İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/164 E. 2026/627 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/164
Karar No
2026/627
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/164 Esas KARAR NO : 2026/627

DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 28/11/2015 KARAR TARİHİ : 10/07/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 05.07.2015 tarihinde ...istikametinde sürücü ...' in idaresindeki ... plakalı aracın arkasında bulunan sürücü ... idaresindeki ... plaka sayılı araca, sürücü ... idaresindeki ... plaka sayılı aracın çarpması sonucu üç aracın karıştığı yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkili ...'un kaza esnasında ... plaka sayılı araçta yolcu olarak bulunduğunu, müvekkilinde kaza nedeniyle humerus alt uç kırığı meydana geldiğini, sağ kolun dirseğinde platin mevcut olduğunu, müvekkilinin meydana gelen iş bu kırık nedeniyle hareket kısıtlılığına ve işgücü kaybına uğradığını, kaza nedeniyle ... plaka sayılı araç sürücüsü olan ...'in ... plaka sayılı araç sürücüsü ...' tan şikayetçi olduğunu, kazaya sebebiyet veren ... plaka sayılı aracın, davalı ...Ş.'nin ... numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk (trafik) sigorta poliçesi ile kaza tarihinde sigortalı bulunduğunu, müvekkilinin 2918 sayılı yasadan kaynaklanan söz konusu kaza dolayısı ile işgücü kaybından doğan 1.000,00 TL daimi sakatlık tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınmasına, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. SAVUNMA/ Davalı tarafça cevap verilmediği görülmüştür. DELİLLER VE GEREKÇE/ Dava, 6098 sayılı TBK m.54'de düzenlenen bedensel zararların tazmini davasıdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, 05.07.2015 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu malul olan davacının davalıdan işgücü kaybından doğan bedensel tazmiata talep hakkı olup olmadığı hususundan kaynaklandığı anlaşılmıştır. DELİLLER VE GEREKÇE/ Dava, 6098 sayılı TBK m.54'de düzenlenen bedensel zararların tazmini davasıdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, 05.07.2015 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu malul olan davacının davalıdan işgücü kaybından doğan bedensel tazmiata talep hakkı olup olmadığı hususundan kaynaklandığı anlaşılmıştır. ... plakalı araca ilişkin davalı ... tarafından düzenlenen .... tarihlerini kapsayacak şekilde sakatlık yönünden 290.000,00-TL olduğu davaya konu kazanın 05.07.2015 tarihinde sorumluluk sigortası kapsamında gerçekleştiği ve davalı ... şirketinin sorumluluğunun bulunduğu anlaşılmıştır. Kusur oranı ve maluliyet tazminatı miktarının tespiti konuları hukuk dışında özel ve teknik bilgiyi gerektiren haller olduğundan 6100 sayılı HMK m.266 gereği mahkemenin tarafların talebi yahut kendiliğinden vereceği karar ile bu hususları bilirkişiye tespit ettirilmesi gerekmektedir. Bu kapsamda Adli Tıp Kurumu ...İhtisas Dairesi tarafından tanzim edilen ... tarihli raporda; ... tarih ve ... sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği, ... tarih ve ... sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğinin sadece Ek-1 bölümünde yapılan değişiklikler içerdiği, Ek-3 ve diğer cetvelleri, meslek grupları bölümünü içermediği, dolayısıyla ... tarih ve ... sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği ile sadece beden çalışma gücünün en az %60’ını kaybedip kaybetmediğine (hangi hastalık ve arızaların malulen emeklilik kriterlerine uyduğu) ilişkin değerlendirme yapılabileceği, bu nedenle söz konusu yönetmeliğe göre meslekte kazanma gücü kaybı belirlenemeyeceği cihetle; ...'un 05.07.2015 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle ... tarih ve ... sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak ve meslek grup numarası bildirilmemekle Grup 1 kabul olunarak: E cetveline göre %13.2 (yüzdeonüçnoktaiki) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 4 (dört) aya kadar uzayabileceği, aynı yönetmeliğin 15. Maddesi çerçevesinde başka birisinin sürekli veya geçici bakımına muhtaç durumda olmadığı kanaatini bildirdiği görülmüştür. Davacıya ait kaza nedeniyle tedavi gördüğü Balıkesir Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürlüğü ilgili kayıt ve belgelerin dosya arasına alındığı anlaşılmıştır. Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Dairesi tarafından tanzim edilen 18/02/2022 tarihili raporda; ...'un 05.07.2015 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle ... tarih ve ... sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu raporları hakkında yönetmeliği, Kas İskelet Sistemi Şekil 2.8 %KF%1, %KE:%8, Şekil 2.9 %KPRO:%1 Tablo 2.3'e göre %6 olduğuna göre; kişinin tüm vücut engellilik oranının %6 (yüzdealtı) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 4 (dört) aya kadar uzayabileceği, kişinin başka birisinin sürekli veya geçici bakımına muhtaç durumda olmadığı kanaatini bildirdiği görülmüştür. Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Dairesi tarafından tanzim edilen ve hükme esas alınan 16/04/2021 ve 18/02/2022 tarihili raporların incelenmesinde usul ve yasaya uygun olarak kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun rapor tanzim edildiği görülmüştür. ... Sosyal Güvenlik İlçe Müdürlüğünün 31/12/2021 tarihli müzekkere cevabında davacıya rücuya tabi ödeme yapılmadığı belirtilmiştir. Aktüerya Bilirkişisi ... bilirkişi raporunda; 05.07.2015 tarihinde gelen trafik kazası sonucu malul kalan davacı ... ile davalı ... uyuşmazlık noktaları yönünden; sigorta şirketine ... poliçesi ile sigortalanmış olan ... plakalı aracın kimliği bilinmeyen sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu ve %100 oranında kusurlu olduğu, karışan diğer araç sürücülerinin olayda kusursuz oldukları, ...' un maluliyeti nedeniyle nihai ve gerçek maddi zararının 47.670,96 TL olduğu bildirmiştir. Mahkememizin 14.09.2021 tarihli ara kararında dosyanın aktüerya hesap bilirkişisine tevdii ile 30/11/2021 tarihli raporda, davacı tarafın maddi tazminat talepleri hususunda rapor alınmasına karar verilmiş olup, 08.05.2017 tarihli kök raporda tespit edildiği üzere; davalı ... şirketine ... poliçesi ile sigortalanmış olan ... plakalı aracın kimliği bilinmeyen sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olduğu, kazaya karışan diğer araç sürücülerinin olayda kusursuz oldukları, Yargıtay 17 HD 14/12/2020 T., ... E. , ... K. sayılı kararı nazara alındığında tüm vücut engellilik oranının maddi zarar hesabında esas alınması gerektiği kanaatine varılmış olmakla birlikte; dosyada Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine Göre düzenlenen ATK 2. İhtisas Kurulunun 16.04.2021 tarihli raporu dışında belge olmadığından takdir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere % 13,2 oranındaki meslekte kazanma gücü kabına göre hesaplama yapıldığı, davacının nihai ve gerçek sürekli iş göremezlik maddi zararının 80.912,68 TL olduğu kanaatine vardığını bildirmiştir. Mahkememizin 15.03.2022 tarihli ara kararı ile 2. ek rapor düzenlemek üzere Mahkememiz dosyası Aktüerya Bilirkişisi ...'a tevdii edilmiş olup, bilirkişi 04/10/2022 tarihli ek raporunda; davacının nihai ve gerçek sürekli iş göremezlik maddi zararının 69.200,81 TL olduğu temerrüt başlangıcının 28.11.2015 dava tarihi ve faiz nev'inin yasal faiz olduğu görüş ve kanaatine vardığını bildirmiştir. Mahkememizin 15.11.2022 tarihli ara kararında davacı vekilinin itirazlarının özellikle maddi hata yönünden değerlendirilmesi için dosyamızın önceki bilirkişiye tevdiine karar verilmiş olup, bilirkişi ... 19/12/2022 tarihli 3. ek raporunda davacının nihai ve gerçek sürekli iş göremezlik maddi zararının 69.200,81 TL olduğu temerrüt başlangıcının 28.11.2015 dava tarihi ve faiz nev'inin yasal faiz olduğu görüş ve kanaatinde olduğunu bildirmiştir. Davacı vekili tarafından alınan raporlar sonrasında 09/05/2023 tarihli ıslah bedel arttırım dilekçesi sunmuş olduğu görülmüştür. Mahkememizce 14/02/2024 tarihli kararı ile Davanın Kabulü ile 69.200,81 TL dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, davalı vekili tarafından mahkememiz kararına karşı istinaf talebinde bulunulduğu görülmüş ve İstanbul BAM 40. HD'nin 30/12/2025 Tarih, ... Esas ve... Karar sayılı ilamı ile mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verilmiş ve dosya mahkememizin 2026/164 Esasına tevzi edildiği görülmüştür. İstanbul BAM 40. HD'nin 30/12/2025 Tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı ilamında; "... öncelikle ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... E. Sayılı dosyası getirtilerek; 7251 sayılı Kanun'un 57. md. ile 5684 Sigortacılık Kanunu'na eklenen ve 28/07/2020 tarihi itibarıyla yürürlüğe giren ek 6/2. maddesi uyarınca "Tazminat alacağı, sadece hak sahibine veya avukatına ödenir ve birinci fıkrada belirtilen kişiler de dâhil olmak üzere hiç kimseye devredilemez." hükmü de göz önüne alınarak temlik sözleşmesinin geçerliliği değerlendirildikten sonra temlik sözleşmesinin koşulları var ise davacının temlik sözleşmesi nedeniyle davalıdan alacağının sadece %70 kısmına talepte bulunmasına yasal olanak olduğu göz önüne alınarak karar verilmesi gerekmektedir." şeklindeki kaldırma gerekçesi doğrultusunda mahkememizce ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin ...E. Sayılı dosyası ve dava dosyası içerisinde bulunan davalı vekilinin sunduğu 10/12/2015 tarihli temlik dilekçesi celp edilerek incelenmiştir. Davacı ... ile dava dışı ... Şti. arasında 10/12/2015 tarihli “Alacağın Temliki Sözleşmesi” tanzim edildiği ve davacının belirsiz bedeni zarara ilişkin alacağının %30’u dava dışı Mhd Medikal'e temlik edildiği ve taraflar arasında imzalanan temlik sözleşmesine istinaden, Mhd Medikal tarafından ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... E. Sayılı dosyası üzerinden davalı şirket aleyhine dava açıldığı ve huzurdaki yargılamanın bekletici mesele yapıldığı görülmektedir. YHGK, ... E.-... K. ve... E.- ... K. sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere ‘’kanunların geriye yürümezliği ilkesi’’ uyarınca kanunlar kural olarak yürürlüğe girdikleri tarihten sonraki olay, işlem ve eylemlere uygulanırlar. 7251 sayılı Kanun'un 57. md. ile 5684 Sigortacılık Kanunu'na eklenen ve 28/07/2020 tarihi itibarıyla yürürlüğe giren ek 6/2. maddesi uyarınca "Tazminat alacağı, sadece hak sahibine veya avukatına ödenir ve birinci fıkrada belirtilen kişiler de dâhil olmak üzere hiç kimseye devredilemez." hükmü, davacı ile dava dışı şirket arasında 10/12/2015 tarihli Alacağın Temliki Sözleşmesi'nin tanzim edildiği tarihten sonra yürürlüğe girdiği, belirtilen yasal değişikliğin somut olayda uygulanma imkanı bulunmadığı anılan yasa değişikliğinden önce temlik sözleşmesi akdedildiğinden temlik sözleşmesi "süre itibari ile" geçerli ise de, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 183 vd. hükümleri uyarınca, gelecekte doğacak bir alacağın temliki kural olarak mümkündür. Ancak yerleşik Yargıtay içtihatlarında ve doktrinde altı çizildiği üzere; temlik işleminin geçerli olabilmesi için, temlik sözleşmesinin akdedildiği esnada devredilen alacağın "konusunun, miktarının, borçlusunun ve illiyet bağının" tereddüde mahal vermeyecek şekilde belirli veya en azından objektif olarak belirlenebilir olması yasal bir zorunluluktur. Dosyadaki temlik evrakı incelendiğinde; temlik konusu alacağın hangi kaza tarihine dayandığının ilgili alanda (.....) şeklinde boş bırakıldığı, poliçe numarasının yazılmadığı ve tazminatın fer'ileriyle birlikte %30'unun devredildiğinin soyut bir beyanla ifade edildiği görülmektedir. Kazaya ve sigorta poliçesine dair hiçbir ayırt edici unsur barındırmayan, davacının, muhatap nezdindeki tüm alacaklarını ucu açık biçimde kapsayacak mahiyetteki belirsiz devir iradesi, muayyenlik unsurundan yoksun olup, bu eksikliğin sözleşmeyi geçersiz hale getirdiği, 6098 sayılı TBK m. 183 uyarınca alacağın temliki, 'işin niteliği' engel olmadığı sürece mümkündür. Huzurdaki dava maddi tazminat talebine ilişkin olmakla, talep edilen bu tazminat kaynağını doğrudan doğruya Anayasa ile güvence altına alınmış yaşama hakkından, bedensel bütünlükten ve davacının gelecekteki çalışma gücünden almakla, şahsa sıkı sıkıya bağlı olan ve sosyal, yaşamsal bir gaye güden bedensel zarar tazminatının, henüz miktarı dahi belli olmadan ticari saiklerle devredilmesi, TBK m. 183 anlamında 'işin niteliğine' de aykırıdır. Bu bakımdan temlik sözleşmesi, sadece kanuni bir yasağa (Sigortacılık Kanunu Ek m. 6) değil, bizatihi alacağın şahsi ve yaşamsal niteliğine de aykırılık teşkil etmekle, Mahkememizce tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davanın kabulü ile 69.200,81-TL dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-)Davanın Kabulü ile 69.200,81-TL dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-)Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 4.727,11-TL harçtan peşin yatırılan 27,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 4.699,41-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 3-)Davacı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 4-)Davacı tarafından yatırılan 3.679,75-TL yargılama gideri ile 27,70-TL peşin harç, 27,70-TL başvurma harcı, 159,41-TL Islah Harcı ve davacı tarafından yapılan ... Üniversitesi Hastanesi'nin 12/10/2020 tarihli 100,00-TL bedelli rapor bedeli ile ATK ... İhtisas Dairesi'nin 18/06/2021 tarihli 1.070,00-TL bedelli ATK Fatura bedeli toplamı olan 5.064,56-TL'nin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 5-)Taraflarca yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde kendilerine iadesine, 6-)Davalı tarafından yapılan masrafın davalı üzerinde bırakılmasına, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı HMK'nun 341/1 vd. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine istinaf dilekçesi sunulmak ve istinaf başvurma ve karar harcı ile istinaf gider avansı yatırılmak suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenmesi için tarafların istinaf kanun yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 10/07/2026

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/164, K. 2026/627, T. 10.07.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-164-e-2026-627-k-43ea081d493b