İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/1022 E. 2026/602 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/1022
Karar No
2026/602
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 22. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/1022 Esas KARAR NO : 2026/602

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 01/09/2025 KARAR TARİHİ : 16/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasındaki ilişki kapsamında davalı borcuna karşılık olarak, 20.02.2025 keşide tarihli, 260.000 TL bedelli çek düzenleyip müvekkiline teslim ettiğini, ancak davalı, ödeme günü geldiğinde farklı bahaneler ileri sürerek müvekkilini oyaladığını, bu şekilde ibraz süresinin geçmesini sağladığını, İbraz süresinin geçirilmesinden sonrada herhangi bir ödeme alamadığını, işbu sebeple icra takibi başlattığını, ancak davalı taraf süresi içerisinde takibe itiraz ederek takibi durdurduğunu, açıklanan nedenlerden dolayı itirazın iptali ile %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava dilekçesindeki iddiaların tamamı haksız, mesnedsiz ve gerçek dışı olup müvekkilinin davacıya herhangi bir borcu olmadığını, bu itibarla müvekkilinin hakkında yapılan icra takibi de eldeki dava da hukuka aykırı olduğunu, dava ve icra takibine konu olan çek, müvekkili tarafından keşide edilmiş, 20/02/2025 tarihli, keşide yeri İstanbul olan, ... çek numaralı, lehtarı davacı ... olan, 260.000 TL bedelli, ... Bankası'na ait çek olduğunu, bu hususta bir uyuşmazlık olmadığını, bu çek, müvekkili ile davacı arasındaki yumurta alım-satımına istinaden düzenlenmiş bir çek olduğunu, müvekkilinin, icraya konu olan çekin bedelini icra takibinden önce ödediğinden, davacıya herhangi bir borcu olmadığını, tarafların telefon ve whatsapp görüşmelerinde de müvekkilimin haklı olduğunun belli olduğunu, açıklanan nedenlerden dolayı davanın reddine karar verilerek %20 'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İncelenen tüm dosya kapsamına, tarafların iddia ve savunmalarına göre davanın, davacı tarafından davalının aleyhine ... İcra Müdürlüğü 2025/... E. sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalı tarafından yöneltilen itirazın iptaline ilişkin olduğu, dava konusu icra dosyasının incelemesinde takip alacaklısının mahkememiz dosyasının davacısı, takip borçlusunun mahkememiz dosyasının davalısı olduğu olduğu, toplam 260.000,0 TL tutarlı ilamsız icra takibine davalının süresinde itirazı doğrultusunda takibin durduğu, davanın itirazın iptali ve takibin devamı istemi ile açıldığı görülmüştür. Bilindiği gibi, bir davanın Ticaret Mahkemelerinde görülebilmesi için açılan davanın mutlak veya nispi ticari davalardan olması gerekmektedir. Mutlak ticari davalar 6102 sayılı TTK'nun 4. Maddesi uyarınca TTK'nda düzenlenmiş olan bütün hususlardan doğan davalar ile TTK'nun 4. Maddesinde belirtilen özel kanunlardaki davalardır. Nispi ticari davalar ise her iki tarafın tacir olduğu ve dava konusu uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olduğu davalardır. Öte yandan 6335 sayılı Yasanın 2. Maddesi ile 6102 Sayılı TTK.'nın 5. maddesinin 3 ve 4 nolu fıkraları değiştirilerek Ticaret Mahkemeleri ile Asliye Hukuk Mahkemeleri arasındaki iş bölümü ilişkisi görev ilişkisine dönüştürülmüştür ve görev hususu HMK'nun 114/c maddesi uyarınca dava şartlarından olup yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınır. 6102 sayılı TTK hükümlerine göre; ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir (TTK 11/1). Ticari işletme ile esnaf işletmesi arasındaki sınır, Bakanlar Kurulunca çıkarılacak kararnamede gösterilir (TTK 11/2). Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten gerçek kişiye tacir denir (TTK 12/1).İster gezici olsun ister bir dükkânda veya bir sokağın belirli yerlerinde sabit bulunsun, ekonomik faaliyeti sermayesinden fazla bedenî çalışmasına dayanan ve geliri 11 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca çıkarılacak kararnamede gösterilen sınırı aşmayan ve sanat veya ticaretle uğraşan kişi esnaftır (TTK 15/1). 5362 nolu Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanunu’nun 3. maddesinde Esnaf ve Sanatkâr: İster gezici ister sabit bir mekânda bulunsun, Esnaf ve Sanatkâr ile Tacir ve Sanayiciyi Belirleme Koordinasyon Kurulunca belirlenen esnaf ve sanatkâr meslek kollarına dahil olup, ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedenî çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usulde vergilendirilenler ve işletme hesabı esasına göre deftere tabi olanlar ile vergiden muaf bulunan meslek ve sanat sahibi kimseler, olarak tanımlanmıştır. TTK'nın 796. maddesinde "Bir çek, düzenlendiği yerde ödenecekse on gün; düzenlendiği yerden başka bir yerde ödenecekse bir ay içinde muhataba ibraz edilmelidir" düzenlemesi bulunduğu takibe konu çeklerin keşide yerlerinin ve muhatap bankanın İstanbul olduğu, ibraz sürelerinin 10 gün olduğu, takibe konu 20/08/2021 keşide tarihli çekin süresi içerisinde 25/08/2021 ibraz edildiği, ancak 10/08/2021 keşide tarihli çekin 10 günlük ibraz süresinden sonra 25/08/2021 tarihinde ibraz edildiği, 6102 sayılı TTK'nun 796. maddesine göre, yasal süre içinde çekin muhatap bankaya ibrazının zorunlu olduğu, ibraz edilmemesi halinde alacaklının, 6102 sayılı TTK'nun 808. maddesi gereğince takip borçlularına karşı müracaat hakkını kaybedeceği, süresinde bankaya ibraz edilmeyen çekin, adi havale niteliği taşıdığından borç ikrarını içermeyeceği ve borçlular hakkında bu belgeye dayanılarak takip yapılamayacağı (Emsal: Yargıtay 12. HD'nin 2015/31544 Esas - 2016/6538 Karar nolu 07/03/2016 tarihli kararı) bu nedenle kambiyo vasfına yönelik itirazının kısmen kabulü gerektiği, süresinde bankaya ibraz edilmeyen çekin, kambiyo vasfını kaybedeceği, TTKnın 793 madde uyarınca alacağın temliki hükümlerine tabi olacağı; davacı keşideci şirket ile davalılar arasında ticari ilişki ve borç olmadığının tarafların kabulünde bulunduğu, icra takibine ve davaya konu olan çekin süresinde bankaya ibraz edilmediği dosya kapsamı ile sabittir. Süresinde bankaya ibraz edilmeyen çekle ilgili kambiyo hukukundan kaynaklanan haklar yitirilir ve taraflar arasında temel ilişki varsa alacaklı bu çeke yazılı delil başlangıcı olarak dayanabilir ve alacağını her türlü delille kanıtlayabilir. Temel ilişki bulunmaması halinde ise sebepsiz zenginleşme hukuksal nedenine dayanarak keşideci hakkında alacak talebinde bulunması mümkündür. Dava, süresinde bankaya ibraz edilmeyen çeke dayalı olarak çek lehtarı davacıya karşı başlatılan ilamsız icra takibi nedeniyle borçlu olunmadığının tespitine ilişkindir. Tarafların gerçek kişi tacir olup olmadıkları araştırılmış, davalının tacir olmadığı, icra takibinin ilamsız icra takibi olduğu, takibe konu çekin süresinde ibraz edilmemekle kambiyo vasfını yitirdiği, mahkememizin görevsiz olduğu anlaşılmıştır. (Benzer Mahiyette: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 46. Hukuk Dairesi Dosya No: 2022/2499 Karar No: 2025/503) Somut uyuşmazlıkta, Vergi Dairesine müzekkere yazıldığı, davalının tacir kaydının olmadığı, davalının gerçek usulde ikinci sınıf tüccar olarak işletme usulüne ait defter tuttuğu ve VUK 177 md 2 numaralı bendinde yer alan tutarı aşmadığının bildirildiği anlaşıldığından bu sebeple görevli mahkemenin İstanbul Anadolu Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu anlaşılmakla görevsizlik kararı verilmekle aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere; 1-Mahkememizin görevsizliği nedeniyle HMK.'nın 114(1)/c maddesinin yollamasıyla HMK.'nın 115(2). Maddesi uyarınca davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE, 2-HMK.'nın 20.maddesi uyarınca, iş bu kararın kesinleştiği tarihten itibaren iki haftalık süre içerisinde başvuru halinde, dava dosyasının görevli İstanbul Anadolu Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine, 3-HMK.'nın 331/2 maddesi uyarınca yargılama giderleri ve vekalet ücretinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde İstinaf yolu açık olmak üzere dosya üzerinde inceleme sonucu karar verilmiştir. 16/09/2026

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/1022, K. 2026/602, T. 16.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-1022-e-2026-602-k-7dd8d5492725