İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/820 E. 2026/426 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/820
- Karar No
- 2026/426
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/820 Esas - 2026/426 T.C. ANKARA "TÜRK MİLLETİ ADINA " 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/820 Esas KARAR NO : 2026/426
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 03/11/2025 KARAR TARİHİ : 03/06/2026 KARAR YAZMA TARİHİ : 04/06/2026 Mahkememize açılan davanın yapılan açık yargılaması sonucunda, dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ ; DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE; Davalı şirket, müvekkil şirkettin "insan sağlığına yönelik teşhis ve tedavi hizmeti" almakta olduğunu. Alınan hizmete karşılık gelen hak ediş tutarı her ayın sonunda davalının muhasebecisi tarafından tablo olarak gönderilmekte ve buna istinaden müvekkili şirket tarafından davalıya fatura kesilmekte olduğunu kesilen tüm fatura tutarlarını ödeyen davalı 31.07.2025 tarihli faturayı ödememiş olup taraflarınca ..... esaslı dosyasıyla icra takibi başlatılmak zorunda kaldıklarını, itiraz edilmesi üzerine takibinun durduğunu. Bunun üzerine takibin devamı amacıyla tarafımızca dava şartı arabuluculuk kapsamında arabulucuuğa başvurduklarını anlaşma sağlanmadığını. Davayı açma zorunluluğu doğmuş olduğunu. Buna göre davalı hakkında başlattıkları dava değeri 1.059.281,30 TL olan ..... esaslı sayılı icra dosyasına dayalı itirazın iptali davasının kabulü ile dava konusu icra takip dosyasına yapılan haksız itirazın iptalini, takibin avans faiziyle devamını, davalı aleyhine %60'dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalıya usulüne uygun olarak dava dilekçesi tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanmıştır. DAVALI ŞİRKET VEKİLİ CEVAP DİLEKÇESİNDE ÖZETLE: Hak düşürücü süre ve zamanaşımı itirazları olduğunu. Davanın zamanaşımı nedeniyle reddedilmesine karar verilmesini talep ettiklerini. Fatura taraflarınca kabul edilmemiş olduğunu, Türk Ticaret Kanunu'na göre 8 gün içerisinde cevap verilmeyen faturalar alıcısı tarafından kabul edilmiş sayıldığını. Göndericinin sorumluluğu gönderdiği zarfların durumlarının takibini yapmak, işlem tekrar gönderim gerektirirse yeniden gönderim yapmak ile yükümlü olduğunu. Müvekkil şirket fesih tarihine kadar takas-mahsup ile ödeme gerçekleştirmiş olup müvekkil şirket tarafından yapılan ödemelerin fatura alacağından düşmesi gerektiğini. Müvekkil Şirket davacı şirketten teşhis ve tedavi hizmeti almakta olduğunu. Davacı şirket yetkilisi yukarıda bahsi geçen madde kapsamında şirket nezdinde sigortalı çalışma isteğini belirtmiş, olup taraflar bu doğrultuda ticari ilişkinin kurulduğu ilk günden itibaren davacının hak edişinden ... primi, ücret ödemesi, hastalara yapılan iadelerin düşülmesi sonucu hak edişin hesaplanarak faturalandırılması suretiyle çalışılmış olduğunu. Anlaşılmaktadır ki tarafların ticari ilişkisi çalışmanın sonlandığı 2025 Mayıs ayına kadar takas-mahsup ilişkisi çerçevesinde ilerlemiş olduğunu. Müvekkil şirket tarafından davacı şirkete ödenmemiş fatura alacağı bulunmamakta olduğunu. Taraflar karşılıklı olarak aralarındaki ticari ilişkiyi sona erdirmiş, alacaklar hususunda ibralaşmış olduklarını. Davacı şirket tarafından haksız ve kötüniyetli olarak ..... Esas sayılı dosya ile 31.07.2025 tarihli, ..... numaralı fatura takibe konu edilmiş olduğunu. Bu durumun açıkça Medeni Kanun’un Dürüst davranma başlıklı 2.Maddesine de aykırıdır. TMK md.2 “Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorunda olup Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz” denildiğini. Müvekkil şirketin hizmet aldığı dönem için tüm ödemeleri gerçekleştirdiğini. Taraflar arasında bugüne kadar devam eden ticari ilişkiyle aynı doğrultuda sigorta primi, maaş ödemesi ve yan ödemeler hak edişinden düşüldükten sonra kalan hak ediş fatura konusu edilmektedir.Fesih ile birlikte davacı şirket yetkilisi ...'e kıdem tazminatı ve maaş ödemesi gerçekleştirilmiş olup, işbu ödemeler hak edişten düşülmüş olduğunu, iş ve ticari ilişkiye ilişkin fatura-maaş ödemelerinin incelenmek suretiyle talep edilen alacaktan düşülmesi gerektiğini. Ticari defterler incelendiğinde haklılıklarının açıkça görüleceğini. Fatura karşılığı hizmet alınamamış olduğunu, faturanın verilmesine neden olan işin yapılmış olduğunu, fatura bedeli kadar iş yapıldığını, yapılan işi eksiksiz ve tam olarak müvekkil şirkete teslim ettiğini, yükümlülüklerini yerine getirdiğini ispatlamalı, faturayı dayanaklandırması gerektiğini Aksi halde tek başına faturaya yasal süresinde itiraz edilmemiş olması yazılı işin yapılarak müvekkile teslim edildiğini, faturanın kesinleştiğini göstermeyeceğini. Davacı tarafından iş tamamlanmadığından hak ediş de bulunmamaktadır. Bu nedenle müvekkil şirketin temerrüde düşürülmesi ve fatura tarihi itibariyle faiz işlemesi de kabul edilemez. İtirazın iptali davasında icra dosyasında var olan belgeler dışında başka belgelere dayanılamayacağını, davacı alacaklı, iddia olunan borca konu takip talebinde bulunan borcun dayanağı ve nedenine ilişkin başkaca bilgi ve belge sunamayacak olup muvafakatlarının bulunmadığını. Buna göre, Davanın öncelikle usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise davanın esastan reddine %60’den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini savunmuştur. Mahkememizin tensip ara kararı ile ..... müzekkere yazılarak .....Esas sayılı dosyadaki tüm evrakların UYAP üzerinden istenilmesine, Davacı şirket ile davalı şirketin 2025 yıllına ait olmak üzere, Davacı şirket için ..... BS formunun (e-fatura), Davalı şirket için ..... BA formunun (e-fatura), müzekkere ile istenilmiş gelen yazı ve cevaplar dosya içerisine alınmıştır. Mahkememizin öninceleme duruşmasında verilen ara karar ile davalı vekilinin zamanaşımı def'i ile hak düşürücü süre itirazı değerlendirildiğinde icra takibi 18/08/2025 tarihinde durdurulmasına karar verilmiş olduğuna alacağa konu faturada 2025 yılına ait olduğundan şartları oluşmayan zamanaşımı def'i ile hak düşürücü süre itirazının reddine, Bu aşamada davacı vekilinin tanık dinletme talebinin reddine, Tarafların ticari defter ve kayıtlarını sunmaları, yahut bulunduğu yer ve ilgilisinin bilgilerini bildirmesi için (2) 'şer hafta süre verilmesine, davacı vekiline duruşmada uyarılmasına, ticari defterleri sunmadığı takdirde mevcut dosya kapsamına göre karar verileceğinin ihtarına, (ihtarat yapıldı) , davalı tarafa bu hususta HMK.nun 220 maddesi şerhi içeren muhtıra tebliğine karar verilmiştir. Mahkememizce tarafların delilleri toplanmış, tüm deliller toplandıktan sonra dosya SMMM bilirkişisi ...'a tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen 15/04/2026 tarihli raporda, Usulünce düzenlenmekle sahibi lehine delil olma vasfına haiz olduğu anlaşılan ve birbirlerini doğrulayan taraflara ait ticari defterlerde yer alan kayıt ve işlemler ile BA-BS Bildirimlerinde takibe konu faturanın karşılıklı olarak kayıtlı olduğu, 11.08.2025 olan takip tarihi itibariyle davacı şirketin takibe konu faturadan ötürü davalı şirketten 1.059.281,31.TL alacak kaydının bulunduğu, Taraflara ait ticari defterlerden tespit edilmiş ise de; davalı şirketin takip tarihi sonrasında dava tarihi öncesinde; davacı şirkete düzenlediği ve tarafların ticari defterleri ile BA-BS bildirimlerinde kayıtlı olan, davalı tarafın 16.08.2025 tarih 1.059.281,30.-TL tutarlı iade faturasının düzenlenmesinde haklı olduğuna hüküm olunması halinde dava tarihi itibariyle ticari defterlerde de kayıtlı olduğu üzere davacı tarafın alacak miktarının kalmayacağına ilişkin görüş ve kanaatini belirtmiştir. ..... .H.D.sinin ..... sayılı ilamında: ".. vergi dairesinden celp olunan BA Formları’ndan haciz ihbarnamesine dayanak olan faturalardan birinin davalı tarafından bağlı olduğu vergi dairesine bildirildiğinin görüldüğü, BA Formu’nun düzenlendiği tarihin 10.11.2008 olup, haciz ihbarnamesinin tebliğinden önce olduğu, buna göre söz konusu fatura ile BA Formu düzenleyen davalının 8 günlük faturaya itiraz süresi içinde faturaya itirazının olduğu yönünde bir delil de bulunmadığı, davalının vergi dairesine böyle bir bildirim yapmasının, faturanın içeriğinin benimsendiği ve faturada yazılı malların alındığını gösterdiği, davalının BA Formu’nun düzeltilmesine ilişkin vergi dairesine yaptığı başvurunun ise haciz ihbarnamesi tebliğ tarihinden sonra olduğu anlaşıldığından, Yargıtay’ın, “bir satım faturası alıcı ticari defterlerine kaydedilmesi halinde sonradan bu kayıt silinse dahi malın teslim alındığına karine olduğu gibi satım faturası BA formu ile vergi dairesine bildirilirse sonradan düzeltme yapılsa da malın teslim alındığına karinedir.” şeklindeki yerleşik içtihatları gereğince, BA Formu’nda düzeltme öncesi bildirilen fatura tutarı kadar davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken, tümden reddi isabetsiz olup, mahkeme kararının bu nedenle bozulması yerine maddi hataya müsteniden onandığı anlaşıldığından, alacaklının karar düzeltme talebinin kısmen kabulü gerekmiştir." şeklinde belirtilmiştir. ..... .H.D.sinin ..... sayılı ilamında: "... Mahkemece toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, dava ve takibe konu faturaların davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, bu durumda malın davalıya teslim edildiği konusunda karinenin oluştuğu, davalının tek yanlı olarak ticari kayıtlarına ilişkin düzeltme beyannamesi düzenlemesinin teslim almaya ilişkin karinenin aksini kanıtlamaya yeterli olmadığı, dolayısıyla davalının usulüne uygun delil ile karinenin aksini kanıtlayamadığı, bu hali ile davacının davalıdan icra takibinde talep ettiği asıl alacak kadar alacağı bulunduğu, " şeklinde belirtilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davacının, davalı borçlu hakkında fatura kaynaklı alacağı için başlattığı icra takibine davalı tarafından icra itiraz edilmesi üzerine açılan vaki itirazın iptali ile takibin devamı davasına ilişkindir. Tüm dosya kapsamı, iddia, arabuluculuk son tutanağı, taraflarü ait ticari defter ve kayıtlar ile taraflara ait Vergi Dairesi BS/BA formları birlikte, .....Esas sayılı icra dosyası ile toplanan tüm deliller ile dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde, bilirkişi tarafından dosyaya sunulan rapor denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli görülerek,bilirkişinin raporunda ; takibe konu faturanın karşılıklı olarak kayıtlı olduğu, 11.08.2025 olan takip tarihi itibariyle davacı şirketin takibe konu faturadan ötürü davalı şirketten 1.059.281,31.TL alacak kaydının bulunduğu, taraflara ait ticari defterlerden tespit edilmiş ise de; davalı şirketin takip tarihi sonrasında dava tarihi öncesinde; davacı şirketin düzenlediği ve tarafların ticari defterleri ile BA-BS bildirimlerinde kayıtlı olan, davalı tarafın 16.08.2025 tarih 1.059.281,30.-TL tutarlı iade faturasının düzenlenmiş olduğu belirtilmiş olup davacının fatura alacağının Vergi Kayıtları BS/BA formlarında kayıtlı olduğu, Sözü edilen faturanın davalı şirket tarafından Ba/Bs formlarıyla vergi dairesine bildirilmesi halinde faturaların davalı şirkete tebliğ edildiğinin ve fatura konusu malların da teslim alındığının kabulü gerektiğini. (..... Kararı) davacı tarafın 31/07/2025 düzenleme tarihli faturadan dolayı 11/08/2025 tarihinde icra takibi başlattığı, davalı şirketin ise bu dava konusu faturayı icra takibinden sonra 16/08/2025 tarihinde iade ittiği anlaşılmış olup TTK.nun 24/2 maddesine göre bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren 8 gün içinde faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmaz ise bu içeriği kabul etmiş sayıldığından, davalı şirket ise bu faturaya süresi içinde iade ve itiraz etmediği tespit edilmiş olduğundan davalının tek yanlı olarak ticari kayıtlarına ilişkin düzeltme beyannamesi düzenlemesinin teslim almaya ilişkin karinenin aksini kanıtlamaya yeterli olmadığı, dolayısıyla davalının usulüne uygun delil ile karinenin aksini kanıtlayamadığı, bu hali ile davacının davalıdan icra takibinde talep ettiği asıl alacak kadar alacağı bulunduğu tespit edilmek ile buna göre davanın kabulü ile, davalının, icra dosyasına yöneltilmiş olan itirazının İİK.nun 67/1.maddesi uyarınca İptali ile, takibin ödeme emrinde gösterilen miktar ve koşullar ile aynen devamına, ayrıca asıl alacak likit olduğundan İİK'nun 67.maddesi gereğince asıl alacak üzerinden davalı taraf icra inkar tazminatına mahkum edilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-)Davanın KABULÜ İLE, Davalının, ..... Esas sayılı ilamsız icra dosyasına yöneltilmiş olan itirazının İİK.nun 67/1.maddesi uyarınca İPTALİ İLE, takibin ödeme emrinde gösterilen miktar ve koşullar ile AYNEN DEVAMINA, 2-)Asıl alacak likit olduğundan İİK'nun 67.maddesi gereğince asıl alacağın %20'si olan 211.856,26.TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 3-) 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 72.359,51.TL karar ve ilam harcından, dava açılışında alınan 18.089,88.TL peşin harcın mahsubu ile kalan 54.269,63.TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 4-) 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 4.600,00. TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 5-) Davacı tarafından yapılan 615,40.TL başvurma harcı, 18.089,88.TL peşin harç, 105,00.TL tebligat ve posta ücreti, 7.000,00.TL bilirkişi ücreti, olmak üzere toplam 25.810,28.TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-) Davacının vekil ile temsil edilmesi nedeniyle karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 164.892,20.TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-) Kullanılmayan avansların Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak yatırana iadesine, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin ise e-duruşmada yüzüne karşı olmak üzere, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren, HMK.nun 345.maddesine göre 2 (iki) hafta içerisinde ..... Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu usulen anlatıldı. 03/06/2026
Katip ..... ¸e-imzalıdır.
Hakim ..... ¸e-imzalıdır.
¸* Bu karar 5070 sayılı kanun gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır*¸