İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/940 E. 2025/1143 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/940
Karar No
2025/1143
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/940 KARAR NO : 2025/1143

DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 09/10/2024 KARAR TARİHİ : 30/12/2025

----.Asliye Hukuk Mahkemesi ---- Esas, ---- sayılı görevsizlik kararı ile mahkememize gönderilen İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: davalı ---- mülkiyetindeki ---- plaka sayılı aracın, diğer davalı --- sevk ve idaresinde iken 15/06/2021 tarihinde --- İli, ----- İlçesinde müvekkili --- mülkiyetindeki ---- plaka sayılı -----araca çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, mezkur kazanın oluşumunda araç sürücüsü -----herhangi bir kusur atfedilmediğini, kazanın oluşumunda---- plaka sayılı araç sürücüsünün %100 oranında asli kusurlu olduğunu, müvekkili şirket mülkiyetindeki----plakalı aracın kasko poliçesi üzerinden------nezdinde açılan hasar dosyası kapsamında her ne kadar fiili onarım süresi çok daha uzun sürmüş ise de makul onarım süresinin 3 iş günü olduğunun tespit edildiğini, muadili araçların kaza tarihini kapsayan dönemde günlük ortalama kiralama bedeli 281,00 TL olduğundan 281,00 x3 =843,00 TL tutarındaki kazanç kaybı bedelinin kazadan müştereken ve müteselsilen sorumlu bulunan davalılardan talep edildiğini, ---- İcra Müdürlüğü'nün ---- Esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takip dosyası alacağına borçlular tarafından itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, bu nedenle fazlaya ilişkin talep ve hakları saklı kalmak kaydıyla----. İcra Müdürlüğü'nün ------ Esas sayılı takip dosyasına karşı kötü niyetle yaptığı itirazın iptaline ve takibin devamına, davalıların %20 icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA:Davalı ----- vekilinin cevap dilekçesinde, özetle, davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, husumet itirazında bulunduklarını, dava konusu aracın kazanın meydana geldiği tarihi de kapsar şekilde kiralandığını, bu nedenle müvekkilinin işleten sıfatına sahip olmadığını, dava konusu kaza tarihinde ---- sevk ve idaresinde bulunan ---- plakalı aracın her ne kadar müvekkili --- adına kayıtlı olsa da, müvekkilinin araç kiralama faaliyetiyle iştigal ettiğini,---- plakalı aracın da bu faaliyet kapsamında ----Şirketi’ne uzun süreli kiralama sözleşmesi ile tahsis edildiğini, bu itibarla dava konusu kaza bakımından aracın işleteninin müvekkili olmadığını, kiracı konumundaki ----Şirketi olduğunu, huzurdaki davaya konu kazanın gerçekleştiği tarihte araç işleten----- Şirketi olup, davanın araç işleteni olmayan müvekkili yönünden pasif husumet yokluğu sebebiyle usulden reddi gerektiğini, müvekkili ile dava dışı ----- Şirketi arasında akdedilen uzun dönem araç kiralama ilişkisi kapsamında dava dışı şirketin 12 ay boyunca kullanmak üzere zilyetliğini devralarak aracın işleteni sıfatını kazandığını, yerleşik Yargıtay uygulaması uyarınca araç kiralama işiyle iştigal eden şirketlerin kiraya verdiği araçlarla meydana getirilen zararlardan sorumlu tutulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, bozma sebebi teşkil ettiğini, bir zarar söz konusu olsa dahi bu zarar ZMMS poliçesi kapsamında kaldığını, davanın kaza tarihinde aracın işletenine ihbar edilmesi gerektiğini savunarak; davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.

DELİLLER : ---- Şirketi Genel Müdürlüğü---- müzekkereler yazıldığı görüldü.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Dava, davalı şirket mülkiyetindeki, diğer davalı sevk ve idaresindeki ----- plakalı araç ile davacıya ait ----- plakalı aracın karıştığı 15/06/2021 tarihli trafik kazası nedeniyle araç mahrumiyeti zararının giderilmesi amacıyla başlatılan ----. İcra Dairesi'nin ------ Esas sayılı takibine vaki itirazın iptali davasıdır. ----- Esas sayılı takibi incelendiğinde davacının davalılar aleyhine 28/04/2023 tarihinde ----- plakalı aracın %100 kusuru ile 15.06.2021 tarihinde ---- ilçesinde gerçekleşen maddi hasarlı trafik kazası neticesinde müvekkil şirkete ait ----- plaka sayılı aracın işletilememesi sebebiyle uğranılan 3 günlük kazanç kaybı bedelinin borçlulardan müştereken ve müteselsilen tahsili talebidir. 984,76 TL" alacak sebebine dayalı olarak 843,00 TL araç mahrumiyeti zararı ve 141,76 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 984,76 TL'nin tahsili amacıyla takip başlattığı, takibe borçluların itiraz ettiği ve takibin durduğu görülmüştür. Davalı borçlu ----- Şirketi'nin borca itiraz dilekçesinde ------ İcra Dairelerinin yetkili olduğundan bahisle yetki itirazında bulunduğu görülmüştür.Davanın haksız fiilden (trafik kazasından) kaynaklanan tazminat davası olduğu, eldeki davada 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 5 ve 16. maddeleri uyarınca davalının yerleşim yeri, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemelerinin yetkili olduğu, yine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 7. maddesi uyarınca davalı birden fazla ise dava, bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabileceği, davacı (zarar görenin) yerleşim yeri adresinin ---- olduğu, mahkememiz yetki çevresi içerisinde bulunduğu kanaatine varıldığından, İİK md. 50 atfıyla anılan yasa hükümleri uyarınca davalının yetki itirazının reddine karar verilmiştir. Mahkememizce "Davanın görevsizlik üzerine mahkememize tevzi edildiği anlaşıldığından, davacı vekiline zorunlu arabuluculuk sürecini başlatması ve son tutanağını sunması için celse gününe kadar kesin süre verilmesine, aksi takdirde davanın 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 115/2 maddesi uyarınca dava şartı eksikliği nedeniyle usulden reddine karar verileceğinin ihtarına," karar verilmiş, davacı vekili tarafından 23/10/2025 tarihli beyan dilekçesi ile tarafların Arabuluculuk Daire Başkanlığı'nın ----- sayılı dosyası nezdinde anlaştıkları, anlaşma tutanağının düzenlendiği, borçlular tarafından tüm taleplerin karşılandığı, vekalet ücreti ve yargılama giderleri de dahil olmak üzere herhangi bir alacağın kalmadığı, arabuluculuk ücretinin de davalı tarafından ödendiği, davanın konusuz kaldığı beyan edilmiştir. Davalı ------Şirketi vekili tarafından da 19/12/2025, 26/12/2025 ve 29/12/2025 tarihli beyan dilekçelerinde aynı yönde beyanda bulunulmuştur. Arabuluculuk Daire Başkanlığı'nın-- sayılı dosyası incelendiğinde, son tutanak ile "Başvurucu'nun, ----İcra Dairesi ----- Esas sayılı icra dosyası uyarınca, icra dosya borcunun ödenmesi, dosyanın asıl alacağı, işlemiş faizi, takip sonrası işlemiş faizi, icra harç ve masrafları, icra inkar tazminatı, vekalet ücreti ile takibin tüm ferilerinin ödenmesi ve----- dava masraflarının ödenmesi" talepleri KONULARINDA ANLAŞMAYA VARMIŞLARDIR." hususunun tespit edildiği ve tutanak altına alındığı görülmüştür. Mahkememizce yapılan değerlendirmede, davanın açılmasından sonra tarafların arabuluculuk sonucunda davaya konu alacak bakımından anlaştıkları, uyuşmazlığın sona erdiği, bu sebeple davanın konusuz kaldığı kanaatine varılmış, davanın konusuz kalmış olması nedeniyle davacının tüm talepleri hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, davacının davanın açıldığı tarihte tamamen haklı olduğu, ancak yargılama giderlerini de arabuluculuk anlaşması kapsamında tahsil etmesi nedeniyle lehine yargılama gideri hükmedilmemesi gerektiği anlaşılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere, 1-Davanın konusuz kalmış olması nedeniyle davacının tüm talepleri hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından dava açılırken peşin olarak alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL’nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı -----Şirketi tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra resen ilgilisine iadesine, 6-Taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dair taraf vekillerinin yokluğunda, miktar itibariyle kesin olmak üzere karar verildi.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/940, K. 2025/1143, T. 30.12.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-940-e-2025-1143-k-36d67a75b016