İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/1367 E. 2026/671 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/1367
Karar No
2026/671
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2026/1367 Esas KARAR NO:2026/671

DAVA:Şirketin İhyası DAVA TARİHİ:23/06/2026 KARAR TARİHİ:25/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Davacı tarafından, davalılar .... İş Mahkemesi nezdinde işe iade ve sendikal tazminat istemli dava açıldığını, söz konusu dava derdest iken ve yargılama devam ederken, davalı şirket (... ve Tic. Ltd. Şti.) tasfiye sürecine girdiğini ve 10.09.2025 tarihinde ticaret sicilinden terkin edildiğini, bu sebeple işe iade gibi kısa sürede bitmesi amaçlanan dava bu terkin yüzünden aylarca uzamak zorunda kaldığını, davalı tasfiye memurunun, ... Üniversitesi çalışanı olduğunu, üniversitenin talebi ile terkini tamamlandığını, bu isteğin sebebinin ise iş mahkemesinde devam eden davanın akamete uğraması olduğunu, bu sırada sendikal tazminat alacağı yüksek enflasyon karşısında erimeye devam ettiğini, İşbu davanın istinaf aşaması da dahil olmak üzere aylarca da uzayacak olması söz konusu zararın daha da artmasına yol açacağını, davalı şirketin tasfiyesi, aleyhine açılmış ve halen devam eden bir dava bulunmasına rağmen tamamlanmış gibi gösterilerek sicilden terkin edildiğini, hukuken, bir şirket hakkında derdest dava varken tasfiyenin sonlandırılması ve şirketin sicilden silinmesi mümkün olmadığını, bu durumun, tasfiyenin eksik bırakıldığını ve şirketin tüzel kişiliğinin sona ermediğini gösterdiğini, Yargıtay ve Bölge Adliye Mahkemeleri'nin istikrar kazanmış içtihatlarına göre, derdest bir dava var iken şirketin sicilden terkin edilmesi, TTK m. 547 anlamında "ek tasfiye" işlemlerinin yapılmasını zorunlu kıldığını, şirketin son tasfiye memuru davalı ... olduğunu, tasfiye memurunun, şirketin borçlarını ve derdest davalarını bilmesine veya bilmesi gerekmesine rağmen, bu borçları ödemeden veya davayı sonuçlandırmadan tasfiyeyi kapattığını, şirket hakkında açılmış davanın varlığına rağmen tasfiyenin kapatılması, tasfiye memurunun görevini layıkıyla yapmadığını gösterdiğini, taleplerinin şirketin genel bir ihyası değil, .... İş Mahkemesi'nde derdest 2025/... dosyasın görülmesi, sonuçlandırılması ve kararın infazı işlemleriyle sınırlı bir ihya talebi olduğunu beyan ederek Tasfiye sonucu sicilden terkin edilen ...'nün ...-0 sicil numarasında kayıtlI ... Ve Ticaret Limited Şirketi'nin .... İş Mahkemesi'nin 2025/... Esas sayılı dava dosyasının görülüp sonuçlandırılması ve verilecek kararın infaz işlemleriyle sınırlı olmak üzere ihyasına (ek tasfiye için yeniden tesciline), TTK m. 547/2 uyarınca ek tasfiye işlemlerini yürütmek üzere şirketin son tasfiye memuru ...'in tasfiye memuru olarak atanmasına,keyfiyetin ...'ne bildirilmesine ve Tescil ve İlanına, tasfiyeyi usulüne uygun yapmayarak işbu davanın açılmasına sebebiyet veren davalı tasfiye memuru aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretinin yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ... Müdürlüğü'nün, ...’ne tescil konusundaki talepleri, ilgili yasanın kendisine verdiği yetki ve görev alanı içinde değerlendirdiğini ve sonuca bağlandığını, yasal şartlar oluşmuşsa yapılan işlemle ilgili tescil kararı verdiğini, aksi halde, tescil talebini gerekçe göstererek reddettiğini, tasfiye memurları tarafından tasfiye prosedürünün eksik bırakılmış olmasının memurların sorumluluğunu gerektirdiğini, tasfiye memurlarının eksik işlemlerini, müvekkili Sicil Müdürlüğü’nün tespit etmesinin mümkün olmadığını, TTK m. 545/1’de düzenlendiği üzere, müvekkili ... Müdürlüğü'nün tasfiye memurlarının bildirimi ve başvurusu üzere işlem yaptığını, bu kapsamda herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, tasfiye memurlarının, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlâl ettikleri takdirde, şirkete ve şirketin alacaklılarına karşı sorumlu olduğunun düzenlendiğini, müvekkili Sicili Müdürlüğü'nün, dava açılmasına sebep olacak herhangi bir işlem yapmadığını, tasfiye sürecinde, eksik olarak yapıldığı iddia edilen işlemlerin muhatabının tasfiye memurları olduğunu, bu nedenle, yasal hasım konumunda bulunan müvekkili aleyhine yargılama giderlerine ve vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini beyan ederek; haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Tasfiye Memuru ... cevap dilekçesinde; davacı tarafın, işbu dava ile ticaret sicilinden terkin edilmiş bulunan ... Özel Güvenlik Hizmetleri ve Ticaret Ltd. Şti.’nin ihyasını talep ettiğini, ancak ihya kurumunun, istisnai nitelikte olup belirli şartların varlığı halinde değerlendirildiğini,Türk Ticaret Kanunu çerçevesinde şirketin tasfiye işlemleri, yasal gerekliliklere uygun şekilde yürütülmüş ve tamamlandığını, tasfiye sürecine ilişkin ilan ve çağrılar yapılarak, şirketin ticaret sicilinden terkin edildiğini, bu durumda şirketin tüzel kişiliğinin sona erdiği kabul edilmesi gerektiğini, somut olayda ise davacının, bu şartlardan hiçbiriyle ilgili yeterli ve açık delil sunmadığını, davacının, davacı şirketin kapandığını bilmekte ve iş akdinin de bu nedenle sonlandığını bildiğini şirketin usulüne uygun kapanma kararı alınmasından ticaret sicilinden terkin işlemine kadar herhangi bir itirazın da olmadığı dikkate alındığında şirketin yeniden ihyasını gerektirecek hukuki yararın mevcut olmadığının da açık olduğunu,kapanan ve ticaret sicilinden terkin edilen şirketin tasfiye sürecinin de müvekkili tarafından hukuka uygun şekilde işletilmiş olduğundan müvekkiline atfedilebilecek herhangi bir kusurun mevcut olmadığını, mahkemece şirketin ihyasına karar verilecek ise, müvekkilinin davanın açılmasına sebebiyet veren herhangi bir davranışı bulunmadığı göz önünde bulundurularak 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 312. maddesi açık hükmü uyarınca: “Davalı, davanın açılmasına kendi hal ve davranışıyla sebebiyet vermemiş ve yargılamanın ilk duruşmasında da davacının talep sonucunu kabul etmiş ise yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilmez." hükmü gereğince vekalet ücreti ve yargılama giderinden sorumlu tutulmamasını talep ettiklerini, her ne kadar davacı tarafça işbu dava açılmış ise de, müvekkilin tasfiye sürecinde herhangi bir kusurlu davranışı olmayıp tasfiye işlemlerini de hukuka uygun olarak yürüttüğü ve işbu davanın açılmasına müvekkilinin, kendi kusuru ile sebebiyet vermediği dikkate alınarak davacının somut dayanaktan yoksun haksız talepli davasının reddi gerektiğini, .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 29.04.2026 tarih, ... Karar sayılı kararı ile dava konusu şirketin ihyasına karar verildiğinden ve işbu davanın konusunun da .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2026/... Esas sayılı dosyasının konusu ile aynı olması ve işbu davada davanın konusuz kalması nedeniyle hüküm kurmaya yer olmadığı dikkate alınarak davanın reddine, davacıya tebliğ edilen ve iş yerinin kapandığını bildiren iş akdi fesih bildirimine rağmen şirketin kapanmasına herhangi bir itirazda bulunmadığı, tasfiye sürecini usulüne uygun olarak yürütüldüğü ilanların usulüne uygun olarak yapıldığı ve bu süreçte şirketin tasfiyesine herhangi bir itirazın yapılmadığı dikkate alınarak davanın reddine, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi halinde yukarıda da belirttikleri üzere işbu davanın açılmasına müvekkili sebebiyet vermediğinden ve tasfiye sürecinde herhangi bir hukuka aykırı işlem yapılmadığından müvekkili aleyhine yargılama masrafı ve vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: .... İş Mahkemesi'nin 2025/... Esas sayılı dosyasının bir suretinin UYAP üzerinden gönderilmiş olduğu, dosyanın yapılan incelemesinde; Davacı ... tarafından davalılar ... Ve Ticaret Limited Şirketi, ... Üniversitesi Rektörlüğü aleyhine Tespit (İşe İade İstemli) dava açıldığı tespit edilmiştir. ...'ne yazılan yazıya verilen cevapta ...'nin ticaret sicil kayıtlarının gönderilmiş olduğu, şirketin tasfiyesinin sona erdiği 10/09/2025 tarihinde tescil edildiğinden sicil kaydının terkin olduğunun, tasfiye memurunun ... olduğunun ve şirketin son adresinin ... Mah. ... Eğitim ... İstanbul olduğunun bildirildiği anlaşılmıştır. Dava, Türk Ticaret Kanunu'nun 547. maddesi kapsamında, tasfiyenin kapanması nedeniyle sicilden terkin edilen şirketin tüzel kişiliğinin derdest dava dosyasında taraf teşkilinin sağlanabilmesi amacıyla ihyası istemine ilişkindir. Somut olayda; İhyası istenen şirketin dava tarihi itibariyle Ticaret Sicilinde kayıtlı bulunan şirket merkezinin ... / İstanbul olduğu ve mahkememizin yargı yetkisi içinde bulunduğu anlaşılmıştır. Uyuşmazlığın çözümünde ...K.nun 547/1. maddesi hükmü gereğince mahkememiz kesin yetkilidir. TTK'nın 547. maddesinde" (1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. "hükmü düzenlenmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Şirket tüzel kişiliğinin ticaret sicilinden terkin ile sona ereceği, tüzel kişiliğin sona ermesi için de tasfiye işlemlerinin eksiksiz tamamlanması gerektiği, şayet tasfiye işlemleri gerektiği gibi tamamlanmamış ve tasfiyesi gereken hususlar eksik bırakılmış ise tüzel kişiliğin ticaret sicilinden silinse bile şirketin tüzel kişiliğinin sona erdiğinin kabulünün olanaksız olduğu, .... İş Mahkemesi'nin 2025/... Esas sayılı dosyası nedeniyle tüzel kişiliğinin ihyası için haklı nedenle dava açıldığı anlaşılmakla davanın kabulü ile ...'nin .... İş Mahkemesi'nin 2025/... Esas sayılı dosyası ile sınırlı olmak üzere ihyasına dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. İşbu davada ... müdürlüğü yasal hasım konumunda olduğundan, sicilden terkin işlemlerini yasa ve tüzük hükümlerine uygun yapmış olan sicil müdürlüğü yargılama giderlerinden sorumlu tutulmamıştır. .... İş Mahkemesi'nin 2025/... Esas sayılı dosyasının dava tarihinin, şirketin tasfiye tarihinden önce olduğu, derdest İş mahkemesi dosyasına rağmen tasfiyenin kapatıldığı anlaşılmakla tasfiye memuru aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti taktir etmek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden; 1- ... ve Ticaret Limited Şirketi'nin .... İş Mahkemesi'nin 2025/... Esas sayılı dosyası ile sınırlı olmak üzere İHYASINA 2-Yeterince harç alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Tasfiye memuru olarak ...'in atanmasına, 4-Davacı tarafından yapılan; 732,00-TL peşin harç, 732,00-TL başvurma harcı, 104,00-TL vekalet suret harcı, 50,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masrafları olmak üzere toplam 1.618,00.-TL yargılama giderinin davalı Tasfiye Memuru ...'ten alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalı Tasfiye Memuru ...'ten tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıranlara iadesine, Dair, tarafların yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Başkan ... ¸e-imzalıdır

Üye ... ¸e-imzalıdır

Üye ... ¸e-imzalıdır

Katip ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/1367, K. 2026/671, T. 25.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-1367-e-2026-671-k-1e7fe25970b8