İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2020/403 E. 2020/450 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2020/403
Karar No
2020/450
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/403 KARAR NO : 2020/450 DAVA : Üçüncü Kişi Tarafından Açılan Menfi Tespit DAVA TARİHİ : 21/08/2020 KARAR TARİHİ : 16/10/2020 Mahkememizde görülmekte olan 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün...E. Sayılı dosyasından gönderilen birinci ve ikinci haciz ihbarnameleri müvekkil şirkete tebliğ edilmeden üçüncü haciz ihbarnamesi gönderildiğini, İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün İcra ve İflas Kanunu ile Tebligat Kanununa aykırı olarak yapmış olduğu işlemler nedeniyle ; işlemlere dayanak kararın kaldırılması zımnında İzmir.... İcra Hukuk mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında memur muamelesini şikayet davası ikame edildiğini, davacı müvekkil ile borçlu... Tic. A.ş arasında dönem dönem ticari ilişkilerin kurulduğu, ancak borçlu şirketin müvekkil şirketin üçüncü haciz ihbarnamesinin tebliğ tarihinde herhangi bir para alacağı, mal alacağı veya başkaca bir hakkı bulunmadığından haczedilecek bir alacak söz konusu olmadığını, müvekkil şirketin ticari defterleri üzerinde mahkemeniz marifetiyle yapılacak bilirkişi incelemesi neticesinde müvekkil şirketin... Tic. A.ş 'ye herhangi bir borcu olmadığının ortaya çıkacağını, müvekkil şirket ile borçlu arasında her ne kadar bir ticari ilişki söz konusu olsa da üçüncü haciz ihbarnamesinin tebliğ tarihinde borçlu şirketin müvekkil şirket yedinde doğmuş herhangi bir para alacağı mal alacağı veya başkaca bir hakkı bulunmadığının tespit edilmesi ve yargılama sürecinde tedbiren müvekkil şirket bakımından takibin durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava dışı... VE Tic. A.Ş'nin davalı şirket bünyesindeki alacağının tahsili amacıyla kendilerine gönderilen 89/1 ve 89/2 haciz ihbarnamelerine ilişkin tebligatların usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğini, bu nedenle 89/3 haciz ihbarnamesi gönderilmesi yönündeki icra müdürlüğü kararını şikayet ettiklerini ve şikayet davasının bekletici mesele yapılarak sonucuna göre işbu davanın görülmesini, müvekkil şirkete borçlu olmadıklarını tespitini talep etmiş olduğu, davalı tarafça yapılan tüm iddialar mesnetsiz olduğunu, davacının iş bu davayı açmakta hukuki yararı bulunmaması sebebiyle de davanın reddi gerektiğini, müvekkil ... Ve Tic. A.Ş adına 14.11.2016 tarihinde, dava dışı borçlu .... A.Ş aleyhine 1.017.198,14 TL tutarlı icra takibi başlatıldığını, bahsi geçen İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasının takibinin kesinleştiğini, davacı taraf dava dilekçesinde her ne kadar vekalet ücretinin tarafımıza yükletilmesine karar verilmesini talep etmiş olsa da 1. Ve 2. Haciz ihbarnamelerine süresinde yapılmış bir itiraz bulunmadığından 3. Haciz ihbarnamesi düzenlenmesinde herhangi hukuka aykırılık bulunmayıp müvekkilinin davanın açılmasına sebebiyet vermediği, davacı şirketin kendi kusuruyla süresi içerisinde haciz ihbarnamelerine itiraz etmediğini, bu nedenle davanın açılmasında kusuru bulunmayan müvekkil aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesi hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu beyan etmiştir. DELİLLER: 1-İzmir ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra dosyası, 2-İzmir .... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası, 3-Davacı vekilinin 15/10/2020 havale tarihli feragat dilekçesi, 4-Davalı vekilinin 16/10/2020 havale tarihli beyan dilekçesi, 5-Sair deliller. DAVA KONUSU: Açılan dava, davacı şirketin taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davalı borçlu ...ve Ticaret Anonim Şirketi'ne ve İzmir... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra dosyasında taraflarına gönderilen üçüncü haciz ihbarnamesi çerçevesinde davalı...Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'ne borçlu olmadığının tespiti talebine ilişkindir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Menfi tespit ve istirdat davalarına ilişkin hususlar 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 72. maddesinde; ''Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir. İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir. İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini istiyebilir. (Değişik fıkra: 09/11/1988 - 3494/6 md.) Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./15.md.) yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez. (Değişik fıkra: 09/11/1988 - 3494/6 md.) Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./15.md.) yüzde yirmisinden aşağı olamaz. Borçlu, menfi tesbit davası zımmında tedbir kararı almamış ve borç da ödenmiş olursa, davaya istirdat davası olarak devam edilir. Takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını istiyebilir. Menfi tesbit ve istirdat davaları, takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde açılabileceği gibi, davalının yerleşim yeri mahkemesinde de açılabilir. Davacı istirdat davasında yalnız paranın verilmesi lazım gelmediğini ispata mecburdur.'' şeklinde düzenlenmiştir. İzmir.... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra dosyasını incelenmesi neticesinde, davalı alacaklı ...Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin diğer davalı borçlu ... ve Ticaret Anonim Şirketi aleyhine 1.017,198,14-TL üzerinden icra takibi başlattığı, icra takibi kapsamında davacı ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi adına haciz ihbarnamesi düzenlendiği ve düzenlenen haciz ihbarnamesinin davacı... ve Ticaret Anonim Şirketi'ne gönderildiği görülmektedir. Vekaletnamesinde özel olarak davadan ve kanun yollarından feragat etmeye yetkisi bulunan davacı vekili, dosyaya sunduğu 15/10/2020 havale tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiklerini bildirmiştir. Feragat, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 307. maddesinde; ''Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir.'' şeklinde düzenlenmiştir. Feragat, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. Feragat, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. İrade bozukluğu hâllerinde, feragat ve kabulün iptali istenebilir. Feragat beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilir. Feragat, talep sonucunun sadece bir kısmına ilişkin ise yargılama giderlerine mahkûmiyet, ona göre belirlenir. Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. Kısmen feragat veya kabulde, feragat edilen veya kabul edilen kısmın, dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi gerekir. Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 22. maddesinde, davadan feragat veya davayı kabul veya sulh, muhakemenin ilk celsesinde vuku bulursa, karar ve ilam harcının üçte biri, daha sonra olursa üçte ikisi alınır, hükmü yer almaktadır. Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, İzmir ... İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı icra dosyası, İzmir ... İcra Hukuk Mahkemesi'nin... Esas sayılı dosyası, davacı vekilinin 15/10/2020 havale tarihli feragat dilekçesi, davalı vekilinin 16/10/2020 havale tarihli beyan dilekçesi ve sair deliller birlikte değerlendirildiğinde, vekaletnamesinde davadan ve kanun yollarından feragat etmeye ilişkin özel yetkisi bulunan davacı vekilinin ön inceleme duruşması yapılmadan dilekçeler safhasında 15/10/2020 tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiklerini beyan ettiği, davalı vekilinin de feragat kapsamında davacı taraftan herhangi bir yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri olmadığını beyan ettiği anlaşılmakla, açılan davanın feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Açılan davanın feragat nedeniyle REDDİNE, 2-Davacı tarafından gerçekleştirilen yargılama giderlerinin davacının üzerinde bırakılmasına, 3-Davalı vekilinin vekalet ücreti talebi olmadığı anlaşıldığından vekalet ücreti hususunda karar verilmesine yer olmadığına, 4-492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 22. maddesi uyarınca alınması gereken 18,13-TL karar ve ilam harcının peşin alınan 54,40-TL harçtan mahsubu bakiye 36,27-TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde yatırana iadesine, 5-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, Dair, tarafların yokluklarında dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 311. maddesi gereğince kesin olmak üzere karar verildi. 16/10/2020

Katip... E imza

Hakim ... eimza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2020/403, K. 2020/450, T. 16.10.2020, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2020-403-e-2020-450-k-d3a06fb3de26