İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/137 E. 2026/430 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/137
Karar No
2026/430
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/137 Esas KARAR NO : 2026/430

DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 08/01/2026 KARAR TARİHİ : 15/06/2026

... 12. Asliye Hukuk Mahkemesinin ...Esas, ...Karar, 09/01/2026 tarihli Yetkisizlik kararı üzerine Mahkememiz yukarıdaki esasına kaydı yapılan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin sigortalısı olan ... Ltd. Şti. bünyesinde görev yapan davalı ...'in, satış programı üzerinden gerçekleştirdiği işlemleri sistemden iptal ederek kasada bulunması gereken nakit tutarları uhdesine geçirdiğini, satış kaydı oluşturmaksızın market ürünlerini stoktan çıkardığını ve stok kayıtlarında değişiklik yaparak eksikliği gizlemeye çalıştığını, 2023 yılı Şubat ayından 2024 yılı Şubat ayına kadar devam eden bu işlemler neticesinde işletme stoklarında emsal oranlarla açıklanamayacak eksiklikler meydana geldiğini, polis tarafından düzenlenen görüntü izleme tutanakları ile davalının eylemlerinin sigortalı nezdinde zarara sebebiyet verdiğinin tespit edildiğini, müvekkil şirket tarafından sigortalısına 110,425.26 TL tutarında ödeme yapıldığını, ... Cumhuriyet Başsavcılığı ...Esas sayılı dosyasındaki görüntü inceleme tutanağı ve davalının ifadesi ile zararın davalının görevini kötüye kullanmasından kaynaklandığının anlaşıldığını, sigorta poliçesi kapsamında tazmin edilen zararın halefiyet gereği rücuya tabi olduğunu, davalı hakkında ... İcra Dairesi ... E. sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalının kötü niyetle itiraz ettiğini, 8.1.2026 tarihinde gerçekleştirilen arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını belirterek, davalının tüm menkul, gayrimenkul ve üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasını, ... İcra Dairesi ... sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamını, davalının haksız ve kötü niyetli itirazı nedeniyle yüzde yirmi oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkememizin 19/02/2026 tarihli ara kararı ile davacının ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı .... Sigorta A. Ş. tarafından sigortalısı .... Ltd. Şti. adına yapılan ödemeye istinaden müvekkil aleyhine ... İcra Müdürlüğü'nün... E. sayılı dosyası üzerinden başlatılan ilamsız icra takibinin haksız olduğunu, müvekkilin işverene herhangi bir borcu bulunmadığını ve zarara sebebiyet vermediğini, müvekkilin 17.11.2020 ile 15.02.2024 tarihleri arasında market bölümünde çalıştığını, işveren tarafından hırsızlık suçlamasıyla senet imzalatılmaya çalışıldığını, kabul etmemesi üzerine tehdit edilerek İş Kanunu'nun 46. maddesi uyarınca işten çıkarıldığını, işveren tarafından yapılan suç duyurusu neticesinde ... Cumhuriyet Savcılığı'nın ...Soruşturma sayılı dosyasında müvekkil hakkında takipsizlik kararı verildiğini ve bu kararın kesinleştiğini, müvekkilin stoklarda oynama yapmadığını ve güveni kötüye kullanmadığını, işyerinde uygulanan rutin kasa işlemleri gereği çalışanların zaman zaman kasadan para alıp geri koyduklarını veya not düştüklerini, bu durumun diğer çalışanlar ve müdür tarafından da gerçekleştirildiğini, 27.01.2024,03.02.2024 ve 06.02.2024 tarihli video kayıtlarında bu uygulamaların görüldüğünü, ayrıca müdür ile yapılan WhatsApp yazışmalarının da bu durumu doğruladığını, markette dört işçinin ortak şifre ile sisteme erişimi olduğunu ve kasa kapanışlarının vardiya sorumluları tarafından yapıldığını, dolayısıyla stok eksikliğinden müvekkilin sorumlu tutulamayacağını, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını belirterek haksız davanın reddini, davacının %20 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Taraflara usulüne uygun davetiyeler tebliğ edilmiş olup, vergi kayıtları, ticaret sicil kayıtları, ... Cumhuriyet Başsavcılığının .... CBS Soruşturma dosya UYAP sureti, hasar dosyası, poliçe ve ödeme dekontları, video kayıt kesitlerini içeren flash dosyamız içerisine alınmıştır. Dava; ... poliçesi ile sigortalısı ....Şti. 'nin market bölümünde kasiyer olarak görev yapan davalı...'in görev yaptığı süre içerisinde satış programı (Bitakep) üzerinden gerçekleştirilen bazı satış işlemlerini sistemden iptal etmek suretiyle bu işlemlere karşılık kasada bulunması gereken nakit tutarları uhdesine geçirdiği, satış kaydı oluşturulmaksızın markete ait bazı ürünleri stoktan çıkardığı ve stok kayıtlarında değişiklik yaparak oluşan eksikliği gizlemek şeklinde görevi kötüye kullanmış olmakla zararın meydana geldiğinin tespit edildiği, zararın meydana gelmesinde davalının kusurlu olduğu iddiası ile sigortalısına ödediği hasar bedeli için yapılan ödemenin rücuen tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali davasıdır. Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava, sigorta hasar bedelinin rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesinde; "Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir." hükmü yer almaktadır. HMK 114/1.c maddesi uyarınca "Mahkemenin görevli olması" dava şartlarından olup, HMK 138 maddesi dikkate alınarak dava şartlarının öncelikle karara bağlanması gerekmektedir. HMK 115. maddesinde ise "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir..." düzenlemesi yer almaktadır. Bir davanın Ticaret Mahkemelerinde görülebilmesi için açılan davanın mutlak veya nispi ticari davalardan olması gerekmektedir. Mutlak ticari davalar 6102 sayılı TTK'nun 4. Maddesi uyarınca TTK'nda düzenlenmiş olan bütün hususlardan doğan davalar ile TTK'nun 4. Maddesinde belirtilen özel kanunlardaki davalardır. Nispi ticari davalar ise her iki tarafın tacir olduğu ve dava konusu uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olduğu davalardır. 6335 Sayılı Yasanın 2. Maddesi ile 6102 Sayılı TTK'nun 5. Maddesinin 3 ve 4 nolu fıkraları değiştirilerek Ticaret Mahkemeleri ile Asliye Hukuk Mahkemeleri arasındaki iş bölümü ilişkisi görev ilişkisine dönüştürülmüştür ve görev hususu HMK'nun 114/c maddesi uyarınca dava şartlarından olup yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınır. TTK'nun Halefiyet başlıklı 1472.maddesi aynen "(1) Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir. (2) Sigortalı, birinci fıkraya göre sigortacıya geçen haklarını ihlal edici şekilde davranırsa, sigortacıya karşı sorumlu olur. Sigortacı zararı kısmen tazmin etmişse, sigortalı kalan kısımdan dolayı sorumlulara karşı sahip olduğu başvurma hakkını korur." hükmünü içermektedir. Rücu ve halefiyet Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun ...Tarih E. ...sayılı kararında "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava olmayıp; aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." şeklinde vurgulanmıştır. 6102 sayılı TTK'nın "Halefiyet" başlığı altındaki 1472.maddesinde ise "Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder." hükmüne yer verilmiştir. Buna göre; davacı sigorta şirketinin sigortalısı hangi görevli ve yetkili mahkemede dava açabilecek ise, sigorta şirketinin de halefiyet gereğince aynen sigortalı gibi o mahkemede dava açabileceğine işaret edilmiştir. Davacı ile dava dışı ...Şti.'nin arasında... nolu poliçe ile 28/12/2022/2023 vade tarihleri arasında ... Akaryakıt Paket Sigorta poliçesi imzalandığı, sigortalı işyerinde davaya konu davalı işçinin dava dışı sigortalı işverenin Güvenini Kötüye Kullanması nedeniyle verilen zararın sigortalıya ödendiği, ödenen zarar bedelinin davalıdan rücuen talep edildiği anlaşılmaktadır. Somut olayda, uyuşmazlığın davacı sigorta şirketinin teminat altına almış olduğu hasar riskinin gerçekleşmesi nedeni ile sigortalısına yapmış olduğu ödemenin, olayın gerçekleşmesinde kusuru/kastı bulunduğunu iddia ettiği davalıya rücu edilmesi ile ilgili olduğu, sigortalısına ödeme yapan sigorta şirketinin ödeme yaptığı şahsın haklarına halef olacağı ve açacağı davalarda da sigortalı dava açsaydı görevli mahkeme hangi mahkeme olacaksa o mahkemenin görevli mahkeme olacağı kuralına göre, davacının halefi olduğu dava dışı sigortalı ile davalı arasındaki ilişkinin 6102 sayılı kanunun kapsamı dışında kaldığı gibi iş hukukunu ilgilendirdiği, rücu olmasa idi işverenin işçisine karşı güveninin kötüye kullanılması nedeniyle uğradığı zararın tazmini için İş Mahkemesinde dava açması gerekeceğinden, davaya bakmaya görevli mahkemenin İş Mahkemeleri olduğu, bu sebeple HMK'nun 114/1-c maddesi uyarınca, mahkemenin görevli olmasının dava şartlarından olduğu ve dava şartlarının da davanın her aşamasında mahkemece re'sen dikkate alınması gerektiğinden, davacı tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davada İş Mahkemelerinin görevli olması nedeniyle davacının davasının görev yönünden reddine, görevli mahkemelerin İstanbul İş Mahkemeleri olduğunun tespitine dair karar verilerek, aşağıdaki hüküm tesis olunmuştur. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 6100 Sayılı HMK.'nın 2. maddesi uyarınca ilgili ihtilaflara bakma görevinin İş Mahkemelerine ait olduğu, mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla, işbu davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle 6100 sayılı HMK'nun 114/c maddesi uyarınca USULDEN REDDİNE 2-HMK 20. Maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesine müteakip taraflarca 2 haftalık süre içerisinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmesi halinde dosyanın görevli İSTANBUL NÖB. İŞ MAHKEMESİNE gönderilmesine, taraflarca 2 haftalık süre içerisinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmediği takdirde RESEN davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğinin ihtarına , 3-HMK'nun 331/2 maddesi gereğince görevsizlik ve yetkisizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerine o mahkemenin hükmedeceği, gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine davanın açıldığı mahkemenin dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkum edeceği ön görüldüğünden yargılama giderleri konusunda bu aşamada KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 4-Yargılama, harç ve masrafların ve diğer hususların görevli mahkemece dikkate alınmasına, Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, HMK 342.maddesine uygun olarak düzenlenmiş dilekçenin, HMK 343.maddesi gereğince Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilmesi ve HMK 344.maddesinde belirtilen harç ve giderlerin yatırılması sureti ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar tefhim edildi, usulen anlatıldı. 15/06/2026

Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/137, K. 2026/430, T. 15.06.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-137-e-2026-430-k-cdcf80cda178