İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/950 E. 2026/28 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/950
Karar No
2026/28
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 24. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/950 Esas KARAR NO : 2026/28

DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 30/12/2025 KARAR TARİHİ : 07/09/2026

Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 29.01.2024 tarihinde saat 03.20 sıralarında müvekkilin oğulları ... ve ...ın İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesinde... plakalı araçla seyir halindeyken meydana gelen kaza neticesinde vefat ettiklerini, kaza anında ...ın yolcu konumunda bulunduğunu, aracın yaya üst geçidi inşaat alanındaki beton direklere çarparak savrulduğunu, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2024/... sayılı dosyasında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiğini, müvekkilin evlatlarını kaybetmesi sebebiyle manevi yıkıma uğradığını ve destekten yoksun kaldığını, ... plakalı aracın ... numaralı poliçe ile davalı sigorta şirketinin sorumluluğunda bulunduğunu, davalı şirketin işletenin üçüncü kişilere verdiği zararları teminat altına almakla yükümlü olduğunu, destekten yoksun kalma zararının bilirkişi incelemesiyle netleşeceğini, bu nedenle davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığını, emsal mahkeme kararlarında da belirtildiği üzere davalı sigorta şirketinin destekten yoksun kalan üçüncü kişiler yönünden sorumlu tutulması gerektiğini, müvekkil ...'ın oğlu ...ın ölümü nedeniyle uğradığı destekten yoksun kalma tazminatı için şimdilik 10,00-TL'nin olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; 29.01.2024 tarihinde kazaya karışan... plakalı aracın ... poliçe numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile 22.05.2023 ve 22.05.2024 tarihleri arasında sigortalı olduğunu, poliçe limitinin 1.800.000 TL olduğunu, ancak bu durumun iddiaları kabul anlamına gelmediğini, davacının zorunlu başvuru evraklarını tamamlamadan dava açtığını ve dava şartı gerçekleşmediğinden davanın usulden reddi gerektiğini, 12.08.2024 tarihli başvuru dilekçesi ekinde eksik belgeler bulunduğunu, sigortalı araç sürücüsünün kimliğinin belli olmadığını ve ilgili ceza dosyasının celbini talep ettiklerini, sürücünün ... olması halinde müteveffanın kendi kusuru ile sebep olduğu kazada destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesinin hukuka aykırı olacağını, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/21291 K. ve 2022/222 sayılı 12.1.2022 tarihli kararı uyarınca sigortalının kendi kusuru ile ölümüne neden olması durumunda destek tazminatı talep edilemeyeceğini, müvekkil şirketin sorumluluğu için sürücü kusurunun ispatlanması gerektiğini, KTK 86. madde gereği kusursuzluk hallerinde tazminat yükümlülüğü doğmayacağını, kusur durumunun tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'ne gönderilmesini istediklerini, maluliyet tazminatı hesaplamasında 04.12.2021 tarihli tebliğ uyarınca TRH-2010 tablosu ve %1,65 teknik faiz oranının esas alınması gerektiğini, davacının müteveffanın desteği olduğunu ispatlaması gerektiğini, kardeşlerin destekten yoksun kalma tazminatı talep edemeyeceğini, davacıların maddi durumlarının ve gerçek ihtiyaçlarının araştırılması gerektiğini, Yargıtay 21. Hukuk Dairesi'nin 1996/3370E. ve 1996/3445K. sayılı 11.06.1996 tarihli ilamı ile Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 1992/829E. ve 1992/6469K. sayılı 22.06.1992 tarihli ilamı uyarınca desteklik ilişkisinin ispatlanması gerektiğini, aleyhe karar verilmesi halinde müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, usulüne uygun başvuru bulunmadığından temerrüdün oluşmadığını, faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olması gerektiğini ve uygulanacak faizin yasal faiz olduğunu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 1999/19 ve 1999/106 K. sayılı 17.02.1999 tarihli kararı uyarınca haksız fiilden kaynaklanan uyuşmazlıklarda ticari faiz işletilemeyeceğini, müvekkil şirketin tüm rücu haklarının saklı olduğunu belirterek davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Davadan feragat 6100 sayılı HMK'nın 307. uyarınca davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. Feragat dilekçe ile veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. Feragatın hüküm ifade etmesi karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. feragat hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. 6100 sayılı HMK'nın 311. Maddesi uyarınca feragat kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Bu doğrultuda tüm dosya kapsamı ve toplanan delillerin değerlendirilmesine göre, davacı vekilinin mahkememizde açılan davasından feragat ettiği anlaşılmakla açılan davanın feragat nedeniyle reddine dair aşagıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1-Davanın feragat nedeni ile REDDİNE, 2-Alınması gerekli harç olan 732,00 TL'den peşin alınan 615,40 TL harçtan mahsubu ile 116,60 TL harcın davacı taraftan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Taraflarca yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, taraflarca peşin yatırılmış olan gider avansından artan kısmın, karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana İADESİNE, 5- 3.800,00 TL Arabulucu ücretinin davacıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA, 6- Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 10,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair tarafların yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı . 07/09/2026

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

-

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/950, K. 2026/28, T. 07.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-950-e-2026-28-k-e612441d7fdb