İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/127 E. 2026/692 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/127
Karar No
2026/692
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/127 Esas KARAR NO : 2026/692

DAVA : Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Menfi Tespit) DAVA TARİHİ : 16/12/2020 KARAR TARİHİ : 17/09/2026

Mahkememizde görülmekte bulunan Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Menfi Tespit) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Antalya ... Sulh Hukuk Mahkemesinin .../... E. .../... K. Sayılı dosyasında müvekkilleri ..., ... ve ...'ın muris ...'in mirasçısı olduğuna ilişkin hükme ... tarihinde karar verildiğini, Antalya ... Sulh Hukuk Mahkemesinin .../... E. .../... K. Sayılı dosyasının ... tarihli ... tarihli duruşmasında ise müvekkillerin talebi üzerine muris ... ...'in mirasının kayıtsız şartsız reddedildiğinin tespit ve tescil edildiğini, takibe dayanak borcun müvekkillerin mirasçısı olduğu ... ... tarafından kaynaklandığını, alacaklı banka tarafından müvekkilleri aleyhine başlatılan icra takibinin mirasçıların mirası TMK hükümlerince kendilerine tanınan sürede reddetmelerinin hemen ardından ... tarihinde başlatıldığını, ödeme emrinin ... tarihinde tebliğ edildiğini, bu nedenle ... tarihinde takibe dayanak borca itiraz edildiğini, ancak itirazının süresinde olmadığı gerekçe gösterilerek reddine karar verildiğini, her ne kadar icra dairesinin itirazın reddi kararına karşı şikayet yoluna başvurmuş olsalar da Antalya ... Hukuk Mahkemesinin ... tarih .../... Esas sayılı ilamı ile haksız ve hukuka aykırı olarak şikayetlerinin reddine karar verildiğini, bu nedenlerle müvekkillerinin borçlu olmadığının tespiti amacıyla iş bu davayı açtıklarını, bu sebeplerle davanın kabulüne, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıların süresi içinde usulüne uygun olarak takibe itiraz etmediklerini, bu sebeple öncelikle huzurdaki davanın açılmasına sebebiyet vermediklerinden ve davacıların borca itiraz süresini kaçırmaları dolayısıyla huzurdaki davanın açılmasına kendi kusurlarıyla sebep oldukları göz önüne alındığında; davanın kabulü halinde dahi yargılama giderlerinden davacı bankanın sorumlu tutulması gerektiğini, bunun dışında davacıların borca süresinde itiraz etmemeleri dahi; mirası kabul niyetinde olduklarına karine olarak değerlendirilmesi gerektiğini, davanın haksız ve mesnetsiz olması sebebi ile reddine karar verilmesini, davanın kabulü halinde dahi davanın açılmasına karşı taraf kendi kusuru ile sebep olduğundan yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, mirasın reddi nedeni ile borçlu olunmadığının tespiti ve icra baskısı altında yapılan ödemenin istirdadı istemine ilşkindir. Mahkememizin .../... E., .../... K. Sayılı kararı ile "...1-Davanın KABULÜNE, Buna göre davacıların Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı takip dosyası nedeniyle davalıya borçlu olmadıklarının tespiti ile, icra baskısı altında ödenen ... TL'nin ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacılara VERİLMESİNE, ..." şeklinde karar verilmiş ise de ; her iki tarafın kararı istinaf etmesi üzerine; Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi .../... E., .../... K. Sayılı kararı ile; "... ... Bankası'nın ... tarihli müzekkere cevabı ekinde davalı banka ile ... ... arasında imzalanan ... tarihli "Kredili Mevduat Hesabı Sözleşmesi" ve " Bankacılık Hizmetleri Sözleşmesi" nin gönderildiği, ancak takip konusu borcun genel kredi sözleşmesinden mi yoksa tüketici kredisinden mi kaynaklandığı hususundaki belgelerin temin edilmediği, müzekkere ekindeki sözleşmeye göre kredi kullanan ... ...'in meslek kodunun "emekli " olduğu, yukarıda yer verilen sözleşmeler kapsamında davalı banka tarafından ... ...'e ticari kredi mi, yoksa tüketici kredisi mi kullandırıldığı hususu açıklığa kavuşturularak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu hüküm kurulması..."gerekçesi ile Mahkeme kararı kaldırılmıştır. Kaldırma kararı sonrasında bankaya yazılan müzekkere cevabı doğrultusunda alınan bilirkişi raporunda davacıların murisinin takip konusu sözleşmelerin bireysel nitelikte sözleşmeler olduğu belirtilmiştir. Göreve ilişkin kurallar kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında mahkemece resen dikkate alınır. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3/l maddesinin (l) bendinde tüketici işlemi, "gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem" olarak tanımlanmıştır. 6502 sayılı Kanunun 73/1. maddesinde "Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir.", aynı kanunun 83/2. maddesinde de "Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez." düzenlemeleri yer almaktadır. Sonuç olarak tüm bu tespitler çerçevesinde; davacıların murisi, davalı bankanın müşterisi konumunda olup, taraflar arasındaki sözleşmelerin mesleki veya ticari bir amaçla imzalanmış sözleşmeler olmadığı anlaşılmaktadır. Bu hali ile davacının davalı açısından tüketici konumunda olduğu, o halde, tüketici işleminden kaynaklanan bu uyuşmazlığın Tüketici Mahkemesi tarafından görülmesi gerektiği anlaşılmakla 6502 sayılı Kanunun 3/1-k-l maddesi gereğince işlem tüketici işlemi olduğundan ve 6502 sayılı Kanunun 73/1 maddesi gereği tüketici işleminden doğan uyuşmazlıklar tüketici mahkemesinin görev alanına girmekte olduğundan mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davanın 6100 sayılı Kanunun 114/1-c maddesi gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle HMK'nun 115/2. Maddesi gereğince USULDEN REDDİ ile, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, karar kesinleştikten sonra talep halinde dosyanın görevli Antalya Tüketici Mahkemesine gönderilmesine, 2-Taraflardan birinin, H.M.K.'nun 20. Maddesi gereğince görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren iki hafta içinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep edebileceği, aksi takdirde mahkememizce davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğinin ihtarına 3-Yargılama giderlerinin görevli mahkemece dikkate alınmasına, Dair, tarafların yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.17/09/2026

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/127, K. 2026/692, T. 17.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-127-e-2026-692-k-2457988d5256