İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/150 E. 2026/730 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/150
- Karar No
- 2026/730
- Karar Tarihi
T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/150 Esas - 2026/730 T.C. KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2026/150 Esas KARAR NO : 2026/730 HAKİM : KATİP :
DAVACI : - VEKİLİ : Av. DAVALI : ... VEKİLİ : Av. DAVA : Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (Menfi Tespit) DAVA TARİHİ : 13/02/2026 KARAR TARİHİ : 28/07/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 28/07/2026 Mahkememizde görülmekte olan Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (Menfi Tespit) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; müvekkili Fatma Demirağ aleyhine Kayseri Banka Alacakları İcra Dairesi’nin 2022/12062 Esas sayılı dosyası ile davalı T. C. ... Bankası A. Ş. tarafından ilamsız icra takibi başlatıldığını, takibe konu bonolarda müvekkilinin keşideci olarak gösterildiğini, müvekkilinin okuma yazma bilmediğini ve söz konusu senetlerden veya lehtar Ahmet Uzunoğlu'ndan haberdar olmadığını, senetler üzerindeki imzaların müvekkiline ait olmadığını, aralarında hiçbir ticari veya hukuki ilişki bulunmadığını, İİK m. 72 uyarınca borçlu olmadığının tespiti gerektiğini, imza sahteliğinin mutlak def'i niteliğinde olduğunu, Yargıtay içtihatları uyarınca ispat yükünün senedi elinde bulunduran alacaklıda olduğunu, müvekkilinin sahtecilik eylemi nedeniyle Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2026/967 Soruşturma sayılı dosyası ile suç duyurusunda bulunduğunu, soruşturmanın halen derdest olduğunu, takibin devamı ve haciz işlemleri nedeniyle müvekkilinin telafisi imkânsız zararlara uğrayacağını, İİK m. 72/3 uyarınca icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi ve takibin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiğini, davalı bankanın basiretli bir tacir gibi davranmayarak senetlerdeki lehtar ismi çelişkilerini ve imza farklılıklarını görmezden geldiğini, bu durumun davalının kötü niyetli olduğunu gösterdiğini belirterek öncelikle takibin teminatsız veya uygun görülecek teminatla durdurulması için ihtiyati tedbir kararı verilmesini, Kayseri Banka Alacakları İcra Dairesi 2022/12062 Esas sayılı dosyasındaki takibin dava sonuna kadar durdurulmasını, dosya borcunun icra veznesine yatırılması halinde alacaklıya ödenmemesi için tedbir konulmasını, müvekkilin takip dayanağı senetler nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitini, icra takibinin iptalini, haksız ve kötüniyetli takip nedeniyle davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekilinin cevap dilekçesinden özetle; davacının okuma yazması olmadığını ve senetteki imzanın kendisine ait olmadığını iddia ettiğini, senet lehdarı olan Ahmet Uzunoğlu'nu tanımadığını öne sürdüğünü, 16.304,76-TL tutarında borçlu olmadığının tespiti ile icra takibinin iptalini talep ettiğini, ancak davacının bu iddialarının hukuki dayanaktan yoksun bulunduğunu, takip tarihinden itibaren herhangi bir itirazda bulunulmadığını ve icra takiplerinin kesinleştiğini, bu durumun davacının kötü niyetli olduğunu ve müvekkil şirketin alacağına kavuşmasını engelleme amacı taşıdığını gösterdiğini, menfi tespit davalarında ispat yükünün kural olarak alacaklıda olsa da kambiyo senetlerinin sebepten mücerret olması nedeniyle borçlu olunmadığının ispat yükümlülüğünün davacı borçluya ait olduğunu, borçlunun bononun tarafların iradesi dışında düzenlendiğini veya teminat bonosu olduğunu yazılı delil ile ispatlaması gerektiğini, Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 2020/4423E-2021/5625K sayılı ilamında da bu hususa değinildiğini, davacının sahte imza iddiasına rağmen lehtar Ahmet Uzunoğlu aleyhine takip tarihi itibarıyla suç duyurusunda bulunmadığını, lehtar ile davacı arasında alacak verecek ilişkisi bulunmadığı iddiasına rağmen takip tarihinden bu yana davacının kayıtsız kalmasının düşündürücü olduğunu, aleyhe olan hususların kabul edilmediğini, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkil şirketin alacağını engellemek maksatlı olan kötü niyetli davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, davalı tarafından başlatılan icra takibine konu bonoda bulunan keşideci imzalarının davacının eli ürünü olmadığı, davacının bu takip nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, ilişkindir. Davacı vekilinin UYAP üzerinden sunduğu 28/07/2026 tarihli dilekçesiyle; davalı ile aralarında sulh sağlandığını, açılan menfi tespit davasından feragat ettiklerini beyan ettiği, vekâletnamesinde ise feragate ilişkin özel yetki bulunduğu anlaşılmıştır. Davalı vekilinin UYAP üzerinden sunduğu 28/07/2026 tarihli dilekçesiyle; feragat nedeniyle davacıdan vekalet ücreti ya da yargılama gideri istemediğini bildirdiği görüldü. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun feragate ilişkin 307 ve devamındaki maddelerine göre; feragat, davacının, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı olmaksızın talep sonucundan kayıtsız-şartsız vazgeçmesidir. Hükmün kesinleşmesine kadar yapılabilen feragat, kesin hüküm gibi sonuç doğurur. Feragat veya kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilir. Yukarıda yazılı yasal düzenlemeye göre; davanın, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikteki davalardan olduğu, davacı vekilinin talep sonucundan kayıtsız, şartsız ve tamamen vazgeçtiği, feragat sebebiyle davacı tarafın davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerinden sorumlu olduğu ancak davalı tarafın da masraf ve vekalet ücreti istemediği hususu dikkate alınarak aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile; 1-HMK'nın 307-312. maddeleri uyarınca davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE, 2- Harçlar Kanunun 22. Maddesi uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu karar ve ilam harcının 2/3'üne isabet eden 488,00-TL karar ve ilam harcının peşin alınan 732,00-TL harçtan mahsubu ile bakiye 244,00TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılmış yargılama giderlerinin talep gereği üzerinde bırakılmasına, talebi gereği davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 4-Davalı tarafından yapılmış yargılama giderlerinin talep gereği üzerinde bırakılmasına, talebi gereği davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 6.000,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.28/07/2026 Katip
Hakim ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır