İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/1042 E. 2026/740 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1042
- Karar No
- 2026/740
- Karar Tarihi
T.C.
İZMİR
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/1042 Esas
KARAR NO : 2026/740
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 30/10/2025
KARAR TARİHİ : 03/08/2026
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Tazminat davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.
İDDİA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "02.11.2017 tarihinde meydana gelen ve ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın, davacının idaresindeki ... plakalı araç ile karıştığı trafik kazasında davacının yaralanarak malul kaldığını, akabinde İzmir .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... E. sayılı dosyası ile sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik talebiyle dava açıldığını, Alınan aktüer raporunda teminat limitleri dikkate alınarak davalı ... Şirketinin , kalıcı iş göremezlik için yapabileceği ödemenin 200.855,08-TL olduğu belirlenmiş ancak davanın kısmi dava olarak açılması 03/05/2024 tarihli Aktüerya bilirkişi ek raporundan önce ıslah edilmesi sebebiyle 108.302,84 TL'den karara çıktığını, kalıcı işgöremezlik için 200.855,08 - 108.302,84 = 92.552,24 TL bakiye kaldığı belirlendiğini belirterek fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak kaydı ile davacı için 100,00 TL bakiye kalıcı işgöremezlik, kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden sigortalısının kusuru oranında tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini" talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 24/07/2026 tarihli dilekçesinde;" davalı ile sulh olduklarını, davadan feragat ettiğini, vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını, arabuluculuk ücretinin davalıya hükmedilmesine karar verilmesini " talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;" davanın zamanaşımı nedeniyle reddedildiğini, davacının belirsiz alacak davası açamayacağını, kusur durumunun tespiti gerektiğini, sorumluluklarının sigortalısının kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu " talep etmiştir.
Davalı vekili 03/08/2026 tarihli dilekçesinde; " davacı taraf ile yapılan sulh kapsamında tarafların karşılıklı olarak birbirlerinden hiçbir talebi olmadığını, davacının feragat beyanı doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini" talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Hukuk yargılamasında kural olarak, “Tasarruf İlkesi” geçerlidir ve taraflar dava-talep konusu üzerinde serbestçe tasarrufta bulunabilirler. Bu suretle davaya-çekişmesiz yargı işine son verilebilmesinin bir yöntemi de davadan-talepten feragattir ve anılan kurum 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 307 ila 312. maddelerinde düzenlenmiştir. 6100 sayılı HMK’nın 307. maddesinde feragatin, davacının/talep edenin, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olduğu belirtilmiştir. 6100 sayılı HMK’nın “Feragat ve Kabulün Şekli” başlıklı 309. maddesi hükmüne göre de feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır. Feragat etkisini onu yapanın tek yönlü irade beyanı ile doğurur. Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamaları da bu doğrultudadır. (11.04.1940 tarihli ve 70 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 27.05.1992 tarihli ve 1992/2-250/364 sayılı Kararı) Hükmün kesinleşmesinden önceki herhangi bir aşamada davadan/talepten feragat edilebilir.
Yukarıda yapılan açıklamalar ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde;
Davacının vekilinin 24/07/2026 tarihli dilekçesinde davadan ve tüm taleplerden feragat ettiğini beyan ettiği ve beyan dilekçesinin ekinde ibraname'yi sunduğu, davalı vekilinin 03/08/2026 tarihli dilekçesinde davacı ile sulh olduklarını feragat doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini talep ettiğini, tarafların yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri olmadığı, davacı vekilinin dava dosyasına sunmuş olduğu vekaletnamesinde davadan feragate ilişkin özel yetkisinin bulunduğu anlaşılmakla feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın feragat nedeniyle REDDİNE,
2-Alınması gerekli 732,00 TL karar ve ilam harcının davacı tarafından peşin olarak yatırılan 615,40 TL peşin harç ve 320,00 TL tamamlama harcı toplamı 935,40 TL harçtan mahsubu ile bakiye kalan 203,40 TL harcın kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde davacıya İADESİNE
3-Mahkememizce bu yargılama nedeniyle yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Vekalet ücreti hususunda karar verilmesine yer olmadığına,
5-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansından bakiye miktarın kararın kesinleşmesinden sonra taraflara İADESİNE,
6-İzmir Arabuluculuk Bürosu'nun ... sayılı arabuluculuk dosyasında suçüstünden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-11-13. maddesi uyarınca davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
Dair, karar HMK 341vd maddeleri gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize veya aynı nitelikteki başka yer Mahkemesine verilecek dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda karar verildi. 03/08/2026
Katip ...
e-imzalı
Hakim...
e-imzalı