İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/115 E. 2026/739 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/115
Karar No
2026/739
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/115 Esas KARAR NO : 2026/739

DAVA : Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) DAVA TARİHİ : 09/02/2026 KARAR TARİHİ : 13/10/2026

Mahkememizde görülmekte olan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ; TALEP: Davacı vekili dava dilekçesi ile müvekkili kurum tarafından davalıya kullandırılan ... numaralı ticari kredi kartı ve ... numaralı ticari kredi borçlarından kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğü tarafından ... Esas sayılı dosyasında 809.375,57 TL tutarında genel haciz yoluyla ilamsız icra takibi başlatıldığını, borçlunun söz konusu icra takibindeki borca, faize ve tüm ferilerine haksız şekilde itiraz ettiğini, ticari kredi kartı borcu için ... barkod numaralı ihtarname ile 01/11/2025 tarihinde tebligat yapıldığını, ticari kredi borcu için ise ... 1. Noterliği'nin ...tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin gönderildiğini, ihtarnamede borcun ödenmemesi halinde sözleşmenin feshedileceği ve tüm borcun muaccel hale geleceğinin bildirildiğini, borçlunun yükümlülüklerini yerine getirmeyerek temerrüde düştüğünü, taraflar arasında akdedilen Genel Kredi Sözleşmesi'nin 62. maddesi uyarınca yapılan tebligatların usulüne uygun olduğunu, borçlunun itirazının süreci sürüncemede bırakmaya yönelik olduğunu, davalının kötü niyetli itirazının usul ve yasaya aykırı bulunduğunu, müvekkilinin meşru alacağına kavuşmasının engellenmeye çalışıldığını belirterek davalarının kabulü ile borçlunun icra takibine yaptığı tüm itirazların iptaline, alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLER: ...Banka Alacakları İcra Müdürlüğü tarafından ...Esas Sayılı dosyası dosyamız arasına alınmıştır. Dosyaya sunulan 03/07/2026 tarihli bilirkişi raporunda takip tarihi olan 31.10.2025’de davacı ...A.Ş.’nin davalı ...’den toplam 788.605,61 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, genel kredi sözleşmesi kapsamında davalıya kullandırılan taksitli ticari kredi ve ticari kredi kartından kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali ile icra inkâr tazminatı istemine ilişkindir. Uyuşmazlık; davacı bankanın takip tarihi itibarıyla davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarı, temerrüdün hangi tarihte gerçekleştiği, uygulanacak akdi ve temerrüt faizi oranları ile icra inkâr tazminatı koşullarının bulunup bulunmadığı noktalarında toplanmaktadır. Davalı, icra dairesinin yetkisine itiraz etmiştir. İtirazın iptali davasında borçlu yetkiye de itiraz etmişse, mahkemece öncelikle yetki itirazının incelenmesi gerekir. İİK'nın 50/1. maddesi uyarınca para alacakları için yapılan takiplerde HMK'nın yetkiye ilişkin hükümleri kıyasen uygulanır. HMK'nın 10. maddesi uyarınca sözleşmeden doğan davalar, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir. TBK'nın 89/1-1. maddesi uyarınca ise para borçları, aksine bir anlaşma bulunmadıkça alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ödenir. Kredi borcunun alacaklısı olan davacı bankanın genel merkezi ... ili ... ilçesinde bulunduğundan, para borcunun ifa yeri İstanbul'dur ve İstanbul İcra Dairelerinin takip yönünden yetkisi bulunmaktadır. Bu nedenle davalının yetki itirazı yerinde görülmemiştir. İtirazın iptali davasında alacağın varlığını ve miktarını ispat yükü alacaklı davacı bankadadır. Mahkememizce bankacı bilirkişiden rapor alınmış; bilirkişi, Genel Kredi Sözleşmesi, ödeme planları, cari hesap ekstresi, kredi kartı hesap özetleri, ihtarnameler ve bankadan ayrıca temin edilen kayıtlar üzerinde inceleme yapmıştır. Bilirkişi raporu, dosya kapsamına ve banka kayıtlarına uygun, gerekçeli ve denetime elverişli bulunduğundan davacı vekilinin ek rapor alınması talebi 13/10/2026 tarihli duruşmada reddedilmiştir. Bilirkişinin hukuki nitelendirmeye ilişkin değerlendirmelerinin mahkememizi bağlamadığı gözetilerek, temerrüt tarihi ve taleple bağlılık yönünden mahkememizce aşağıdaki şekilde değerlendirme yapılmıştır. Sözleşme ilişkisi: Davacı banka ile davalı arasında 20/06/2025 tarihinde 2.000.000,00 TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı, sözleşmede müteselsil kefil bulunmadığı, bu sözleşme kapsamında davalıya aynı tarihte 500.000,00 TL tutarlı, 24 ay vadeli, aylık %3,765 (yıllık %45,18) akdi faizli, aylık 32.636,64 TL taksitli ... numaralı taksitli ticari kredi kullandırıldığı ve ayrıca ... numaralı ticari kredi kartı tahsis edildiği anlaşılmıştır. Davalı, sözleşmenin varlığına, imzalarına ve kredilerin kullandırıldığına yönelik somut bir itiraz ileri sürmemiş, ödeme yaptığına ilişkin herhangi bir delil sunmamıştır. Hesap katı, ihtar ve temerrüt tarihi: Davalının taksitli ticari kredinin ilk taksitten itibaren hiçbir taksidini ödemediği, kredi kartı borcunda ise 20/07/2025 tarihli hesap özetine istinaden yapılan 4.781,00 TL ödeme dışında üst üste üç dönem asgari ödeme tutarını ödemediği bilirkişi incelemesi ile tespit edilmiştir. Bunun üzerine davacı banka 23/10/2025 tarihinde hesapları kat ederek ticari kredi borcu için Beşiktaş 1. Noterliği'nin 27530 yevmiye numaralı ihtarnamesini, kredi kartı borcu için ise ayrı bir ihtarname göndererek borcun 7 gün içinde ödenmesini ihtar etmiştir. Noter ihtarnamesi, davalının Genel Kredi Sözleşmesi'nde gösterilen adresine gönderilmiş, adresteki binanın kentsel dönüşüm nedeniyle yıkılmış olması üzerine 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21. maddesi uyarınca 04/11/2025 tarihinde mahalle muhtarına teslim edilerek tebliğ edilmiştir. Sözleşmenin 62. maddesi uyarınca sözleşmede gösterilen adres davalının kanuni tebligat adresi olup adres değişikliğini bankaya bildirmeyen davalıya bu adrese yapılan tebligat geçerlidir. Davalı da tebligatın usulsüzlüğüne ilişkin bir itiraz ileri sürmemiştir. Kredi kartına ilişkin ihtarname ise 01/11/2025 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davacı banka, hesap kat ihtarnamelerinde davalıya borcu ödemesi için 7 günlük süre tanımıştır. Alacaklının kendi iradesiyle tanıdığı süre dolmadan borçlunun temerrüde düştüğü kabul edilemez. Buna göre ticari kredi yönünden 04/11/2025 tarihinde başlayan 7 günlük süre 11/11/2025 tarihinde sona ermiş ve davalı 12/11/2025 tarihinde temerrüde düşmüştür. Kredi kartı yönünden ise 01/11/2025 Cumartesi günü başlayan süre 08/11/2025 Cumartesi günü dolmakla, son gün tatile rastladığından süre 10/11/2025 Pazartesi günü sona ermiş ve davalı 11/11/2025 tarihinde temerrüde düşmüştür. Davacı banka verilen sürenin dolmasını beklemeden, 31/10/2025 tarihinde icra takibi başlatmıştır. Bilirkişi, bu nedenle temerrüt tarihini takip tarihi olarak kabul etmiş ise de, bankanın ihtarnamede ödeme süresi tanıdığı ve takibin süre dolmadan başlatılmış olmasının borçlu aleyhine sonuç doğurmayacağı gözetilerek mahkememizce temerrüt tarihleri ihtarnamelerde verilen sürelerin bitimine göre belirlenmiştir. Her iki temerrüt tarihi de takip tarihinden sonra gerçekleştiğinden, takip tarihi itibarıyla işlemiş temerrüt faizinden ve buna ilişkin BSMV'den söz edilemeyeceği anlaşılmıştır. Temerrüt tarihine kadar ise taraflar arasındaki sözleşme ilişkisi gereği akdi faiz işlemeye devam edecektir. Taksitli ticari kredi alacağı yönünden a) Asıl alacak: Kredinin hiçbir taksidi ödenmediğinden kullandırılan 500.000,00 TL anaparanın tamamı ödenmemiş durumdadır. Davacı banka takipte asıl alacak olarak 503.615,76 TL talep etmiştir. Davacı bankanın bilirkişiye verdiği yanıttan, aradaki 3.615,76 TL'nin ödenmeyen dört taksitin faiz tutarları üzerinden hesaplanan BSMV olduğu anlaşılmış ve bu tutarın vadesi gelmiş dört taksitteki vergi tutarlarının toplamına (941,25 + 917,02 + 891,84 + 865,65 TL) eşit olduğu tespit edilmiştir. 6802 sayılı Gider Vergileri Kanunu uyarınca BSMV, kredi anaparası üzerinden değil, bankanın lehine aldığı faiz, komisyon ve benzeri tutarlar üzerinden hesaplanan dolaylı bir vergi olup asıl alacağa bağlı fer'i bir alacak niteliğindedir. Bu tutarın asıl alacağa eklenerek takip tarihinden itibaren buna da temerrüt faizi yürütülmesi, faiz üzerinden hesaplanan vergiye ayrıca faiz işletilmesi sonucunu doğurur. Bu nedenle 3.615,76 TL'lik kısım asıl alacak olarak kabul edilmemiş, davacı da bu tutarı takipte ayrı bir BSMV kalemi olarak talep etmediğinden reddedilmiş ve asıl alacak 500.000,00 TL olarak belirlenmiştir. b) İşlemiş akdi faiz: Davacı takipte işlemiş akdi faiz olarak 72.315,19 TL talep etmiştir. Bu tutar, ödenmeyen dört taksitin ödeme planındaki faiz tutarlarının (18.825,00 + 18.340,43 + 17.836,70 + 17.313,06 TL) toplamına eşittir. Bilirkişi, kullandırım tarihinden takip tarihinden önceki güne kadar 500.000,00 TL üzerinden sözleşmedeki yıllık %45,18 oranıyla 83.457,50 TL akdi faiz hesaplamıştır. Ancak taleple bağlılık ilkesi gereği işlemiş akdi faiz, takipte talep edilen 72.315,19 TL olarak kabul edilmiştir. c) Masraf: Takipte talep edilen 1.746,60 TL masraf, banka kayıtları ve ihtarname kapsamında bilirkişi tarafından da tespit edildiğinden kabul edilmiştir. d)Takip sonrası faiz: Asıl alacağa takip tarihinden temerrüt tarihi olan 12/11/2025'e kadar sözleşmedeki yıllık %45,18 oranında akdi faiz işletilmesi gerekir. Temerrüt faizi bakımından ise temerrüt tarihinde emsal kredilerde fiilen uyguladığı en yüksek faiz oranı esas alınarak sözleşmeye göre temerrüt faizi oranı belirlenmelidir. Bilirkişi, davacı bankanın bildirimine göre temerrüt tarihinde 24 ay vadeli emsal kredilerde uygulanan en yüksek faiz oranının yıllık %95 olduğunu tespit etmiş ve bu oranın %50 fazlası olan yıllık %142,50'yi temerrüt faizi oranı olarak belirlemiştir. Davacı ise takip talebinde asıl alacağa yıllık %90,36 oranında temerrüt faizi işletilmesini talep etmiştir. Bu nedenle taleple bağlı kalınarak temerrüt tarihinden itibaren yıllık %90,36 oranında temerrüt faizi ve faizin %5'i oranında BSMV işletilmesine karar verilmiştir. Ticari kredi kartı alacağı yönünden; a) Asıl alacak: Davacı banka takipte asıl alacak olarak 182.597,08 TL talep etmiştir. Bilirkişi incelemesinde, bu tutarın hesap özeti dönemlerinde işleyen faizlerin anaparaya eklenmesi suretiyle oluştuğu tespit edilmiştir. 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un 3. maddesi uyarınca faiz hesaplanırken mürekkep faiz yürütülemez. TTK'nın 8/2. maddesi ise faizin anaparaya eklenerek birlikte tekrar faiz yürütülmesi şartını yalnızca cari hesaplarla ticari iş niteliğindeki ödünç sözleşmelerinde ve en az üç aylık dönemler için geçerli kabul etmektedir. Bunun yanında 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu'nun 26. maddesi uyarınca kredi kartı borçlarına bileşik faiz uygulanamaz. Bu nedenle asıl alacak, kredi kartı ile yapılan harcamaların toplamından (161.125,98 + 4.780,98 + 2.811,48 + 2.812,50 TL) ibaret olmak üzere 171.530,94 TL olarak belirlenmiştir. b) İşlemiş akdi faiz: 5464 sayılı Kanun'un 26. maddesi uyarınca kredi kartı işlemlerinde uygulanacak akdi ve gecikme faizi oranları, T.C. Merkez Bankası tarafından belirlenen azami oranları aşamaz ve bu sınırlama ticari (kurumsal) kredi kartları bakımından da geçerlidir. Bilirkişi, harcama tutarları üzerinden ilgili dönemlerde T.C. Merkez Bankası'nca ilan edilen azami akdi faiz oranlarını (01/07/2025 itibarıyla yıllık %57, 01/08/2025 itibarıyla yıllık %54) uygulayarak takip tarihinden önceki güne kadar 25.788,57 TL akdi faiz hesaplamıştır. Davacı takipte işlemiş akdi faiz olarak 23.943,97 TL talep ettiğinden, HMK'nın 26. maddesi uyarınca işlemiş akdi faiz talep edilen bu miktarla sınırlı olarak kabul edilmiştir. c) Takip sonrası faiz: Asıl alacağa takip tarihinden temerrüt tarihi olan 11/11/2025'e kadar T.C. Merkez Bankası'nca belirlenen azami akdi faiz oranı olan yıllık %54 oranında akdi faiz işletilmesi gerekir. Temerrüt tarihinden itibaren ise takip talebinde istenen ve temerrüt tarihinde 150.000,00 TL'nin üzerindeki kredi kartı borçları için T.C. Merkez Bankası'nca belirlenen azami gecikme faizi oranına (aylık %4,80) karşılık gelen yıllık %57,60 oranı ile sınırlı olmak üzere, T.C. Merkez Bankası'nca kredi kartı işlemleri için dönemsel olarak belirlenen azami gecikme faizi oranlarını geçmemek üzere değişen oranlarda temerrüt faizi ve faizin %5'i oranında BSMV işletilmesine karar verilmiştir. Buna göre davacının takip tarihi itibarıyla davalıdan talep edebileceği alacak; taksitli ticari kredi yönünden 500.000,00 TL asıl alacak, 72.315,19 TL işlemiş akdi faiz ve 1.746,60 TL masraf olmak üzere toplam 574.061,79 TL, ticari kredi kartı yönünden 171.530,94 TL asıl alacak ve 23.943,97 TL işlemiş akdi faiz olmak üzere toplam 195.474,91 TL, genel toplam 769.536,70 TL olarak belirlenmiştir. İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi halinde, talep üzerine borçlunun alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesi gerekir. Somut olayda alacak likid olduğundan kabul edilen toplam asıl alacak olan 671.530,94 TL'nin %20'si oranında hesaplanan 134.306,19 TL icra inkâr tazminatına hükmedilmiştir. Tüm bu açıklamalar ışığında, davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1- Davanın KISMEN KABULÜ ile; ... Banka Alacakları İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasında davalının itirazının; a) ... numaralı taksitli ticari kredi yönünden 500.000,00 TL asıl alacak, 72.315,19 TL işlemiş akdi faiz ve 1.746,60 TL masraf olmak üzere toplam 574.061,79 TL, b) ... numaralı ticari kredi kartı yönünden 171.530,94 TL asıl alacak ve 23.943,97 TL işlemiş akdi faiz olmak üzere toplam 195.474,91 TL olmak üzere toplam 769.536,70 TL üzerinden İPTALİ ile takibin bu miktar üzerinden DEVAMINA, 2- Takip tarihinden itibaren; a) 500.000,00 TL taksitli ticari kredi asıl alacağına 12/11/2025 temerrüt tarihine kadar sözleşmedeki yıllık %45,18 oranında akdi faiz, bu tarihten itibaren takip talebiyle bağlı kalınarak yıllık %90,36 oranında temerrüt faizi ile faizin %5 oranında BSMV'si işletilmesine, b) 171.530,94 TL ticari kredi kartı asıl alacağına 11/11/2025 temerrüt tarihine kadar yıllık %54 oranında akdi faiz, bu tarihten itibaren yıllık %57,60 oranını ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından kredi kartı işlemleri için dönemsel olarak belirlenen azami gecikme faizi oranlarını geçmemek üzere değişen oranlarda temerrüt faizi ile faizin %5 oranında BSMV'si işletilmesine, 3- Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 4- Alacak likit ve belirlenebilir nitelikte olduğundan İİK m. 67/2 uyarınca toplam asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 134.306,19 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Harçlar Kanunu gereğince ve karar tarihi itibariyle alınması gereken 52.567,05 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 9.775,24 TL harcın mahsubu ile bakiye 42.791,81 TL harcın Davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ne göre hesaplanan 121.430,51-TL nisbi vekalet ücretinin Davalıdan alınarak kendisini vekil ile temsil eden Davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yapılan 732,00 TL başvuru harcı, 9.775,24 TL peşin/nisbi harcı, 10.000,00 TL bilirkişi ödemeleri, 50,00 TL tebligat+posta+diğer masraflar, olmak üzere toplam 20.557,24 TL yargılama giderinin kabul red oranı (%95,08) dikkate alınarak; 19.545,38 TLnin Davalıdan alınarak Davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına 8-Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3833,33 TL yargılama giderinin kabul red oranı (%95,08) dikkate alınarak; 188,68 TL'nin Davacıdan; 3.644,65 TLnin Davalıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA, 9-Taraflarca yatırılan ancak kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran taraflara İADESİNE, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı HMK 394/5 ve 341/1 maddesi gereğince tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.13/10/2026

Katip e-imzalıdır

Hakim e-imzalıdır

"iş Bu Evrak 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanununun 5. Madde Uyarınca Güvenli Elektronik İmza İle İmzalanmış Olup, 22. Madde Uyarınca Da Islak İmza İle İmzalanmayacaktır."

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/115, K. 2026/739, T. 13.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-115-e-2026-739-k-52c8df4e730f