İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/958 E. 2026/713 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/958
- Karar No
- 2026/713
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/958 KARAR NO : 2026/713
DAVA : İflas (Adi Takipten Doğan İflas (İİK 156)) DAVA TARİHİ : 19/12/2025 KARAR TARİHİ : 10/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan İflas (Adi Takipten Doğan İflas (İİK 156)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... 26. İcra Dairesi ...Esas sayılı dosyada davalı şirketin alacaklı ...'nin borçlu olduğunu, 11.12.2025 tarihli dosya hesabına göre toplam borcun 39.511,32 TL olduğunu, bu dosya sebebi ile yalnızca müvekkili şirkete İİK 89/1 Haciz İhbarnamesi göndertildiğini, müvekkili şirketin ... ile arasında hiçbir alacaklı-borçlu ilişkisi bulunmadığını, ayrıca ... yüzbinlerce borçlusunun olma ihtimali var iken İİK 89/1 haciz ihbarnamesinin yalnızca müvekkiline gönderilmesinin haksız ve kötüniyetli olduğunu, davalı şirket vekili ... ile müvekkili şirket yetkilileri ... ve ... ile arasında aktif husumet bulunduğunu, aktif husumet nedeniyle şirkete gönderilen İİK 89/1 haciz ihbarnamesinin kötü niyetli olduğunun açık olduğunu, davalı şirket vekilinin müvekkili davacı şirket yetkilileri ..., ..., ...ve ...'ın kızları ... ve ... aleyhine kısıtlama/vasilik davaları açtığını ve mahkemenin tüm davaları reddederek davacı tarafı HMK 329 uyarınca 5.000,00 TL disiplin para cezası ile cezalandırdığını, bu kararların da davalı şirketi vekilinin kötü niyetli olduğunu ispatladığını, ... 26. İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyada müvekkiline İİK 89/1 gönderilmesinin hak arama kapsamında olmaması ve avukatlık sorumluluğu ile bağdaşmadığından ve müvekkilinin vergi kimlik numarasının hukuka aykırı olarak ele geçirilip uyap üzerinden icra dosyasına eklenerek ve ... adına...'ye borç muhtırası bankalara, kamu kurumlarına diğer tüzel ve gerçek kişilere İİK 89/1 gönderme imkanı varken sırf ve sadece avukatlarının şahsi/kin ve nefretinden dolayı müvekkili şirketi taciz etmek amacıyla gönderilen İİK 89/1 sebebiyle uğranılan zararın davalı şirketin ödemekle yükümlü olduğunu, İİK 89/1 haciz ihbarnamesinin tebliği neticesinde müvekkilince baro pulu ve vekalet harcı ücreti alacağı, İstanbul baro şikayeti masrafı ve vekalet ücreti için uğradığı zararı tazmin için İİK 89/1 gönderten davalı şirkete ... İcra Müdürlüğü'nde 28/11/2025 tarihinde ... Esas sayılı dosya ile (22.334,18 TL toplam alacak değerli) genel iflas yolu ile takip başlatıldığını, İİK 155. maddeden anlaşılacağı üzere iflas yoluyla takipte ödeme veya ödeme emrine itiraz süresinin yedi gün olduğunu ve bu durumun icra müdürlüğü tarafından borçlu tarafa ödeme emrinin tebliği ile bildirildiğini ancak borçlu davalı şirketin bu süre içerisinde herhangi bir ödeme yapmadığını ve takibe de itirazda bulunmadığını, bu durumda İİK 156/1 ve 2. Maddenin şartları oluştuğunu, davalı şirketin iflasına karar verilmesi gerektiğini, davanın sonunda davalının iflas etme ihtimali olduğundan davalı şirketin yönetim kurulu üyelerinin TTK 513 uyarınca para geri verme sorumluluğu doğacağını, bu sebeple davanın davalı şirket yönetim kurulu üyelerine de ihbarı gerektiğini beyanla tüm bu nedenlerden ve resen gözetilecek nedenlerle davanın kabulünü, İİK 156/1 uyarınca ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasında borcun ödenmemesi sebebiyle davalı ...Şirketi'nin iflasına karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça davalı müvekkili şirket aleyhine ... İcra Müdürlüğü ...Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, ödeme ... ödeme emrinin müvekkili şirkete tebliğ olunduğu ve sürenin dolması sebebiyle davalı müvekkili şirketin İİK 156/1 maddesi uyarınca davalı müvekkilinin iflasına karar verilmesi talebiyle işbu davanın ikame edildiğini ancak ilgili icra dosyasında müvekkiline yapılan tebligatın usulsüz tebligat niteliğinde olması hasebiyle taraflarınca dava ikame edildiğini ve ... 2. İcra Hukuk Mahkemesi ...Esas ve... Karar sayılı sayılı dosyası ile icra dosyası üzerinden müvekkiline yapılan tebligatın usulsüz olduğunun tespiti ile tebliğ tarihinin öğrenme tarihi olan 02/01/2026 olarak düzeltilmesine karar verildiğini, taraflarınca süresi içerisinde icra takip dosyasındaki borca itiraz edildiğini ve itiraz üzerine takibin durdurulduğunu, gelinen aşamada davacı vekilince mahkememiz dosyasına 09/01/2026 tarihli ıslah dilekçesi sunulduğunu, işbu dilekçeleri ile takip konusu borca, davaya ve ıslaha karşı itiraz ve cevaplarını sunduklarını, İcra İflas Kanunu'nun 89/1. maddesi hükmü uyarınca icra takip dosyası borçlusunun üçüncü şahıslarda mevcut alacaklarının haczi maksadıyla üçüncü kişilere dosya borçlusunun kendilerinden alacağının bulunup bulunmadığı hususu sorularak varsa işbu alacağın dosya borcuna istinaden icra müdürlüğüne yatırılması gerektiği hususu ihtarını haiz haciz ihbarnamesi tebliğ olunduğunu, haciz ihbarnamesine istinaden üçüncü şahıslarca dosya borçlusunun kendilerinde mevcut alacağı bulunup bulunmadığını bildirme yükümlülükleri doğduğunu, UYAP sisteminde icra takip dosyasının kesinleşmesinin ardından haciz ekranı üzerinden bir kısım malvarlığı sorguları yapılmakla birlikte borçlunun üçüncü şahıs nezdinde alacağı bulunup bulunmadığına ilişkin sorgunun yapılamadığını, üçüncü şahısların alacaklı tarafça tespiti gerektiğini ve üçüncü şahsa ait bilgilerin tümünün icra müdürlüğüne bildirilmesi suretiyle haciz ihbarnamesi düzenlenmesinin talep edilebildiğini, dolayısıyla işbu davada zikredilen ... 26. İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası borçlusu olan ...'nin hangi üçüncü şahıslarda alacağı bulunduğu hususunda bir sorgu ekranının mevcut olmadığını, hal böyle iken alacaklı tarafça rastgele üçüncü şahıslar seçilerek icra müdürlüğünce İİK 89/1 maddesi uyarınca haciz ihbarnameleri gönderilmesini talep etmek gerek usul ekonomisine gerekse de dürüstlük kuralına aykırılık teşkil edeceğini, bu haliyle İİK 89/1 kapsamında haciz ihbarnamesi düzenlenmesi talep edilecek üçüncü şahıslar tespit edilirken borçlu ile ticari ve/veya şahsi ekonomik ilişkisi olduğu bilinen kimselerin tespiti ile talepte bulunulmasının hayatın olağan akışından olduğunu, burada herhangi bir kötüniyet aranmasının abesle iştigal olduğunu, davalı müvekkilince de ... 26. İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası borçlusu olan...'nin davacı şirket ile ticari ilişkisi olduğu bilindiğinden alacak hakkının mevcut olup olmadığı hususunda İİK 89/1 maddesi kapsamında ihbarname gönderilmesi hususunda işlem yapıldığını, bu hususun herhangi bir şekilde dürüstlük kuralına aykırılık teşkil etmediğini, davacı tarafça zikredilen zarardan dolayı müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğunun söz konusu olamayacağını, müvekkili şirketin davacı şirkete karşı herhangi bir şekilde haksız fiil teşkil eden eyleminin söz konusu olmaması sebebiyle zarar kalemi olarak zikredilen baro pulu, vekalet suret harcı, vekalet ücreti ve baro şikayet başvuru ücretinden dolayı müvekkilinin sorumluluğunun da söz konusu olamayacağı sonucunu doğurduğunu, hal böyle iken işbu davanın haksız ve hukuki mesnetten yoksun olduğunu ve davanın reddini talep ettiklerini, diğer yandan davalı şirket vekili olarak tarafınca davacı şirkete ve şirket yetkililerine karşı ikame edilmiş hukuk ve ceza dava dosyaları mevcut olduğunu yine davacı şirket ve şirket vekillerine karşı açılan ve onların açmış olduğu bir kısım hukuk ve ceza dava dosyalarında karşı taraf vekili olarak kaydı bulunduğunu ancak Avukatlık Kanunu ve meslek etiği kuralları uyarınca her bir dava dosyasının bağımsız niteliği haiz olduğunu, işbu davada da zikredilen ... 26. İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyasında tarafınca vekil sıfatıyla hareket edildiğini, davacı şirket ile tarafının aktif husumetin mevcut olması sebebiyle vekil sıfatıyla hareket edilen bir dosyada dürüstlük kuralına aykırı hareket edilmekte olduğu değerlendirilmesinin hakkaniyet ilkesine de aykırılık teşkil edeceğini, tarafınca Türk Borçlar Kanunu çerçevesinde vekalet sözleşmesi hükümleri doğrultusunda ve müvekkili şirketin bilgi ve talimatları ile hareket edildiğini, müvekkili şirketin de davacı şirket ile herhangi bir husumetinin söz konusu olmadığı gözetildiğinde dürüstlük kuralına aykırı işlem tesis edildiğinden bahsetmenin mümkün olmadığını, aksine işbu dava ile davacı şirket ve şirket yetkilileri ile vekil olarak tarafının arasında derdest dosyalar sebebiyle aktif husumetin bulunmasının davacı şirket ve yetkilileri tarafından kötüniyetli olarak kullanıldığını, hiçbir şekilde husumetli olmayan davalı müvekkili şirketin yalnızca vekilliğini yapması ve İcra İflas Kanunu'ndan doğan haklarını kullanmış olması sebebiyle iflası talep edildiğini, işbu hususun yasaya hakkaniyete ve dürüstlük kuralına aykırılık teşkil ettiğini, işbu davanın reddi gerektiğini beyanla tüm bu nedenlerden dolayı; haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, Dava, İİK. 156. maddesine dayalı olarak olarak açılan iflas davasına ilişkindir. Davacı vekili ...'un UYAP'tan göndermiş olduğu 09/09/2026 havale tarihli dilekçesi ile dava konusu davadan feragat ettiklerini, vekaletnamesinin incelenmesinde feragat yetkisinin bulunduğu anlaşılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun feragate ilişkin 307 ve devamındaki maddelerine göre; feragat, davacının, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı olmaksızın talep sonucundan kayıtsız-şartsız vazgeçmesidir. Hükmün kesinleşmesine kadar yapılabilen feragat, kesin hüküm gibi sonuç doğurur. Feragat veya kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilir. Yukarıda yazılı yasal düzenleye göre; davanın, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikteki davalardan olduğu, davacı vekilinin talep sonucundan kayıtsız, şartsız ve tamamen vazgeçtiği, feragat sebebiyle davacı tarafın davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerinden sorumlu olduğu ancak davalının bu konuda talebinin bulunmadığı hususu dikkate alınarak aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; Davanın feragat nedeniyle reddine, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre tahsili gereken 732,00 TL maktu harçtan peşin yatırılan 615,40 TL ve 732,00 TL ıslah harcından mahsubu ile bakiye kalan 615,40 TL'nin kararın kesinleşmesi ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Gider avansının kalan kısmının ve iflas avansının kararın kesinleşmesi halinde yatıran taraflara iadesine, Dair davacı tarafın yüzüne karşı kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 10/09/2026
BAŞKAN ¸e-imza ÜYE ¸e-imza ÜYE ¸e-imza KATİP ¸e-imza