İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/1625 E. 2026/1 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/1625
Karar No
2026/1
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 25. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2026/1625 Esas KARAR NO :2026/1

DAVA:Zayi Belgesi Verilmesi DAVA TARİHİ:17/07/2026 KARAR TARİHİ:03/08/2026

Mahkememizde görülmekte olan Zayi Belgesi Verilmesi davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : İDDİA, SAVUNMA, DOSYA KAPSAMI: Davacı asil tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; serbest muhasebeci mali müşavir olarak mükelleflere ait muhasebe kayıtlarını ... Online Muhasebe Sistemi üzerinden tuttuğunu, elektronik defterlerin yasal süresi içerisinde oluşturulduğunu ve berat dosyalarının Gelir İdaresi Başkanlığı sistemine zamanında yüklendiğini, ilgili dönem muhasebe kayıtlarının sistem tarafından kilitlenmesi nedeniyle geçmişe yönelik değişiklik yapılamadığını veya yeniden e-defter oluşturulamadığını, yasal muhafaza yükümlülüğü kapsamında saklanan e-defter XML dosyalarının bulunduğu ... marka dizüstü bilgisayara ait ...'nin beklenmedik şekilde fiziksel arızaya uğradığını, SSD'nin profesyonel veri kurtarma hizmeti veren ... Ltd. Şti. 'ne teslim edilerek 10.000,00 TL tutarında hizmet bedeli ödendiğini, 14.07.2026 tarih ve ... sayılı veri kurtarma analiz raporu ile SSD üzerindeki 4 adet ... depolama çipinden 3 tanesinin fiziksel olarak hasarlı olduğunun ve çiplerin kısa devre yapması nedeniyle verilerin kurtarılmasının teknik olarak mümkün olmadığının tespit edildiğini, Gelir İdaresi Başkanlığı'nın yalnızca berat dosyalarını sakladığını ve XML dosyalarını muhafaza etmediğini, bu nedenle teknik arıza sonrası söz konusu dosyaların yeniden temin edilmesinin imkansız hale geldiğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 82/7. maddesi uyarınca ticari defterlerin zayi olması halinde mahkemeden zayi belgesi istenebileceğini, elektronik ticari defterlerin muhafaza edildiği fiziksel depolama ortamının tamamen kullanılamaz hale geldiğini, defterlerin ibraz edilememesinin kendi kusurundan değil tamamen teknik imkansızlıktan kaynaklandığını, mesleki sorumluluk bilinciyle hareket ederek tüm yasal yükümlülüklerin eksiksiz yerine getirildiğini, donanımsal arızanın öngörülemez ve önlenemez nitelikte olduğunu belirterek elektronik ticari defterlerin kusuru dışında meydana gelen teknik donanım arızası nedeniyle zayi olduğunun tespitine, elektronik defterlerin profesyonel yöntemlerle kurtarılamadığının belirlenmesine ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 82/7. maddesi uyarınca lehine zayi belgesi verilmesini talep ve dava etmiştir. İNCELEME ve GEREKÇE : Dava, 6102 sayılı TTK’nun 82/7 maddesi uyarınca zayi belgesi verilmesi istemine ilişkindir. Anılan yasa maddesinde ‘Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren onbeş gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. Bu dava hasımsız açılır. Mahkeme gerekli gördüğü delillerin toplanmasını da emredebilir.’denilmiştir. Dolayısıyla ancak tacir sıfatını taşıyanların bu maddeye dayalı olarak zayii belgesi verilmesi talebinde bulunabilecekleri anlaşılmaktadır.( Emsal 11 HD 2015/5074 E., 2015/11683 K. sayılı kararı) Tüm dosya kapsamının incelenmesinden; mali müşavir olan davacının sorumluluğunda olan şirket ve şahıslara ait elektronik ticari defterlerin zıyaa uğramasına dayalı belge verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. Davacı mali müşavirin sorumluluğunda bulunan şirket ve şahıslara ait defterler ve belgeler nedeni ile zayi belgesi verilmesini talep ettiği iş bu davada yukarıdaki yasal düzenleme uyarınca aktif dava ehliyeti bulunmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (Yargıtay 11.Hukuk Dairesi' nin 15/03/2018 tarih 2016/8580 esas 2018/2032 karar sayılı ilamı, Yargıtay 11.Hukuk Dairesi' nin 02/05/2017 tarih 2015/15331 esas 2017/2581 karar sayılı ilamı ) Aktif husumet ehliyeti 6100 sayılı HMK' nın 114. maddesinin (d) bendi gereğince dava şartı niteliğinde olup, aynı Yasa'nın 115. maddesi uyarınca da dava şartlarının her aşamada mahkemece kendiliğinden gözetilmesi gerektiğinden, davanın usulden reddine karar vermek gerektiği kanısına varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın aktif husumet yokluğundan REDDİNE, 2-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına 4-Davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta süre içinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yokluğunda dosya üzerinden verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı 03/08/2026

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/1625, K. 2026/1, T. 03.08.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-1625-e-2026-1-k-9de8971a21df