İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/366 E. 2026/625 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/366
- Karar No
- 2026/625
- Karar Tarihi
T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/366 Esas - 2026/625 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A Yargılama Yapmaya Ve Hüküm Vermeye Yetkili T.C. ANKARA BATI 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/366 KARAR NO: 2026/625
HAKİM : KATİP :
ASIL DAVA DAVACISI/ KARŞI DAVA DAVALISI : VEKİLLERİ : ASIL DAVA DAVALISI/ KARŞI DAVA DAVACISI : VEKİLİ :
DAVA : Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali)-Sözleşme Kapsamında Araç Üzerine Konulan Rehnin Kaldırılması DAVA TARİHİ : 09/07/2025 KARAR TARİHİ : 08/09/2026 G.K. YAZIM TARİHİ : 15/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... Bankası A. Ş. ile davalı .... Ticaret Limited Şirketi arasında Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesi ve sair kredi sözleşmelerinin imzalandığını, söz konusu sözleşmelere istinaden kredi kullandırıldığını, ancak kredilerin geri ödenmemesi üzerine hesapların Kat edildiğini, çekilen ihtarnamelere rağmen borcun ödenmediğini, bu sebeple Ankara Batı İcra Müdürlüğü’nün .... E. sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalı borçluların ödeme emrinin tebliğinden sonra kötü niyetli olarak alacağa ve ferilerine itiraz ettiğini, bu itiraz üzerine takibin durdurulduğunu, uyuşmazlığın çözümü için zorunlu olan arabuluculuk sürecinde anlaşmaya varılamadığını, arabuluculuk son tutanağının düzenlendiğini, davalıların imzalanan sözleşmeler uyarınca müvekkil bankaya borçlu olduklarının sabit olduğunu, davalıların itirazlarının haksız ve kötü niyetli olduğunu, 1.417.595,22 TL tutarındaki alacağın tahsili için icra takibine yapılan haksız itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi gerektiğini, ayrıca davalı aleyhine %20 oranından aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davacı banka arasında 30.07.2018 tarihinde 60.000TL bedelli ticari taşıt kredisi ve rehin sözleşmesi imzalandığını, bu kapsamda .... plakalı aracın rehin edildiğini, kredinin tüm taksitlerinin ödendiğini, rehin şerhinin kaldırılması taleplerinin sonuçsuz kaldığını, ayrıca taraflar arasında 13.04.2018 tarihli genel nakdi ve gayrinakdi kredi sözleşmesi bulunduğunu, ancak söz konusu aracın bu ikinci sözleşmeye konu edilmediğini, davacı bankanın ikinci sözleşmeye dayanarak Ankara Batı İcra Müdürlüğü'nün .... E. sayılı takip dosyasını başlattığını, müvekkili şirketin dava tarihi itibarıyla davacıya borcu bulunmadığını, müvekkili şirket hakkında Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... esas sayılı dosyada konkordato süreci işletildiğini, 28.12.2018 tarihinde geçici mühlet kararı verildiğini, 27.03.2020 tarihli .... sayılı karar ile konkordato projesinin tasdik edildiğini, 07.06.2021 tarihinde kesinleşen bu kararda davacı banka alacağının 402.723,56 TL olarak belirlendiğini, davacı bankanın ..... E. sayılı çekişmeli alacak davası açtığını, 05.07.2023 tarihli .... sayılı kararla davanın kısmen konusuz kaldığına ve kısmen kabulüne hükmedildiğini, bu ödemelerin yapıldığını, 04.11.2024 tarihinde konkordato sürecinin bittiğinin tespit edildiğini, müvekkili şirketin davacı bankaya muaccel borcu kalmadığını, .... plakalı araç üzerindeki rehnin asıl borcun sona ermesiyle hükümsüz kaldığını, Türk Borçlar Kanunu'nun 131/f. 1 maddesi uyarınca asıl borç sona erdiğinde rehin hakkının da sona erdiğini belirterek asıl davanın reddini, karşı davalarının kabulü ile .... plakalı araç üzerindeki rehinin kaldırılmasını, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. TOPLANAN DELİLLER : -Taraflara ait Ticaret Sicil Gazetesi suretleri dosya arasına alınmıştır. -Ankara Batı İcra Müdürlüğü' nün .... takip sayılı dosyası UYAP sistemi üzerinden celp edilmiştir. -Ankara Batı .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E sayılı konkordato dosyası ile .... E sayılı şüpheli alacağa ilişkin dosya UYAP üzerinden celp edilmiştir. -Ankara Bilirkişilik Bölge Kurulundan resen seçilenBankacı bilirkişiye yerinde inceleme yetkisi verilerek rapor tanzimi istenmiş, bilirkişi tarafından hazırlanan raporlar dosya arasına alınmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Asıl Dava Yönünden; Dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, taraflar arasında akdedilen kredi sözleşmeleri, hesap kat ihtarı, davalı şirket hakkında yürütülen konkordato yargılaması, çekişmeli alacak davası ile hükme esas alınmaya elverişli bilirkişi rapor ve ek raporları birlikte değerlendirildiğinde; davacı banka ile davalı şirket arasında Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesi ile Ticari Taşıt Kredisi ve Rehin Sözleşmesinin akdedildiği, kullandırılan kredilerin geri ödenmemesi üzerine kredi hesaplarının kat edilerek 20/01/2020 tarihli ihtarnamenin keşide edildiği anlaşılmıştır. 2004 sayılı İİK’nın 308/c maddesi uyarınca, tasdik ile bağlayıcı hâle gelen konkordato, kanunda belirtilen istisnalar dışında konkordato talebinden önce veya komiserin izni olmaksızın mühlet içinde doğan bütün alacaklar bakımından mecburidir. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2023/1045 E, 2024/139 K sayılı kararında; tasdik edilen konkordatonun, konkordato prosedürüne katılmayan alacaklılar dahil olmak üzere tüm alacaklıları bağladığı, konkordatonun borcu yenilememekle birlikte borcun ödeme şekil ve şartlarında değişiklik meydana getirdiği ve bu değişikliğin kapsamının tasdik edilen ödeme projesiyle belirlendiği açıkça kabul edilmiştir. Somut olayda davacı banka tarafından konkordato dosyasına toplam 709.778,95 TL alacak bildirildiği, bunun 402.723,56 TL’lik kısmının kabul edilerek konkordato projesine dahil edildiği, kabul edilen alacağın tasdik edilen proje kapsamında ödenerek davalı şirketin konkordato projesi kapsamında kalan borçlarının tamamen ifa edildiğinin 01/11/2024 tarihli ek kararla tespit edildiği; kabul edilmeyen 307.055,39 TL’lik bölümün ise çekişmeli alacak olarak ayrıca dava konusu edildiği ve bu alacak hakkında da Ankara Batı ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E sayılı dosyası ile yargılama yapılarak hüküm kurulduğu anlaşılmıştır. Mühlet kararından önce doğmuş konkordatoya tabi alacakları konkordato hükümlerine bağlı olup, alacağın borçlu tarafından kısmen veya tamamen kabul edilmemesi hâlinde kabul edilmeyen kısmın çekişmeli alacak niteliğini kazanacak ve bu bölüm yönünden İİK’nın 308/b maddesinde öngörülen dava yoluna başvurularak alacağın varlık ve miktarının tespit edilmesi gerekmekte olup; konkordatoya tabi bir alacağın ise konkordato hükümleri dışında ileri sürülmesinin mümkün değildir. (Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2025/3177 E., 2025/3738 K. Sayılı kararı) Buna göre, davacı bankanın konkordato kapsamında kabul edilmeyen alacağı bakımından kanunda öngörülen hukuki yolun da kullanıldığı ve söz konusu 307.055,39 TL’lik çekişmeli alacağın ayrıca yargılama konusu yapılarak karara bağlandığı gözetildiğinde, aynı kredi ilişkisine dayanan alacağın konkordato süreci ve çekişmeli alacak yargılaması dışında yeniden ve bağımsız bir alacak gibi ileri sürülebilmesi için, davacı tarafından bunlardan farklı veya bunları aşan, takip tarihi itibarıyla mevcut ve muaccel ayrı bir bakiye alacağın ortaya konulması gerekir. İcra takibine konu alacakların tasdik edilen konkordato projesinde yer alması hâlinde hesabın konkordato projesindeki alacak miktarları ve proje kapsamında gerçekleştirilen ödemeler esas alınarak yapılması gerekmektedir. Konkordatoya tabi kredi alacağının sonradan takibe konu edilmesi hâlinde alacağın miktar ve kapsamının tasdik edilmiş proje ve bu proje uyarınca yapılan ödemelerden bağımsız biçimde belirlenemeyeceği yüksek mahkeme kararları ile de sabittir. ( Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 21/11/2023 tarih, 2022/2931 E., 2023/6690 K. Sayılı kararı) Hükme esas alınan bilirkişi incelemesinde de; eldeki davaya ve Ankara Batı İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı takibine dayanak teşkil eden kredi sözleşmeleri ile konkordato dosyasında davacı banka tarafından bildirilen alacakların dayanağı sözleşmelerin aynı olduğu, takibe dayanak kat ihtarının aynı kredi ilişkisine ilişkin bulunduğu ve eldeki davada talep edilen alacak kalemlerinin konkordato sürecinde bildirilen ve çekişmeli alacak davasına konu edilen alacak kalemleriyle örtüştüğü tespit edilmiştir. Dolayısıyla davacı bankanın aynı kredi ilişkisinden kaynaklanan alacağının bir bölümünün konkordato projesine dahil edilerek ödenmiş, kabul edilmeyen bölümünün ise İİK’nın 308/b maddesi kapsamında çekişmeli alacak davasına konu edilerek yargısal değerlendirmeden geçirilmiş olması karşısında; davacı tarafça eldeki icra takibine konu edilen tutarın söz konusu alacaklardan farklı olarak sonradan doğan yahut bunların dışında kalan, takip tarihi itibarıyla ayrıca talep ve tahsil edilebilir nitelikte bir bakiye alacak olduğunun ispatlanamadığı sonucuna varılmıştır. Her ne kadar davalı aleyhine başlatılan takip haksız ise de kötü niyetli başlatıldığına ilişkin dosya kapsamında kötü niyeti ispata yarar herhangi bir delil bulunmadığı değerlendirilmiştir. Bu itibarla, tasdik edilen konkordatonun bağlayıcı niteliği, konkordato projesi kapsamında gerçekleştirilen ödemeler, projeye kabul edilmeyen alacak kısmının ayrıca çekişmeli alacak davasında karara bağlanmış olması ve bilirkişi raporunda takip konusu alacak ile anılan alacak kalemleri arasındaki ayniyetin tespit edilmiş bulunması birlikte değerlendirildiğinde, takip tarihi itibarıyla davacının davalıdan ayrıca talep edebileceği bir alacağın varlığı kanıtlanamadığından, davalının Ankara Batı İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın haksız olduğundan söz edilemeyeceği kanaatine varılarak asıl davanın reddine karar verilmiştir. Karşı Dava Yönünden; Karşı dava davacısı .... plakalı araçları üzerinde davalı banka tarafından konulan rehinin kaldırılmasını talep etmiştir. Taraflar arasında imzalanan 30/07/2018 tarihli sözleşmede araç plakasının yazılmadığını, rehinin üst sınırının yazılmadığını beyanla rehine ilişkin hükmün geçersizliğini, kaldı ki ödeme yapılarak borcun kapatıldığını, TBK 131/1 maddesi gereğince rehinin hükümsüz kaldığını beyan etmiştir. Sözleşmenin incelenmesinde taşıt kredisi sözleşmesi bakımından aracın şasi ve motor numarasının bildirildiği, ipotek miktarının belirli olduğu görülmüştür. . Karşı davalı vekili dava şartı arabuluculuk yoluna başvurulmadığını, taşıt kredisinde gösterilen rehinin banka ile imzalanan diğer sözleşmelerdeki alacaklar için de rehin verildiğinin kabul ve beyanını içerir sözleşme hükmü bulundurduğunu, bu nedenle karşı davanın reddini talep etmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması 01 Eylül 2023 tarihinden itibaren dava şartıdır. 6325 sayılı Kanunun 18/A-2 maddesi "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir. " hükmünü içermektedir. Davaya konu uyuşmazlık araç üzerindeki rehin şerhinin kaldırılması olması nedeniyle arabuluculuğa tabi olmadığından karşı davalının bu yöndeki beyanlarına itibar edilmemiştir. (Ankara BAM 21. HD. 2025/67 E, 2025/647 K sayılı ilamı) .... plakalı araç 30/07/2018 tarihli ticari taşıt kredisinden kaynaklanan borçların teminatını teşkil etmek üzere rehnedilmiştir. Söz konusu sözleşmede veya dosyaya sunulan diğer kredi sözleşmelerinde araçların başkaca hangi sözleşmelerden kaynaklanan alacakları teşkil ettikleri hususunun açıkça belirtilmediği anlaşılmaktadır. Dava konusu aracın diğer sözleşmelerden kaynaklanan borçların teminatı olarak kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğunun kabulü gerekmiştir. Tamamen ödenerek kapatılan 30/07/2018 tarihli ticari taşıt kredisi sözleşmeleri nedeniyle karşı davacının borcu kalmadığı anlaşılmakla bu sözleşmeler kapsamında rehnedilen 06 HD 9823 plakalı aracın teminat işlevi sona ermiş ve işbu araç üzerindeki rehinin kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. (Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 04/02/2020 tarih 2019/3298 Esas 2020/267 Karar sayılı emsal ilamı). Tüm dosya kapsamında toplanan deliller, hüküm kurmaya elverişli mahkememizin ve tarafların denetimine açık bilirkişi raporu dikkate alınarak asıl davanın reddine karşı davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçeler uyarınca; A-Asıl Davanın REDDİNE; B-Karşı Davanın KABULÜ ile; 30/07/2018 tarihli ticari taşıt kredisi sözleşmesi nedeniyle ....plakalı araç üzerine konulan rehnin KALDIRILMASINA, Asıl Dava Yönünden Yargılama Giderleri; 1-Alınması gereken 732,00-TL harcın dava açılırken peşin olarak alınan 24.208,99-TL harçtan mahsubu ile bakiye 23.476,99 -TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde asıl davacıya İADESİNE, 2-Asıl Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 3-Asıl Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre hesaplanan ve takdir olunan 216.463,33-TL vekalet ücretinin asıl davacıdan alınarak asıl davalıya VERİLMESİNE, 4-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333. Maddesine uygun şekilde İADESİNE, 5-6325 Sayılı Kanunun 18/4-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 4.600,00 TL arabuluculuk giderinin asıl davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, Karşı Dava Yönünden Yargılama Giderleri; 1-Alınması gereken 4.098,60-TL harçtan dava açılırken peşin olarak alınan 1.025,00-TL harcın mahsubu ile bakiye 3.073,60-TL harcın karşı davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 2-Davacı tarafça yatırılan ve mahsup edilen 1.025,00-TL peşin harç ile 615,40 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 1.640,40 TL harcın karşı davalıdan alınarak karşı davacıya VERİLMESİNE, 3-Karşı davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre hesaplanan ve takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin karşı davalıdan alınarak karşı davacıya VERİLMESİNE, 4-Masraf yapılmadığından bu yönde hüküm kurulmasına yer olmadığına, 5-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333. Maddesine uygun şekilde İADESİNE, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.08/09/2026
Katip ... e-imza Hakim ...e-imza