İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/765 E. 2026/486 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/765
- Karar No
- 2026/486
- Karar Tarihi
T.C. ............... 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/765 Esas - 2026/486 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ............... 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR ESAS NO : 2025/765 Esas KARAR NO : 2026/486 .......................... ................................. ...................................... ........................................... ............................................. ......................................................
DAVA : Kooperatif Üyeliğinden İhraç Kararının İptali DAVA TARİHİ : 16/05/2025 KARAR TARİHİ : 11/06/2026 KARAR Y. TARİHİ : 22/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan Kooperatif Üyeliğinden İhraç Kararının İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; müvekkilinin davalı kooperatifin peşin ödemeli ortağı olduğunu, davalı kooperatifin gerçekleştirdiği genel kurulda Kooperatifler Kanunu’nun 46. maddesine, 16. maddesine açıkça aykırı kararlar alındığını, toplantıda da kanunsuzluklar sergilendiğini, baskı sonucu söz hakkı çiğnendiğini ve toplantıda çoğunluk azınlığı ezerek kanunsuz kararlar alındığını, 19/04/2025 tarihinde yapılan Genel Kurul toplantısında alınan kararların iptalini, bu talepleri kabul görmez ise aynı Genel Kurul’da alınan kararlardan, 4-5-7 ve 8 numaralı genel kurul kararlarının iptaline karar verilmesi amacıyla 16.05.2025 tarihinde ............... 7. Asliye Ticaret Mahkemesi nin 2025/369E. Sayılı dosyası ile dava açıldığını, ............... 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/396 sayılı dosyasında davalı kooperatif tarafından sunulan cevap dilekçesinde müvekkilinin istifa dilekçesi verdiğini ve iptalini talep ettiğini yönetim kurulunun 23/05/2025 tarih ve 2025/12 nolu kararıyla istifa dilekçesinin kabul edildiğinin ortaklıktan çıkış işlemlerinin yapıldığını ileri sürdüğünü, 19/04/2025 tarihinde yapılan Genel Kurul toplantısında alınan kararların iptali, bu talepleri kabul görmez ise aynı Genel Kurul’da alınan kararlardan, 4-5-7 ve 8 numaralı genel kurul kararlarının iptaline karar verilmesi amacıyla 16.05.2025 tarihinde ............... 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/369 E. Sayılı dosyası ile dava açıldığını beyan ederek; SS. ... ........... 9 Yapı Konut Yapı Kooperatifi yönetim Kurulu'nun 23.05.2025 tarih ve 2025/12 nolu kararının iptaline, bu dosyanın ............... 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/369 sayılı dosyası ile birleştirilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde; Kooperatifler Kanunu'nun ilgili hükümleri incelendiğinde, yalnızca yönetim kurulunun ve genel kurulun ortağın çıkarılmasına ilişkin almış olduğu kararlarının iptali yönünden dava açılabileceğinin düzenlendiğini, ancak davacının istifa dilekçesi doğrultusunda alınan yönetim kurulu kararının iptaline ilişkin herhangi bir müessesenin bu kanunda düzenlenmediğini, nitekim ilgili Kanun'un 98. Maddesi "Bu kanunda aksine açıklama olmıyan hususlarda Türk Ticaret Kanunundaki Anonim şirketlere ait hükümler uygulanır." hükmünü havi olup çıkarma kararı içermeyen yönetim kurulu kararının denetimi ve iptal edilebilirliği hususunda TTK hükümlerinin uygulanması gerektiğini, aynı şekilde, TTK'nın Anonim Şirketler başlıklı 329 - 563 arasında yer alan hükümleri kapsamında, davacının iddia ettiği şekilde kendisi tarafından verilen ve imzası ikrar edilen bir istifa dilekçesinin yalnızca kabul edilmesinden ibaret yönetim kurulu kararının iptaline olanak tanıyan bir mekanizma bulunmadığı; yönetim kurulu kararlarının iptal edilebilirliğinin ancak istisnai bir kurum olarak düzenlendiği anlaşıldığını, bir diğer deyişle, TTK'nın yönetim kurulu kararlarını düzenleyen 390 - 391. maddelerinde yönetim kurulu kararlarının iptaline ilişkin açık bir hükme yer vermemiş olup kanun koyucu yönetim kurulu kararlarının iptale tabi olmadığını ilke olarak kabul etmiştir. TTK'da yalnızca iki farklı hüküm ile yönetim kurulu kararlarının iptaline imkân tanıyan düzenlemeye yer verildiğini, bu düzenlemelerin, TTK m. 192/II ve m. 460/V hükümleri olduğunu, bu kapsamda; TTK'nın 192/2. Maddesi bölünme ve tür değiştirmeye ilişkin yönetim kurulu kararları ile 460/V. Maddesi kayıtlı sermaye sistemini kabul eden anonim şirketlerde sermaye taahhüdü yoluyla sermaye artırımına gidilmesi durumunda yönetim kurulu kararları aleyhine iptal davası açılabileceğini düzenlendiğini, buradan da anlaşılabileceği üzere, sınırlı olarak sayılan iptal edilebilirlik sebeplerinin davacı tarafından bu şekilde genişletilebilmesi ve kooperatif yönetim kurulu kararının iptalini talep edebilmesinin kanuni bir dayanağı olmamasının yanı sıra sayın Mahkeme tarafından bu kararın iptaline karar verilebilmesi de öncelikle bu sebeple mümkün olmadığını, öte yandan, uyuşmazlığın esasına ilişkin olarak davacı yan ortaklıktan ayrılmak istediğini bildirir dilekçedeki imzanın kendisine ait olduğunu, bu dilekçenin bizzat kendisi tarafından kooperatife teslim edildiğini ikrar ettiğini, ancak dilekçenin işleme konulduğu tarihten çok önce verildiğini iddia ettiğini, ancak yine bu iddiasına karşılık olarak huzurdaki davada ispat yükünün müvekkili kooperatif üzerinde olduğunu, dilekçenin verildiği tarihi müvekkil kooperatifin ispat etmesi gerektiğini beyan ettiğini, şüphesiz söz konusu belgenin ve belgede yer alan imzanın ikrar edilmesine karşın hayatın olağan akışına aykırılık oluşturacak şekilde 4 yıl önce istifa dilekçesi verdiğini iddia eden tarafın, bu iddiasını ispat etmesi gerektiği ve bu iddiasını da ancak yazılı olarak ispat etmesi gerektiği hususunda bir tereddüt bulunmadığını, müvekkili kooperatif yönetiminin; kooperatifin inşai faaliyetlerinin şüpheli bir şekilde durması üzerine 09.11.2024 tarihli Olağanüstü Genel Kurul Toplantısı'nın ardından göreve gelen yönetimden, 19.04.2025 tarihli Olağan Genel Kurul Toplantısı'nda yapılan seçim sonucunda göreve geldiğini, önceki yönetim kurullarının gerçekleştirmediği ve yapmaktan imtina ettiği birçok işi nihayete erdirmek; davacının da içerisinde yer aldığı dava dışı şahıs ve şirketlere hizmet eden geçmiş dönem yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu için çalışmalara başlandığını, bu kapsamda, 09.11.2024 tarihinden sonraki tüm kayıt, evrak, talep ve dilekçeler incelendiğini, yapılması gereken tüm işlemlerin eksiksiz olarak yerine getirildiğini, nitekim 09.11.2024 - 19.04.2025 tarihleri arasında görev yapan yönetim kurulu üyeleri ile görüşüldüğünde davacının iddia ettiği şekilde bir istifa dilekçesinin yer almadığını, buna karşın 19.04.2025 tarihinden sonra göreve gelen yönetime teslim edilen üyelik formlarının yer aldığı dosyada, davacının istifa dilekçesinin yer aldığının anlaşıldığını, müvekkili kooperatif yönetim kurulunun da yeni rastlanılan istifa dilekçesinin kabulü ile davacının üyelikten ayrılmasına onay verdiğini, davacının istifa dilekçesi doğrultusunda kooperatif yönetim kurulu tarafından ayrılma isteminin kabulüne karar verildikten hemen sonra, davacı cari aidatları (Mayıs ve Haziran) ödediğini, bu hususun da tek başına geçerli bir istifa iradesi olmadığını ortaya koyduğunu beyan ettiğini, esasen, huzurdaki davanın kötü niyetli olduğunu, ilgili istifa dilekçesinin usulüne uygun bir şekilde teslim edildiği halde sonradan geçersiz hale getirilmek istendiği; yapılan bu ödemelerden dahi basit bir şekilde anlaşılabildiğini, öyle ki, davacının kooperatife üye olduğu tarihten bu yana, yönetim kurulu üyeliği yaptığı süre de dahil olmak üzere, hiçbir suretle cari aidat ödemelerini yapmamasına ve kooperatifi bu anlamda zarara uğratmasına karşın nasıl oluyorsa istifa dilekçesi kabul edildikten hemen sonra yıllardır yapmadığı cari aidat ödemelerini yapmaya, yalnızca 2025 yılı Mayıs ve Haziran ayına ait aidatlarını ödemeye karar verdiğini, buradan da görülebileceği üzere haklarını ve borçlarını yerine getirirken dürüst ve iyi niyetli davranmayan davacının; kendisi tarafından teslim edilen istifa dilekçesi hakkında karar alan müvekkili kooperatif yönetiminin kötü niyetli olduğunu ifade etmesinin barındırdığı birçok çelişkinin yanı sıra bir hayli manidar olduğunu, beyan ederek haksız ve hukuka aykırı davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
DELİLLER: ............... Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 29/12/2025 tarihli cevabi yazısı ve eklerinin incelenmesinde; davalı S.S. ... ........... 9 Konut Yapı Kooperatifi'nin 452723 sicil numarasında kayıtlı olduğu, kuruluş tarihinin 09/11/2020 olduğu, 06/05/2025 tarih, 2025/08 sayılı yönetim kurulu kararı ve 19/04/2025 tarihli genel kurul kararı dayanak gösterilerek daha önceden yönetim kurulu üyesi olan davacı ................'nun önceki yönetim kurulu üyeliğinin sona erdiğinin ilan edildiği anlaşılmıştır. Davacının davalı kooperatife yönelik yazılı tarihsiz istifa içerikli dilekçesi Davalı kooperatif Yönetim kurulunun iş bu davadaki iptale konu 23/05/2025 tarih ve 2025/12 sayılı kararı: "1 kooperatifimizin A tipi peşin üyelerinden 17 ve 71 numaralı üyeliklerin sahibi ................'nun (TCKN) üyelikten istifasına ilişkin dilekçesi Yönetim Kurulu'na sunulmuştur. Yapılan inceleme neticesinde söz konusu istifa talebinin kabulüne, bu durumun Kooperatife ait pay defterine işlenmesine, ........... kayıtlarının silinmesine ve üyelikten çıkış işlemlerinin tamamlanmasına oybirliği ile karar verilmiştir. 2- Kooperatifin A Tipi peşin üyelerinden 18 numaralı üyelinğin sahibi ............'in (TCKN) üyelikten istifasına ilişkin dilekçesi Yönetim Kurulu'na sunulmuştur. Yapılan inceleme neticesinde söz konusu istifa talebinin kabulüne, bu durumun Kooperatife ait pay defterine işlenmesine, ........... kayıtlarının silinmesine ve üyelikten çıkış işlemlerinin tamamlanmasına oybirliği ile karar verilmiştir". Şeklindedir.
Davalı kooperatifin 2024 hesap yılı ve 19/04/2025 tarihli Olağan Genel Kurul Toplantı Tutanağı'nın incelenmesinde; tutanakta 95 ortaktan 56 ortağın asaleten ve 28 ortağın vekaleten katılımı ile toplam 84 ortağın toplantıda hazır bulunduğunun belirtildiği, genel kurul toplantısında davacı ................'nun ibrasının oylandığı ve 20 kabul 61 red oyu ile oy çokluğu ile ibra edilmediği ve yönetim kurulu üyeliğine ..................l'in seçildikleri, 7. maddesinde, "Üyelik yükümlülüklerini yerine getirmeyen üyelerin görüşülüp, yönetime verilecek ek yetkilerin görüşülüp karara bağlanmasına geçildi. Peşin statülü üyeler için; peşin üyelik yükümlülüklerini yerine getirmemiş olan aşağıda tanımlı üyelerin üyelik vasıflarını taşımamalarından dolayı üyeliklerinin yok hükmünde sayılmasının, bu sebeple de mevcut olan üyeliklerinden çıkarılmaları hususunun genel kurul değerlendirilmesine ve onayına sunulmasını arz ederiz. 1. ................ -17 Nolu üyelik 2- ................- 71 No'lu üyelik 3- ... (...'e devir) 4- ............. Taksitli statülü üyeler için; Ödeme yükümlülüklerini yerine getirmeyen üyelerin kooperatif ana sözleşmesinin yönetim kuruluna verdiği yetki doğrultusunda çıkarma prosedürünün uygulanması onaya sunuldu. 11 red oya karşılık çekimser oy kullanılmadan 73 kabul oyu ile oy çokluğu ile kabul edildi. Oylamada red oyu veren ............., ............, ................ karara muhalefet şerhi düştü". şeklindedir.
İş bu dosyanın öncelikle ............... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/510 E, 2025/489 K, sayılı birleştirme kararı ile ............... 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/369 sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği, ............... 7. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderildiği, dosyanın ............... 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/369 Esas sayılı dosyasından tefrik edilerek 2025/706 sayılı esasına kayıt edildiği ve ............... 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 19/09/2025 tarih, 2025/706 Esas, 2025/643 Karar sayılı kararı ile HMK'nun 166. maddesi uyarınca Mahkememizin 2025/369 Esas sayılı dosyası ile arasında bağlantı bulunmadığı gerekçesi ile Mahkememize gönderildiği anlaşılmıştır.
............... 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 19/02/2026 tarih, 2025/369 Esas, 2026/98 Karar sayılı kararı ile davacının iş bu davanın davacısı ................, davalısını iş bu davanın davalısı kooperatif olduğu, 2025/369 Esas sayılı davada uyuşmazlığın mahkemece davacının istifasının geçerlilik tarihi ve davaya etkisi ile davacı ................'nun dava tarihi itibariyle kooperatif üyeliği sıfatının devam edip etmediği, 19/04/2025 tarihli Genel Kurul toplantısında alınan 4, 5, 7 ve 8 numaralı kararların Kanuna, ana sözleşmeye ve dürüstlük kurallarına aykırı olup olmadığı şeklinde tespit edildiği Dosyada mevcut davacı ................ tarafından imzalanan S.S ................ Yapı Kooperatifi başlıklı belgenin incelenmesinde; davacı ................ tarafından kooperatif üyeliğinden istifa edildiği, davacının, istifa dilekçesini irade sakatlığı hukuki nedenine dayalı olarak verildiği iddiasında bulunmadığı gibi imzaya yönelik de her hangi bir sahtelik iddiasında bulunmadığı, bu bakımdan istifanın geçersiz olduğu yönündeki yönetim kurulu kararının butlanının herhangi bir nedene dayandırmamış olduğu, davalı kooperatif Yönetim Kurulu üyesinin ............... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/362 Esas sayılı dosyasında vermiş olduğu ifadenin istifa dilekçesinin geçerliliğine her hangi bir etkisi olacak içerikte bulunmadığı, bu kapsamda davacı yanca Kooperatif Yönetim Kurulunun istifaya yönelik almış olduğu karara ilişkin butlan davasının bekletici mesele yapılmasının da yerinde olmadığı gerekçesi ile HMK 114 ve 115. maddeleri gereğince davanın, davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığından usulden reddine karar verilmiştir.
............... 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 02/07/2025 tarih ve 2025/362 Esas, 2025/417 Karar sayılı kararında davacının ............ Davalının Sınırlı Sorumlu ... ........... 9 Konut Yapı Kooperatifi olduğu, dava, Kooperatif genel kurul kararının iptali talebine ilişkin olduğu ve davacı tarafından davalı kooperatifin 19/04/2025 tarihinde yapılan genel kurulunda alınan 7. maddesinin iptali için dava açıldığına ilişkin tespit yapıldığı, Davaya konu genel kurul kararı incelendiğinde; üyelik yükümlülüklerini yerine getirmeyen üyelerin durumunun ve yönetime verilecek ek yetkilerin görüşülüp karara bağlanmasına geçildiği, peşin statülü üyeler için üyeliklerinin yok hükmünde sayılmasının bu sebeple de mevcut üyeliklerinden çıkartılmaları hususunun genel kurul değerlendirmesine ve onayına sunulmasının arz edildiği, kararda isimleri belirtilen peşin statülü üyeler arasında davacının isminin de yer aldığı, bu haliyle maddede davacının davalı kooperatif üyeliğinden çıkarılmasına, üyeliğinin sonlandırılmasına ilişkin bir karar alınmadığı, ödeme yükümlülüklerini yerine getirmeyen üyelerin kooperatif ana sözleşmesinin yönetim kuruluna verdiği yetki doğrultusunda üyelikten çıkarma prosedürünün uygulanması için yönetim kuruluna yetki verildiği, ortada iptale konu edilebilecek bir karar bulunmadığı, bu haliyle, davacı ............'in dava tarihi itibariyle davalı kooperatifteki üyeliğinin devam ettiği, kaldı ki davalı vekilleri tarafından sunulan cevap dilekçesinde ve 02/07/2025 tarihli duruşmadaki sözlü beyanlarda da (7) nolu karar ile davacının üyelikten çıkarılmasına karar verilmediği, dava tarihi itibariyle davacının davalı kooperatifteki üyeliğinin halen devam ettiği hususunun kabul edildiği, buna göre iş bu dosyadaki mevcut talepler dikkate alındığında dava tarihi itibariyle davacının iş bu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığı gerekçesi ile davanın dava şartı (hukuki yarar) yokluğundan usulden reddine dair karar verilmiştir.
............... 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/362 Esas sayılı dosyasındaki davalı kooperatif temsilcisi ..............'ın davacı tarafından mübrez ifadeleri. Mahkememiz ara kararı doğrultusunda tarafları bildirdiği tanıkların dinlenilmesine karar verilmiş olup, davacı tanığı .............r: 30/04/2026 tarihli duruşmadaki beyanında; "ben davacının dava açtığını sonradan duydum, yönetimde değildim, 2023 yılı genel kurulunda başkan yardımcısı olduğumu hatırlıyorum, sonraki genel kurullarda yoktum, Kasım ayından sonra yönetim değiştiği için ben söz konusu yönetimde yoktum, davacının istifa dilekçesi olayı vardır, 2021 yılında istifa dilekçesini ben almıştım, sanki 2021 yılının ortalarıydı, daha sonra davacı ... bey istifadan vazgeçti, dilekçeyi arşiv dosyasına koyduk, o dosya istifa edenlerin dosyasıydı, zira biz dilekçeleri arşiv dosyasında saklamak zorundaydık, kooperatif üyeliği devam etti, hatta daha sonradan ... bey bir üyelik daha aldı, son genel kurula kadar da yönetimdeydi, 2023 yılında başkandı, ben de yardımcısıydım, ben hangi yılda onun başkan seçildiğini hatırlamıyorum, 2021 yılından beri ben başkan yardımcısıyım, kooperatif de zannımca o yılda kurulmuştu, dedi. Davalı vekili söz alarak (verildiği iddia edilen istifa dilekçesinden dönüldüğüne ilişkin alınmış herhangi bir yönetim kurulu kararı var mıdır, yoksa neden alınmamıştır) tanık beyanında böyle bir şeye gerek duyulmadı çünkü 1 hafta 10 gün içerisinde istifa iradesinden vazgeçti, istifa dilekçesi geçersiz oldu, dedi. (davalı vekilinin o döneme ilişkin istifa dilekçesinin kendilerinde bulunup bulunmadığını, varsa bir suretinin mahkemeye sunulması talebi sorusu üzerine) tanık beyanında; biz arşiv dosyasına sunduk ve arşiv dosyasını yeni yönetime teslim ettik, (tanığın yönetimi teslim ettiği dönemde verilen zimmet listesinin içerisinde arşiv klasörü var mıdır yok mudur sorusu üzerine) tanık beyanında; zimmet listesini muhasebeci teslim etmiştir, yeni yönetimdeki Haluk beye teslim etti ancak zimmet listesinin içerisinde arşiv klasörünün olup olmadığını hatırlayamıyorum, tanıklık ücreti istemem" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davacı tanığı ............ 30/04/2026 tarihli duruşmadaki beyanında; "benim ........... bey ile bir akrabalığım yoktur ve davalı kooperatifte yönetim kurulu üyesi olmadım, kooperatifte 2021 yılından sonra üyeliğim vardı 2025 yılında üyelikten vazgeçtim şu an davalı kooperatif üyesi değilim, kooperatif ile iş yapan ........... unvanlı bir şirkette koordinatör olarak 2021, 2022, 2023 yılında çalıştım 2024 yılında şirketten ayrıldım, davacı kooperatiften ayrılmak için dilekçe vermişti, (davacı vekilinin hangi yıl dilekçe verdi daha sonrasında bu dilekçeden sonra bir vazgeçme oldu mu bir de bundan sonraki genel kurullara çağrıldı mı sorusu üzerine) 2021 yılında istifa dilekçesi verdi daha sonra genel kurullara vs. Toplantılara davacı çağrıldı ve katıldı, davacının istifa ettiği kooperatifin genel kurul toplantılarına neden katıldığını bilemiyorum, benzer bir dilekçe benim için de söz konusu benim dilekçem haberim olmadan hazırlanmış, işleme sokulmayan bir istifa dilekçesiydi 2025 yılında baktım ki beni ihraç etmişler, ben de bir dava açmıştım imzanın sahte olduğuna dair sağlık problemlerim olduğu için davadan vazgeçtim sonra kooperatif ile anlaşarak davalardan vazgeçtim, (davacı vekilinin davacı ................'nun 2021 yılında istifa dilekçesi verip, yönetim kurulunca vazgeçtiği için işleme konmayan dilekçesinden sonra yeni bir üyeliği var mı, tanığın buna ilişkin bilgisi var mı sorusu üzerine) davacının ikinci bir üyelik aldığını hatırlıyorum, ancak akıbetini bilmiyorum, tanıklık ücreti istemem" şeklinde beyanda bulunmuştur. Davacı tanığı ... 30/04/2026 tarihli duruşmadaki beyanında; "ben 2021 yılının sonunda üye oldum, o tarihte ben üye olduğum sırada davacı zaten kooperatif üyesiydi, 2022, 2023 yıllarında yönetim kurulu başkanlığı yaptığım dönemde de üyeliği devam ediyordu, bu dava açıldığında benim davacının istifa dilekçesi konusundan haberim oldu, benden sonra da hatta davacı yönetim kurulu başkanlığına devam etti, benim zamanımda da yönetim kurulu toplantılarına katılırdı zira başkanlığım döneminde yönetim kurulu üyesiydi, tanıklık ücreti istemem," şeklinde beyanda bulunmuşlardır. Davacı asil 11/06/2026 tarihli duruşmadaki beyanında; "Bu kooperatif pandemi öncesinde kurulmuştur, 2018-2019 yıllarında ben 2021 yılında üye oldum, kısa bir süre sonrası pandemi sonrasında ekonomik kriz oldu, benim bu aşamada kooperatiften ayrılma iradem oluştu, 2021 yılı Nisan ayında 17 nolu üyeliğim vardı, altın madeninde yükselme olunca altın birimi daha cazip geldi, istifa iradesi oluştu, sonrasında yönetimden Vehbi bey beni aradı, istifa dilekçesi vermişsiniz, biz sizinle devam etmek istiyoruz, bize katkınız olur, yönetime de girersiniz, dedi, istifa dilekçem orada kaldı, ben görüşmek isteğimi söyledim, sonradan görüştük ve ödemelerimi yapmaya devam ettim, 1 yıl sonra ikinci bir üyelik daha satın aldım, sonrasında yönetimde de bulundum, kooperatifin evrakları taşındı, kooperatifinden eski adresinden Konutkent'e mevcut adresine taşındı, bilahare tüm genel kurullara katıldım, yeni yönetim zaten istifa dilekçesini bulduklarını ifade etmektedirler, alındığını ifade etmemektedirler, yeni yönetim evrakları Konutkentten taşıyınca evrakları incelerken böyle bir istifa dilekçem çıkmış, ben iki hisse için de ayrı ayrı aidatlar ödedim, ayrıca istifadaki tekil bir ifadedir, iki hisse için bu şekilde ifade kullanılmaz, ben şuanda iki hisse sahibiyim, oysa iptalini istediğimiz kararda iki hisse içinde istifa iradesini işletmişler, bu dilekçeyle işleme koymuşlardır, yeni yönetimle ufak tefek husumet oluştuğu için bu şekilde bir karar verilmiştir, isticvap konusunda takdir mahkemenindir," şeklinde beyanda bulunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Davadaki uyuşmazlık; davalı kooperatif yönetim kurulunun 23.05.2025 tarih ve 2025/12 nolu kararının iptal koşullarının bulunup bulunmadığı varsa iptaline ilişkindir. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 1. maddesinde Kooperatif; “Tüzel kişiliği haiz olmak üzere ortaklarının belirli ekonomik menfaatlerini ve özellikle meslek veya geçimlerine ait ihtiyaçlarını işgücü ve parasal katkılarıyla karşılıklı yardım, dayanışma ve kefalet suretiyle sağlayıp korumak amacıyla gerçek ve tüzel kişiler tarafından kurulan değişir ortaklı ve değişir sermayeli ortaklıklara kooperatif denir.” şeklinde tanımlanmıştır. Kooperatif hukukunda geçerli olan ve öğretide “açık kapı” ilkesi olarak kabul edilen ilke uyarınca, kural olarak kooperatife girme ve çıkma konusunda ortaklara bir serbesti tanınmış ise de bu kural mutlak olarak serbestlik anlamına da gelmemektedir. Zira açık kapı ilkesinin bir uzantısı olan “kooperatifin korunması ilkesi” uyarınca ortağın kooperatiften çıkışı kooperatife zarar vermemelidir. Bu ilke Kanun’da birtakım koruyucu hükümleri de beraberinde getirilmiştir. Örneğin; Kooperatifler Kanunu’nun 10. maddesi uyarınca, çıkmanın Kooperatifin varlığını tehlikeye düşürmesi durumunda ayrılmak isteyen ortağın muhik bir tazminat ödemesine dair hükmün ana sözleşmeye konulabilmesine izin verilmiş; 11. maddesinde ise çıkma hakkının kullanılmasının ana sözleşme ile en çok beş yıl süreyle sınırlandırılabileceği kabul edilmiştir. "I. Ortaklıktan çıkma serbestisi - tazminat" başlıklı 10. maddesinde "Her ortağın kooperatiften çıkma hakkı vardır. Çıkma keyfiyetinin kooperatifin mevcudiyetini tehlikeye düşürmesi halinde ayrılmak isteyen ortağın, muhik bir tazminat ödemesine dair hüküm anasözleşmeye konulabilir". "II. Ortaklıktan çıkmanın sınırlandırılması" başlıklı 11. maddesinde "-Kooperatiften çıkma hakkının kullanılması, anasözleşme ile en çok 5 yıl için sınırlandırılabilir. - Haklı ve önemli sebeplerle bu süreden evvel çıkabileceği hususunda Anasözleşmeye hüküm konulabilir. -Bir ortağın hiç bir suretle kooperatiften çıkamıyacağına dair bağlamalar hükümsüzdür". "III. Bildirme süresi ve çıkma zamanı" başlıklı 12. maddesinde "Çıkış, ancak bir hesap senesi sonu için ve en az 6 ay önceden haber verilerek yapılır. Anasözleşmede daha kısa bir süre belirtilip hesap senesi içinde çıkışa müsaade edilebilir." "IV. Ortaklıktan çıkmayı kabulden kaçınma" 13. maddesinde "Yönetim kurulu, anasözleşmeye uygun olarak yapılacak isteğe rağmen, bir ortağın kooperatiften istifasını kabulden kaçınacak olursa, ortak çıkma dileğini noter aracılığı ile kooperatife bildirir. Bildiri tarihinden itibaren çıkma gerçekleşir." Kooperatifin korunması ilkesi hiçbir şekilde ortağın kooperatiften çıkmasını önleyemez ve kooperatiften ayrılmayı da haksız bir şekilde güçleştiremez (Poroy, R./Tekinalp, Ü./ Çamoğlu, E.: Ortaklıklar ve Kooperatif Hukuku, İstanbul 2005, s. 962). Nitekim, bir ortağın hiçbir suretle kooperatiften çıkamayacağına dair bağlamalar 11. madde uyarınca da hükümsüz kabul edilmiştir.(Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2017/(23)15-855 Esas, 2021/281 Karar sayılı kararı)
1163 sayılı Kooperatifler Kanun'un "Ortaklıktan Çıkarılma Esasları ve İtiraz" başlıklı 16. maddesinde ortakların çıkarılmalarının nedenleri ve esasları düzenlenmiş olup, söz konusu madde uyarınca; kooperatif ortaklığından çıkarılmayı gerektiren sebeplerin anasözleşmede açıkça gösterileceği, ortakların anasözleşmede açıkça gösterilmeyen sebeplerle ortaklıktan çıkarılamayacağı, ortaklıktan çıkarılmaya yönetim kurulunun teklifi ile genel kurulca karar verileceği, anasözleşmenin, çıkarılanın genel kurula başvurma hakkı saklı kalmak üzere, bu hususta yönetim kurulunu da yetkili kılabileceği, çıkarılma kararının gerekçeli olarak tutanağa geçirileceği gibi, ortaklar defterine de yazılacağı, kararın onaylı örneğinin, çıkarılan ortağa tebliğ edilmek üzere, on gün içinde notere tevdi edileceği, bu ortağın tebliğ tarihinden itibaren üç ay içinde itiraz davası açabileceği, tebliğ edilen kararın, yönetim kurulunca verilmiş ise ortağın, üç aylık süre içinde genel kurula da itiraz edebileceği, bu itirazın, ilk toplanacak genel kurula sunulmak üzere, yönetim kuruluna noter aracılığı ile tebliğ ettirilecek bir yazı ile yapılacağı, genel kurula itiraz edildiği takdirde, yönetim kurulunun çıkarma kararı aleyhine itiraz davası açılamayacağı, itiraz üzerine genel kurulca verilecek karara karşı itiraz davası hakkının saklı olduğu, üç aylık süre içinde, genel kurula veya mahkemeye başvurmak suretiyle itiraz edilmeyen çıkarılma kararlarının kesinleşeceği hususlarında düzenleme yapılmıştır. Kötü amaçlı olarak ortaklıktan çıkarılmaların önüne geçilmesi ve ortaklıktan ihraç kararlarının iptali üzerine yeniden ortaklığa dönecek olan kişilerin menfaatlerinin korunması ve bu süreçte ortaya çıkabilecek mağduriyetlerin önlenmesi amacıyla son fıkrasında; “Haklarındaki çıkarma kararı kesinleşmeyen ortakların yerine yeni ortak alınamaz. Bu kişilerin ortaklık hak ve yükümlülükleri, çıkarılma kararı kesinleşinceye kadar devam eder.” düzenlemesi getirilmiştir. Yapılan açıklamalar neticesinde uyuşmazlık konusu ele alındığında, dava konusu Sınırlı Sorumlu ... ........... 9 Konut Yapı Kooperatifi'nin Anasözleşmesi'nin incelenmesi gerekmiştir. Sınırlı Sorumlu ... ........... 9 Konut Yapı Kooperatifi'nin Anasözleşmesi'nin Ortaklıktan Çıkarma başlıklı 14. maddesinde; "Durumları aşağıda gösterilen hallere uyanlar yönetim kurulu kararı ile ortaklıktan çıkarılır. 1) 10 uncu maddede yazılı ortaklık şartlarını kaybedenler. 2) Parasal yükümlülüklerini 30 (Otuz) gün geciktirmeleri üzerine, yönetim kurulunca noter aracılığı ile yapılacak ihtarı takip eden 10 (On) gün içinde bu yükümlülüklerini yerine getirmeyenlere yine aynı kurulca ikinci ihtar yapılır. İkinci ihtarı takip eden 1 (Bir) ay içerisinde de yükümlülüklerini yerine getirmeyenler. 3) Kura çekimi sonunda kendilerine düşen konutları kabul etmeyenler. 4) Tapuda kendi adlarına tescilinden önce konutlarında yaptıkları tahribat veya tadilatı yazılı ihtara rağmen düzeltmeyenler. 5) Kooperatifin para, mal ve belgeleri üzerinde işledikleri suçlardan dolayı mahkum olanlar. Çıkarma kararı gerekçeli olarak yönetim kurulu karar defteri ile ortaklar defterine kaydedilir. Kararın onaylı örneği, çıkarılan ortağa tebliğ edilmek üzere 10 (On) gün içinde notere verilir. Ortak, çıkarma kararının tebliğ tarihinden itibaren 3 (Üç) ay içinde iptal davası açabilir veya genel kurula itiraz edebilir. Bu itiraz, ilk toplanacak genel kurula sunulmak üzere yönetim kuruluna noter aracılığı ile tebliğ ettirilecek bir yazı ile yapılır. Genel kurula itiraz edildiği takdirde, yönetim kurulunun çıkarma kararı aleyhine iptal davası açılamaz. İtiraz üzerine genel kurulca verilecek karara karşı iptal davası hakkı saklıdır. 3 (Üç) aylık süre içinde genel kurula veya mahkemeye başvurmak suretiyle itiraz edilmeyen çıkarma kararları kesinleşir. Ortaklar, bu maddede gösterilmeyen sebeplerle ortaklıktan çıkarılamaz. 2 nci fıkrada belirtilen koşullar birden fazla ortaklık payına sahip ortağın paylarından herhangi birine ve /veya payların toplamına ait parasal yükümlülüklerini geciktirmesi halinde de geçerlidir. Haklarındaki çıkarma kararı kesinleşmeyen ortakların yerine yeni ortak alınamaz. Bu kişilerin ortaklık hak ve yükümlülükleri, çıkarma kararı kesinleşinceye kadar devam eder." düzenlemeleri mevcuttur. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 17/01/2023 tarihli 2021/5267 E. 2023/68 K. ilamı ile, " Kooperatifçilikteki açık kapı ilkesinin bir gereği olarak, her ortak kooperatife girme hakkına sahip olduğu gibi çıkma hakkına da sahiptir. Ortağa tanınan bu hak hiçbir şekilde kooperatif yönetim kurulu veya genel kurul kararıyla veyahut ana sözleşmeye konulacak bir hükümle ortadan kaldırılamaz ise de ortağın çıkma hakkını kullanması dürüstlük kuralına aykırı olmamak şartıyla korunur. Ancak bu hak sınırsız değildir. Zira ortak, kooperatiften konut veya işyeri almış ise, borçtan kurtulmak amacıyla kooperatif ortaklığından çıkamaz. Aksi halde ortaklık yöntemiyle elde etmiş olduğu konut veya işyerini kooperatife iade etmesi gerekir. Dolayısıyla yapı kooperatiflerinde ortaklık ilişkisinin, kooperatifin hukuki varlığını devam ettirdiği durumlarda ortaklığın da devam etmesi zorunlu bulunmaktadır. Ancak kooperatifin fesih ve tasfiye şartları oluşmuş ise, yönetim kurulu ile mutabakat sağlanarak tasfiyeyi kolaylaştırmak için kooperatif ortaklığından çıkmak mümkündür" Somut uyuşmazlıkta davalı kooperatifin yönetim kurulunun iptale konu kararı, davacının kooperatif üyeliğinden davacının istifasının kabul edildiğine yönelik ihraç işlemine ilişkindir. Bununla bağlamda uyuşmazlık söz konusu kararın iptali ile birlikte davacının istifa iradesinin bulunup bulunmadığının tespitini gerektirmektedir. Davacı 2021 yılında kooperatife istifa dilekçesi verdiğini, ancak kooperatif üyeliğinin devam etiğini ileri sürdüğü, mahkememizce beyanı tespit edilen ............'in davacının 2021 yılında istifa dilekçesini verdiğini teyit ettiği, ............... 2. Asliye Ticaret Mahkemesince beyanları tespit edilen kooperatif temsilcisi ve 19/04/2025 tarihli genel kurul kararı sonucu yönetim kurulu üyesi seçilen ..........'ın beyanında; o toplantının 7. maddesinde davacı ............'in üyelikten çıkarılmasına ilişkin bir karar olmadığı, onun gibi olanların durumuyla ilgili inceleme ve araştırma yapılması için yönetim kuruluna yetki verildiğini, yönetim kuruluna yetki verildikten sonra davacının dosyasında tarihsiz istifa dilekçesine rastlandığını davacı ............'in durumu ile aynı olan ................'nun bulunduğunun belirtildiği tespit edilmiştir. Davacının 2021 yılında istifa dilekçesi verdiğini ileri sürdüğü, ............... Ticaret Sicil Müdürlüğünün cevabi yazına ek UYAP ortamından gönderilmiş olan toplantı klasörlerine ilişkin yapılan incelemede 2021-2025 yılları arasındaki genel kurul toplantılarına ve yönetim kurulu toplantılarına katıldığı, 2024 yılında yönetim ............... Ticaret Sicil Müdürlüğünün cevabi yazısı ekinde 05/07/2021 tarihli (tescil tarihi: 05/07/2021) tarihli genel kurulda yönetim kurulu üyeliğine ve 16.6.2021 tarihli 2021/11 sayılı Yönetim Kurulu Kararı ile yönetim kurulu başkan yardımcılığına seçildiği 22/05/2022 tarihli (tescil tarihi: 13/06/2022 tarihi) genel kurul ve 23.5.2022 tarihli 2022/09 sayılı Yönetim Kurulu Kararı ile 22.5.2026 tarihine kadar yönetim kurulu başkan yardımcısı olarak seçildiği, 21.5.2023 tarihli (tescil tarihi: 02/06/2023) genel kurulda ve 22.5.2023 tarihli 2023/11 sayılı Yönetim Kurulu Kararı ile 21/05/2027 tarihine kadar yönetim kurulu başkanı olarak seçildiği, 27/04/2024 tarihli (tescil tarihi: 21/05/2024) genel kurulda ve 03/05/2024 tarih ve 2024/06 sayılı yönetim Kurulu Kararı ile 27/04/2028 tarihine kadar yönetim kurulu başkanlığına seçildiği, 09/11/2024 tarihli genel kurulda (tescil tarihi: 26/11/2024) ve 11.11.2024 tarihli 2024/15 sayılı Yönetim Kurulu Kararı ile 9.11.2025 tarihine kadar Yönetim Kurulu başkan yardımcısı olarak seçildiği, en son 19/04/2025 tarihli genel kurulda ve 6.5.2025 tarihli 2025/08 sayılı Yönetim Kurulu Kararı ile yönetim kurulu üyeliğine ..............in seçildiği anlaşılmaktadır. Kooperatiften ihraç kararının iptali davalarında ihraç işleminin usulüne uygun yapıldığının ispat yükü davalı kooperatiftedir. (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, 06/05/2025 tarih, 2024/2023 Esas, 2025/1863 Karar sayılı; 03/06/2024 tarih, 2023/3254 Esas, 2024/1916 Karar sayılı ve Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 04/06/2012 tarih, 2012/1690 Esas, 2012/3907 Karar sayılı kararları). Çıkma bildirme ile olmaktadır. Çıkma bildirimi, ana sözleşmede bir hüküm yoksa, YK'ya yöneltilir. Bu bildirme tek taraflı, süreye bağlı ve ancak hesap yılı sonunda hüküm ifade eden bir irade beyanıdır. Bildirim şekle bağlı değildir. Ancak çıkma bildiriminin bir süreye tabi olduğu kabul edilmektedir. Bildirim bir hesap yılı sonunda gerçekleşir. Hesap yılı sonu ana sözleşmede gösterilmemiş ise takvim yılı sonu olan 31 Aralık kabul edilir. Kooperatifler Kanunu m. 12 gereğince bildirimin de bu tarih esas alınarak en az altı ay önceden yapılması gerekmektedir. Örneğin hesap yılı sonu 31 Aralık kabul edilmesi halinde 6 eylül tarihinde yapılacak bildirim altı aylık süreye uyulmadığı için bir sonuç doğurmamaktadır (-Prof. Dr. Ünal Tekinalp-, -Prof Dr. Reha Poroy, Prof. Dr. Ersin Çamoğlu-, Ortaklıklar Hukuku II, 14. Baskı, İstanbul 2019, sayfa 641, N. 1818, 1819). Talep, cevap, ............... Ticaret Sicil Müdürlüğünün cevabi yazısı ve ekleri, genel kurul kararları, yönetim kurulu kararları, davacının davalı kooperatife yönelik yazılı tarih kaydı bulunmayan istifa içerikli dilekçesi, ............... 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 19/02/2026 tarih, 2025/369 Esas, 2026/98 Karar sayılı kararı ve dosyası, ............... 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 02/07/2025 tarih ve 2025/362 Esas, 2025/417 Karar sayılı kararı ve dosyası ve tüm dosya kapsamına göre somut olayda; davalının kooperatiften çıkarılma kararına karşı Kooperatifler Kanunu 16. maddesi ve Kooperatif ana sözleşmesinin 14. maddesine göre mahkemede doğrudan dava açabileceği, davalı kooperatifin anasözleşmesi'nin "Ortaklıktan Çıkarma" başlıklı 14. maddesinde ortağın yönetim kurulu kararı ile çıkarılacağının belirtildiği, iptale konu olan yönetim kurulunun 23/05/2025 tarihli kararı öncesinde yapılan ve yönetim kurulu kararına dayanak yapıldığı belirtilen 19/04/2025 tarihli genel kurul kararının 7. maddesi incelendiğinde; üyelik yükümlülüklerini yerine getirmeyen üyelerin durumunun ve yönetime verilecek ek yetkilerin görüşülüp karara bağlanmasına geçildiği, peşin statülü üyeler için üyeliklerinin yok hükmünde sayılmasının bu sebeple de mevcut üyeliklerinden çıkartılmaları hususunun genel kurul değerlendirmesine ve onayına sunulmasının arz edildiği, üyelikten çıkarma prosedürünün uygulanmasının onaya sunulduğu ve oy çokluğu ile kabul edildiği; kararda isimleri belirtilen peşin statülü üyeler arasında davacı adının da yer aldığı, davacının 19/04/2025 tarihli genel kurulun 7. maddesine muhalif kaldığı davalı kooperatifçe kabul edildiğine keza 2022-2025 yılları arasında davalı kooperatifin yönetim kurulu başkan yardımcılığını ve başkanlık görevini yaptığına göre davacının 19/04/2025 tarihli genel kurul tarihi ve öncesinde davalı kooperatifin üyesi olduğunun davalı kooperatifçe kabul edildiği, davacının 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun m. 16 hükmüne göre iş bu davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu, davalı kooperatifçe 19/04/2025 tarihli genel kurul tarihinden sonra, 23/05/2025 yönetim kurulu karar tarihinden önce, davacının kooperatife yönelik istifa iradesini gösteren dilekçenin, dava konusu yönetim kurulu kararı dışında, verildiği tarihin kayıt altına alındığına gösterir delil ve belgenin davalı kooperatifçe mahkememize sunulmadığı; davacının istifa bildiriminin tarihi ile çıkma bildiriminin süresinde yapıldığı hususları davalı kooperatifçe ispatlanamadığı gibi usulüne uygun olarak çıkarma işlemi yapıldığı da ispatlanamadığından davanın davacı yönünden kabulüne karar vermek, davalı Kooperatif Yönetim Kurulu'nun 23/05/2025 tarihli 2025/12 numaralı maddesine yönelik iptal isteminin kısmen kabulü ile söz konusu maddedeki davacıya yönelik olan üyelikten çıkış kararının iptaline dair aşağıdaki gibi hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Ayrıntılı gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın Kabulü ile: 1-a- Davalı kooperatifin 23/05/2025 tarihli 2025/12 numaralı maddesine yönelik isteminin kısmen kabulü ile söz konusu maddedeki davacıya yönelik olan üyelikten çıkış kararının İPTALİNE, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Harçlar Kanunu'na göre alınması zorunlu 732,00-TL maktu harcın dava açılırken ödenen 615,40 TL (2025/510) harçtan mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı duruşmada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından mahkememizin işbu dosyasında ve 2025/510 sayılı dosyasında yapılan toplam 2.238,70-TL (peşin harç, başvurma harcı, vekalet harcı, dava açılış, tebligat ve posta gideri) yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmının HMK'nun 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatırana iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ............... Bölge Adliye Mankemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.11/06/2026 Başkan 40239 ¸e-imza Üye 122396 ¸e-imza Üye 125490 ¸e-imza Katip 155205 ¸e-imza