İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/130 E. 2026/22 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/130
- Karar No
- 2026/22
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 23. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/130 Esas KARAR NO : 2026/22
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 03/10/2023 KARAR TARİHİ : 24/08/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi özetle; Davacının yapmış olduğu güvenilir ve eksiksiz iş disiplini nedeniyle, davalı şirket ile alım- satım yönünde bir ticaret yapmak amacıyla bir araya gelinmiş ve taraflar arasında tüm şartlarda görüşülerek, dava dışı başka bir şirkete güneş enerjisi kurulumu yapmak adına güneş enerjisi paneli satın almak üzere davacının şirket ile anlaşma sağlanmış ve davacı şirket yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirmek suretiyle ürünleri teslim ettiği, bunun üzerine davalı şirket tarafından anlaşma sağladığı dava dışı diğer şirkete kurulum yapılmış ve ürünler kullanılmaya başlandığı, Bu süreçte şirket tarafından davacının şirkete bir kısım ödeme yapılmış ancak davacının şirket tarafından teslim edilen malzemelerin karşılığı olarak bedel tam ödenmemiş olup; taraflar arasında iş bu anlaşma gereğince davacı şirkete toplamda 13.351.440,79 TL'lik fatura kesildiği, davacı şirket tarafından 12.652.574,32 TL'lik ödeme yapılmış olmasına rağmen 21.10.2022 tarihi itibariyle davacının şirketin 398.866,49 TL bakiye alacağı kaldığı, Bakiye kalan kısmın ödenmesi hususunda davacı şirket tarafınca yapılan iyi niyet girişimleri karşılıksız kalınca, zorunlu olarak davalı taraf aleyhine iş bu dava konusunu teşkil eden .... İcra müdürlüğü 2023/... esas sayılı dosya üzerinden icra takibi başlatıldığı, davacının şirket, taraflar arasındaki anlaşmaya istinaden hazırlamış olduğu ürünleri davalı şirkete anlaşılan zamanda teslim etmiş; bugün için teslim tarihinden itibaren yaklaşık 1 yıl geçmiş ve teslim edilmesini takip eden süreçte davalı şirket tarafından davacının şirkete herhangi bir yazılı ya da sözlü itirazda bulunulmamış olmasına rağmen, taraflar arasındaki anlaşma kapsamında davacı şirkete olan bakiye 398.886,49 TL borcu ödenmediği; defalarca kez kendilerine ulaşılarak bakiye borcun ödenmesi hususunun bildirilmesine rağmen, herhangi bir ödeme yapılmaması üzerine davacı şirket tarafından, dilekçemiz ekinde örneğini dosyaya sunduğumuz üzere .... İcra müdürlüğü 2023/... esas sayılı dosya üzerinden başlattığımız; 398.866,49 TL asıl alacak ve 16.227,86 TL işlenmiş faiz toplamı olan 415.192,70 TL'lik icra takibi başlatılmış ve bu icra takibine, itiraz edeceğine hiç ihtimal vermediğimiz şekilde 25.04.2023 tarihli dilekçe ile davalı şirket tarafından itiraz edilmiş; iş bu itiraz dilekçesinde ise hukuken hiçbir yasal karşılığı ve geçerliliği olmamak üzere, hayali bir şekilde "müvekkilini alacaklıya herhangi bir borcu bulunmamaktadır. Bu nedenle borcun tamamına, faize, işlemiş faize, faiz oranına ve diğer tüm ferilerine itiraz ettiğimizi bildiririz" şeklinde tamamen maktu ve gerekçesi olmayan bir itirazla tamamen gerçek dışı bir beyanla ilamsız icra takibinin durması sağlanmış olup; tarafımızca derhal davacının haksız itirazının iptal edilerek icra takibinin devamı için yüce mahkemeniz nezdinde iş bu davanın ikamesi gerçekleştirilmiş bulunmaktadır." Denildiği, Başlangıçtan itibaren arz ve izah ettiğimiz açıklamalar doğrultusunda davalı davacı şirket ile aratarında yapılan anlaşmaya uygun olarak ürünler davalı şirkete zamanında teslim edilmiş olmasına rağmen, sözleşme kapsamında müvekkilimiz şirkete bakiye 415.192,70 TL borcunu ödemeyerek, .... İcra müdürlüğü nezdinde 2023/... esas sayılı dosya üzerinden başlattığımız; 398.866,49 TL asıl alacak ve 16.227,86 TL işlemiş faiz toplamı olan 415.192,70 TL'lik icra takibine (bahse konu icra takibinde sair alacak hakkımız ayrı bir davanın konusu ve o yönden haklarımız saklı kalmak kaydi ile), tamamen hayali olarak “müvekkilin alacaklıya herhangi bir borcu bulunmadığı. Bu nedenle borcun tamamına, faize, işlemiş faize, faiz oranına ve diğer tüm ferilerine itiraz ettiğimizi bildiririz" şeklindeki soyut ve gerçek dışı itirazının hukuki ve vicdani manada kabul edilebilir olmadığı; son derece haksız ve kötü niyetli bulunduğu açık olmakla; davamızın kabulüne karar verilmesi ve iş bu haksız itirazın iptaline karar verilerek, davaya konu İcra Müdürlüğü nezdindeki esas sayılı icra takibinin devamı hususunda karar ittihazını; Yine başlangıçtan itibaren arz ve izah ettiğimiz açıklamalar doğrultusunda olmak üzere, davalının kötü niyetli icra inkarı dolayısıyla müvekkilimiz şirkete, dava/takip değerinin %20'sinden aşağı olmamak üzere, kötü niyet icra İnkar tazminatı ödemesi hususunda hüküm tesisini; Müvekkilimiz şirketin davalı şirket aleyhindeki fazlaya dair dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin de üzerine yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi özetle: Davalı Şirket ve Davacı Şirket arasında ...paneli satın alınması konusunda anlaşmaya varıldığı, Davacı tarafından teslimatı yapılan güneş panelleri için ayıplar tespit edilmiş olup ayrıca panellerin sertifikalarının ürünlerin sertifikalarının davacıya ait olmadığı tespit edildiği, Bu itibarla Davacının sözleşme ile yüklendiği ifa edimini yerine getirmediği. Davacı tarafça teslim edilen panellerin sertifikaları 3 Mart 2022 saat 16:06 da davacı çalışanı ...arafından ...com mail adresinden davalı Şirket eski satın alma müdürü ... .com adresine gönderildiği, davalı Şirket davacının göndermiş olduğu sertifikaların davacı tarafça teslim edilen ürünlere ait olduğu kabulü ile hareket etmiştir ancak daha sonradan ürünlerin arka kısmında bulunana barkodlu Ürün bilgi kartları ile verilen sertifikaların uyuşmadığı görülmüştür. Davacı taraf teslim ettiği ürünler için talep edilen sertifikalar karşısında ürünlere ait olmayan sertifikalar gönderdiği anlaşılmıştır. Bu durum tespit edildikten sonra davacı ile iletişime geçilmeye çalışılmış ve bu konuda ihtar gönderildiği, Davacının teslim ettiği ürünler piyasa fiyatı itibariyle çok daha düşük bütçeli ürünler olduğu, Bu husus ürünlerin niteliği bakımından davacının gizlemiş olduğu gizli bir ayıp olduğu, Gelinen aşamada Davacı tarafça verilen sertifikaların teslim edilen ürünlere ait olmaması sebebi ile ayıplı bir ifa olduğu açıktır ve TBK hükümleri uyarınca öncelikle panellerin ayıpsız misli ile değiştirilmesi bunun mümkün olmaması halinde ayıp oranında bedel indirimi yapılmasına dair talebimiz bulunduğu, tüm bu nedenlerle haksız ve hukuka aykırı davanın reddi ile Davacının teslim ettiği ürünlerin ayıplı olduğu sabit olduğundan ayıpsız misli ile değiştirilmesine bunun mümkün olmaması halinde ayıp nispetinde bedel tenziline karar verilmesini, Davacının sözleşme ile üstelendiği ve teslimini taahhüt ettiği panellerin ayıplı olması sebebi ile ayıpsız misli ile değiştirilmesine 2. Bir önceki talebimizin kabulünün mümkün olmaması halinde ayıp nispetinde bedel tenziline, Haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın esastan REDDİNE, Yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin ve 9020 az olmamak üzere kötü niyet tazminatının davacı şirkete yükletilmesine karar verilmesi talepli cevap dilekçesi sunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, itirazın iptali talebine ilişkindir. Davacı vekili 07/08/2026 tarihli dilekçesi ile; Davadan feragat ettiklerini e-imzalı olarak beyan etmiştir. Davalı vekili, Davacı taraftan herhangi bir vekalet ücreti ve yargılama giderleri taleplerinin bulunmadığını e-imzalı olarak beyan etmiştir. Davacı vekilinin dosyada mevcut vekaletnamesinde feragat özel yetkisinin bulunduğu görülmüştür. Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir (HMK md. 307). Feragat, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. Feragatin hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. Feragat, kayıtsız ve şartsız olmalıdır. (HMK md. 309/1, 2, 4). Feragat, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir (HMK md. 310). Feragat, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur (HMK md. 311). Feragat beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilir (HMK md. 312/1). Davacılar vekilinin feragat dilekçesi sunduğu, feragatin davayı sona erdiren taraf usul işlemi olması ve feragat beyanından sonra yargılamaya devam edilmesi sözkonusu olamayacağından dosya üzerinden davacı vekilince ibraz edilen dilekçe tahtında feragate göre aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE, 1-Alınması gereken 732,00 TL harcın ilgili tarafça peşin yatırıldığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 2-İlgili tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde BIRAKILMASINA, 3-İlgili tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde ilgili tarafa İADESİNE, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına) 4-HMK'nun uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince ilgilinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara TEBLİĞİNE, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere ilgilinin yokluğunda dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda karar verildi. 24/08/2026
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır