İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/749 E. 2025/749 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/749
Karar No
2025/749
Karar Tarihi

T.C. ... 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/749 Esas - 2026/377 Türk Milleti Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili ... 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2025/749 Esas KARAR NO : 2026/377

DAVA : Alacak (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 09/09/2025 KARAR TARİHİ : 20/05/2026 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 16/06/2026

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Muzaffer Topaklı (Davacı-Devralan) ile ... .... .... yevmiye numaralı “Limited Şirket Pay Devri Sözleşmesi” akdedildiğini, Kavança Deniz Turizm Ve Ticaret Limited Şirketi’nin tüm paylarının... .... .... aracılığı ile bir araya getirildiğini ve 11 Ekim 2024 tarihi itibariyle yazışmaların başladığını, en başta tercih edilen yöntemin direkt, Türkiye'deki herhangi bir Liman Başkanlığı nezdinde "...” isimli, Türk Bayraklı, Bodrum Liman Başkanlığına 2241157 bağlama kütüğü numarası ile bağlı motor yatın satışını gerçekleştirmek olduğunu ancak şirketten şirkete satışlarda KDV istisnası olmadığından ve teknenin değeri üzerinden 20% KDV tahakkuk edeceğinden ötürü, müvekkilinin satışa devam etmeyeceğini bildirdiğini, müvekkilinin amacının tekne satın almak olduğunu, üzerine borç doğuracak bir külfete girmek olmadığını, devreden tarafça da net olarak şirketin doğmuş/doğacak hiçbir borcunun bulunmadığının, şirketin kurulduğu günden bu yana fatura kesmediğini ve ticari faaliyette bulunmadığının beyan edildiğini, davanın kabulüne, 971.832,13₺'lik 01/2024 - 12/2024 dönemine ait kurumlar vergisinin; 93.295,89₺'lik kurumlar vergisi gecikme zammının ve diğer vergi ferileri ve zıyain ödendiği gün olan 09/07/2025 tarihinden itibaren işletilecek reeskont faizi ile tamamının davalıdan tahsiline, mahkeme aksini düşünecek olursa müteselsilen sorumluluk kapsamında, işbu meblağların yarısının tahsiline ve yarısına işletilecek reeskont faizi ile ödemesine, mahkemenin gerek gördüğü takdirde şirketin ticari defterlerine inceleme yapmak, şirket ticari faaliyette bulunmuş mu ve fatura kesmiş mi diye araştırmasını yapmak, yıllar boyu devreden zararın hangi faaliyetlerden kaynaklandığını araştırmak, devreden davalı tarafından gizlenen veya kusurundan kaynaklanan borç olup olmadığının tespitini yapmak üzere bilirkişi atanmasına karar verilerek davanın kabulünü talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Dava konusu olayda mahkemenin yetkisiz olduğunu, davanın yetkili istanbul ticaret mahkemelerinde görülmesi gerektiğini, müvekili davalı şirketin hisselerinin tamamını Beşiktaş 13. Noterliği tarafından düzenlenmiş olan 03.02.2025 tarihli ve 2158 yevmiye numaralı Pay Devir Sözleşmesi ile Şirketin tüm aktif ve pasifine ilişkin tüm hak ve borçları ile birlikte Muzaffer Topraklıya devrettiğini, dolayısıyla müvekkilinin davalı şirket ile ne verginin tahakkuk tarihte ne de dava tarihi itibarı ile bir ortaklık ilişkisi kalmadığını, dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddi gerektiğini, davacı şirkete ilişkin hisse devir işlemlerinin basiretli tacir olan tarafların karşılıklı hür iradesi ile gerçekleştiğini, müvekkili davalının, davaya konu vergi alacağının tahakkuk ettiği tarihte şirket ile bir bağlantısı kalmadığını, şirketin ödemekle sorumlu olduğu verginin müvekkilden talep edilmesinin hukuken mümkün olmadığını belirterek yetki itirazı dikkate alınarak davanın usulden reddine, yine dava şartı noksanlılığı ve aktif husumet ehliyeti bulunmaması nedeniyle davanın usulden reddine, Mahkeme aksi kanaatte ise bu kez yerinde olmayan davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dosya bilirkişiye tevdi olunmuş bilirkişi 22/01/2025 tarihli raporunda: Takdiri mahkemeye ait olmak üzere, yukarıdaki madde yer alan, devredenin taahhüdünün lafzi kapsamı ve tarafların bu konudaki gerçek iradelerinin tespiti gereklidir. Pay devir onayına ilişkin genel kurulu kararı altında imzası olan ve payı devreden Mehmet Ali Berkman'ın 03.02.2025 tarihine kadar olan borçlardan dava konusu vergi borçlarından akdi yükümlülüğü ortaya çıkabilecektir. TTK m. 595 (2) "Şirket sözleşmesinde aksi öngörülmemişse, esas sermaye payının devri için, ortaklar genel kurulunun onayı şarttır. Devir bu onayla geçerli olur" hükmü kapsamında şirket payının devir tarihi 03.02.2025 olarak esas alınabilecektir.Takdiri mahkemeye ait olmak üzere tescilin bildirici olması nedeniyle şirket pay devrinin 03.02.2025'te gerçekleşmiş olduğu değerlendirilmektedir. Burada takdir mahkemeye ait olmak üzere davalı taahhüdünde, öncelikle, lafzi olarak devir tarihi olan 03.02.2025 tarihinden muaccel yani tahsili talep edilebilir bir borç olmadığını taahhüt ettiği değerlendirlimektedir. Dava konusu vergi borcunun aşağıda açıklanacağı üzere ve takdiri mahkemeye ait olmak üzere devirden donra muaccel olduğu değerlendirilmektedir. Davalı taahhüdünün devamında ise "işbu şirketin geçmişten devir tarihine kadar.......şirketin vergi......borcu bulunmadığı beyan ve taahhüt etmiştir" denilmiştir. Takdiri mahkemeye ait olmak üzere davalının taahhüdündeki lafzi ifadeler ve gerçek iradeleri kapsamında pay devri tarihi itibariyle henüz dava konusu kurumlar vergisinin beyanname ve ödenme dönemi gelmediği için muaccel bir borç olmasa dahi verginin hesaplandığı dönem itibariyle vergi borcunun devirden önceki dönem borç olarak varlığının ve dolayısı ile davalının bu vergi borcunu şirkete ödeme taahhüdünün var olduğu değerlendirilmektedir. Davalının taahhüdünü bu kapsamda değerlendirilmemesi durumunda dava konusunun dava dosyasındaki iddia kapsamında 6183 sayılı Kanun m. 35 kapsamında değerlendirilmesi gündeme gelebileceği, dosya içeriğinde yer alan BDO SMMM A.S. Tarafından hazırlanan beyannamede bilanço kesinleşme tarihi olarak 31.03.2025 yer almaktadır. Yıllık kurumlar vergisi beyanname verme süresi ise Kurumlar Vergisi Kanunu m. 14(3) gereğince " (3) Kurumlar vergisi beyannamesi, hesap döneminin kapandığı ayı izleyen dördüncü ayın birinci gününden yirmibeşinci günü akşamına kadar mükellefin bağlı olduğu vergi dairesine verilir. gereğince beyanname Nisan ayının son günü "dür. Verginin tarhı da beyanname verildikten sonra gerçekleşebilecektir. Kurumlar vergisi, yıllık beyanname ile bildirilenlerde beyannamenin verildiği ayın sonuna kadar ödenecektir, (Kurumlar Vergisi Kanunu m. 29). Takdir mahkemeye ait olmak üzere Kurumlar vergisinin 2024 yılı dönemi için muaccel olacağı tarih aralığı olarak 01.04.2025-30.04.2025 aralığı olduğu değerlendirilmektedir. Ancak dava konusu kurumlar vergisi borcunun ait olduğu normal hesap dönemi ise pay devir öncesi olan, 01.01.2024-31.12.2024 tarih aralığıdır. Kartal 32. Noterliği'nden davacı şirket tarafından davalı ... muhatap alınarak keşide edilen 27.05.2025 tarih ve 13327 sayılı ve konusu "..." isimli yaın iktisabı amacıy|a devralınan şirket paylarına ilişkin olarak, 2024 yılı Kurumlar Vergisi Beyannamesi'ne yönelik itirazlarımız ve söz konusu vergi tahakkukunun Muhatap tarafından ödenmesi talebine dair ihtamameden ibarettir" olan ihtarnamede, "04.05.2025 tarihinde BDO tarafından Müvekkil'e 2024 taslak kurumlar vergi beyannamesi" ile şirket adına 2024 senesi için "1.021,229,82 TL tutarında kurumlar vergisi tahakkuk ettiği öğrenilmiştir" (BDO'nun şirketin çalıştığı muhasebe firması olduğu değerlendirilmektedir) denilerek bahsedilen meblağ talep edilmiştir. Davalı ise 05.06.2025 tarihli cevabi ihtarnamesinde talebi reddetmiştir. Burada hukuki değerlendirme ve takdir mahkemeye ait olmak üzere, dava konusu vergi borcunun kaynağı ve hesaba esas alınan 01.01.2024-31.12.2024 hesap döneminin devriden önce olması nedeniyle pay defterinde devre ilişkin kararda yer alan davalı taahhüdü kapsamında değerlendirilmemesi halinde, dosya kapsamındaki iddia olan 6183 sayılı Kanun "Limited şirketlerin amme borçları" başlıklı "Madde 35 – (Değişik: 22/7/1998 – 4369/ 21 md.) kapsamında konu değerlendirlebilecektir. M. 35 metni şu şekildedir: "Limited şirket ortakları, şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olurlar ve bu Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulurlar. (Ek fıkra: 4/6/2008-5766/3 md.) Ortağın şirketteki sermaye payını devretmesi halinde, payı devreden ve devralan şahıslar devir öncesine ait amme alacaklarının ödenmesinden birinci fıkra hükmüne göre müteselsilen sorumlu tutulur. (Ek fıkra: 4/6/2008-5766/3 md.) Amme alacağının doğduğu ve ödenmesi gerektiği zamanlarda pay sahiplerinin farklı şahıslar olmaları halinde bu şahıslar, amme alacağının ödenmesinden birinci fıkra hükmüne göre müteselsilen sorumlu tutulur" bu hükmün uygulanabilme ön şartı "Limited şirket ortakları, şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağı" olması iken dava konusu olayda vergi borcu davacı şirket tarafından ödenmiştir. Bu nedenle takdir mahkemeye ait olmak üzere dava konusu uyuşmazlığın m. 35 kapsamında olmadığı düşünülmektedir. Davalının pay devri onay kararındaki taahhüdünün kapsamını değerlendirmek bakımından, Öğretide pay devrinden önce, verginin hesap edildiği dönem itibariyle, henüz muaccel olmasa da "devir öncesine ait" bir vergi alacağı bulunduğu, takdiri mahkemeye ait olmak üzere değerlendirilmektedir. Bu konuda aynı yönde öğreti ve içtihadi değerlendirmeler için bkz. Özkan, Raziye AKSU: YARGITAY KARARLARI IŞIĞINDA LİMİTED ŞİRKETTE PAY DEVRİNİN ORTAĞIN KAMU BORÇLARINA ETKİSİ, Hacettepe HFD, 10(1) 2020; https://search.trdizin.gov.tr/en/yayin/detay/389383). Bu blimsel makalede özellikle: "Ortakların kamu alacakları için sorumluluklarına gidilmesi, bu alacakların şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilememesine bağlıdır..." (s. 262). "Buna göre, genel kurul onayının kaldırıldığı durumlarda noter onaylı yazılı devir sözleşmesi tarihi; kaldırılmadığı durumlarda genel kurulun devri onayladığı tarih devir tarihi olacaktır79. Örneğin ortak A, B’ye payını devretmek için gerekli işlemleri yapmıştır. Bu devir, 01.01.2017 tarihinde genel kurul tarafından onaylanmıştır. Payı devreden ve devralan, bu tarihten öncesine ait kamu borçlarının ödenmesinden müteselsilen sorumlu olacaktır. 01.01.2017 tarihinden sonra oluşan kamu borçları açısından, payı devreden ortağın sorumluluğu bulunmayacaktır......Bununla birlikte payını devredenin sorumluluğu açısından, pay devri tarihi itibariyle kamu borcunun doğmuş olması yeterli olup pay devir tarihinden önce bunun takibine başlanmış olmasına gerek yoktur", (s. 249-251). Burada s. 251 dipnot 82'de belirtilen Yargıtay kararı ise şu şekildedir: "20.03.2012 tarihli ticaret sicil gazetesine göre, 13.03.2012 tarihinde payını devrederek ortak sıfatının sona erdiği saptanmıştır. Yargıtay söz konusu borcun, davacının payını devrettiği 13.03.2012 tarihinden önce doğduğu ve limited şirketin borcundan davacının tamamen sorumlu olduğu dikkate alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmesini usul ve kanuna aykırı bulmuştur. Bkz. Yargıtay 10. HD., E. 2017/2903, K. 2019/7403, T. 14.10.2019. Karar için bkz. https://karararama.yargitay.gov.tr/YargitayBilgiBankasiIstemciWeb/ (erişim tarihi: 22.03.2020)". Dosya içerisindeki makbuzda dava konusu vergi borcu ödemesinin, 09.07.2025 tarihinde davacı şirket tarafından yapıldığı, bu tutarın, 970.168.33TL vergi borcu aslı ve 93.136.16TL gecikme cezası olmak üzere 1.065.128,028TL olduğu yer almaktadır. Takdir mahkemeye ait olmak üzere yukarıda açıklanan gerekçelerle, dava konusu vergi borcunun pay devri tarihi öncesi döneme ait olduğu ve davalının taahhüdü kapsamında kaldığından hareketle 970.168.33TL vergi borcu aslının davalının taahhüdü gereğince davalının yükümlülüğü olduğu değerlendirilmektedir. Takdir mahkemeye ait olmak üzere 93.136.16TL gecikme zammı olarak ödenen tutarın ise 27.05.2025 tarihli ihtarnamenin davalı tarafça tebellüğ tarihinden sonraki döneme tekabül eden kısmına karşılık gelen tutarın davalıdan talep edilebileceği değerlendirilmektedir. Bir diğer ifadeyle takdir mahkemeye ait olmak üzere vergi borcunun son ödeme tarihi ile ihtarnamenin davalıya tebliğ edilerek davalının borçtan haberdar edildiği zaman dilimine karşılık gecikme zammı tutarı davacının yükümlülüğü olarak değerlendirilmektedir. Dava dilekçesinin talep kısmında "971.832,13₺'lik 01/2024 - 12/2024 dönemine ait kurumlar vergisinin; 93.295,89₺'lik kurumlar vergisi gecikme zammının ve diğer vergi ferileri ve zıyain ödendiği gün olan 09/07/2025 tarihinden itibaren işletilecek reeskont faizi ile tamamının davalıdan tahsiline, mahkeme aksini düşünecek olursa müteselsilen sorumluluk kapsamında, işbu meblağların yarısının tahsiline ve yarısına işletilecek reeskont faizi ile ödemesi" talep edilmiştir. 3095 sayılı Kanun bakımından ticari işlerde "reeskont faizi" atfı, 27.05.2005 tarihli 5335 sayılı Kanun sonrasında kaldırılmıştır. Talep ile bağlılık ilkesi beraberinde takdir mahkemeye ait olmak üzere burada davalıya düşen vergi borcu kapsamında faiz işletilebilecek tarih başlangıcı olarak vergi borcunun davalıya ihtari bildirimin ve davalının borçtan haberdar edildiği tebliğ tarihi olarak değerlendirilmektedir. Takdir mahkemeye ait olmak üzere burada hesaba esas faiz, 3095 sayılı Kanun m. 2 f.2 gereğince ticari işlerde temerrüt faizi (f.1'deki %24'ten fazla olduğu için f.2 uygulanması gündeme gelecebilecektir) "Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli avanslar için uyguladığı faiz oranı, yukarıda açıklanan miktardan fazla ise, arada sözleşme olmasa bile ticari işlerde temerrüt faizi bu oran üzerinden istenebilir. Söz konusu avans faiz oranı, 30 Haziran günü önceki yılın 31 Aralık günü uygulanan avans faiz oranından beş puan veya daha çok farklı ise yılın ikinci yarısında bu oran geçerli olur" kapsamında TCMB avans faizi oranı beraberinde değerlendirilebilecektir. Ancak, takdir mahkemeye ait olmak üzere açıkça avans faiz oranının dava dilekçesinde talep edilmemiş olması, Kanuni temerrüt faizi oranı olan %24'ün de esas alınabilmesine olanak tanıyabileceği değerlendirilmektedir. Belirtecek olursak, 08.03.2025-17.09.2025 tarihleri arasında avans faiz oranı, yıllık %44.25; 17.09.2025-20.12.2025 arası dönem için avans faiz oranı %42.25; 20.12.2025 tarihinden itibaren ise %39.75 olarak belirtilmiştir. Dosya ek rapor düzenlenmek üzere tekrar bilirkişiye tevdi olunmuş bilirkişi ek raporunda: Dava konusu vergi borcu 970.168.33TL vergi aslı + 73.50TL +86.23 TL damga vergisi ve 93.136.16 TL gecikme zammı olmak üzere toplam 1.065.128.02 TL vergi borcu 09.07.2025 tarihinde davacı tarafından ödenmiştir (makbuz). Kurumlar vergisinin son ödeme gününün Nisan ayı son günü (30.04.2025) olmasından hareketle 01.05.2025-09.07.2025 tarihi arası 69 gün için 93.136.16TL gecikme zammı (beher gün 1.349.79 TL) ödendiği değerlendirilmektedir. Takdir ve değerlendirme mahkemeye ait ve hukuki tespit ve nitelendirme anlamına gelmemek üzere; 30.04.2025- 29.05.2025 tarihleri arasına tekabül eden gecikme zammından davacının sorumlu olduğu (39.143.91TL) ; davalının ise 970.168.33TL vergi aslı, damga vergisi ve 29.05.2025 tarihinden işleyen gecikme zammından sorumlu olduğu (1.025.984.11 TL) değerlendirilmektedir. Davacının rapora beyan dilekçesinde temerrüt başlangıcı ile ilgili itiraza ise TTK m. 18/3'te yer alan "Tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılır" hükmünden hareketle takdiri mahkemeye ait olmak üzere katılamıyoruz. Dava konusu alacağa işletilecek faiz konusunda takdir ve değerlendirme mahkeme ait olmak üzere davacının beyan dilekçesinde değindiği Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2009/6865, K. 2009/12666, T. 05.11.2009 " şu şekildedir takdir ve değerlendirme mahkemeye ait ve hukuki tespit ve nitelendirme anlamına gelmemek üzere; İşbu raporun hazırlandığı tarih itibariyle davalının sorumlu olduğu miktar olarak değerlendirilen 1.025.984.11 TL'nin temerrüt tarihi olarak değerlendirilen 29.05.2025 tarihinden itibaren işletilecek temerrüt faizi ile toplam sorumluluğu tespit edilebilecektir. Bu faiz avans faizi olarak nitelendirilecek olursa toplam rakamın 31.03.2026 tarihi itibariyle 29.05.2025 – 16.09.2025 (111 gün): %44,25 → 138.065 TL 17.09.2025 – 19.12.2025 (94 gün): %42,25 → 111.636 TL 20.12.2025 – 31.03.2026 (101 gün): %39,75 → 112.851 TL toplam: 362.552 TL (küsuratlar yuvarlanarak) değerlendirilmektedir. Bu şekilde toplam davalı sorumluluğunun ise 31.03.2026 tarihi itibariyle 1.388.536.11TL olduğu bildirilmiştir. Dava, davacı tarafça ödendiği ileri sürülen 2024 yılı Kurumlar Vergisi ve gecikme cezasının, limited şirket hisse devrini gerçekleştiren davalıdan tahsiline yönelik olup, uyuşmazlık davalının 2024 yılı Kurumlar Vergisi ve gecikme cezasından 17.02.2025 tarihi itibariyle hissesini devreden davalının sorumlu olup olmadığı, davacının ödenen bedeli davalıdan talep edip edemeyeceğine ilişkindir. Davalı tarafça yetki itirazında bulunulmuş ise de dava konusu şirket merkezinin 13.05.2025 tarihli nakil ile... olduğu, davalının adresinin de... olduğu değerlendirildiğinde yetki itirazı yerinde görülmemiştir. 03.02.2025 tarih ve 02158 sayılı Beşiktaş 13. Noteri Pay Devri Sözleşmesi ile Mehmet Ali Berkman tarafından Kavança Deniz Turizm ve Ticaret Limited Şirketi paylarının Muzaffer Topaklı'ya 39.073.650,00 TL bedelle devredilmesi konusunda sözleşme imzalandığı; Kartal 32. Noterliği'nin 12.2.2025 tarih ve 4092 sayı ile tasdikli 03.02.2025 tarih ve 2025/1 sayılı genel kurul kararı gereğince devrin, 17.02.2025 tarih ve 11273 sayılı Ticaret Sicil Gazetesinde yayımlandığı görülmüştür. Pay devrine onay verilmesine ilişkin 03.02.2025 tarihli 2025/I sayılı şirket genel kurul kararı m. 2'de devreden "Mehmet Ali Berkman, şirket üzerinde herhangi bir muaccel borcunun bulunmaması ile birlikte, işbu şirketin geçmişten devir tarihine kadar hiçbir ticari faaliyette, alım-satımda bulunmadığını, gerçek veya tüzel kişilerle sözleşme akdetmediğini, Şirket'in banka kredisi, vergi, SGK borçları ve/veya üçüncü kişilere hiçbir borcunun bulunmadığını beyan ve taahhüt etmiştir. " şeklinde olduğu görülmüştür. Davalı tarafça her ne kadar vergi borcunun şirketin borcu olduğu ve şirketten tahsil edilmesi gerektiği ileri sürülmüş, ana kural olarak pay devir tarihinden öncesine ait kamu borçlarından pay devreden ve devralanının müteselsilen sorumluluğu bulunmasa da; taraflar arasındaki sözleşme maddesi dikkate alındığında, davalı tarafça şirketin borcunun bulunmadığı, şirketin vergi borcunun bulunmadığı taahhüt edilmiş olması nedeniyle artık devir tarihinden önceki vergi borçlarından davalının sorumlu olduğu anlaşılmıştır. Hükme esas alınabilir nitelikteki bilirkişi raporunda belirtildiği üzere dava konusu vergi borcu 970.168.33TL vergi aslı + 73.50TL +86.23 TL damga vergisi ve 93.136.16 TL gecikme zammı olmak üzere toplam 1.065.128.02 TL vergi borcu 09.07.2025 tarihinde davacı tarafından ödendiği, Kurumlar vergisinin son ödeme gününün Nisan ayı son günü (30.04.2025) olduğu, 01.05.2025-09.07.2025 tarihi arası 69 gün için 93.136.16TL gecikme zammı (beher gün 1.349.79 TL) ödendiği anlaşılmıştır. 30.04.2025- 29.05.2025 tarihleri arasında davacının ödeme yapmayarak sebebiyet verdiği gecikme zammından davacının sorumlu olduğu (39.143.91TL) ; davalının ise 970.168.33TL vergi aslı, damga vergisi ve 29.05.2025 tarihinden işleyen gecikme zammından sorumlu olduğu , bu haliyle davalının sorumlu bulunduğu miktarın 1.025.984.11 TL olduğu kanaatine varılmıştır. Davacı tarafça davalıya Kartal 32. Noterliğinin 28.05.2025 tarihli 13327 yevmiye numaralı gönderilen ihtarnamenin 29.05.2025 tarihinde tebliğ edildiği, ihtarname ile ödeme için 3 iş günü süre verildiği, bu haliyle temerrüdün 03.06.2026 olduğu anlaşılmıştır. Bu haliyle açılan davanın kısmen kabulü ile; 1.025.984.11 TL'nin 03.06.2026 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiz ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm oluşturulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1-DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE; 1.025.984,11 TL'nin 03.06.2026 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiz ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 70.084,97 TL harçtan peşin alınan 18.189,73 TL harcın mahsubu ile bakiye 51.895,24 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13/2 maddesi uyarınca takdir olunan 159.897,62 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Davalı vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan 39.143,91 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yatırılan 18.189,73 TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 1.387,50 TL posta masrafı, 615,40 TL başvurma harcı ve 6.000,00 TL bilirkişi ücreti toplamı olan 8.002,90 TL yargılama giderinin kabul ret oranına göre hesaplanan 7.708,79 TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerine bırakılmasına, 7-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 8-6325 Sayılı Kanunun 18/A-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 4.600,00 TL arabuluculuk giderinin kabul-ret oranına göre 169,06 TL'sinin davacıdan, 4.430,94 TL'sinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 9-HMK'nun 333.maddesi uyarınca taraflarca tarafından yatırılan gider ve delil avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,

Dair, taraf vekillerin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/05/2026 10:07:32

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/749, K. 2025/749, T. 20.05.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-749-e-2025-749-k-1b5ff939e536