı ilkesi göz önünde tutularak ayrıca protesto çekmeye gerek kalmaksızın kesin teminatın gelir kaydedip sözleşmenin feshedileceği"nin davalıya bildirildiğini, davalının bu tarihten sonra da herhangi bir teslimatta bulunmadığını, davalının ,18.02.2022 tarihinde ve 25.04.2022 tarihinde kayıtlara alınan dilekçeleri ile 22.01.2022 tarih ve 31727 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7351 sayılı Kanun ile 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanununa "Ek Fiyat Farkı ve Sözleşmelerin Devri" başlıklı Geçici 5. maddeye istinaden "bahse konu sözleşmeye ek fiyat farkı verilmesi ve sözleşmenin yeni şartlara uyarlanmasını" talep ettiğini, . 29.04.2022 tarih ve .... numaralı yazı ile 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanununa eklenen Geçici 5 inci Maddesinin Uygulanmasına İlişkin Esaslar 24.02.2022 tarih ve 31760 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanmıştır. Bu Esasların "İstisna ve Kapsam Dışı Alımlara İlişkin Hükümler" başlıklı 11. Maddesinde 4734 sayılı Kanundan istisna edilen mal ve hizmet alımları ile yapım işlerine ilişkin imzalanan sözleşmeler için, bu Esasların yürürlüğe girdiği tarihten itibaren "gerçekleşen kısımlar için ek fiyat farkı hesaplanabilir"hükmü bulunduğunu, yüklenicisi olduğu 3.000 adet 9mm ve 7,65mm tabanca fişeği kontraplaklı sandık, 25.000 adet 7,62mm kontraplaklı tahta sandık ve 15.000 adet 5,56mm kontraplaklı tahta sandık alımı işi "4734 sayılı Kamu İhale Kanunu İstisna 3. maddesinin (g) bendi esaslarına" göre Açık İhale Yönteminde alıma çıkılmış olup bu esaslar dahilinde sözleşme imzalandığını, bu esaslara göre yapılan işlerle ilgili olarak, hazırlanmakta olan yönergede Ek Fiyat Farkı verilmesine ilişkin gerekli düzenlemelerle ilgili çalışmaların halen devam ettiğini, bu çalışmalar tamamlandıktan sonra Ek Fiyat Farkı verilmesi konusunda firmaya bilgi verileceği" nin bildirildiğini, davalının bu tarihten sonra da herhangi bir teslimatta bulunmadığını, müvekkilinin sözleşmeyi fesh ederek 180.894,00 TL değerindeki kesin teminat mektubu ... Fabrikalar Muhasebe Müdürlüğümüzce nakde çevrilerek irat kaydettiğini, davalıdan 15.09.2022 tarih ve 98305 numaralı yazımız ile 4735 sayılı Kamu İhaleleri Sözleşmesi Kanununun 22. maddesi gereğince sözleşme aşamasında vermiş olduğu teminat mektubu tutarı olan 180.894,00 TL'nin güncellenerek, hesaplanmış olan 283.391,21 TL, fatura ödemelerinden tahsil edilemeyen 79.560,70 TL, ayrıca son teslim tarihinden sözleşmenin feshedileceği uyarı yazısının 20 (yirmi) gün sonrasını kapsayan döneme ait gecikme cezası toplamı olan 607.177,51 TL olmak üzere toplamda 970.129,42 TL'nin müvekkilinin hesap numarasına 15 (onbeş) gün içerisinde yatırılması, aksi takdirde yasal yollara başvurulacağı bildirilmiş olmasına rağmen geçen süre içerisinde herhangi bir ödeme yapılmadığını ve 28.12.2022 tarih ve 32057 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan karar ile davalı....'nın 1(bir) yıl süreyle kamu kurum ve kuruluşlarının ihalelerine katılmaktan yasaklandığını, fesih işleminin akabinde müvekkilinin sözleşme hükümlerine göre doğan gecikme cezası ve teminat bedellerininin güncellenmesine ilişkin tutarı talep etmeye hak kazandığını, davalı tarafından müvekkili şirket aleyhine "söz konusu işe ait sözleşmenin feshine, teminat mektubunun güncellemesine ve teminatın irat kaydedilmesine, gecikme cezasına ilişkin ...... sayılı işleminin; hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek iptali"nin talep edildiğini bu yönde açılan davanın reddine dair karar verildiğini ileri sürerek, HMK ‘nun 109. maddesi uyarınca şimdilik 70.000,00 TL gecikme cezası ile tahsil edilemeyen teminat mektuplarının güncellenme bedellerinin gerçekleştikleri tarihlerden itibaren işleyecek avans faizleri ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir CEVAP: Davalıya usulüne uygun dava dilekçesi tebliğ edilmiş davaya cevap vermemiştir. GEREKÇE : Dava, taraflar arasında sözleşmenin feshi sonrası tahsil edilemeyen teminat mektubunun güncellenmesi bedeli ve gecikme cezasının davalıdan tahsili istemlerine ilişkindir. Davalının gerçek kişi olması nedeni ile öncelikle Mahkememizin davaya bakmaya görevli olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmiştir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Taraflar da, yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmamış olsa bile re'sen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip karara bağlamalıdır. Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın, bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı açıkça düzenlenmiştir. TTK.'nın 5. maddesinde; “aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir” hükmü yer almaktadır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5-(3) maddesine göre de; Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK)’nun 3. maddesi hükmüne göre bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir. Ticari davalar ise; aynı Kanunun 4/1 maddesinde tanımlanmıştır. Bu maddeye göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri ve tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın söz konusu düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu maddeye göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için tarafların her ikisinin tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması veya ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olması veyahut da açılan davanın maddede altı bent halinde sayılan davalardan olması gerekir. Taraflardan biri tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez. Bu çerçevede , ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Nispi ticari davalar ise; her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre; bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Üçüncü grup ticari davalar ise; yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Somut olayda ; taraflar arasındaki eser sözleşmesine dayalı olarak açılan davada, davalı gerçek kişinin dosyamıza kazandırılan Kayseri Ticaret Sicil Müdürlüğü ve Kayseri Esnaf ve Sanatkarlar Odası'ndan ve kayseri Gelir İdaresi Başkanlığı'ndan gelen cevabi müzekkerelerden; davalının gerçek kişi olarak tacir kayıtlarının olmadığı, davalının Esnaf ve Sanatkarlar Odasında kaydının bulunduğu tespit edilmiştir. Bu haliyle davalının tacir olarak kabulüne hukuken olanak bulunmadığı, tarafların sıfatına ve uyuşmazlığın niteliğine göre somut olayda Mahkememiz görev alanında kabul edilen bir mutlak ya da nispi nitelikte ticari davanın söz konusu olmadığı ve davaya bakmaya görevli mahkemenin HMK'nun 2/1.maddesi gereğince genel görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu kanaatine varılmıştır. Bu itibarla; HMK 114/1-c ve 115. maddesi uyarınca davanın dava şartı yokluğu sebebi ile usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-) HMK 114/1-c.m. delaleti ile 115.m. gereğince Mahkememizin görevsizliği nedeni ile dava şartı yokluğundan davanın usulden REDDİNE, 2-) HMK 20.m. gereğince görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içerisinde dosyanın davaya bakmaya görevli ... Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, aksi takdirde davanın açılmamış sayılacağının davacıya ihtarına, (ihtarat yapıldı) 3-) Yargılama giderlerinin davaya bakmaya görevli Mahkeme tarafından değerlendirilmesine, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi halinde HMK 331/2.m. gereğince talep halinde yargılama giderlerinin Mahkememiz tarafından karara bağlanmasına, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK'nın 6763 sayılı Kanun ile değişik 341 ve 345.m. gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde verilecek dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/06/2026
Katip .... ¸
Hakim ... ¸