İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/1007 E. 2026/80 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/1007
Karar No
2026/80
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 30. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/1007 Esas KARAR NO : 2026/80

DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 22/12/2025 KARAR TARİHİ : 18/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket ile davalı şirket arasında 21–25 Ocak 2025 tarihlerinde düzenlenen ...kapsamındaki Omsiad alanı tasarım projesi için profesyonel tasarım hizmeti sunulduğunu, bu hizmet karşılığında 11.02.2025 tarihli, ... senaryo numaralı ve KDV dahil 540.000,00 TL bedelli e-faturanın düzenlenerek davalıya tebliğ edildiğini, faturanın yasal süresi içerisinde itiraza uğramayarak kesinleştiğini, fatura bedelinin ödenmemesi üzerine İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi’nin ...Esas sayılı dosyası ile başlatılan ilamsız icra takibine davalı tarafın 24.10.2025 tarihli dilekçesiyle haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, davalı tarafın borcu bulunmadığı yönündeki iddiasının gerçeği yansıtmadığını, tasarım çalışmalarının müvekkil tarafından yapıldığını ve davalı tarafından fuar alanında fiilen uygulandığını, Omsiad tarafından proje bedelinin davalıya ödenmesine rağmen müvekkile herhangi bir ödeme yapılmadığını, alacağın likit ve belirlenebilir olduğunu, 6102 sayılı TTK’nın 5/A maddesi uyarınca arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamadığını, davalının malvarlığını kaçırma ihtimali bulunduğunu belirterek İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi’nin ...Esas sayılı icra takibine yapılan haksız itirazın iptali ile takibin devamını, davalı şirketin malvarlığı üzerine teminatsız olarak ihtiyati haciz konulmasını, alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 10/01/2026 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde davacıya ait ... plakalı araçta oluşan hasar sebebiyle talep edilen araç mahrumiyet bedelinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkil şirket ile dava dışı ... A.Ş. arasında 01.03.2023 tarihinde imzalanan 36 ay süreli araç kiralama sözleşmesi uyarınca ... plakalı aracın zilyetliğinin ve işleten sıfatının dava dışı idareye geçtiğini, Yargıtay içtihatları uyarınca uzun süreli kiralamalarda araç malikinin işleten sıfatının kalmadığını, bu nedenle müvekkil şirket yönünden pasif husumet yokluğu bulunduğunu, aracın...Sigorta A.Ş. nezdinde kasko ve zorunlu mali sorumluluk sigortası ile teminat altına alındığını, İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları gereği zararın sigorta poliçesi limitleri dahilinde karşılanması gerektiğini, davacının kusur oranına ilişkin iddialarını kabul etmediklerini, kazanç kaybı ve araç mahrumiyeti gibi dolaylı zararların ispatlanması gerektiğini, müvekkil şirketin kusuru bulunmadığını, kusur oranının ispatlanması halinde dahi sorumluluğun bu oranla sınırlı olduğunu belirterek davanın husumet yönünden reddini, davanın ...A.Ş. ve ... Sigorta A.Ş. 'ye ihbar edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. DELİLLER: İstanbul Anadolu ...İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası, ...Vergi Dairesi ve ...Vergi Dairesi'ne yazılan müzekkere cevapları ve dosya kapsamındaki tüm bilgi ve belgeler DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava; davacı tarafça davalı aleyhine başlatılan İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasına vaki itirazın iptali talebine ilişkindir. Türk Medeni Kanunun 6. Maddesinde, Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her birinin hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğunu belirtmiştir. 6100 sayılı HMK da "Sulh Sözleşmesi" aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir. Madde 313- (1) Sulh, görülmekte olan bir davada, tarafların aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla, mahkeme huzurunda yapmış oldukları bir sözleşmedir. (2) Sulh, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri uyuşmazlıkları konu alan davalarda yapılabilir. (3) Dava konusunun dışında kalan hususlar da sulhun kapsamına dâhil edilebilir. (4) Sulh, şarta bağlı olarak da yapılabilir. Sulhun zamanı, Madde 314- (1) Sulh, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. (2) (Ek:22/7/2020-7251/30 md.) Sulh, hükmün verilmesinden sonra yapılmışsa, taraflarca kanun yoluna başvurulmuş olsa dahi, dosya kanun yolu incelemesine gönderilmez ve ilk derece mahkemesi veya bölge adliye mahkemesince sulh doğrultusunda ek karar verilir. (3) (Ek:22/7/2020-7251/30 md.) Sulh, dosyanın temyiz incelemesine gönderilmesinden sonra yapılmışsa, Yargıtay temyiz incelemesi yapmaksızın dosyayı sulh hususunda ek karar verilmek üzere hükmü veren mahkemeye gönderir. Sulhun etkisi, Madde 315- (1) Sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Mahkeme, taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına karar verir. Sulh mahkeme önünde yapılabildiği gibi mahkeme dışında da yapılabilir. Mahkeme dışı sulh diğer sözleşmeler gibi, tamamen maddi hukuk hükümlerine tabidir. Sulh, karar kesinleşinceye kadar her aşamada yapılabilir. Tarafların sulhe göre karar verilmesini talep etmemeleri, sulhün geçersizliği sonucunu doğurmaz. Mahkemece bu durumda HMK.nın 315. maddesi hükmü gereğince “karar verilmesine yer olmadığına “ dair hüküm kurulmalıdır. Somut olayda; davacı tarafça İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü’nün ...Esas sayılı icra takip dosyası üzerinden davalı aleyhine icra takibi başlatıldığı, yargılama devam ederken taraflar arasında 26/01/2026 tarihli sulh protokolünün akdedildiği görülmüştür. Mahkeme dışında yapılmış olan sulh sözleşmesinin mahkeme içi sulhe dönüşebilmesi için mahkemeye verilmesi ve mahkeme tarafından tutanağa geçirilmesi, duruşmada taraflara okunması, okunduğunun da duruşma tutanağına yazılması ve ondan sonra tutanağın taraflarca imzalanması gerekmektedir. Burada sulh sözleşmesinin içeriğinin ayrıca duruşma tutanağına geçirilmesine de gerek yoktur. Çünkü duruşma tutanağına eklenen belgeler de tutanak hükmündedir. Tarafların sulhe göre karar verilmesini talep etmemeleri, sulhün geçersizliği sonucunu doğurmaz. Bu protokoldeki şartların yerine getirilmediği iddiası ayrı bir davanın konusunu oluşturacaktır. (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, 2022/5079E., 2023/4334K. sayılı ilamı) Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; davacı tarafça sulh protokolü ve ıslah dilekçesi dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmesinin talep edildiği, her ne kadar davalı tarafça sulh protokolüne ilişkin 11/06/2026 tarihli dilekçe ile itiraz edilmiş ise de davalı tarafın basiretli tacir olarak dava konusu protokol hükümlerini kabul ettiği ve imzaladığı, protokol içeriği incelendiğinde dava konusu borcun varlığının davalı tarafça kabul edildiği anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile davalı borçlunun İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi...Esas sayılı icra takip dosyasına yaptığı İTİRAZIN İPTALİ ile takibin 540.000,00 TL asıl alacak ve 76.800 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 616.800,00 TL üzerinden aynen devamına, -Davalının takibe itirazı haksız görüldüğünden hüküm altına alınan 616.800,00 TL'nin % 20 si olan 123.360,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 42.133,60 TL karar ve ilam harcından baştan alınan 615,40 TL peşin harç ve 9.679,53 TL ıslah harcından mahsubuyla bakiye 31.838,67 TL karar ve ilam harcının davalı taraftan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvurma harcı, 615,40 TL peşin harç ve 9.679,53 TL ıslah harcı toplamı olan 10.910,33 TL ile yargılama gideri olarak yapılan 140,00 TL'nin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1 maddesi uyarınca hesaplanan 98.520,00 TL nispi vekalet ücretinın davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 5-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı taraftan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 6-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına,) Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.18/09/2026 Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/1007, K. 2026/80, T. 18.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-1007-e-2026-80-k-85fa00302b4d