Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/764 E. 2026/752 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/764
Karar No
2026/752
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2026/764 Esas 2026/752 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2026/764 KARAR NO : 2026/752

TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR

İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 11/03/2026 NUMARASI : 2026/72 Esas 2026/151 Karar

DAVA : Şirketin İhyası DAVA TARİHİ : 20/02/2025 KARAR TARİHİ : 11/06/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 16/06/2026

Taraflar arasındaki şirketin ihyası istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kabulü yönelik olarak verilen hükme karşı tasfiye memuru vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin ihyası istenilen ... Vinç Nakliyat İnş. Ltd. Şti. isimli şirkete Çorum 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2024/174 esas sayılı dosyasında trafik kazasından kaynaklı ile maddi ve manevi tazminat davası açtıklarını, ancak ... Vinç Nakliyat İnş. Ltd. Şti. adlı şirketin ticaret sicilinden terkin edildiğini yapılan yargılamada öğrendiklerini, Çorum 4.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2024/174 esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sırasında taraf teşkilinin sağlanması açısından 15/10/2024 tarihli celsede şirketin ihyası için yetki ve süre verildiğini beyanla ticaret sicilinden kaydı terkin edilen anılan Şirketin ihyası ile şirkete tasfiye memuru atanmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP Davalı Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü vekili sunduğu cevap dilekçesinde özetle; isteme konu şirketin 20/02/2023 tarihli genel kurul toplantısında tasfiyeye girme kararı aldığını, söz konusu kararın 23/03/2023 tarih ve 10796 sayılı Ticaret Sicili Gazetesinde tescil ve ilan edildiğini, tasfiyeye girdiğine dair alacaklılara çağrı yapılan üç ilan gazetelerinin yayımlandığını, son 3.ilan tarihi olan 10/04/2023 tarihinden itibaren 3 ayı aşkın süre geçtikten sonra şirketin tasfiyesinin sona erdiğine dair aldığı genel kurul kararının tescilinin 02/08/2023 tarihinde yapıldığını, söz konusu şirketin terkininin 02/08/2023 tarih ve 10884 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edildiğini, yapılan ilanlar sonrasında şirketin tasfiyesinin hukuka uygun olarak kapatıldığını, Şirketin terkin tarihinde; şirketin derdest davalarının, alacak ve borçlarının, şirket üzerine kayıtlı taşınır ve taşınmazların Müdürlükleri tarafından bilinmesi mümkün olmadığından, müvekkilinin kara Ticaret Sicili Müdürlüğü, işbu davanın açılmasına sebebiyet vermediğini beyanla ek tasfiyeye karar verilmesi halinde TTK’nın 547/2.maddesi uyarınca tasfiye memuru (TC no ile) atanmasına, Ticaret Sicili Müdürlüğü yasal (zorunlu) hasım olduğundan aleyhe vekâlet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; ihya istemine konu “Tasfiye Halinde ... Vinç Nakliyat İnş. Ltd. Şirketinin" tasfiye kararı sonucunda ticaret sicilinden terkin edildiği, ancak anılan şirket aleyhine dosyamız davacısı tarafından Çorum 4. ASHM'nin 2024/174 E.sayılı dosyasında açılan alacak davası derdest iken tasfiye kapanışına ilişkin genel kurul kararı alınarak tasfiye kapanışının gerçekleştirilmesi ve şirketin ticaret sicil kaydının terkin edildiği, terkin tarihinden sonra ihya istemine dayanak bahse konu davanın açıldığı ve halen derdest olduğu dikkate alındığında anılan dosyanın davalısı olup sicil kaydı daha önce terkin edilen şirket yönünden taraf teşkilinin sağlanabilmesi için sicil kaydı terkin edilen şirketin ihyasında davacının hukuki yararı ve dosya bağlamında zorunluluk mevcut olduğu kanaatine varılmakla; davanın kabulü ile anılan derdest dava dosyasının takip ve infazı işlemleri ile sınırlı olarak isteme konu şirketin ihyasına, davalı Şirketin terkin öncesinde görevlendirilen son tasfiye memuru olan dahili davalı ...’ın (T.C ...) ek tasfiye işlemlerini yürütümek üzere tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Tasfiye memuru vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin tasfiye memuru olmak istemediğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; tasfiye kapanışı sonucunda ortaklar kurulu kararına istinaden ticaret sicilinden terkin edilen şirketin aleyhine açılan ve halen derdest olan nedeniyle ek tasfiyeye yönelik olarak ihyası istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Çorum 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2024/174 Esas sayılı dosyası incelendiğinde; davacı tarafından ihyası istenilen şirket aleyhine maddi ve manevi tazminat istemli açılan davada davacı vekiline 15/10/2024 tarihli celsenin (1) numaralı ara kararı ile dava dışı şirketin ihyası için dava açmak üzere yetki ve süre verildiği anlaşılmıştır. Ticaret sicil kaydının incelenmesinde; ihyası istenen ... Vinç Nakliyat İnş. Ltd. Şti'nin 20/02/2023 tarihli genel kurulunda tasfiyeye girme kararı aldığı, 19/07/2023 tarihli şirketin tasfiyesinin sonlandığına dair Genel Kurul Kararının tescil ve ilanının 02/08/2023 tarihinde yapılarak şirketin sicil kaydının silindiği anlaşılmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 643. maddesinde; limited şirketin tasfiye usulü ile tasfiyede şirket organlarının yetkileri hakkında anonim şirketlere ilişkin hükümlerin uygulanacağı belirtilmiş olup, aynı kanunun 536 - 548. maddeleri arasında anonim şirketlerin tasfiye usulü düzenlenmiştir. Bilindiği üzere şirketlerin tüzel kişiliği ticaret sicilinden terkin ile sona ermektedir. Ancak tüzel kişiliğin sona erebilmesi için şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılmış olması gerekmektedir. Tüzel kişiliğin son bulmasını ifade eden fesih ve tasfiye işlemi aynı zamanda hukuki bir işlemdir. Bu işlemin veya kararın hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz etmek mümkün değildir. Eksik veya hatalı işlem sonucu şirketin sicilden tasfiye sonucu terkinine karar verilmiş ise, bundan zarar görenler veya o işlemi gerçekleştirenler tasfiyenin kaldırılmasını ve şirketin ihyasını talep etme hakkına sahiptir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 547.maddesinde "(1)Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesinden bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. (2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemleri yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya bir kaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir" hükmü düzenlenmiştir. Şirket tüzel kişiliğinin ihyası davasında, husumet tasfiyeyi sağlayan memur ile ticaret sicil müdürlüğüne düşer (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 08/10/2019 tarih ve 2019/3602 Esas 2019/6319 Karar sayılı ilamı). Somut davada, davalı şirketin 20/02/2023 tarihli genel kurulunda tasfiyeye girme kararı alındığı ve şirket tasfiye memurluğuna ...'ın seçildiği , 19/07/2023 tarihli şirketin tasfiyesinin sonlandığına dair genel kurul kararının tescilinin 02/08/2023 tarihinde yapılmak suretiyle terkin edildiği, davacı tarafından dava dışı şirket hakkında maddi ve manevi tazminatı istemiyle Çorum 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2024/174 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığı, açılan dosyanın derdest olduğu, davacı tarafın derdest davasından ötürü şirketin ihyasını istemekte hukuki yararı bulunduğu ve şirketin ihyasının gerektiği, husumetin tasfiyeyi sağlayan memur ile ticaret sicil müdürlüğüne yöneltilmesi gerekirken husumetin sadece davalı Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü aleyhine yöneltilmiş olması usul ve yasaya aykırı bulunmuş, Dairemizce 04/12/2025 tarih, 2025/1264 E, 2025/1426 K sayılı karar ilamı ile "...davacı tarafça son tasfiye memurunun davaya dahil edilmesi suretiyle taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esasına geçilip, karar verilmesi gerekirken, eksik hasımla yukarıda yazılı olduğu şekilde hüküm tesisinde isabet görülmemiştir. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kabulü yönündeki kararında isabet görülmediğinden tasfiye memuru vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, tasfiye memurunun davaya dahil edilmesi suretiyle taraf teşkilinin sağlanıp, işin esasına girilmesi üzere dosyanın karar veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine," karar verilmiştir. Mahkemece yeniden yapılan yargılamada tasfiye memuru davaya dahil edilmek suretiyle 11/03/2026 tarih, 2026/72 Esas, 2026/151 Karar sayılı ilamı davanın kabulüne karar verildiği, davalı tasfiye memuru vekili tarafından kararın istinaf edildiği görülmüştür. İlk derece mahkemesince ihyası istenen şirketin derdest dava dosyası yönünden sınırlı olarak ihyasına karar verildiği, ek tasfiye memuru olarak ...'ın atandığı, şirketin 23/03/2023 yılında tasfiyeye girdiği, şirketin terkinin 02/08/2023 tarihinde yapıldığı, davacı tarafından dava dışı şirket hakkında maddi ve manevi tazminatı davasının açıldığı, dolayısıyla tasfiye işlemleri yapılırken davamıza konu Çorum 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2024/174 Esas sayılı dosyasının derdest olduğu, bu yönüyle tasfiyenin usulüne uygun yapılmadığı, eldeki davada davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün yasal hasım olup, yargılama giderlerinden tasfiyeyi usulüne uygun yapmayan davalı tasfiye memurunun sorumlu olacağı, hal böyle olunca ilk derece mahkemesince davacı lehine hükmedilecek vekalet ücreti ve yargılama giderinin davalı tasfiye memuru Mehmet Canpunardan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmıştır. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kabulü yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davalı tasfiye memuru vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davalı tasfiye memuru vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı tasfiye memurundan alınması gerekli olan harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davalı tasfiye memuru tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda işin çekişmesiz yargı işi olması nedeniyle HMK'nun 362/1-ç maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi. 11/06/2026

Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi -

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/764, K. 2026/752, T. 11.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-764-e-2026-752-k-bc56ca6ea9f2