İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/1 E. 2026/416 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1
- Karar No
- 2026/416
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/1 Esas - 2026/416 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2026/1 Esas KARAR NO : 2026/416
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 04.10.2024 KARAR TARİHİ : 23.06.2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 11.07.2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı aleyhine ..... E. sayılı dosyası ile, ..... E. sayılı icra dosyası ile tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile icra takibi başlatıldığını, konu ilamsız icra takibinde ödeme emrine borçlu davalı tarafından 26.07.2024 tarihinde itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, davalı borçlunun, ... San. Tic. Litd. Şti. yetkilisi olduğunu, ... San. Tic. Litd. Şti. tarafından kaçak elektrik tüketimi gerçekleştirildiğini, kaçak elektrik tüketimi bedelinden davalı şirket yetkililerinin haksız fiil sorumluluğu kapsamında sorumlu olduğunu, tüm bu nedenlerle kaçak elektrik tüketim bedelinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine karşı davalı tarafın itirazının haksız olduğunu belirterek davalı/borçlunun, aleyhine açılmış ..... E. sayılı dosyasına yapılan itirazının iptali ile takibin devamını, davalı/borçlunun takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; uyuşmazlık konusunun ... Şirketi'nin doğal taş ebatlama fabrikasında kullanmış olduğu elektriğin kaçak elektrik tüketimi ile ilgili olduğu gözetildiğinde görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğunu, arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediğini, dava zamanaşımına uğradığından reddi gerektiğini, 7 yıl sonra şahsına yönelik icra takibi açılmış olmasının davacının kötüniyetli olduğunun göstergesi olduğunu, dava dilekçesinde 30.06.2017-15.09.2017 tarihleri arasında kaçak elektrik kullanıldığı ve ...'ün borçlu olduğunun beyan edildiğini, ...'ün şirket ile hiçbir ilgisinin olmadığını belirterek davanın reddine, icra takibi haksız ve kötüniyetli olduğundan tarafına %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, dava dışı şirket tarafından yapılan kaçak elektrik tüketimi nedeniyle oluşan tüketim bedelinin, şirket ortağı olan davalıdan tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkememizce, eldeki davada mutlak ticari davanın ve davalının tacir sıfatını haiz olmadığı tespit edildiğinden nispi ticari davanın da söz konusu olmadığı gerekçesiyle eldeki davada asliye hukuk mahkemelerinin görevli yönünde 01.10.2025 tarih ve ..... Karar sayılı karar ile görevsizlik kararı verilmiş, ...... Hukuk Dairesi'nin 27.11.2025 tarih ve ..... sayılı yargı yeri belirleme kararı ile tarafların tacir sıfatını haiz olması nedeniyle mahkememizin görevli olduğuna karar verilmiş olmakla dosya yeniden ele alınmıştır. Taraflarca dayanılan deliller toplanmış, davaya dayanak ..... sayılı takip dosyası, kaçak elektrik tüketimi tespitine dair işlem dosyası ile ticaret sicil kayıtları celp edilmiş, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Celp edilen ..... sayılı takip dosyasının incelenmesinden; davacının 19.07.2024 tarihinde davalı aleyhine kaçak elektrik tüketimine dayalı olarak 37.058,25-TL asıl alacak, 59.482,45-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 96.540,70-TL üzerinden, ..... sayılı takip dosyası ile tahsilde tekerrür olmamak üzere başlatılan ilamsız icra takibinin davalının itirazı üzerine durduğu, eldeki itirazın iptali davasının 1 yıllık hak düşürücü süresi içerisinde ikame edildiği anlaşılmıştır. Takip talebinde belirtilen ..... sayılı takip dosyasının incelenmesinden, ilgili dosyanın, aynı alacağa ilişkin olarak dava dışı ... İnş. San. Tic. Ltd. Şti.'ye karşı ikame edilen bir takip dosyası olduğu görülmüştür. Dosyanın tevdi edildiği elektrik yüksek mühendisi ve nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişiler tarafından sunulan 26.02.2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...... mevzuatına göre yapılan hesaplamalara göre davalının, toplam kaçak bedelinin 30.412,34-TL olarak hesaplandığı, 30.412,34-TL'ye 14.11.20217 tarihinden avans faizi uygulandığında takip tarihine kadar faizinin 38.277,68-TL olacağı, 30.412,34-TL'ye 14.11.20217 tarihinden 6183 sayılı Kanun'un 51. Maddesi gereğince gecikme bedeli oranları uygulandığında takip tarihine kadar gecikme bedeli olarak 50.446,82-TL hesaplandığı..." yönünde; aynı bilirkişiler tarafından sunulan 11.05.2026 tarihli ek bilirkişi raporunda özetle; "...toplam kaçak bedelinin 43.048,83-TL olarak hesaplandığı, ancak taleple bağlı kalınarak 37.058,25-TL'nin nazara alınması gerektiği, 37.058,25-TL'ye 14.11.20217 tarihinden avans faizi uygulandığında takip tarihine kadar faizinin 46.642,38-TL olacağı, 37.058,25-TL'ye 14.11.20217 tarihinden 6183 sayılı Kanun'un 51. maddesi gereğince gecikme bedeli oranları uygulandığında takip tarihine kadar gecikme bedeli olarak 61.470,80-TL hesaplandığı (takipte 59,482,45-TL talep edildiği)..." yönünde görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür. Tüm dosya kapsamı, celp edilen kayıt ve belgeler ile alınan bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde; dosyaya mübrez ticaret sicil kayıtları ile incelenen ..... ilanlarından davalının ortağı ve yetkilisi olduğu dava dışı ... İnş. San. Tic. Ltd. Şti.'nin kuruluşundan itibaren "....." adresinde faaliyet gösterdiği ve ticaret sicil kaydının aktif olduğu anlaşılmış olup ... tarafından 14.11.2017 tarihinde düzenlenen kaçak elektrik tüketimi tespit tutanağı ile ilgili mahalde, "yapılan kontrolde müşterinin şirket ile perakende satış sözleşmesi yapmadan PSS'siz tüketim yapıldığından dolayı bu belge yerinde düzenlenmiştir, kapak mühürsüzdür" denilerek kaçak elektrik kullanıldığının tespit edildiği görülmüştür. Kaçak elektrik tutanakları, düzenlendiği tarih itibariyle maddi olgulara ilişkin tespitler içermekte olup, aksi sabit oluncaya kadar geçerlidir ve bu anlamda ispat yükü, tutanağın aksini iddia eden tarafa aittir (..... sayılı ilamı). Davalı tarafından ise, cevap dilekçesinde ileri sürülen iddialar ile dayanılan yazılı deliler kapsamında ... tarafından tutulan tutanağın aksi ispatlanamamıştır. Kaçak elektrik kullanımı, haksız fiil mahiyetinde olup özel hukuk tüzel kişilerinin haksız fiilleri ancak organları aracılığıyla işleyebileceği düşünüldüğünde, temsile yetkili kişilerin, somut olayda davalının, şirket tüzel kişiliği ile birlikte müteselsil sorumlu olduğunun kabulü gerekmektedir (..... sayılı ilamı). Dolayısıyla dosyaya mübrez 11.05.2026 tarihli ek bilirkişi raporunda yapılan hesaplamalar ile birlikte davacının icra takibindeki talebi ile bağlı kalınarak, davacının takipte talep edildiği şekliyle, 37.058,25-TL asıl alacak talebinin yerinde olduğu görülmüştür. İşlemiş faiz talebi bakımından ise, günümüzde de uygulama alanı bulan, müşterek hukukun “gasp eden daima temerrüt hâlindedir” şeklindeki genel ilkesine göre, haksız fiilin faili daima temerrüt hâlinde bulunduğu için, zaten gerçekleşmiş olan temerrüdü sağlamak üzere alacaklının ayrıca bir ihtarda bulunması gerekmediğinden, 14.11.2017 tarihinden itibaren, 6183 sayılı Kanun'un 51. maddesi uyarınca belirlenen oranlarda talepte bulunulabileceği, buna göre bilirkişi ek raporunda hesaplandığı üzere ve davacının talebi ile de bağlı kalınarak, 59.482,45-TL miktarlı talebinin de yerinde olduğu görülmüştür. Davalı tarafından zamanaşımı defi ileri sürülmüş olup bu hususta; dosya kapsamına göre taraflar arasında abonelik sözleşmesi bulunmadığı görülmekle somut olayda zamanaşımı süresinin tespitinde haksız fiil hükümlerinin değerlendirilmesi gerekmekte olup, TBK'nın 72/2. madde hükmü uyarınca haksız fiil aynı zamanda ceza kanunlarına göre suç teşkil ediyorsa ve ceza kanunu daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüşse, hukuk davasında o uzun sürenin uygulanacağı, kaçak elektrik kullanımının TCK'nın 163/3 maddesi gereğince karşılıksız yararlanma suçunu oluşturacağı, bu suç için de TCK md. 66/1-e uyarınca öngörülen olağan ceza zamanaşımı süresinin 8 yıl olduğu, somut olayda kaçak elektrik kullanımının 14.11.2017 tarihinde tespit edildiği, icra takibinin 19.07.2024 tarihinde, eldeki davanın ise 04.10.2024 tarihinde ikame edildiği, buna göre eldeki davada 8 yıllık uzatılmış zamanaşımı süresinin dolmadığı görüldüğünden, davalının zamanaşımı definin reddi gerekmiştir. Böylece son tahlilde, davalının icra takibine itirazının haklı olmadığı görüldüğünden, davanın kabulü ile itirazın iptaline dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir. Davacının icra inkar tazminatı talebi bakımından ise, icra takibine konu alacağın varlığı ile miktarının tespiti, bilirkişi incelemesini gerektirmiş olup likit mahiyette olmadığından, İİK md. 67/2'de öngörülen koşulların gerçekleşmediği görülmekle, davacının icra inkar tazminatı talebi reddedilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-DAVANIN KABULÜ İLE; davalının ..... sayılı takibe itirazının iptaline, takibin asıl alacağa takip tarihinden itibaren 6183 sayılı Kanun'un 51. maddesi uyarınca belirlenen oranlarda (%54 oranını geçmemek üzere) gecikme faizi işletilmek ve ..... sayılı takip dosyası ile tahsilde tekerrür olmamak üzere devamına, 2-İcra inkâr tazminatı talebinin reddine, 3-Alınması gereken 6.594,69-TL harçtan peşin alınan 1.165,98-TL harcın mahsubu ile bakiye 5.428,71-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince belirlenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT'ne göre hesaplanan 45.000,00-TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafça yatırılan 427,60-TL başvuru harcı, 1.165,98-TL peşin harç, 1.400,00-TL tebligat, 32,50-TL müzekkere gideri ve 20.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 23.026,08-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 8-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile ..... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 23.06.2026
Katip ..... ¸e-imzalıdır.
Hakim ..... ¸e-imzalıdır.