İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/867 E. 2026/683 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/867
Karar No
2026/683
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/867 Esas KARAR NO : 2026/683 DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) DAVA TARİHİ : 26/09/2025 KARAR TARİHİ : 09/07/2026

Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi

DAVA: Davacı vekili 26/09/2025 harç tarihli dava dilekçesinde özetle; . .27.01.2024 tarihinde saat 13:05 sıralarında müvekkili sürücü --------- sevk ve idaresindeki sevk ve idaresindeki --------- plaka sayılı aracı ile -------- - --------- istikametinde seyir halinde iken arkasında aynı yönde seyir halinde bulunan sürücü --------- sevk ve idaresindeki --------- plaka sayılı aracın ön kısımları ile -------- plaka sayılı aracın arka kısımlarına çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiş olduğunu, söz konusu kazada müvekkili sorumluluğunun bulunmadığım, her ne kadar kaza sonrası müvekkiline 90.000,00 TL Değer Kaybı bedeli ödenmişse de değer kaybının bu rakamın çok üzerinde olduğunu, aracın bir çok önemli parçasının değiştirilmiş/onarılmış olduğunu, ayrıca aracın km sinin sıfıra yakın ve çok düşük olduğunu, bu nedenle araçta yaklaşık 350.000,00 TL değer kaybı oluştuğu kanaatinde olduklarını, ayrıca aracın 42 {kırk iki) gün serviste kalmış olduğunu, bu nedenle hak mahrumiyeti oluşmuş olduğunu, aracın iş nedeni ile aktif kullanılmakta olduğunu,....bu vs. nedenler ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL değer Kaybı ve 100,00 TL araç mahrumiyet bedelinin kaza tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili.. .."arz ve talep edilmiştir.

CEVAP: Davalı ---------S. vekili tarafından verilen cevap dilekçesinden özetle:...öncelikle dava konusu olay kapsamında ----------Ş. ne kasko sigortacısı olması nedeni ile 300.000,00 TL rücu tediye ödemesi yapılmış olduğunu, değer kaybı hesaplamasının genel şartlara göre yapılması gerektiğini,, .kabul anlamına gelmemekle birlikte faiz türünün yasal faiz olması gerektiğini. ..bu vs. nedenler ile davanın reddedilmesini arz ve talep edilmiştir. Davalı ---------- cevap dilekçesinde özetle; "Her ne kadar davaya cevap süresi içerisinde cevap vermemiş olsak da Yasa gereği davanın Tümünün Reddini talep etmiş sayılmamız doğrultusunda davaya karşı cevaplarımızı şu şekilde sunuyoruz. Davacı tarafın açmış olduğu davanın haksız olduğunu düşünüyor ve davanın Reddine karar verilmesini talep ediyoruz Şöyleki; Öncelikle dava dilekçesinde de açıkça belirtildiği üzere Belirsiz alacak davası olduğu için yargılamanın Basit Yargılama usulünce değil, yazılı yargılama usulünce yapılması gerektiğini düşünüyor ve bu yöndeki ara karara itiraz ediyoruz. Bu nedenle de dilekçeler safhası tamamlandıktan sonra ön inceleme günü verilmesi gerektiği yönündeki usulü itirazımızı belirtiyoruz. Davacı açmış olduğu davasında haksızdır çünkü davacının tüm giderleri Sigorta şirketince karşılanmıştır. Davacı kendisine yapılan ve dava dilekçesinde de beyan ettiği değer kaybını kabul etmiş ve almıştır daha sonra bu yönde dava açması haksızdır. Davacının aracın tamir süresi içerisinde ikame araç kullanıp kullanmadığının ilgili Kasko şirketine sorulması gerekir. Aracın tamir süresi ile ilgili Servisteki yoğunluk ve parça tedariki olumsuz yönlerin müvekkile yüklenmemesi gerekir düşüncesindeyiz. Bu nedenle aracın serviste kaldığı süre yerine bilirkişice araçtaki hasara göre tamir süresinin belirlenmesi gerektiği kanısındayız" denmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava; TBK'nın 49.maddesi kapsamında trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat (değer kaybı bedeli, mahrumiyet bedeli) talebine ilişkindir.Kural olarak haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında gerçek zarar ilkesi geçerlidir. Zarar gören ancak haksız fiil sebebiyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlularından isteyebilir.Zarar bir eksilmeyi ifade eder. Haksız fiilin borç doğurmasının sebebi doğan zararı giderme yükümlülüğünden kaynaklanır. Haksız fiil faili bu fiili ile yaratmış olduğu eksilmeyi gidermek, zarar gören kişiyi fiilden önceki durumuna getirme borcu altına girmiştir. Haksız fiil failinin borcu doğan bu zararı tazmin etmeye dayanır. Buna göre haksız fiilden doğan tazminat borcunun üst sınırını doğan zarar oluşturur. Zarar belirlenirken, uğranılan gerçek zararın dışına taşılamaz. Zarar görenin zararla ilgisi saptanamayan giderleri zarar kapsamının dışında tutulmalıdır. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder. Araçta meydana gelen hasar bedeli gibi bu hasardan kaynaklanan değer kaybı zararı da ZMSS teminatı kapsamındadır. Türk Borçlar Kanunu'nun 49.maddesi vd, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1, 85/1ile ilgili madde düzenlemeleri gözetildiğinde; davalı sigorta şirketinin sigortalısına ait aracın trafik sigortacısı olup ZMSS poliçesi gereği, davacının aracında meydana gelen hasara ilişkin gerçek zarar miktarı ile sınırlı sorumludur.Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; 27.01.2024 tarihinde meydana gelen trafik kazasında --------- plakalı araç sürücüsünün trafik kazasının oluşumunda kusurlu olmadığı, ---------- plaka sayılı davalı araç sürücüsünün trafik kazasının oluşumunda %100 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği bu haliyle mahkememizce hükme esas alınan bilirkişi raporu ile dava konusu kaza nedeniyle ----------- plaka sayılı araçta 110.000,00 TL değer kaybı bedeli zararı ve 30.277, 80 TL mahrumiyet bedeli zararı oluştuğunun anlaşıldığı daha önce sigorta şirketi tarafından yapılan ödemeler ve sağlanan ikame araç dikkate alındığında bakiye 20.000,00 TL değer kaybı ve 9.083,34 TL mahrumiyet bedeli zararı oluştuğu görülmekle toplam 29.083,34 TL tazminatın 27.02.2025 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ---------- ve ----------- müşterek müteselsil tahsiliyle davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.Davanın davalı sigortaya yönelik değer kaybı talebi yönünden ise daha önceden yapılan ödemeler ve kaza tarihi olan 2025 yılı poliçe teminat limiti dikkate alındığında davalı sigortanın teminat limiti tükendiğinden davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

Hüküm; Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kısmen kabulü ile; a-20.000,00 TL değer kaybı bedeli ve 9.083,34 TL mahrumiyet bedeli olmak üzere toplam 29.083,34 TL tazminatın 27.02.2025 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar --------- ve ---------- müşterek müteselsil tahsiliyle davacıya verilmesine, b-Davalı --------- Şirketi yönünden davanın reddine, 3-Harçlar yasası uyarınca davanın kabul edilen kısım yönünden alınması gereken 1.986,68 TL harçtan peşin alınan 615,40 TL harç ve 500,00 TL tamamlama harcının toplamı olan 1.115,40 TL'den mahsubu ile bakiye 871,28 TL karar harcının davalılar --------- ve ---------- müşterek müteselsilen tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA, 4- Harçlar yasası uyarınca davacı tarafından yatırılan 615,40 TL peşin harç, 500,00 TL tamamlama harcı ve 615,40 TL başvurma harcı ile 7.000,00 TL bilirkişi ücreti , 1.317,80 TL yargıla gideri olmak üzere toplam 10.048,60 TL'nin davalılar --------- ve ---------- müşterek müteselsilen tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 29.083,34 TL vekalet ücretinin davalılar -------- ve --------- müşterek müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6- Davalı ---------- Şirketi kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 20.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ---------- Şirketi tarafına VERİLMESİNE, 7- 4.700,00 TL Arabulucu ücretinin davalılar ---------- ve ----------- tahsiliyle hazineye irad kaydına, Dair; 6100 Sayılı HMK'nın 341/2. Maddesi uyarınca KESİN olarak verilen davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafların yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.09/07/2026

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/867, K. 2026/683, T. 09.07.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-867-e-2026-683-k-a3174f8751ed