İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/1492 E. 2026/874 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1492
- Karar No
- 2026/874
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/1492 Esas KARAR NO : 2026/874
DAVA : Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki İnanç Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 24/06/2025 KARAR TARİHİ : 12/10/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki İnanç Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle ; şahsının ve yetkilisi olduğu ... Şti. hakkında ... 16. İcra Müdürlüğü ...Esas sayılı icra takibi başlatıldığını, icra takibine konu olan ...Şubesi ... numaralı 10/11/2023 keşide tarihli 150.000 TL bedelli çeki, davalıya hatır çeki olarak verdiğini, davalının ...'da iş yerinin alt kat komşusu olduğunu, davalı yeni evli olduğu için ailecek görüşmeye başladıklarını, davalının eşi de avukat olduğu için kendisine ve eşine güven telkin ettiğini, davalının eşi kapalı dürüst bir insan görünümü verdiğini, ailecek görüşmeye başlayıp güven telkin ettiklerini, davalı şahsın, kendisine ve eşi ...'a zor durumda olduğunu belirterek kendisinden hatır çeki istediğini, yanında çalışan ustalara ödeme yapamadığı için paraya ihtiyacı olduğunu, daha sonra bana çek bedelini ödeyeceğini söylediğini, kendisinin de davaya konu çeki ve ayrıca bu davanın konusu olmayan bir diğer çek olan 100.000 TL tutarındaki çeki düzenleyip davalıya verdiğini, davalı ile kendisinin ve yetkilisi olduğu şirket arasında hiçbir ticari ilişki bulunmadığını, davaya konu çek tacir çeki olmasına rağmen herhangi bir fatura düzenlenmediğini, bu durum da çekin hatır çeki olarak verildiğini gösterdiğini, ayrı bir hatır çeki sözleşmesi yapmamış olmalarının nedeni ise, bu konuda bir sözleşme yapılması gerektiğini ya da çek üzerine “hatır çeki" yazılacağını bilmemesinden ve davalının ailecek kendilerinde güven oluşturmasından kaynaklandığını, arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşmanın sağlanamadığını, şahsının ve yetkilisi olduğu şirketin davalıya borcu olmadığının tespitine, haklarında yapılan ...16. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı icra takibinin iptaline, kendisinin ve yetkilisi olduğu şirket hakkında haksız olarak icra takibi yapılmış olduğundan takibe konu çek bedeli olan 150.000 TL'nin % 20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatının davalıdan alınarak tarafına verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle ; huzurdaki davanın yetkisiz yerde ikame edildiğini, menfi tespit davası İİK Md. 72 gereğince icra takibinin yapıldığı yer mahkemesi veya davalıların yerleşim yerindeki mahkeme açılması gerektiğini, yetki itirazında bulunduklarını, müvekkilinin yerleşim yerinin ... olması nedeniyle ... Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğunu, mahkemece yetkisizlik kararı verilerek davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, ayrıca huzurdaki davada geçerli bir arabuluculuk başvurusu olmadığından davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, arabuluculuk tutanağı incelendiğinde sadece davacı asil ...'ın yer aldığını, ancak dava dilekçesinde iki davacı bulunduğunu, bu nedenle arabuluculuk tutanağı kabul anlamına gelmemek üzere sadece davacı asil ... yönünden geçerli olduğunu, şirket yönünden herhangi bir arabuluculuk faaliyeti yürütülmediği için davanın öncelikle ... yönünden usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davaya konu çekin hatır çeki olmadığını, davacının hatır çeki iddialarını yazılı delil ile ispatlaması gerektiğini, davaya konu çek ile ilgili taraflarına herhangi bir ödeme yapılmadığnı, yapıldığı iddia edilen ödemelerin müvekkilin, borçlunun eşine daha önce vermiş olduğu işbu dosya harici başka bir borcun geri ödemesi olduğunu, ... Asliye Ticaret Mahkemeleri yetkili mahkeme olduğundan, huzurdaki davanın yetkisiz mahkemede açılmış olması nedeniyle öncelikle Sayın Mahkemenin yetkisizliğine karar verilmesini, usuli itirazları doğrultusunda davanın usulden reddine, davacı tarafın açmış olduğu işbu haksız davanın Sayın Mahkeme nezdinde yapılacak yargılama sonucunda esastan reddine, haksız şekilde işbu davayı ikame eden davacı borçlular aleyhine, itiraz edilen tutarın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. ... 1. ATM'nin ... Esas - ... Karar sayılı ilamıyla yetkisizlik kararı verilmiş, dosya mahkememize gönderilmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE; Dava; İİK 72.maddesi uyarınca icra takibine konu çek nedeniyle menfi tespit talebinden ibarettir. İcra ve İflas Kanunu'nun 72.maddesi gereğince borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi; menfi tespit davasını, bir hukuki ilişkinin ya da ondan doğan bir hak veya yetkinin mevcut olmadığının, bir belgenin sahteliğinin ya da herhangi bir nedenle hükümsüzlüğünün tespiti için hukuki yarar bulunması koşuluna bağlı olarak açılan ve sonucunda herhangi bir mahkumiyet istemini içermeyip, konusunu teşkil eden hususun bir kararla tespitini amaçlayan dava olarak tanımlamıştır. Borçlu icra takibine süresinde itiraz etmediği ve takibin kesinleşmesi halinde borcunun bulunmadığını bu dava türü ile ileri sürebilir. Menfi tespit davasında ispat yükü kural olarak davalı alacaklıya düşer. Ancak kambiyo senedi niteliğinde bulunan bonolardan kaynaklanan alacaklarda ispat yükü borçlu bulunmadığını iddia eden davacı borçluya düşer. , Tüm dosya kapsamında yapılan inceleme sonucunda; İcra takibi konusu olan çek üzerinde yapılan incelemede çekin üzerinde hatır çeki olduğuna ilişkin bir bilgi bulunmadığı veya buna ilişkin taraflar arasında düzenlenen bir sözleşme olmadığı, Çek bedelinin 150.000,00 TL olduğu, buna ilişkin olduğu iddia edilen ödemenin 448.000,00 TL olduğu, sunulan dekontlarda çeke ilişkin ödeme yapıldığına dair bir açıklamanın bulunmadığı ve yapılan ödemelerin çek keşide tarihinden önceye ait olduğu anlaşılmıştır. Dava dosyasının taraflarının karşılıklı taraf olduğu soruşturma dosyası da bulunmamaktadır. HMK’nin ispat yükünü düzenleyen 190. maddesine göre ispat yükü; kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi gereğince de, "Kural olarak, herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür." düzenlemeleri mevcuttur. Buna göre; dosyada mevcut belgelere göre davanın ispatlanamadığı anlaşılmakla davanın reddine, şartları oluşmadığından davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine dair karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2- Şartları oluşmadığından davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine, 3-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 732,00 TL ilam harcından peşin alınan 2.561,63 TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.829,63 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacılara iadesine, 4-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 4.700,00 TL arabulucu ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye irat kaydına, 5-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderinin davacılar üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine, 7-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine, Dair,tarafların yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.12/10/2026
Katip ... ✍e-imzalıdır
Hakim ... ✍e-imzalıdır