İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/147 E. 2026/508 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/147
- Karar No
- 2026/508
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C ANKARA ASLİYE SEKİZİNCİ TİCARET MAHKEMESİ K A R A R
ESAS NO : 2026/147 KARAR NO : 2026/508
HAKİM : ... ... KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ... ... VEKİLİ : Av. ... ... DAVALI : ... - ... ... VEKİLİ : Av. ... - . DAVA : 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (Alacak) DAVA TARİHİ : 06/02/2026 KARAR TARİHİ : 18/06/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 17/07/2026 Mahkememizde görülmekte olan 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (Alacak) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile dava dışı .... arasında faktoring sözleşmesi akdedildiğini, bu sözleşmeye istinaden davacı borçlu şirketin keşidecisi olduğu .... ait 14/06/2024 tarihli.... seri numaralı 500.000 Türk Lirası bedelli çekin müvekkil şirkete tevdi edildiğini, çekin karşılıksız çıkması nedeniyle 500.000 Türk Lirası tutarındaki alacağın tahsil edilemediğini, davalı şirketin ... sayılı dosyası ile konkordato talebinde bulunduğunu, mahkemece 26/06/2024 tarihinde geçici mühlet ve 22/11/2024 tarihinde kesin mühlet kararı verildiğini, müvekkil şirketin alacağının 04/07/2024 tarihinde usulüne uygun bildirildiğini, konkordato yargılaması sonucunda 19/11/2025 tarihinde konkordatonun tasdikine karar verildiğini, 06/11/2025 tarihli nihai raporda adi alacakların 12 taksitte ödenmesinin kararlaştırıldığını, ancak müvekkil şirketin alacağının nisaba dahil edilmediğini, davalı şirketin keşide ettiği çekten dolayı müvekkil şirkete borçlu olduğunun sabit olduğunu, İcra ve İflas Kanunu'nun 299. maddesi gereğince alacağın çekişmeli olmadığını, İcra ve İflas Kanunu'nun 308/b maddesi uyarınca çekişmeli hale gelen alacak için dava açma zarureti doğduğunu, 2025/19811 numaralı dosya ile yapılan arabuluculuk başvurusunda anlaşma sağlanamadığını, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla çekişmeli hale gelen 500.000 TL tutarındaki alacağın tespiti ile projede kabul edilen kısım ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin 6 Şubat 2023 tarihinde gerçekleşen .... merkezli depremlerin ekonomik etkileri nedeniyle nakit akışını korumak ve ticari faaliyetlerini sürdürebilmek amacıyla 24.06.2024 tarihinde konkordato talebinde bulunduğu, .... tarihinde bir yıllık kesin mühlet kararı verildiğini, konkordato projesinin adi alacaklılarca %70'i aşan, rehinli alacaklılarca ise 2/3'ü aşan çoğunlukla kabul edildiği,.... tarafından 19.11.2025 tarihinde projenin tasdik edildiği ve İİK 307 uyarınca rehinli malların satışının 1 yıl ertelendiği, davacının elinde bulundurduğu keşidecisi müvekkil şirket, lehtarı .... seri numaralı 500.000,00TL bedelli çekin konkordato projesinin 119. sayfasındaki çek borçları tablosunun 14. sırasında yer aldığı, davacının alacak bildiriminde bulunduğunu ve müvekkili şirket tarafından bu alacağın kabul edildiğini, konkordato komiserliği nihai raporunun 55. sayfasında ciro yoluyla çek sahibi olanların alacaklarının dikkate alındığının belirtildiği, dolayısıyla davacının alacağının çekişmeli olmadığı ve nisaba dahil edildiğini, ödemelerin mahkeme kararında belirtilen tarihlerde yetkili çek hamiline yapılacağını, davacının sunduğu ödeme tablosunun rehinli alacaklılara ait olduğu ancak davacının adi alacaklı konumunda bulunduğunu, bu nedenle davacının İcra İflas Kanunu'nun 308/b maddesinde düzenlenen itiraza uğramış alacaklı sıfatını taşımadığını, dava şartlarının oluşmadığını ve hukuki yararının bulunmadığı gerekçeleriyle davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, İcra ve İflas Kanunu'nun 308/b maddesi kapsamında açılan çekişmeli alacak davasına ilişkindir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-h maddesi uyarınca davacının davayı açmakta hukuki yararının bulunması dava şartı olup, aynı Kanun'un 115. maddesi gereğince dava şartı noksanlığının tespiti halinde davanın usulden reddine karar verilmesi gerekmektedir. İİK'nın 308/b maddesi uyarınca çekişmeli alacak davası açılabilmesi için, alacaklının alacağının konkordato yargılaması sırasında borçlu veya konkordato komiseri tarafından itiraza uğramış olması ve bu nedenle alacağının konkordato nisabına dahil edilmemiş bulunması gerekmektedir. Başka bir ifadeyle, anılan dava hakkı yalnızca alacağı çekişmeli hale gelen alacaklılara tanınmış olup, alacağı kabul edilen alacaklıların bu hükme dayanarak dava açmalarında korunmaya değer güncel bir hukuki yarar bulunmamaktadır. Somut olayda; davacının talebine dayanak oluşturan, keşidecisi davalı şirket, lehtarı .... seri numaralı ve 500.000,00 TL bedelli çekten kaynaklanan alacağın, .... Esas sayılı dosyasında tasdik edilen konkordato projesi kapsamında "Çek Borçları" bölümünde yer aldığı anlaşılmıştır. Bunun yanında, konkordato yargılaması sırasında davacı tarafından yapılan alacak bildirimine ilişkin olarak İİK'nın 300. maddesi uyarınca alınan borçlu beyanında, dava konusu 500.000,00 TL tutarındaki alacağın davalı şirket tarafından kabul edildiği, alacağa yönelik herhangi bir itiraz ileri sürülmediği görülmüştür. Konkordato komiser kurulunun nihai raporunda da şirket çeklerini ciro yoluyla iktisap eden çek hamillerinin alacaklarının nisaba dahil edildiği ve toplantıda oy kullandırıldıkları açıkça belirtilmiştir. Bu itibarla davacının alacağının konkordato sürecinde çekişmeli hale getirilmediği, aksine konkordato projesi kapsamında kabul edilerek nisaba dahil edildiği ve konkordato hükümlerinden yararlanacak alacaklar arasında yer aldığı anlaşılmaktadır. Dava konusu alacak yönünden İİK'nın 308/b maddesinde öngörülen "alacağı itiraza uğramış alacaklı" koşulu gerçekleşmemiştir. Davacı, konkordato projesi kapsamında ödeme tarihinde yetkili çek hamili olması halinde proje hükümleri çerçevesinde alacağını tahsil edebilecek olup, alacağının tespiti veya konkordato nisabına dahil edilmesi amacıyla ayrıca işbu davayı açmasını gerektiren korunmaya değer, güncel ve meşru bir hukuki yararı bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığı anlaşıldığından, HMK'nın 114/1-h ve 115. maddeleri uyarınca davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Nedenleri yukarıda açıklandığı üzere; Davanın hukuki yarar yokluğundan reddine, Peşin alınan 8.538,75 TL harçtan alınması gerekli 732,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 7.806,75 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Arabuluculuk Kanununun 18/A(13). maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 6.000,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, Kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince takdir ve tespit edilen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi üzerine davacı tarafa iadesine , Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde ....
Katip ... ¸e-imzalıdır.
Hakim ... ¸e-imzalıdır.
¸e-imzalıdır. ¸e-imzalıdır.