İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/820 E. 2026/412 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/820
- Karar No
- 2026/412
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/820 Esas - 2026/412 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/820 Esas KARAR NO : 2026/412
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 31.10.2025 KARAR TARİHİ : 23.06.2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 06.07.2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında ticari mal alım satım ilişkisine istinaden, davalı tarafın müvekkili şirkete mal satmayı taahhüt ettiğini, müvekkili şirketin ise davalıdan satın aldığı ürünlerin bedellerine karşılık gelmek üzere davalı şirkete çekler verdiğini ancak davalı tarafın taraflar arasındaki ticari mal alım satım gereği müvekkili tarafından davalıya verilen ve vadesi gelen çeklere karşılık müvekkili şirket tarafından satın alınan malları müvekkiline teslim edeceğini taahhüt etmesine rağmen edimlerini yerine getirmediğini, çek bedellerine karşılık müvekkiline satılan malların teslimini gerçekleştirmediğini, yine mal alımlarına ilişkin olarak kendisine verilen çekleri de müvekkiline iade etmediğini, müvekkili şirketin davalı yandan cari hesap kayıtları gereği alacağının bulunduğunu, söz konusu alacağın tahsili için davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın ise söz konusu takibe itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, itirazın haksız olduğunu belirterek davanın kabulüne davalının ..... sayılı icra takibine yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirketin müvekkili şirkete ürün satın almak için geldiğini, satın alacağı ürünleri seçtiğini ve ürünlerin bedeline karşılık çekleri vererek bedelini ödediği ürünlerin davacı şirketin markası basılarak hazır edildiğini, tarafların ürünlerin hangi tarihlerde alıcı şirkete sevk edileceğinin kararlaştırıldığını, anlaşmaya uygun olarak müvekkili şirket tarafından davacı şirkete özgü üretilen talep edilen kısmının davacı şirkete gönderildiğini, müvekkili şirket tarafından 20.03.2025 ve 26.03.2025 tarihli faturaların düzenlendiğini ve ürünlerin davacı şirkete teslim edildiğini, daha sonra davacı şirketin herhangi bir gerekçe sunmadan ürünlerin devamını almaktan vazgeçtiğini belirterek çeklerinin kendisine iade edilmesini talep ettiğini, bunun da kabulünün mümkün olmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacı tarafça da beyan edildiği üzere müvekkili şirkete toplam 1.620.000,00-TL'lik çek verildiğini ve dava konusu takibe de yalnızca 991.183,18-TL konu edildiğini, takibe konu edilmeyen kısım kadar malın teslim edildiğine dair davacı tarafın da herhangi bir itirazının mevcut olmadığını, icra takibinin haksız olduğunu belirterek, davanın reddine, davalı aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, cari hesap alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup mahkememizce taraflarca dayanılan deliller toplanmış, davaya dayanak ..... sayılı takip dosyası celp edilmiş, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. ..... sayılı takip dosyasının incelenmesinden; davacının davalı aleyhine 02.09.2025 tarihinde cari hesap alacağına dayalı olarak 991.183,18-TL alacak üzerinden başlatılan ilamsız icra takibinin davalının itirazı üzerine durduğu ve eldeki itirazın iptali davasının süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. 28.02.2026 tarihinde davacının ticari defter ve kayıtlarına ilişkin yapılan inceleme sonunda sunulan mali müşavir bilirkişi raporunda özetle; "...tarafların 2024-2026 dönemine ait ticari defter ve kayıtları ile dava konusu cari hesap bakiyesi yönünden dosya kapsamındaki bilgi, belge ve kayıtlar üzerinde yapılan inceleme neticesinde; incelenen ticari defterlerin, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun bilanço esasına göre defter tutma ve tasdike ilişkin hükümlerine şekli anlamda uygun olduğu, davacı tarafından davalıya verildiği bildirilen çeklerin toplam tutarının 1.620.000,00-TL olduğu, dosya kapsamında teslim edildiği bildirilen ve davaya konu hesaplamada esas alınan 20.03.2025 tarihli ..... no.lu fatura ile 26.03.2025 tarihli ..... no.lu faturanın toplam tutarının 628.816,85-TL olduğu, buna göre anılan tutarlar arasında 991.183,15-TL tutarında aritmetik fark bulunduğu, takip ve dava konusu asıl alacak miktarının ise 991.183,18-TL olarak gösterildiği, aradaki 0,03-TL farkın teknik olarak ihmal edilebilir düzeyde olduğu, 2025 hesap dönemine ilişkin yasal kapanış işlemlerinin ve 2026 yılına ait açılış / devam kayıtlarının kesinleşmemiş olması nedeniyle, 2026 yılı defter ve beratları yönünden ayrıca teknik inceleme yapılamadığı, dosya kapsamına sunulu kayıt ve belgeler çerçevesinde yapılan değerlendirmeye göre, davacının davalıdan dava konusu cari hesap yönünden 991.183,15-TL tutarında alacaklı olduğu yönünde kanaat oluştuğu..." yönünde görüş ve kanaat bildirdiği görülmüştür. 30.04.2026 tarihinde davalının ticari defter ve kayıtlarına ilişkin yapılan inceleme sonunda sunulan mali müşavir bilirkişi raporunda özetle; "... davalı tarafa ait ticari defter kayıt ve belgelerin 13.04.2026 ve 27.04.2026 tarihlerinde talep edilmiş olmasına rağmen paylaşılmadığından incelenemediği, ..... Esas sayılı dosyadaki takip alacağının cari hesap alacağı olan 991.183,18 TL olduğu... " yönünde görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür. Somut olayda davacı tarafından, davalıya yaptıkları 1.600.000,00-TL miktarlı ödemeye karşılık mal tesliminde bulunmaması sebebiyle cari hesap ekstresinde 991.183,18-TL alacaklı gözüktüklerini, buna rağmen davalı tarafından fazla ödemenin iade edilmediği iddia edilmiş, davalı tarafından ise, taraflar arasındaki anlaşma kapsamında davacıya özel üretim yapıldığını, ancak davacı tarafından davaya konu edilen alacak miktarına denk gelen malın teslim alınmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. 6098 sayılı TBK'nın 106. maddesi, "Yapma veya verme edimi gereği gibi kendisine önerilen alacaklı, haklı bir sebep olmaksızın onu kabulden veya borçlunun borcunu ifa edebilmesi için kendisi tarafından yapılması gereken hazırlık fiillerini yapmaktan kaçınırsa, temerrüde düşmüş olur." hükmünü haizdir. Bu minvalde ifanın alacaklıya önerildiğinin kabul edilebilmesi için, borçlunun sadece sözle ifayı önermesi yeterli olmayıp, ifanın fiilen (eylemli olarak) ve gerçekten önerilmesi gerekmektedir. Aksi durumunda alacaklı temerrüdünün gerçekleştiğinin kabulüne olanak bulunmamaktadır. Tüm bu açıklamalar ışığında somut olaya dönüldüğünde; davalı tarafından, davacının talebi üzerine davacıya özel üretim yapıldığı iddia edilmiş olmasına rağmen taraflar arasında bu konuda bir anlaşma olduğuna yönelik sipariş formu vs. yazılı bir delil sunulmamıştır. Yine davalı tarafından davacının talebi üzerine üretim yapılmasına rağmen davacı tarafından malın teslim alınmadığı iddia edilmiş ise de, davalı, ifanın davacıya TBK'nın 106. maddesine uygun olarak önerildiği de iddia ve ispat olunmamıştır. Nihayet davalının, yukarıda belirtildiği üzere, davaya konu edilen kısma denk gelen malın davacıya teslim edildiğine yönelik bir iddiası da bulunmamaktadır. Tüm bu hususlar, dosyaya mübrez kayıt ve belgeler ile alınan bilirkişi raporlarıyla birlikte değerlendirildiğinde, davacının ..... sayılı icra takibi dolayısıyla davalıdan 991.183,13-TL alacaklı olduğu ve bu kısım yönünden davalının icra takibine itirazının haklı olmadığı anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilmiştir. Davacının icra inkar tazminatı istemine gelince; İİK'nın 67/2. maddesi hükmünce borçlunun icra inkâr tazminatı ile sorumlu tutulabilmesi için alacağın likit ve borçlunun itirazının da haksız olması gerekmekte olup davalının takibe itirazının haklı olmadığı ve takibe konu alacağın muayyen ve likit nitelikte bulunduğu anlaşıldığından, davacı lehine hükmolunan alacağın %20'si üzerinden hesaplanan 198.236,63-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş ve son tahlilde aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-DAVANIN KABULÜ İLE; ..... sayılı takibe itirazının 991.183,13-TL asıl alacak yönünden iptali ile takibin aynı koşullarda devamına, 2-Hükmolunan alacağın %20’si olan 198.236,63-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 3-Alınması gereken 67.707,72-TL harçtan peşin alınan 16.926,94-TL harcın mahsubu ile bakiye 50.780,78-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince belirlenen 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT'ne göre hesaplanan 158.589,30-TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafça yatırılan 615,40-TL başvuru harcı, 16.926,94-TL peşin harç, 135,00-TL tebligat, 25,00-TL müzekkere gideri ve 15.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 32.702,34-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 8-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile ..... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 23.06.2026
Katip ..... ¸e-imzalıdır
Hakim ..... ¸e-imzalıdır