İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/709 E. 2026/377 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/709
- Karar No
- 2026/377
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/709 Esas KARAR NO : 2026/377
DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/10/2025 KARAR TARİHİ : 11/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan 13/10/2025 tarihli dava dilekçesinde özetle; ... Şubesine ait ... nolu 2.413.700 TL bedelli, 05.05.2025,... keşide yer ve tarihli çekin müvekkili şirket tarafından ... San A.Ş. şirketi emrine keşide edildiğini, çeki şirkete ... Kargo aracılığı ile kargo şirketine teslim edilerek gönderildiğini, şirkete ulaşan kargo poşetinin şirket yetkililerince açılınca poşetten çekin poşet içerisinde yer almadığının anlaşıldığını, bunun üzerine çek iptali davası açtıklarını, çekin henüz iptaline ilişkin karar verilmeden çalınan bu çekin lehtar ... sahte kaşe ve imzası ile ciro edildiğini ve akabinde bu işlemle ciro silsilesi kopan çek hakkında araya sahte cirolar atılmak suretiyle önce factoring işlemine tabi tutulduğunu ancak çekin muhatap bankaya ibrazı ile çek hakkında ödeme yasağı verilmiş olduğu şerh edilmesi üzerine ... ... tarafından ihtiyati haciz kararı alınarak başlatılan ihtiyati haciz neticesinde müvekkiline ait tüm bankalara, ve satmakta olduğu plakalı bütün traktörler ile araçlara ve tüm malvarlığına haciz konulduğunu, müvekkil tarafından ihtiyati tedbir kararı alındığını ve icra dosyasına da dosya borcu depo edilerek hacizlerin kaldırıldığını, .... İcra Müdürlüğünün 2025/... esas numaralı dosyası kapsamında başlatılan ihtiyati hacze konu çekin çalıntı olması, işbu çek hakkında mahkemece ödeme yasağı kararı olması, çekte yer alan kaşenin sahte olması nedeniyle; müvekkilinin davalılara borçlu olmadığının tespitine, İİK’nın 72/5 maddesi hükmü uyarınca davalıların %20’den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... ... ... İnşaat Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi vekili tarafından sunulan 26/11/2025 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu çekin davacı tarafından keşide edildiğini ve ... Sanayi Anonim Şirketi'ne verildiğini, ... tarafından diğer davalı ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne cirolandığını, ... tarafından da diğer davalı ... İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne ciro edildiğini ve aralarındaki ticari ilişki gereğince müvekkili şirketine ciro edilerek teslim edildiğini, müvekkilinin mezkur çekin yetkili hamili konumunda olduğunu, çekin bankaya ibraz edildiğini ancak hesap bakiyesi yetersiz olduğundan işlem yapılamadığını, bu nedenle takip başlatıldığını, davacının icra takibine karşı ne borca ne de imzaya itirazı olmadığını, davacı çekte yazılı bulunan borçtan sorumlu olduğunu, geçerli ve düzgün bir ciro silsilesi olduğunu, kambiyo senedinden bağımsız olan asıl ilişkiden doğan defiler müvekkiline ileri sürülemeyeceğini, davacı tarafından davaya konu çek ile ilgili kaybın çalıntı olması gibi bir bildirim yapılmadığını ve herhangi bir tedbir, iptal kararı alınmadığını, davacı tarafından alınmış herhangi bir çek iptali kararı bulunmadığını, davacının çekin tahsilini engellemek amacıyla hareket ettiğini, bu nedenlerden dolayı; davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmişlerdir. Davalılar ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ve ... İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne çıkarılan tebligatın davalılara usul ve yasaya uygun şekilde tebliğ edilmesine rağmen davalı taraflar davaya cevap vermeyerek ve duruşmalara katılmayarak HMK 128. maddesi gereğince davacının iddialarının tamamını inkar etmiş sayılmıştır. DELİLLER: ... Bankası'na ait 05/05/2025 günlü ... Seri Numaralı 2.413.700,00 TL bedelli çek sureti, .... İcra Dairesi'nin 2025/... E. sayılı dosyası, Taraf şirket ticari defter ve kayıtları, ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası, İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesinin ... D.İş sayılı dosyası, .... İcra Hukuk Mahkemesi ... E. sayılı dosyası, .... İcra Hukuk Mahkemesi'nin... Esas sayılı dosyası, Bilirkişi raporu, Arabuluculuk anlaşamama son tutanağı ve tüm dosya kapsamı. ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı ... Sanayi A.Ş. tarafından davamız konusu olan 05/05/2025 keşide tarihli 2.413.700.000,00-TL bedelli çekin zayi olması nedeniyle iptali talebine ilişkin dava sonucunda çekin takibe konulması nedeniyle konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği anlaşılmıştır. .... İcra Dairesi'nin 2025/... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; alacaklı ... ... tarafından borçlular ... ..., ... ..., ... Dış Ticaret, ... İnşaat aleyhine 05/05/2025 keşide tarihli 2.413.700.000,00-TL bedelli çeke dayalı 2.413.700,00-TL asıl alacak, 241.370,00-TL çek tazminatı, 58.623,15-TL işlemiş faiz, 7.241,10-TL komisyon olmak üzere toplam 2.720.934,25-TL alacağa ilişkin kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi başlatıldığı anlaşılmıştır. .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Değişik iş sayılı dosyasının incelenmesinde; ihtiyati tedbir talep eden ... ... tarafından karşı taraf ... ... aleyhine talebin kısmen kabul kısmen reddi ile; 1- İİK 72 maddesi uyarınca icra takibinin durdurulmasına yönelik talebin reddine, 2-Tedbire konu, .... İcra Müdürlüğünün 2025/... esas numaralı dosyasında takibe konu asıl alacak miktarı 2.413.700,00-TL yönünden, takdiren %20 'si oranında 482.740,00-TL nakit teminat yatırılması veya kesin ve süresiz teminat mektubu sunulması şartı ile İİK 72/3 maddesi gereğince, icra dosyasına yatırılacak paranın alacaklıya ödenmesinin dosyanın taraflarıyla sınırlı olmak üzere ihtiyati tedbir yoluyla önlenmesine karar verildiği, teminatın süresinde yatırıldığı ve tedbirin infazı için müzekkere yazıldığı anlaşılmıştır. .... İcra Hukuk Mahkemesi'nin... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı ... Sanayii A.Ş. tarafından davalı ... ... ... İnşaat Ticaret Ve Sanayi Ltd. Şti. aleyhine davamız konusu olan .... İcra Dairesi'nin 2025/... esas sayılı icra dosyasında icra dairesinin yetkisine ve borca itiraza yönelik davanın derdest olduğu anlaşıldı, okundu dosyasına konuldu. Mali Müşavir Bilirkişi ... tarafından hazırlanan 04/05/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacı şirketin 2025 (01-06) yılına ait ibraz ettiği ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin süresinde ve usulüne uygun olarak yaptırılmış olduğu, ticari defterlerin HMK 222 maddesi uyarınca sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, dava dışı ... San. A.Ş.’ne 20.892.706,68 TL borçlu bulunduğunu, diğer davalı şirketler ile ticari ilişkisinin olmadığını, Davalı ... Şirketi’nin 2024-2025 (01-09) dönemine ait ibraz ettiği ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin süresinde ve usulüne uygun olarak yaptırılmış olduğu, ticari defterlerin HMK 222 maddesi uyarınca sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, davalı ... Şirketi’nden 1.474.518,60 TL alacaklı olduğu, davacı şirket ve davalı ... şirket ile ticari ilişkisinin bulunmadığını, Davalı ... ... Şirketi ile davalı ... Şirketi’nin, Sayın Mahkemenizce 30.03.2026 tarihinde saat 10:00’da kalemde yapılmasına karar verilen incelemeye katılmadıkları, ayrıca yerinde inceleme talebinde de bulunmadıkları anlaşılmakla, anılan şirketlerin ticari defterleri üzerinde inceleme yapılamadığını, her ne kadar son ciranta konumundaki davalı ... Şirketi’nin, dava konusu çeki kendi ticari alacağına karşılık aldığı ticari defter kayıtlarından anlaşılmakta ise de; çekin önceki cirantalar (özellikle ... ve ...) yönünden hangi hukuki ve ticari ilişkiye dayalı olarak devredildiğine ilişkin ticari defter incelemesi yapılamadığından, ciro silsilesinin dayanağı olan temel ilişkinin mali verilerle doğrulanamadığını, bu itibarla, ciro silsilesinin yalnızca şekli olarak mevcut olduğu, ancak taraflar arasındaki temel ticari ilişkiler yönünden bütünlük arz edecek şekilde teyit edilemediğini, davacı şirketin dava konusu çeki dava dışı ... Şirketi’ne ticari borç kapsamında düzenlediğini, davalı ... Şirketi’nin ise söz konusu çeki davalı ... Şirketi’nden yapmış olduğu mal satışına istinaden tahsil etmek amacıyla iktisap ettiğinin ticari defter kayıtlarından anlaşıldığını, bununla birlikte, davacı şirketin iddia ettiği üzere çekin kargo sürecinde kaybolduğu ve dava dışı ... Şirketi’ne ait kaşe/imzanın kopyalandığı hususlarının değerlendirilebilmesi bakımından, dava dışı ... San. A.Ş. ile 2. ciranta ... San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin ticari defter ve kayıtlarının incelenmesinin zorunlu olduğu, bu inceleme yapılmaksızın menfi tespit talebinin yerinde olup olmadığı hususunda kesin bir kanaate varılmadığı görüşüne varıldığı bildirilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; dava, davacı tarafça davalılar aleyhine açılan dava konusu çeke dayalı başlatılan icra takibinden dolayı davalılara borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Davacı taraf vekili dava ve ....İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı icra takibine konu çekin müvekkili tarafından ... traktöre gönderilirken kargo sırasında kaybolduğunu ve kötü niyetli kişilerce ele geçirilerek lehtar ...'ün sahte kaşesi ve imzası atılarak ciro edilmek suretiyle tedavüle sokulduğunu, lehtar ... A.Ş.'nin ve sonrasındaki ciroların sahte olduğunu bu nedenlerle davalılarla ticari bir ilişkisinin bulunmadığından davalılara borçlu olmadığından dava ve takip konusu çekle ilgili olarak İİK 72.maddesi gereğince borçlu olmadıklarının tespitine, icra takiplerine haksız ve kötü niyetle geçildiğinden % 20' den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... ... vekili davacı tarafın çekin keşidecisi olması nedeniyle dava konusu çekten dolayı sorumlu olduğunu, çekteki ciro silsilesinin geçerli ve düzgün olduğunu asıl ilişkiden doğan defilerin iyiniyetli hamil olan müvekkiline ileri sürülemeyeceğini, müvekkili iyi niyetli olarak çekleri iktisap ettiğinden haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Diğer davalılara çıkarılan tebligatın davalı şirkete ve diğer davalılara usul ve yasaya uygun şekilde tebliğ edilmesine rağmen davalı taraflar davaya cevap vermeyerek ve duruşmalara katılmayarak HMK 128. maddesi gereğince davacının iddialarının tamamını inkar etmiş sayılmıştır. Davacı tarafın ihtiyati tedbir talebi hakkında, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... D.iş sayılı 04/06/2025 tarihli kararı ile;ihtiyati tedbir talep eden ... ... tarafından karşı taraf ... ... aleyhine talebin kısmen kabul kısmen reddi ile; 1- İİK 72 maddesi uyarınca icra takibinin durdurulmasına yönelik talebin reddine, 2-Tedbire konu, .... İcra Müdürlüğünün 2025/... esas numaralı dosyasında takibe konu asıl alacak miktarı 2.413.700,00-TL yönünden, takdiren %20 'si oranında 482.740,00-TL nakit teminat yatırılması veya kesin ve süresiz teminat mektubu sunulması şartı ile İİK 72/3 maddesi gereğince, icra dosyasına yatırılacak paranın alacaklıya ödenmesinin dosyanın taraflarıyla sınırlı olmak üzere ihtiyati tedbir yoluyla önlenmesine karar verildiği, teminatın süresinde yatırıldığı ve tedbirin infazı için müzekkere yazıldığı anlaşılmıştır. Dava konusu ihtilaf dava konusu çekten dolayı davacının davalılara borçlu olup olmadığı ve dava konusu çekin davalılar tarafından haksız iktisap edilip edilmediği hususundan kaynaklıdır. Dava konusu olan .... İcra Dairesi'nin 2025/... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; alacaklı ... ... tarafından borçlular ... ..., ... ..., ... Dış Ticaret, ... İnşaat aleyhine 05/05/2025 keşide tarihli 2.413.700.000,00-TL bedelli çeke dayalı 2.413.700,00-TL asıl alacak, 241.370,00-TL çek tazminatı, 58.623,15-TL işlemiş faiz, 7.241,10-TL komisyon olmak üzere toplam 2.720.934,25-TL alacağa ilişkin kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi başlatıldığı anlaşılmıştır. ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı ... Sanayi A.Ş. tarafından davamız konusu olan 05/05/2025 keşide tarihli 2.413.700.000,00-TL bedelli çekin zayi olması nedeniyle iptali talebine ilişkin dava sonucunda çekin takibe konulması nedeniyle konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği anlaşılmıştır. Mali Müşavir Bilirkişi ... tarafından sunulan 04/05/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacı şirketin 2025 (01-06) yılına ait ibraz ettiği ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin süresinde ve usulüne uygun olarak yaptırılmış olduğu, ticari defterlerin HMK 222 maddesi uyarınca sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, dava dışı ... San. A.Ş.’ne 20.892.706,68 TL borçlu bulunduğunu, diğer davalı şirketler ile ticari ilişkisinin olmadığını, Davalı ... Şirketi’nin 2024-2025 (01-09) dönemine ait ibraz ettiği ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin süresinde ve usulüne uygun olarak yaptırılmış olduğu, ticari defterlerin HMK 222 maddesi uyarınca sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, davalı ... Şirketi’nden 1.474.518,60 TL alacaklı olduğu, davacı şirket ve davalı ... şirket ile ticari ilişkisinin bulunmadığını, Davalı ... ... Şirketi ile davalı ... Şirketi’nin, Sayın Mahkemenizce 30.03.2026 tarihinde saat 10:00’da kalemde yapılmasına karar verilen incelemeye katılmadıkları, ayrıca yerinde inceleme talebinde de bulunmadıkları anlaşılmakla, anılan şirketlerin ticari defterleri üzerinde inceleme yapılamadığını, her ne kadar son ciranta konumundaki davalı ... Şirketi’nin, dava konusu çeki kendi ticari alacağına karşılık aldığı ticari defter kayıtlarından anlaşılmakta ise de; çekin önceki cirantalar (özellikle ... ve ...) yönünden hangi hukuki ve ticari ilişkiye dayalı olarak devredildiğine ilişkin ticari defter incelemesi yapılamadığından, ciro silsilesinin dayanağı olan temel ilişkinin mali verilerle doğrulanamadığını, bu itibarla, ciro silsilesinin yalnızca şekli olarak mevcut olduğu, ancak taraflar arasındaki temel ticari ilişkiler yönünden bütünlük arz edecek şekilde teyit edilemediğini, davacı şirketin dava konusu çeki dava dışı ... Şirketi’ne ticari borç kapsamında düzenlediğini, davalı ... Şirketi’nin ise söz konusu çeki davalı ... Şirketi’nden yapmış olduğu mal satışına istinaden tahsil etmek amacıyla iktisap ettiğinin ticari defter kayıtlarından anlaşıldığını, bununla birlikte, davacı şirketin iddia ettiği üzere çekin kargo sürecinde kaybolduğu ve dava dışı ... Şirketi’ne ait kaşe/imzanın kopyalandığı hususlarının değerlendirilebilmesi bakımından, dava dışı ... San. A.Ş. ile 2. ciranta ... San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin ticari defter ve kayıtlarının incelenmesinin zorunlu olduğu, bu inceleme yapılmaksızın menfi tespit talebinin yerinde olup olmadığı hususunda kesin bir kanaate varılmadığı görüşüne varıldığı bildirilmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama sırasında 12/02/2026 tarihli celsenin bir numaralı ara kararı ile; Davacı vekiline dava konusu çekle ilgili gerek kendileri gerekse lehtar ... Taraktör tarafından yapılan şikayete ilişkin ceza soruşturma ve ceza dava dosyası ile lehtar ... tarafından imza sahteliğine dayalı menfi tespit davası olup olmadığı hususunda beyanda bulunması için 2 haftalık kesin süre verilmesine, aksi halde beyanda bulunmaktan vazgeçmiş sayılacağının ve mevcut delil durumuna göre karar verileceğinin ihtar edildiği, davacı taraf ara karar gereği ceza soruşturmasının ve ... tarafından açılmış menfi tespit davasının bulunmadığının beyan edildiği anlaşılmıştır. Mahkememizce yargılama sırasında toplanan deliller kapsamında, davacı tarafça ticari ilişki kapsamında lehtar ... şirketi lehine keşide ettiği çekin kargo ile lehtara gönderilmesi sırasında kaybolduğu, çekin ciro edildiği ...'ün cirosundaki imzanın taklit edildiği ve çekin kötü niyetli davalıların eline geçtiği, davalılar ile aralarında ticari ilişki bulunmadığı bu nedenle dava konusu çekten dolayı borçlu olmadığının tespiti istemiyle dava açılmış olup, davalı ... ... çekleri ciro yoluyla iyi niyetli ele geçirdiklerini davacının dava hakkı olmadığını savunmuş diğer davalılar ise davaya cevap vermeyerek davayı reddetmişlerdir. Dava konusu çekin davacı şirket tarafından aralarındaki ticari ilişki kapsamında dava dışı ... lehine keşide edilen çekin kargo yoluyla gönderildiği sırada kaybolması sonrasında ...'ün kaşesi ve imzası taklit edilerek ciro edildiği ve davalılar tarafından çekin arada ticari ilişki olmadan haksız şekilde iktisap edildiği iddiasıyla eldeki dava açılmış olup, Davacı keşidecinin çekte davalıdan önce cirosu bulunanlarla ve davalı ile ticari bir ilişkisinin bulunmadığını iddia ettiği anlaşılmıştır. Bu durumda imzasını inkar etmeyen keşideci davacının, davalıdan önceki cirantalarla arasındaki şahsi def'ileri hamile karşı ileri sürebilmesi Türk Ticaret Kanunun 818/1. maddesinin (e) bendi yollaması ile aynı Kanunun 687/1. maddesi uyarınca, hamilin çeki kötü niyetle iktisap ettiğinin kanıtlanması koşuluna bağlıdır. Davalının kötüniyetli olduğu davacı tarafça ispatlanamamıştır. Davacı ile davalı arasında başka cirantaların olması ve doğrudan ticari ilişki bulunmaması nedeniyle ticari defterlerin incelenmesinin de sonuca etkili olmadığı, davacı tarafça yemin deliline de dayanılmadığı, Davalı son hamilin, çeki ciro ile devralırken çekteki ciroların düzgün olup olmadığını, ciro silsilesinde bir kopukluk bulunup bulunmadığını incelemeye mecbursa da, önceki cirantaların imzalarının sıhhatini araştırmak zorunda değildir. Davacı tarafça, son hamil olan davalının çeki iktisap ederken bile bile davacının zararına hareket ettiğini ve kötüniyetli olduğunu da ispatlayamadığından, çekin kayıp/çalıntı olduğu ve davalıdan önceki ciroların gerçeği yansıtmadığı iddialarını da son hamil olan davalıya karşı ileri süremez. İmzaların bağımsızlığı ilkesi gereği davacı kendi keşide ettiği çekten keşideci sıfatı ile sorumlu olup lehtarın imzasının sahteliği davacı keşidecinin sorumluluğunu ortadan kaldırmayacaktır. Davalı, görünürde düzgün ciro silsilesine göre senedi iktisap etmiş, iyiniyetli hamil konumundadır. Davacı keşideci ile davalı arasında birçok ciranta mevcut olup kötüniyetli/ağır kusurlu iktisap iddiası da ispatlanamadığından davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davacı tarafça açılan DAVANIN REDDİNE, 2- Davacı tarafça yatırılan peşin harçtan alınması gereken bakiye 732,00-TL karar harcının mahsubu ile fazla yatırılan 45.734,76-TL peşin harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine, 3- Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 4.700,00-TL'nin haksız çıkan taraf olan davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine, 4- Davacı tarafça yargılama sırasında yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, 5- Davalı ... ... şirketi yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca nispi 395.721,45-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... ...'a verilmesine, 6- Davacı tarafça yatırılan gider avansının karar tebliğ işlemleri tamamlandıktan ve karar kesinleştikten sonra kullanılmayan kısmının davacı tarafa resen iadesine, Dair; davacı vekilinin ve davalı ... ... vekilinin yüzüne karşı, diğer davalıların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize verilecek bir dilekçe ile İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/06/2026
Başkan ... e-imza* Üye ... e-imza* Üye ... e-imza* Katip ... e-imza*