İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/138 E. 2026/403 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/138
- Karar No
- 2026/403
- Karar Tarihi
T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A Yargılama Yapmaya Ve Hüküm Vermeye Yetkili T.C. ANKARA BATI 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2026/138 KARAR NO: 2026/403
HAKİM : KATİP :
DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ :
DAVA : Alacak (Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 07/09/2022 KARAR TARİHİ : 15/05/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 15/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin 23/07/2014 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi'nde görüleceği üzere eski ortakları ... ve ... tarafından tür değişikliği yapılıp Limited'den Anonim Şirkete dönüştürüldüğünü, tür değişikliğinden sonra yine 13/08/2014 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi'nden ve de ekli belgelerden de anlaşılacağı üzere işbu ortakların tüm hisselerini halen daha şirket yetkilisi olan....'e devrettiğini, davalının, davacı şirketteki hisse ve yetkilerini şimdiki şirket yetkilisi ...'e devrettikten sonra davacı şirketin kasasından ortak olduğu dönemde almış olduğu borçların bir kısmını ödemiş olduğunu, 01/01/2016 tarihi itibariyle davacı şirkete olan borcu faiz hariç 1.594.623,91-TL olduğunu, Bu borcun halen daha davalı tarafça ödenmediği gibi, davacı şirkete ait onaylı defter ve resmi beyanlarda da bu hususların apaçık belli olduğunu, davalı tarafça yapılan kısmı ödemelerin akabinde en sonunda 01/01/2016 tarihi itibariyle de davalı tarafın borcunun 1.594.623,91-TL olduğunun tespit edildiğini, müvekkili tarafça yapılan incelemede davalı eski ortağın suç işleyerek usulsüzlük yaptığını, davalı müvekkili şirket .... İnşaat Ve Dekorasyon A.Ş. olarak Ticaret Sicil Gazetesinde de görüleceği üzere Anonim Şirkete 23/07/2014 tarihinde dönüştürülmeden önce limited şirketi iken, 2016 yılında çıkartılan 6736 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Kanun'dan davalı yetkisi ve ortağı olmamasına rağmen müvekkili şirket adına borcunun 868.507,76TL'lik kısmının %3'ünü devlete, 17/11/2016 tarihinde ödediğini, davalının 17/11/2016 tarihinde müvekkili şirkette ne bir yetkisi ne bir ortaklığı dahi bulunmadığını, böyle bir müracaat hakkı ve yetkisi bulunmadığını, borcun zaten ödendiği, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma sayılı dosyası ile davalı aleyhinde suç duyurusunda bulunulduğunu, davalının müvekkili şirketin ortaklığından ayrıldığını 23/07/2014 tarihinden sonra da .... sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Kanun'dan davalı yetkisi ve ortağı olmamasına rağmen müvekkili şirket adına borcunun 726.116,15TL'lik kısmının %3'ünü devlete 22/12/2014 tarihinde tahakkuk ettiğini, buna ilişkin makbuzu sunduklarını, davalının hem şirketi devretmesine rağmen yetkisiz olarak şirkete olan borçlarına karşılık kayıtların düzenlenmesi için bahsi geçen af niteliğindeki torba yasalardan faydalanarak borçlarının %3'ü oranında devlete vergi ödediğini, ancak o dönemde de şu anki şirket yetkilisi şirketin ortağı ve yetkilisi idi ve bunları da yakın zamanda bu usulsüz işlemleri öğrendiğini, yasal yollara başvurmak zorunda kaldıklarını, davamızın kabulünü, şimdilik 100.000TL alacağın davalıdan alınarak davacı şirkete ödenmesini, işbu alacaklara borçların davalının şirket ortaklığının sonlandığı 23/07/2014 tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi, Mahkeme tarafından bu faiz türünün kabul edilmemesi halinhde avans faizi yürütülmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu borcu kabul etmediklerini, zamanaşımı def'i olduğunu, davanın reddini yargılama gideri ve harç ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını, kötüniyetli biçimde dava açan davacı aleyhine HMK 329/1. Madde gereği benim kendi müvekkili ile yaptığı vekalet ücreti sözleşmesindeki maktu bedelin davadan tahsil edilerek tarafına ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde davanın zaman aşımı nedeniyle reddine karar verilmiş, davacı tarafından işbu karar istinaf edilmiş, Ankara BAM. 21. HD. 2023/1499 E, 2025/1587 K sayılı ilamında "Dava, şirket tarafından eski şirket ortağına karşı açılmış alacak davasıdır. HMK 14/2 maddesinde; " özel hukuk tüzel kişilerinin, ortaklık veya üyelik ilişkileriyle sınırlı olmak kaydıyla, bir ortağına veya üyesine karşı veya bir ortağın yahut üyenin bu sıfatla diğerlerine karşı açacakları davalar için, ilgili tüzel kişinin merkezinin bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir. " düzenlemesine yer verilmiştir. Açılan işbu davada, HMK'nın 14/2 maddesinde yer verilen düzenleme uyarınca şirket merkezinin bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkili olacaktır.Dosya kapsamından, dava konusu " ... İnşaat ve Dekorasyon Anonim Şirketi"'nin adresi; 26/04/2022 tarihli, .... sayılı ...'de, ....Mahallesi,....Caddesi, ... Girişi.... olarak müdürlük de kayıtlı görülmektedir. Somut uyuşmazlıkta o halde davacı şirketin merkezinin bulunduğu yer mahkemesi olan Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkisi, HMK'nun 14. maddesi uyarınca kesin yetki olacaktır. (Emsal Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 12/10/2015 tarih 2015/10708 Esas 2015/10274 Karar, 21/03/2016 tarih 2016/1052 Esas 2016/3132 Karar sayılı ilamları).(Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin ve bu konudaki 25/03/2022 gün 2021/9104 Esas 2022/2412 Karar sayılı uyuşmazlığın giderilmesine yönelik kararı)Kesin yetki kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülebileceği gibi taraflarca ileri sürülmese dahi mahkemelerce de re'sen gözönünde bulundurulması gereken usul kurallarındandır. Hal böyle olunca mahkemece, açılan davada, yetkisizlik nedeniyle dava şartları yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken yetkili mahkeme olunduğunun kabulüyle yazılı şekilde davanın zamanaşımı nedeniyle reddine yönelik verilen kararında isabet görülmemiştir." denilerek Ankara 5. Asliye Tİcaret Mahkemesinin kararını kaldırmış ve mahkememize tevzi edilen dosya yukarıdaki esas numarası almıştır. Görevsiz Mahkemece yapılan usuli işlemlerin tekrarını gerektirir bir durum olmadığı anlaşılmakla, mahkememizce dosyada toplanan deliller yeterli görülmüştür. Bilirkişi heyeti raporunda özetle; Davalının davacıya borçlu olduğu iddia edilen dava konusu borçları ikrar ettiği ve bir kısmını doğrudan bir kısmını da yeniden yapılandırmanın verdiği indirim olanağı ile ödediğini, aksinin davacı tarafından ispatlanamadığı şeklinde bir değerlendirme yapılabileceği sonucuna ulaşıldığını belirtmiştir. Davalının süresinde sunduğu cevap dilekçesi ile zamanaşımı definde bulunduğu anlaşılmakla dava zamanaşımı yönünden incelendiğinde 6098 sayılı TBK 147 vd. Maddelerince uyuşmazlığın çözümü gerekir. Anılan madde kanunun genel olarak zamanaşımını düzenlediği 146.maddesinden farklı olarak ayrık öngördüğü ve tahdidi olarak zikrettiği beş yıllık zamanaşımının uygulanacağı uyuşmazlıkları düzenlemektedir. Mevcut davada ortaya çıkan uyuşmazlığın alacak isteminden kaynaklandığı alacağın ise davacı şirket tarafından davalıya ortak iken verilen borç nedeniyle ortaya çıktığı anlaşılmıştır. Zamanaşımının başlangıç tarihi, ise davalının paylarını devir ettiği 23/07/2014 tarihidir. Şu halde TBK 147/4 gereğince bir ortak ile ortaklık arasındaki alacakların beş yıllık zamanaşımına tabi olmakla mevcut uyuşmazlık da zamanaşımı süresinin beş yıl olarak uygunlaması gerektiği, davanın beş yıllık zamanaşımı süresinden sonra açıldığı anlaşılmıştır. Bununla birlikte uyuşmazlıkta süresi içinde zamanaşımını kesen bir nedenin de mevcut olmadığı görülmekle alacağın zamanaşımına uğradığına karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçeler uyarınca; 1-Zaman aşımı nedeniyle davanın REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan 732,00 TL harçtan peşin alınan 1.707,75 TL harcın mahsubu ile bakiye 975,75-TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davalı vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ve takdir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından yapılan her hangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-6325 Sayılı Kanunun 18/A-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 1.560,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 7-HMK'nın 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının davacıya iadesine,
Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı davacı tarafın yokluğunda , kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.15/05/2026
Katip ...E-imzalıdır Hakim ...E-imzalıdır