İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/857 E. 2026/209 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/857
Karar No
2026/209
Karar Tarihi

T.C. ... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/857 Esas - 2026/209 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN T.C. ... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/857 Esas KARAR NO : 2026/209

DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 06/01/2023 KARAR TARİHİ : 13/04/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 05/05/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili; davalı Mefkûre Yalçıner'in, müvekkili hastane bünyesinde göz hastalıkları uzmanı olarak görev yapmakta olduğunu, davalı ... .... .... tarafından hasta ...'na 30.05.2014 tarihinde fakoemülsifikasyon ile katarakt cerrahisi uygulandığını, ameliyat sonucunda oluşan enfeksiyon nedeniyle görme yetisini kaybettiğinden bahisle hasta ... ve diğer davacılar tarafından maddi ve manevi tazminat istemiyle ... 4. Tüketici Mahkemesi nezdinde şirket aleyhine dava açıldığını, davacı şirket tarafından 05.05.2022 tarihinde toplam 282.685,84 TL icra dosyasına ödeme yapıldığını, dava konusu ödemenin, davalı doktor tarafından gerçekleştirilen tıbbi müdahale sonucunda uğranılan maddi ve manevi zararın tazmini amacıyla yapıldığından, davalı doktor ile doktorun zorunlu mali sorumluluk sigortasının bulunduğu ... Sigorta A.Ş.'ye ihtarname gönderildiğini, ödeme yapılmadığını ileri sürerek, ödenen 282.675,84 TL' nin ödeme tarihi olan 05.05.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen rücuen tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı sigorta şirketi vekili; dava dosyası kapsamında müvekkili sigorta şirketinin kesinlikle sorumluluğu bulunmamakla birlikte, sorumluluğun var olduğu iddiasında dahi müvekkili sigorta şirketi ile davacı arasında kesinlikle ticarî bir ilişki bulunmadığından avans fâizi talep edilmesinin açıkça hukuka aykırı olduğunu, ayrıca kesinlikle kabul anlamına gelmemekle birlikte, sorumluluğun var olduğu iddiasında dahi yerleşik Yargıtay içtihatları gereğince müvekkili sigorta şirketinin temerrüdü incelemeye yeterli bütün belgelerin müvekkili sigorta şirketine teslim edilmesi ile başlayacağından ödeme tarihinden itibaren faiz talep edilmesine de itiraz ettiklerini savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı Mefkure Yalçıner vekili; müvekkilinin yapmış olduğu tıbbi müdahale ile hastada meydana geldiği iddia olunan zarar arasında illiyet bağı bulunmadığını, enfeksiyon sürecinin tanı ve tedavisinin yönetiminde herhangi bir gecikme söz konusu olmadığını, hastada meydana gelen endoftalminin temel nedeninin hastane enfeksiyonu olduğunu, bu nedenle müvekkilinin herhangi bir kusurunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkememizin 24/02/2025 tarih, 2023/18 E., 2025/118 K.sayılı ilamı ile; davanın kabulüne, 282.675,84 TL'nin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verildiği, iş bu karara karşı davalılar vekilleri tarafından istinaf yasa yoluna başvuru yapılması neticesinde; ... BAM 23.HD'nin 2025/1404 E., 2025/820 K.sayılı ilamı ile; "Dava, davalı doktor tarafından gerçekleştirilen tıbbi müdahale kapsamında doğan zararın davacı tarafından ödenmesi nedeniyle rücuen tahsil istemine ilişkindir. Dava tarihinde yürürlükte olan 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 1. maddesinde İş Kanunu’na göre işçi sayılan kişilerle işverenler arasında iş sözleşmesinden yahut İş Kanunu’na dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk davalarına bakma görevinin iş mahkemelerine ait olacağı düzenlenmiştir. Ayrıca 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 5. maddesi ise; “(1) İş mahkemeleri; a) 5953 sayılı Kanuna tabi gazeteciler, 854 sayılı Kanuna tabi gemiadamları, 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununa veya 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun İkinci Kısmının Altıncı Bölümünde düzenlenen hizmet sözleşmelerine tabi işçiler ile işveren veya işveren vekilleri arasında, iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğan her türlü hukuk uyuşmazlıklarına, b) İdari para cezalarına itirazlar ile 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamındaki uyuşmazlıklar hariç olmak üzere Sosyal Güvenlik Kurumu veya Türkiye İş Kurumunun taraf olduğu iş ve sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklara, c) Diğer kanunlarda iş mahkemelerinin görevli olduğu belirtilen uyuşmazlıklara, ilişkin dava ve işlere bakar.” hükmünü haizdir. Bu kapsamda iş mahkemelerinin görev alanına giren hukuk uyuşmazlıkları olarak iş uyuşmazlıkları, tarafları ve konusu kanunla belirlenmiş uyuşmazlıklar olup görev kuralları kamu düzenine ilişkindir. Somut olayda; dava dışı zarar gören kişi, hasta; tedavi hizmetini veren kurum, davalı hastane; tıbbi müdahaleyi gerçekleştiren kişi, davalı doktor ve doktor için zorunlu mesleki sigorta poliçesi düzenleyen ise davalı sigorta şirketidir. Davacı ile davalı doktor arasındaki hukuki ilişki tartışılmaksızın işin esası incelenerek ticari dava niteliğinde karar verildiği anlaşılmaktadır. Davacı ile davalı arasında hukuki ilişki bulunmakla birlikte davalı sigorta şirketine üçüncü kişi olarak başvurmaktadır. Davalı sigorta şirketinin sorumluluğu da doktor ile sigorta şirketi arasındaki poliçe kapsamında tespit edilecektir. Bu kapsamda, davacı ile davalı doktor arasındaki hukuki ilişkinin tartışılması ile iş sözleşmesi olup olmadığının tespiti, diğer davalıya rücu şartlarının değerlendirilmesi ile mahkemenin görevi konusunda değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerektiğinden HMK 353/1,a,3 ve 355 maddeleri uyarınca davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir." şeklinde açıklanarak Mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. ... BAM 23.HD'nin 2025/1404 E., 2025/820 K.sayılı ilamı doğrultusunda, davacı vekiline davalı Mefkure Yalçıner ile akdedilen sözleşme örneklerini sunmak, hastane ile davalı Mefkure Yalçıner ile aralarındaki akdin BAM kararı kapsamında iş akdi niteliğinde olup olmadığı hususunda yazılı beyanda bulunmak üzere süre ve imkan tanınmış olup; davacı Medicana Hastane İşletmeciliği A.Ş. İle davalı Mefkure Yalçıner arasında akdedilen hekim sözleşmesi sunulmuş ve Mefkure Yalçıner'e ait SGK sigortalı işe giriş bildirgesi dosya içerisine alınmış olmakla, gelen kayıtların tetkiki neticesinde, davacı ile davalı doktor arasında iş sözleşmesi düzenlendiğinin anlaşıldığı, dava tarihinde yürürlükte olan 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 1. maddesinde İş Kanunu’na göre işçi sayılan kişilerle işverenler arasında iş sözleşmesinden yahut İş Kanunu’na dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk davalarına bakma görevinin iş mahkemelerine ait olacağı dikkate alınarak, somut uyuşmazlıkta İş Mahkemelerinin görevli olduğu sonuç ve kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: 1-HMK 114,115 maddeleri uyarınca dava şartı (görev) yokluğundan davanın usulden reddine, 2-Görevli mahkemenin ... Nöbetçi İş Mahkemesi olduğunun tespitine, 3-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli ve yetkili ... Nöbetçi İş Mahkemesi'ne gönderilmesine, 4-Kararın kesinleşmesi halinde HMK'nın 20.maddesi gereğince kesinleşmeden itibaren 2 haftalık talep süresi içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilebileceğine, aksi halde davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA KARAR VERİLECEĞİNE, 5-HMK'nın 331/2.maddesi gereğince yargılama, harç masraf ve giderlerinin görevsizlik kararından sonra dosyanın gönderildiği mahkemede davaya devam edilmesi halinde bu mahkemece değerlendirilmesine, aksi halde mahkememizce dosya üzerinde bu durumun tespiti ile GEREKLİ KARARIN VERİLMESİNE, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/04/2026

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/857, K. 2026/209, T. 13.04.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-857-e-2026-209-k-5cb087fd674c