İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/122 E. 2026/479 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/122
- Karar No
- 2026/479
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/122 Esas KARAR NO : 2026/479
DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 11/02/2026 KARAR TARİHİ : 09/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin işletme/tesis/çiftlik faaliyeti kapsamında ruhsat/izin süreçlerinin yürütülmesi, sonuçlandırılması amacıyla davalı ile 16/11/2023 tarihli sözleşme akdedildiğini, sözleşmenin yüksek bedelli, profesyonel takip ve organizasyon gerektiren, kamu kurumları nezdinde iş takibi ve sonuç vaadi içeren bir iş olup davalı tarafından bedel karşılığı üstlenildiğini, taraflar tacir olup uyuşmazlık, TTK M.19 kapsamında ticari iş niteliğinde olduğundan görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 7. maddesi ile uyuşmazlıklar bakımından İstanbul Mahkemelerinin yetkili kılındığını, müvekkilinin davalı ile müvekkilin abisi ...’in arkadaşı ... isimli kişi aracılığıyla tanışmış olduğunu, davalının, müvekkilinin işletme/tesis/çiftlik faaliyetlerine ilişkin ruhsat ve izin süreçlerini hızlandırarak neticelendireceği yönündeki beyan ve taahhütleri üzerine müvekkil ile davalı arasında 16/11/2023 tarihli Hizmet Sözleşmesi akdedildiğini, sözleşme kapsamında davalı yanca; imar planlarının hazırlanması, Parsellerin vasıf dışına çıkarılması, Tüm resmi kurum onaylarının alınması, Yapı ruhsatı, iskan ve işletme ruhsatlarının temini, Tesis işletme belgesi alınması gibi sonuç doğurucu edimlerin en geç 20/04/2024 tarihine kadar tamamlanacağının kararlaştırıldığını, davalıya bugüne kadar hem müvekkili hem de sözleşme borcunun ifası amacıyla müvekkilinin eşi ve abisi tarafından toplam 8.770.372,27 TL ödeme yapıldığını, davalının edimini ifa etmemesi ve ödenen imar para cezası hakkında davalı Batuhan Basmacıoğlu’nun hizmet sözleşmesi kapsamında üstlendiği yükümlülükleri gereği gibi ve süresinde yerine getirmemesi nedeniyle, müvekkilinin işletmesine/taşınmazına ilişkin ruhsat ve izin süreçlerinin tamamlanamadığını, bu sebeple müvekkilinin ödemek zorunda kaldığı imar para cezası tutarının da davalı yanca müvekkiline ödenmesi gerektiğini, davalı, sözleşme kapsamında taahhüt ettiği ruhsat/izin/imar süreçlerinden somut ve kullanılabilir hiçbir netice ortaya koyulmadığnı, müvekkiline teslim edilen, sonuç doğuran herhangi bir izin/ruhsat bulunmadığını, bedelleri ise iade etmediğini, kesin vade kararlaştırılmasına rağmen davalının edimini ifa etmediğini ve ihtara gerek kalmaksızın temerrüde düştüğünü, kesin vade temerrüt olgusu için yeterli olmasına rağmen müvekkilinin davalıya, ihtarname ile bedelin iadesini talep ederek temerrüt halini pekiştirdiğini, hizmet sözleşmesi kapsamında davalıya ödenen bedelin iadesi yönündeki talep ve dava hakkı, taraflar arasında imzalanan protokol gereği davacı ...’e ait olduğunu, müvekkilinin aktif husumeti kapsamında açıldığını, taraflar arasındaki sözleşmenin müvekkilinden kaynaklanmayan sebeple sona erdiğinden yapılan ödemenin, ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte iadesi gerektiğini, davalının mal kaçırma ihtimalinin kuvvetle muhtemel olduğunu, öncelikle teminatsız aksi durumda Mahkememizce uygun görülecek teminat karşılığı, davalının, borca yeter miktarda menkul, gayrimenkulleri ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının haczi, menkullerin muhafazası için ihtiyati haciz kararı verilmesini, sözleşme kapsamında davalıya ödenen bedellerden fazlaya ilişkin talep, dava ve ıslah hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100.000,00 TL’nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafından yasal süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulmadığı ve bu suretle iddiaların inkarı cihetine gidildiği anlaşılmıştır. Toplanan Deliller: ... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden davacı asilin 2023 ve 2024 yıllarına ait vıllık gelir vergisi beyannameleri, ... Ticaret Sicili Müdürlüğü'nden davacı asilin en son kayıtlarına göre bilginin verildiği limited şirketin kaydı, ... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden davalı asilin sicil dökümü ile şirket ortaklığına ait sicil dökümü bilgileri, ... Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği'nden davalı asilin esnaf sicil kayıtları, ayrı ayrı celp edilerek dosya arasına alınmıştır. Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe: Dava, taraflar arasında akdedilen hizmet sözleşmesinden kaynaklanan edimlerin ifa edilmediği iddiasına dayalı ödenen bedelin iadesi istemine ilişkindir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 1/1. maddesi uyarınca mahkemelerin görevi kanunla düzenlenir ve göreve ilişkin kurallar kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınması zorunludur. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Davaya konu somut olayda; davacının vergi mükellefiyet kaydının ve anonim şirket ortak kaydının bulunduğu, davalının ise vergi mükellefiyet kaydının yahut tacir kaydının bulunmadığı, bu durumda davalının tacir olarak kabul edilemeyeceği gözetilerek dava konusu uyuşmazlığın nisbi ticari dava olmadığı, taraflar arasında akdedilen hizmet sözleşmesinden kaynaklanan edimlerin ifa edilmediği iddiasıyla açılan davanın mutlak ticari davalardan da olmadığı, bu durumda somut uyuşmazlığın çözümünde genel yetkili olan Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu anlaşılmakla açılan davanın dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: İzah olunan gerekçelerle, 1-Davanın Mahkememizin görevsizliği sebebiyle dava şartı yokluğundan ve usulden reddine, 2-Mahkememizce görevsizlik kararı verilmesi karşısında kararın taraflarca süresi içinde kanun yoluna başvurmaması nedeniyle karar kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuş ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurularak, dava dosyasının görevli İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesinin talep edilmesine, Bu suretle dosyanın akabinde İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 3-Belirtilen sürede talep olmadığı takdirde mahkememizce 6100 sayılı HMK'nın 20.maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına dair karar verileceğinin taraf vekillerine bildirilmesine, 4-Yargılama, harç ve giderlerinin görevli mahkemede değerlendirilmesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 (iki) hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.09/06/2026
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır