İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/866 E. 2026/672 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/866
Karar No
2026/672
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/866 Esas KARAR NO : 2026/672

DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/11/2025 KARAR TARİHİ : 17/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde: Davalı şirket, .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı dosyası ile aleyhine yürüttükleri 2.519.926,39 TL tutarındaki icra takibi nedeniyle düzenlenen alacağa itiraz ettiğini, borçlunun bu itirazı haksız olup itirazın iptali talebi ile müvekkili şirket ile borçlu taraf arasında 2025/... arabuluculuk numaralı dosyası ile arabuluculuk görüşmesi yapıldığını, arabuluculuk görüşmelerinde taraflar arasında gerekli muvafakat sağlanamaması sebebiyle takibe konu olan alacağın tahsili amacıyla işbu davanın ikame edilmesi zorunluluğumuz hâsıl olduğunu, borçlunun borca itirazının aşağıda belirteceğimiz nedenlerle iptali gerektiğini, müvekkili ile ...A.Ş arasında müvekkili şirkete bağlı hastaneler ile sigorta şirketi arasındaki işlemlerin koordinasyonun sağlanması amacıyla ekte Sayın Mahkemenin dikkatine sunmuş olduğumuz hizmet sözleşmesi akdedildiğini, anılı hizmet sözleşmesinin akdedilmesinin akabinde aracı kurum ...A.Ş tarafından müvekkili şirket, sigortacılık işlemlerinin ifası için ... ... Şirketi'ne yönlendirildiğini, ...A.Ş aracı kurum vasfına haiz olup müvekkili şirket çatısı altındaki hastaneler ile sigorta şirketi arasındaki poliçe teminatlarının yerine getirilmesi için destek vermekte ve sadece sigorta şirketi ile hastane arasındaki koordinasyon sürecini sağlamakla ise de ...A.Ş'nin ödemeler ile ilgili herhangi bir sorumluluğu bulunmayıp ödemeler müvekkili şirketin yönlendirildiği sigorta şirketi olan ... ... Şirketi tarafından yapılmakta faturalaşma süreci ise doğrudan müvekkili şirket ile ... ... Şirketi arasında gerçekleştirildiğini, anılı sözleşmenin 2-A CGM’nin Yükümlülükleri başlığı altında ... A.Ş'nin ödemelerle ilgili sorumluluğunun bulunmadığı hususu ayrıntılı şekilde ifade edildiğini, borçlu ... ... Şirketi ile müvekkili şirket arasında doğrudan akdedilmiş bir sözleşme bulunmasa da yukarıda ayrıntıları izah edilen hizmet sözleşmesi kapsamında müvekkili şirket ... ... Şirketi'ne yönlendirilmiş ve 2023 yılı temmuz ayı itibariyle ... sigorta ile müvekkili şirket arasında aracı kurum tarafından belirlenen ve ekli hizmet sözleşmesinde düzenlenen fiyat protokolü uyarınca müvekkili şirket bünyesindeki hastanelerden hizmet alan davalı şirketten poliçeli sigortalılar adına düzenlenen faturalaşma süreci başladığını, bu kapsamda borçlu sigorta şirketi poliçesi altında sigortalı olduğunu, müvekkili şirkete bağlı hastaneler nezdinde hizmet alan sigortalılar adına müvekkili şirket tarafından düzenlenen faturalar uyarınca müvekkili şirketin borçlu şirketten 2.421.757,57 TL tahsil edilememiş alacak bakiyesi bulunduğunu, işbu davaya ve ilgili icra takibine konusu faturaların çoğu e arşiv fatura olarak düzenlendiğinden e-Arşiv fatura uygulaması kapsamında oluşturulan faturalar elektronik mali mühür ve zaman damgası ile imzalanarak elektronik ortamda arşive alındığını, bu sebeple ticari kayıtlar içerisindeki faturalar asıl niteliğinde olduğunu, Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumunun 09/04/2025 tarih ve 1038 sayılı kararı ile; 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 20 nci maddesi kapsamında, gerekli sermayenin nakden şirket hesaplarına intikal ettirildiğinin tevsik edilmesine kadar ... Sigorta AŞ'nin tüm branşlarda yeni sigorta sözleşmesi akdetme ve temdit yetkisinin kaldırılmasına karar verildiğini, kurum tarafından yapılan 10.04.2025 tarihli basın duyurusu ile ... sigorta firmasının faaliyetlerinin durdurulmasına karar verildiği ilan edildiğini, ilgili karar ve basın açıklamasından da görüleceği üzere borçlu sigorta şirketinin yeni sigorta sözleşmesi akdetme ve temdit yetkisi sermaye yeterlilik koşulları sağlanıncaya kadar tamamen kaldırıldığını, müvekkili şirket tarafından bahse konu kesinleşen fatura alacaklarının tahsili amacıyla davalı-borçlu taraf ile defalarca iletişime geçtiğini, müvekkili şirketin de dahil olduğu grup şirketler adına davalı şirkete ihtarname dahi tebellüğ edildiğini, davalı-borçlu şirket kesinleşen fatura borcunu ödemekten kaçındıklarını, müvekkili şirket tarafından....İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas numaralı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, borçlu tarafından bu takibe kötü niyetli olarak itiraz edilmesi sebebiyle takibin durduğunu, davalı-borçlu tarafından haksız ve alacağı sürüncemede bırakmak amacıyla takibe yapılan itirazın iptalini, takibin devamına karar verilmesi gerektiğini, müvekkili şirket faturaya ilişkin edim borcunu yerine getirmesine rağmen davalı – borçlu tarafından bedel ödeme borcu tam ve eksiksiz olarak yerine getirilmediğini, müvekkili şirket sağlık sektöründe hizmet veren bünyesinde 20'den fazla hastanenin bulunduğu hastaneler grubunu temsil ettiğini, hastaneler çatısı altında gerek SGK anlaşması kapsamında gerekse acil hal kapsamında tedavi gören hastalar da mevcut olduğunu, faaliyetleri kamu hizmeti statüsünde olduğunu, bu nedenle kamu hizmetinin devamlılığı ve müvekkili hastanenin sağlık faaliyetlerinin sekteye uğramaması adına alacakların tahsili önem arz etmekte ve alacakların tahsili kamu yararı taşıdığını, haklı davanın kabulünü, borçlunun .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı takibine yaptığı itirazının iptaline ve takibin devamını, kötü niyetli olarak takibe itiraz eden borçlunun %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davalı yan üzerine tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde: Davacı şirket ile müvekkili şirket arasında hizmet sözleşmesine istinaden düzenlenen faturadan kaynaklı alacağı 2.519.926,39 TL olduğu iddiasıyla fatura alacakları için....İcra Dairesi 2025/... Esas sayılı dosya ile şirket aleyhine icra takibi başlatıldığını, takibe şirket tarafından itiraz edilmesi üzerine yapılan itirazın iptali talep edildiğini, davacı yanın talebinin haksız ve hukuka aykırı olup tarafımızca cevap verme gereği hasıl olduğunu, davacının iş bu itirazın iptali davası açmasında hukuki bir yarar bulunmadığını, müvekkili sigorta şirketi, davacının iddia ettiği borcun tamamını ifa etmiş olmasına rağmen davacı haksız ve mesnetsiz olarak borcun ve borcun ferilerinin olduğuna yönelik borcun kapanmadığını, buna göre müvekkili sigorta şirketi tarafından ödeme yapılmadığının müvekkili sigorta şirketinin kendisine 2.519.926,39 TL tutarında borcu olduğunu iddia ettiğini, müvekkili sigorta şirketi, davacıya olan borcunun tamamını ödemiş olduğunu, davacının iddia ettiği yönde.... İcra Dairesi 2025/... Esas sayılı dosyasında itirazlarının iptaline ve icra takibinin devamına karar verilmesi davacının sebepsiz zenginleşmesine sebebiyet vereceğini, sebepsiz zenginleşmeye yönelik iyi niyetten uzak olan işbu davanın reddi gerektiğini, itirazın iptali davasında kısmi istek olmadığını, davanın konusu ilâmsız icra takibine yapılan itirazın iptali iken, davacı müvekkili sigorta şirketinin kendisine 2.519.926,39 TL tutarında borcu olduğu yönünde iddiada bulunduğunu, davacı vekilinin iş bu isteğinin hukuki bir dayanağı olmadığını, ilamsız icra takibine itiraz üzerine açılan îtirazın iptali davasında, yalnızca itirazın iptali istenebileceğini, kısmen veya tamamen alacağın tahsili istenemeyeceğini, bir başka anlatımla, aynı davada hem itirazın iptali hem de alacağın tahsili bir arada olamayacağını, mahkemece de istek gibi karar verilemeyeceğini, itirazın iptali ve alacak davası nitelikleri ve sonuçları itibarıyla birbirinden farklı dava türler olduğunu, dava dilekçesinde sadece itirazın iptali istendiği halde, hem alacağın tahsiline hem de itirazın iptaline karar verilemeyeceğini, icra takip tutarının tamamı için değil de bir bölümü için harç yatırılmışsa, bu durum kısmi dava olarak nitelenemeyeceğini, mahkeme itirazın iptaline karar verecekse eksik harcın tamamlatılmasının gerektiğini, SDDK’nın 09.04.2025 tarihli kararı uyarınca müvekkili sigorta şirketinin temdit yetkisi kaldırıldığını, Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurulu'nun 09.04.2025 tarihli ve 1038 sayılı kararıyla 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 20. maddesi kapsamında, gerekli sermayenin nakden Şirket hesaplarına intikal ettiğinin tevsikine kadar müvekkil ... Sigorta A.Ş.'nin tüm branşlarda yeni sigorta sözleşmesi akdetme ve temdit yetkisi kaldırıldığını, SEDDK kararı kapsamında ödemeler kamu otoritesi tarafından SEDDK’nın izin verdiği ölçüde yürütülmekte olduğunu, müvekkili şirketin ödemeler konusunda karar alma yetkisi bulunmadığını, müvekkili sigorta şirketini, davacıya yapılan ödemesinde yaşanan gecikme kapsamında sorumlu tutmak hakkaniyete aykırılık teşkil edeceğini, müvekkili şirketin sorumlu olduğuna yönelik hüküm kurulacaksa dahi müvekkili şirketin mevcut durumu göz ardı edilmesinin gerektiğini, müvekkili şirket uhdesinde yaşanan birtakım olaylardan ötürü ilgili ödemelerin/ hesap işlemlerinin denetimi SEDDK onayına bağlandığını, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkili şirket tarafından herhangi bir ödeme yapılacak olsa dahi kurum onayı olmadan ödemelerin gerçekleştirilmesinin mümkün olmadığını. müvekkili şirketin işbu davanın açılmasına sebebiyet vermediği izahtan vareste olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkili şirket aleyhine herhangi bir hüküm kurulacaksa dahi işbu davanın açılmasına müvekkili şirket sebebiyet vermediğinden müvekkil şirket aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmemesinin gerektiğini, davadan dolayı müvekkil şirketin faiz sorumluluğu bulunmadığını, müvekkili şirketin herhangi bir temerrüdü söz konusu olmadığını, müvekkili şirketin faiz sorumluluğu bulunmadığını, bu sebeple mahkemece aksi durumun kabulüyle aleyhe tazminata hükmedilmesi halinde dahi ancak dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilebileceğini, sigortacı, başvuru gününden başlayarak (8) iş günü sonunda tazminat miktarını ödemezse temerrüde düşmüş olduğunu, davacı tarafın hukuka ve hakkaniyete aykırı olarak fatura alacağı iddiasına dair.... Îcra Dairesi 2025/... Esas sayılı dosyasında başlatmış olduğu icra takibine dayalı kötü niyetli olarak açmış olduğu itirazın iptali davasının öncelikle usulden reddini, mahkeme aksi kanaatte olması halinde müvekkil şirketin, davaya konu alacak talebi hakkında herhangi bir hukuki sorumluluğu bulunmaması nedeniyle davanın esastan reddine karar verilmesi gerektiğini, haksız ve kötü niyetli olarak açılmış bulunan itirazın iptali davasının reddini, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesini, davacı yanın ihtiyati haciz talebinin reddini, yargılama giderleri, ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, ....İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı takip dosyasına konu alacak talebinin haklı olup olmadığı, alacak ve işlemiş faiz kalemlerinin yerinde olup olmadığı, itirazın iptalinin gerekip gerekmediği, davalının dava konusu faturalardan dolayı sorumlu olup olmadığı noktalarında toplanmıştır. Davacının dava şartı arabuluculuk koşulunu yerine getirdiği görülmüştür. Mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip, deliller toplanmıştır. .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı dosyası UYAP sisteminden alınmış, yapılan incelemesinde: 2.421.757,57 TL asıl alacak (İstenen: Yıllık Reeskont Avans), 98.168,82 TL .... Noterliği tarafından düzenlenen 08.05.2025 tarihli ve ... keşide numaralı ihtarname uyarınca talep edilen 1.208.098,00 TL asıl alacağa işlemiş faizi olmak üzere toplam 2.519.926,39 TL alacağın tahsili için takip başlatıldığı, takip dosyasında ödeme emrinin tebliğ edildiği, ... ... Şirketi vekilince ödeme emrine, borca, takibe, faiz oranına, faize, işlemiş faize ve zaman aşımı da olmak üzere takibin tüm ferilerine itiraz ettiklerini, müvekkili aleyhine açılan icra takibinin durdurulmasına karar verilmesini talep ettiği tespit edilmiştir. Mahkeme celse ara kararı ile dosyanın Sağlık Sigortaları bilirkişisi SMMM ... ve Sigortacı bilirkişi ...den oluşan bilirkişi heyetine tevdii edilerek rapor alınmasına karar verilmiş, dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiştir. Bilirkişiler ... tarafından hazırlanan 25.06.2026 tarihli bilirkişi raporunda: "Dosya kapsamında bulunan dava ve cevap dilekçeleri, taraf beyanları, .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... E. sayılı takip dosyası, davacı şirkete ait ticari defter ve kayıtlar, e- defter beratları, e-fatura kayıtları, cari hesap dökümleri, ödeme kayıtları ve dosyaya sunulan tüm bilgi ve belgeler üzerinde yapılan inceleme neticesinde; Davacı ... A.Ş. tarafından davalı ... Sigorta A.Ş. sigortalılarına sunulan sağlık hizmetlerine ilişkin faturaların davacı ticari defter ve kayıtlarında yer aldığı, dava konusu faturaların davacı ticari defter kayıtları ile uyumlu olduğu, e-fatura/e-arşiv fatura sistemi kapsamında düzenlenerek davalı tarafa iletildiğinin anlaşıldığı, davalı tarafından yapılan ödemelerin davacı kayıtlarına işlendiği, ancak yapılan ödemelerin toplam fatura bedellerini karşılamadığı, davacı ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucunda dava tarihi ve icra takip tarihi itibarıyla davacının davalıdan 2.402.107,53 TL tutarında alacaklı olduğunun tespit edildiği, dosya kapsamında, söz konusu bakiye borcun tamamının ödendiğini gösterir denetlenebilir nitelikte ödeme belgesi, banka dekontu, EFT/havale kaydı veya cari hesap mutabakatı niteliğinde bir belgeye rastlanılmadığı, davalı tarafça ileri sürülen SEDDK kaynaklı idari tedbir ve kısıtlamaların, mevcut alacak-borç ilişkisinin varlığını ortadan kaldıran veya borcu sona erdiren bir sonuç doğurmadığı, Sigortacılık mevzuatı, ticari kayıtlar ve dosya kapsamındaki tüm bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde, davalı sigorta şirketinin dava konusu sağlık hizmet bedellerinden sorumlu olduğu ve ödeme yükümlülüğünün devam ettiği kanaat ve sonucuna varılmıştır." şeklinde raporlarını sunmuşlardır. Yapılan yargılama sonucunda: davanın davacıya bağlı hastaneler nezdinde hizmet alan sigortalılar adına davacı tarafından düzenlenen faturalar uyarınca davalı şirketten 2.421.757,57 TL tahsil edilememiş alacak bakiyesi bulunduğu iddiası ile açılmış olduğu, davalı tarafça yapılması gereken ödemelerin yapılmadığı, bunun üzerine .... İcra Dairesi'nin 2025/... esas sayılı dosyası ile takip yapıldığı, itiraz üzerine takibin durduğu, davanın İ.İ.K nun 67. Maddesi gereğince bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, davalı taraf her ne kadar icra takibine itirazda ve cevap dilekçesinde borçlu olmadıklarını ileri sürmüşler ve sair itirazlarda bulunmuşlar ise de, yapılan bilirkişi incelemesinde yapılan tespitlere göre; davacı ... A.Ş. tarafından davalı ... Sigorta A.Ş. sigortalılarına sunulan sağlık hizmetlerine ilişkin faturaların davacı ticari defter ve kayıtlarında yer aldığı, dava konusu faturaların davacı ticari defter kayıtları ile uyumlu olduğu, e-fatura/e-arşiv fatura sistemi kapsamında düzenlenerek davalı tarafa iletildiği, davalı tarafından yapılan ödemelerin davacı kayıtlarına işlendiği, ancak yapılan ödemelerin toplam fatura bedellerini karşılamadığı, davacı ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucunda dava tarihi ve icra takip tarihi itibarıyla davacının davalıdan 2.402.107,53 TL tutarında alacaklı olduğu, dosya kapsamında, söz konusu bakiye borcun tamamının ödendiğini gösterir denetlenebilir nitelikte ödeme belgesi, banka dekontu, EFT/havale kaydı veya cari hesap mutabakatı niteliğinde bir belgeye rastlanılmadığı, netice olarak davacının davalıdan takip tarihi itibarıyla toplamda; 2.402.107,53 TL tutarında ödenmemiş fatura bakiyesi bulunduğu anlaşılmıştır. Noter ihtarında ve icra takibinde belirtilen 1.208.098,00 TL için noter ihtar tebliğ tarihi olan 09/05/2025 tarihinden itibaren verilen 7 günlük süre sonrasında 17/05/2025 tarihinden icra takip tarihi 21/07/2025 tarihine kadar işlemiş faiz mahkememizce resen hesaplanmıştır. Buna göre; Başlama Tarihi Bitiş Tarihi Gün Sayısı Oran (%) Tutar 17.05.2025 21.07.2025 65 44,25 96.522,00 TL tutarında takip tarihine kadar işlemiş faiz hesaplanmıştır. Netice olarak, davacının 2.402.107,53 TL asıl alacak, 96.522,00 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 2.498.629,53 TL tutarında alacaklı olduğu ve mahkememizce aldırılan raporun uygulama ve mevzuata göre yerinde olup hükme esas alınmaya elverişli olduğu ve davalıların mahkememizce benimsenen raporda yapılan hesaplama ve mahkememizce resen yapılan faiz hesabı toplamı kadar itirazında haksız olduğu, her ne kadar davalı taraf bilirkişi raporuna itiraz etmiş ise de itirazlarının soyut nitelikte olduğu ve somut içerikli olmayan itirazlar yönünden ek rapor alınmasına gerek bulunmadığı kanaatine varıldığından, takibin devamı ile itirazın raporda belirlenen miktarlar üzerinden iptaline karar verilmiştir. Davalı taraf SEDDK kaynaklı idari tedbir ve kısıtlamalar bulunduğunu belirterek itiraz ve savunmalarda bulunmuş ise de, bu tedbir ve kısıtlamalar borcu sona erdiren bir netice oluşturmayacağından davalı tarafın bu yöndeki itirazları dikkate alınmamıştır. Bilirkişi raporunda yapılan tespit ve mahkememizce yapılan faiz hesabı dışında kalan miktar yönünden fazla talebin reddine dair hüküm kurulmuştur. İcra İflas Kanununun 67/2 maddesine göre "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." İşbu davada davalı, mahkememizce bilirkişi raporu ve dosya kapsamı itibari ile haksız görüldüğünden ve talep olduğundan alacağın likit olması sebebiyle %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davanın kısmen kabulü ile, davalının.... İcra Dairesi'nin 2025/... esas sayılı icra takibine yönelik itirazının kısmen iptali ile, takibin 2.402.107,53 TL asıl alacak, 96.522,00 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 2.498.629,53 TL üzerinden kaldığı yerden devamına, 2-Belirlenen alacak miktarı olan 2.498.629,53 TL'nin % 20 si olan 499.725,90 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Fazlaya ilişkin 21.296,86 TL'lik talebin reddine, 4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 170.681,38 TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 30.434,42 TL harcın mahsubu ile bakiye 140.246,96 TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına, 5-Davacı tarafından dava açılırken peşin olarak yatırılan 615,40 TL başvurma harcı, 30.434,42 TL peşin nispi harç ve 87,50 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 31.137,32 TL'nin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 31.005,00 TL (tebligat masrafı, müzekkere masrafı ve bilirkişi rapor ücreti) yargılama giderinin kabul ve ret oranları gözetilerek 30.742,96 TL'sinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 8-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 366.821,84 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen ve reddedilen miktarı geçmemek üzere 21.296,86 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 10-Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca hazine tarafından karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve ret oranları gözetilerek 38,88 TL'sinin davacı taraftan, 4.561,12 TL'sinin davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına, 10-Karar kesinleşene kadar yapılacak yargılama giderlerinin davacı gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye gider avansının istek halinde davacıya iadesine, Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda oy birliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 17/09/2026

Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/866, K. 2026/672, T. 17.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-866-e-2026-672-k-e92e3be91a4d