İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/668 E. 2025/923 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/668
Karar No
2025/923
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/668 Esas KARAR NO : 2025/923 DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 01/08/2025 KARAR TARİHİ : 16/12/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında imzalanan eser sözleşmesi kapsamında davalıya ait olan -------- plakalı araca yönelik kaporta şase düzeltme, kaput sökme takma, tampon sökme takma ve radyatör sökme takma işlemlerinin gerçekleştirildiğini, bu işlemlere yönelik olarak fatura düzenlendiğini, ancak davalının fatura bedelini ödemediğini, bu nedenle -------- İcra Dairesi'nin --------- Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, davalının takibe ve ferilerine itiraz ettiğini, takibin durduğunu belirterek; davanın kabulüne, itirazın iptaline, takibin devamına, davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu işin ticari bir iş olmadığını, müvekkilinin aracını tamir etmesi için davacıya bıraktığını, davacının müvekkilinin aracını tamir etmediği, aracına yapmaması gereken bir işlem yaparak şasi kısmına zarar verdiğini, müvekkilinin aracını bu şekli ile tamir edemeyeceğini bildirip motor ve şanzıman kısımlarının komple indirilip tamir edilmesi gerektiğini bildirmiş olup, müvekkilinin buna karşı gelmesi üzerine bu aracı tamir edemeyeceğini ve aracı mevcut iş yerinden çektirmesini talep ettiğini, bunun üzerine müvekkilinin çekici çağırarak başka bir ustaya aracını yaptırdığını, davacının hiç bir işlem yapmamasına rağmen müvekkiline fatura düzenlediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, araç onarım işlemlerine ilişkin faturadan kaynaklı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Tarafların gerçek kişi olması nedeniyle Mahkememizce tacir olup olmadıklarının araştırılmasına gidilmiş ve gelen yazı cevaplarından davalı ...'ın esnaf kaydının ve gerçek kişi ticari işletme kaydının bulunmadığı, ticari kazancının olmadığı ; davacı ...'in ise işletme hesabı esasına göre defter tuttuğu, İş hacminin bahsedilen hadlerin altında olduğundan V.U.K. 1 Madde kapsamında 2. sınıf tüccar sınıfına dahil olduğu belirtilmiştir. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunun 4.maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin, tarafların her ikisinin birden ticari işletmesi ile ilgili olması yada tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesi ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunun veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme bulunması gerekir. Diğer taraftan 6102 sayılı TTK'nın 19/2 maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri içinde ticari iş sayılması davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, 6102 sayılı TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar dışında, ticari davayı ticari iş esasına göre değil ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. 6335 Sayılı Kanununun 2.maddesi ile değişik 6102 Sayılı TTK 'nın 5.maddesi uyarınca ticari davalar Asliye Ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, Asliye Ticaret Mahkemeleriyle diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunununda ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 6335 Sayılı kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı HMK'nın 1.maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce ve istinaf aşamasında Bölge Adliye Mahkemeleri tarafından re'sen incelenir. Bu kuralın tek istisnası 6335 Sayılı Kanununun 2.maddesi ile değişik 6102 Sayılı Türk Ticaret kanununun 5/(4). maddesinde düzenlenmiş olup, buna göre yargı çevresinde ayrı bir Asliye Ticaret Mahkemesi bulunmayan yerlerde Asliye Hukuk Mahkemelerine açılan ticari davalarda görev kuralına dayanılmamış olması Asliye ticaret mahkemesine görevsizlik kararı verilmesini gerektirmeyecektir. Başka bir anlatımla, yargı çevresinde Asliye Ticaret Mahkemesi bulunmayan yerlerde bir ticari uyuşmazlığın çözümü için Asliye Hukuk Mahkemesine genel mahkeme sıfatıyla dava açılması halinde mahkemece görevsizlik kararı verilmeksizin işin görülmesi gerekir. Buna karşılık kanun aksi durumu düzenlememiş olduğundan Asliye Hukuk Mahkemesinin ticari olmayan bir davayı Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla görmüş olması kararın kaldırılmasını gerektirecek bir usule aykırılık halini oluşturmaktadır. 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanununun 3’üncü maddesinde, Esnaf ve sanatkâr, ister gezici ister sabit bir mekânda bulunsun, Esnaf ve Sanatkâr ile Tacir ve Sanayiciyi Belirleme Koordinasyon Kurulunca belirlenen esnaf ve sanatkâr meslek kollarına dahil olup, ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedenî çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usûlde vergilendirilenler ve işletme hesabı esasına göre deftere tâbi olanlar ile vergiden muaf bulunan meslek ve sanat sahibi kimseler olarak ifade edilmiştir. Ayrıca TTK’nın 1463. maddesinde de, önce 17. maddeye gönderme yapılarak, Bakanlar Kurulunun bu konuda kararname çıkarması halinde onlarda gösterilen miktardan aşağı gayrisafi geliri bulunan sanat ve ticaret erbabından başka hiç kimse kanunun 17. maddesinde tarif edilen esnaftan sayılamaz denmek suretiyle tacir veya esnafın hangi kriterlere göre saptanacağı açık bir biçimde gösterilmiştir. 19.02.1986 tarih ve ------- sayılı ---------- yayımlanan 25.01.1986 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı ile TTK'nın 1463. maddesine göre esnaf ve küçük sanatkar ile tacir ve sanayicinin ayrımına dair esaslar tespit edilmiştir. Buna göre; 1- Koordinasyon kurulunca tespit ve yayınlanacak esnaf ve küçük sanatkar kollarına dahil olup da gelir vergisinden muaf olanlar ile kazançları götürü usûlde vergilendirilenler ve işletme hesabına göre, defter tutanlardan iktisadi faaliyetleri nakdi sermayesinden ziyade, bedeni çalışmalarına dayanan ve kazançları ancak geçimlerini sağlamaya yetecek derecede az olan ve Vergi Usûl Kanununun 177. maddesinin birinci fıkrasının 1 ve 3 nolu bentlerinde yer alan limitlerin yarısını, iki numaralı bendinde yazılı nakdi limitin tamamını aşmayanların esnaf ve küçük sanatkar, 2- Vergi Usûl Kanununa istinaden birinci sınıf tacir sayılan ve bilanço esasına göre defter tutanlar ile işletme hesabına göre defter tutan ve birinci madde de belirtilenlerin dışında kalanların tacir ve sanayici sayılmaları kararlaştırılmıştır. Gelen müzekkere cevapları ile somut olaya bakıldığında; tarafların tacir olmadığı, taleplerin TTK'da sayılan mutlak ticari dava türlerine girmediği, bu sebeple eldeki davanın mutlak veya nisbi ticari dava olarak nitelendirilemeyeceği ve TTK hükümlerinin veya özel kanun hükümlerinin uygulanmasını gerektirir ticari bir uyuşmazlıktan sözedilemeyeceği, uyuşmazlığın çözümünün genel mahkemelerin görevi kapsamında kaldığı sonucuna ulaşılmaktadır. Aksi uygulama, Asliye Ticaret Mahkemelerinin kuruluş amacına ve niteliğine aykırı düşecektir. Görev kamu düzeni ile ilgili dava şartı olduğundan (HMK m. 114/c) iddia ve savunma olarak ileri sürülmese bile yargılamanın her aşamasında mahkemece resen göz önünde bulundurulur (HMK m. 115/1) Somut olayda davacının tacir olmadığı, dava konusu faturanın konusunun mutlak yahut nispi ticari işlerden de olmadığı anlaşıldığından Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu anlaşılmış ve mahkememizin görevsizliğine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı tarafından açılan davanın MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİ NEDENİYLE USULDEN REDDİNE, 2-Davaya bakmaya ----------- NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'nin GÖREVLİ OLDUĞUNA, 3-6100 sayılı HMK'nın görevsizlik veya yetkisizlik kararı üzerine yapılacak işlemler kenar başlıklı 20/1.maddesi gereğince karar kesinleştiğinde süresinde başvuru halinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine, 4-6100 sayılı HMK'nın esastan sonuçlanmayan yargılama gideri kenar başlıklı 331/2. Yargılama giderlerinin görevli ve yetkili mahkeme tarafından hüküm altına alınmasına, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 345. maddesi uyarınca 2 hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer eş değer Mahkemesine verilecek usulüne uygun istinaf dilekçesi ile ---------- Bölge Adliye Mahkemesi İstinaf Yasa Yoluna başvurabileceği belirtilerek verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/12/2025

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/668, K. 2025/923, T. 16.12.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-668-e-2025-923-k-677312e7f648