İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/651 E. 2026/389 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/651
Karar No
2026/389
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/651 Esas - 2026/389 TÜRK MİLLETİ Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili T.C. ANKARA GEREKÇELİ KARAR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/651 KARAR NO : 2026/389

.... .... DAVA : İtirazın İptali / Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklı DAVA TARİHİ : 01/09/2025 KARAR TARİHİ : 14/05/2026 KARAR Y.TARİHİ : 04/06/2026 Mahkememizde görülmekte olan "İtirazın İptali" davasının yapılan açık yargılaması sonucunda, aşağıdaki karar tesis edilmiştir. I-İDDİALAR 1. Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili banka ile kredili müşteri .... arasında 07.02.2024 tarih 30.000.000-TL bedelli Genel Kredi Sözleşmesi akdedilerek iş bu sözleşmeye istinaden davalı şirkete kredi kartı ve ticari krediler kullandırıldığını, diğer davalılar (borçlular) olan ... dava konusu sözleşmeyi 30.000.000 TL bedel ile kendi el yazısıyla borçlu muteseisil kefil sıfatıyla imzalamış olup, borçtan sorumlu olduklarını, davalı borçluların sözleşmesindeki edimini yerine getirmemelen üzerine hesaplarının kat edilerek borcun ödenmesi istemi ile 09/07/2025 tarihli ihtarname keşide edildiğini, ihtarnameye rağmen borcun ödenmemesi sebebiyle davalılar aleyhine .... sayılı dosyası ile icra takibine başlandığını, icra takibine başlanmasını müteakip davalılar farafından takibe, borca, ödeme emrine, faiz oranına, işlemiş faize, faiz türüne ve borcun tüm ferilerine itiraz edilerek icra takibinin durdurulduğunu, dilekçe ekinde mevcut Genel Kredi Sözleşmesi ve ihtarname ile kesin delil niteliğinde olan banka kayıtları incelendiğinde davalıların ilirazlarının haksız ve dürüstlük kuralına aykırı olduğunun görüleceğini beyan ederek; davalıların (borçluların) .... sayılı dosyası ile haklarında başlatılan icra takibine itirazının iptali ile takibin devamına, alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. II-SAVUNMALAR 2. Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacı banka tarafından açılan itirazın iptali davasının, aynı kredi sözleşmesine dayalı alacak için hem ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı icra takibi hem de ilamsız icra takibi yapılmış olması nedeniyle açıkça mükerrer ve hukuka aykırı olduğunu; ayrıca ipotekli takipte ihtarnamede belirtilen alacak tutarları ile icra emrinde talep edilen tutarlar arasında fark bulunmasının İİK m.16/2 kapsamında ilama aykırılık teşkil ettiğini, davaya konu edilen alacağın, vadesi gelmemiş borçları ve fahiş, hatalı faiz hesaplarını içermesi sebebiyle likit olmadığını, gerçek alacak miktarının ancak bilirkişi incelemesiyle belirlenebileceğini, Kredi sözleşmesinde yer alan temerrüt faizi ve faiz artırımı hükümlerinin, banka tarafından tek taraflı ve müzakere edilmeksizin düzenlenmiş genel işlem şartı niteliğinde olup TBK m.20–25 ve m.27 hükümlerine, dürüstlük kuralına ve kamu düzenine aykırı olduğundan kesin hükümsüz olduğunu, faiz hesabı yapılacaksa takip tarihindeki ....azami gecikme faiz oranının esas alınması gerektiğini, bunun yanında davacının kredi sözleşmesine dayalı taleplerinin zamanaşımına ve hak düşürücü sürelere uğradığını, tüm bu nedenlerle davanın tamamen reddine, davacının kötüniyetli olduğunun kabulüne ve davalı lehine %20’den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

III-TARAFLARIN ANLAŞTIKLARI ve ANLAŞAMADIKLARI HUSUSLAR A. Taraflar Arasında Uyuşmazlık Bulunmayan Hususlar 3. Taraflar arasında ... ve teminat sözleşmesi akdedildiği hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. B. Taraflar Arasındaki Uyuşmazlık Konuları 4.Takip konusu kredilerin hangi sözleşme kapsamında kullandırıldığı, kefaletin Sözleşme ve Yasa koşullarına uygun olup olmadığı, gayri nakdi krediler yönünden kefilleri de kapsayıp kapsamadığı, muacceliyet ve temerrüdün gerçekleşip gerçekleşmediği, hangi tarihte gerçekleştiği, akdi ve temerrüt faiz oranlarının sözleşme ve hukuka uygun olup olmadığı, talep edilen asıl alacak, işlemiş faiz ve masrafların Kanun ve taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine uygun olup olmadığı, takip tarihi itibariyle asıl alacak ve işlemiş faiz alacağının ne kadar olduğu ve davacı tarafın gayri nakit alacağı bulunup bulunmadığı noktalarında toplanmaktadır. IV-ÇEKİŞMELİ VAKILAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER 5. .... olduğu; 6..... nolu Ticari Kredi için 8.856.758,74 TL Asıl Alacak, 452.226,10 TL İşlemiş Faiz, 22.611,31 TL Bsmv olmak üzere toplam 9.331.596,15 TL alacağın tahsili amacıyla 30.07.2025 tarihinde icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalılara tebliği üzerine davalı borçlular tarafındana ödeme emrine, borca, takibe, faiz oranına, faiz türüne, faize, işlemiş faize ve takibin tüm ferilerine itirazı üzerine takibin durdurulduğu, işbu davanın İİK m. 67 uyarınca yasal süresinde ve itirazın iptali istemi ile açıldığı anlaşılmıştır. 7. .... keşide edilen ihtarnamede özetle; şubenin kredili müşterisi ile banka arasında imzalanan Taahhütnameler/Sözleşmeler gereğince kullandırılan kredilerden, kredili müşteri ile birlikte, diğer muhatapların sözleşmeleri müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış olmaları nedeniyle, muhatapların 30.0000.000,00 TL kefalet meblağı kadar bankaya karşı hukuken sorumlu olduğu; sözü edilen Taahhütnameler/Sözleşmeler gereğince 07.07.2025 tarihi itibariyle toplam 11.089.922,95 TL nakdi alacağın kesildiğini, söz konusu alacağın noter masrafı ile birlikte 1 gün içinde ödenmesi aksi halde haklarında kanuni işlemlerin başlatılacağının ihtar edildiği görülmüştür. 8. Dava konusu Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesi'nin incelenmesinde; davacı banka ile davalı asıl borçlu ..... arasında; 07.02.2024 tarihli 30.000.000,00.- TL tutarlı Genel Kredi Sözleşmesi'nin asaleten imzalandığı, kredi limitinin 18.07.2024 tarihinde yapılan limit artışı ile 100.000.000,00.- TL'ye çıkarıldığı, söz konusu sözleşmeyi davalı ....'nın el yazısı ile ad soyad, kefalet tarihini "07.02.2024" olarak atıp, kefalet tutarını rakam ve yazı ile "30.000.000,00.--otuz milyon TL" olarak belirterek, kefalet türüne "müteselsil" yazarak imzalamak sureti ile müteselsil kefil oldukları görülmüştür. 9. Mahkememizce dosya üzerinde bankacı bilirkişi marifetiyle bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup alınan bilirkişi raporunun sonuç kısmında özetle; davacı banka ile davalı asıl borçlu .... Arasında; 07.02.2024 tarihli 30.000.000,00.- TL tutarlı Genel Kredi Sözleşmesi'nin asaleten imzalandığı, söz konusu sözleşmeyi davalı .... el yazısı ile ad soyad, kefalet tarihini "07.02.2024" olarak atıp, kefalet tutarını rakam ve yazı ile "30.000.000,00.--otuz milyon TL" olarak belirterek, kefalet türüne "müteselsil" yazarak imzalamak sureti ile müteselsil kefil oldukları yapılan tespitler doğrultusunda nakdi alacaklarının, davacı bankanın, davalı ... Yönünden 8.856.758,74.-TL asıl alacak, 452.226,10 TL işlemiş faiz, 22.611,31 TL Bsmv olmak üzere toplam 9.331.596,15 TL olarak hesaplandığı; davacı bankanın, davalı kefil ... yönünden 8.856.758,74 TL asıl alacak, 429.080,44 TL işlemiş faiz, 21.454,02 TL Bsmv olmak üzere toplam 9.307.293,20 TL olarak hesaplandığı bildirilmiştir. V- DELİLLERİN TARTIŞILMASI, YARGILAMA ve GEREKÇE 10. Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için girişilen takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. 11. Davalılar vekili tarafından mükerrer icra takibi yapıldığına yönelik itirazda bulunulmuş olup, öncelikle bu hususun değerlendirilmesi gerekmiştir. 12. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 45/1. maddesi “Rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa tabi şahıslardan olsa bile alacaklı yalnız rehinin paraya çevrilmesi yoliyle takip yapabilir. Ancak rehinin tutarı borcu ödemeğe yetmezse alacaklı kalan alacağını iflas veya haciz yoliyle takip edebilir.” hükmünü içermektedir. 13. 6098 sayılı Borçlar Kanunu’nun Müteselsil kefalet üst başlıklı 586. maddesinde ise; "Kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir. Ancak, bunun için borçlunun, ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir. Alacak, teslime bağlı taşınır rehni veya alacak rehni ile güvenceye alınmışsa, rehnin paraya çevrilmesinden önce kefile başvurulamaz. Ancak, alacağın rehnin paraya çevrilmesi yoluyla tamamen karşılanamayacağının önceden hâkim tarafından belirlenmesi veya borçlunun iflas etmesi ya da konkordato mehli verilmesi hâllerinde, rehnin paraya çevrilmesinden önce de kefile başvurulabilir." şeklinde düzenlemeler yapıldığı görülmüştür. 14. İİK'nın 45. maddesi asıl borçlular ile ilgili olarak düzenlenmiş olup, alacağı rehinle temin edilen bir kimsenin “rehni veren” hakkında doğrudan doğruya genel haciz yolu ile takibe geçmesini önlemekte ve rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa tabi şahıslardan olsa bile, alacaklının yalnız rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabileceğine dair bulunmaktadır. Bir diğer anlatımla rehinle teminat altına alınan borç bakımından yalnız rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapılabilecektir. Somut uyuşmazlıkta ise ipotekli taşınmazların yalnızca asıl borçlunun borcunu teminat altına almış olduğu anlaşılmaktadır. Bu bakımdan TBK'nın yukarıda açıklanan hükmüne ve takip dayanağı kredi sözleşmesi içeriğinde kefaletin müteselsil olduğunun yazılmasına ve ipoteğin yalnızca asıl borçlunun borcunu teminat altına almasına göre, davalı borçlular hakkında genel haciz yolu ile takip yapılabilecektir. Buna göre mükerrer bir takipten de sözedilemeyecektir. 15. Genel ve özel dava şartları somut uyuşmazlık bakımından değerlendirilmiş, itirazın iptali davasının hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, takipte icra dairesinin yetkisine itiraz edilmemiş olduğu ve diğer dava şartı noksanlıklarının da bulunmadığı değerlendirilerek esasın incelenmesine geçilmiştir. 16. Davalı borçluların borç tutarına, faiz tutarına, faiz oranına yönelik itirazları ile kefaletin geçerliliği aşağıdaki şekilde değerlendirilmiştir. 17. Öncelikle genel kredi sözleşmesini kefil olarak imzalayan davalı borçluların kefaletin geçerliliği yönünden bir değerlendirme yapılması gerekmiştir. 18. Davacı banka ile davalı asıl borçlu...arasında; 07.02.2024 tarihli 30.000.000,00.- TL tutarlı Genel Kredi Sözleşmesi'nin asaleten imzalandığı, söz konusu sözleşmeyi davalı ... ve ...'nın el yazısı ile ad soyad, kefalet tarihini "07.02.2024" olarak atıp, kefalet tutarını rakam ve yazı ile "30.000.000,00.- otuz milyon TL" olarak belirterek, kefalet türüne "müteselsil" yazarak imzalamak sureti ile müteselsil kefil oldukları, 24.03.2023 tarih ve 10797 sayılı ... 668. sayfasında, davalı ...'nın, davalı asıl borçlu ... şirket ortağı olduğu görüldüğünden, davalı tarafından 07.02.2024 tarihinde verilen kefalete, eş muvafakatinin alınmasına 6098 sayılı Borçlar Kanunu’nun "eşin rızası" ile ilgili 584. maddesi ve Ek fıkra: 28.3.2013-6455 S.K. / m.77'ye göre gerek olmadığı tespit edildiğinden; kefaletin TBK m. 583 hükmü ve 584 hükümlerine uygun olarak tesis edildiği görülmüştür. 19. Temerrüt tarihlerinin belirlenmesine ilişkin olarak; 6098 sayılı TBK "Borçlunun Temerrüdü" I. Koşulları başlaklı 117. maddesinde; "Muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer. Borcun ifa edileceği gün, birlikte belirlenmiş veya sözleşmede saklı tutulan bir hakka dayanarak taraflardan biri usulüne uygun bir bildirimde bulunmak suretiyle belirlemişse, bu günün geçmesiyle; haksız fiilde fiilin işlendiği, sebepsiz zenginleşmede ise zenginleşmenin gerçekleştiği tarihte borçlu temerrüde düşmüş olur. Ancak sebepsiz zenginleşenin iyiniyetli olduğu hâllerde temerrüt için bildirim şarttır.” şeklinde düzenleme yapıldığı, bu kapsamda; .... yevmiye numaralı ihtarnamesinin, dava dışı ... adresinde 14.07.2025 tarihinde okunduğu, ihtarda ödeme için verilen 1 günlük sürenin 15.07.2025 günü hitamı ile dava dışı asıl borçlunun 16.07.2025 günü temerrüte düştüğü (esasen elektronik tebliğlerde 5 gün sonra tebliğ edildiğinin kabul edilmesi gerekmekte); davalı kefil ...'ın adresinden taşındığı, adresi değişmiş/tanınmıyor açıklaması ile 11.07.2025 tarihinde iade edildiği, davalıya yapılan tebligatın sözleşme adresi olduğu, bilirkişi raporunda davalı .... yönünden İİK m. 68/b yönünden tebligat yapılamaması nedeni ile takip tarihinden itibaren temerrüdün başladığı kabul edilmiş ise de, davacı banka ile asıl borçlu arasında akdedilen ve davalı kefil tarafından da imzalanmış olan sözleşme hükümlerinde adres değişikliğine ilişkin hüküm de sözleşme adresine yapılan tebligatın geçerliliği kabul edilmiş olması bakımından kendisine yapılan tebligat tarihi dikkate alınması gerekmekte ise de, bu tarihin asıl borçluya yapılan tebliğ tarihinden önceki bir tarih olması nazara alındığında takip tarihinin temerrüt tarihi kabul edilmesi sonucunu değiştirmemiştir. 20. Uygulanacak faiz oranlarının belirlenmesine ilişkin olarak; 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 144. maddesi'nde "Bakanlar Kurulu, bankaların ödünç para verme işlemlerinde ... uygulanacak azami faiz oranlarını tespit etmeye, bunları kısmen veya tamamen serbest bırakmaya yetkilidir. Bakanlar Kurulu, bu yetkilerini Merkez Bankası'na devredebilir." denildiği, 22.11.2006 tarih, 26354 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Bakanlar Kurulu Kararı'nda (m. 3) konuya ilişkin düzenlemelerin ....'nca yayımlanacak tebliğlerle yapılacağı, ...nın bu konudaki tebliğine göre bankaların mevduat ve kredi işlemlerinde uygulayacakları faiz oranlarını vade ve türlerine göre serbestçe tespit etmelerinin hükme bağlandığı, buna göre, davacı bankanın talep ettiği akdi ve temerrüt faiz oranının, sözleşme maddeleri gözetilerek denetlenmesi gerektiği değerlendirilmiştir. 21. Bu kapsamda, taraflar arasında imzalanan Kredi Genel Sözleşmesi'nin; "Kredi Faizi" başlıklı maddesi altında akdi faiz oranının; " Ödeme planına bağlanmış kredilerde, ilgili ödeme planlarında belirtilen faiz oranları, diğer kredilerde veya ödeme planında faiz oranlarına yer verilmediği durumlarda ise kredi kullandırım tarihinde Banka'nın bildirdiği faiz oranı geçerli olacaktır." "Gecikme ve Temerrrüt Faizi başlıklı maddesi altında ise temerrüt faiz oranının; Müşteri, kredi borcunu (taksitlendirilmiş kredilerde taksitlerden herhangi birini) ödeme tarihinde/vadesinde ödememesi veya borcun Sözleşme kapsamında muaccel hale gelmesi halinde; alacağın muaccel hale geldiği tarihten Müşteri'ye yapılacak ihtarda belirtilen sürenin hitamına kadar geçecek süreye kadar muacceliyet tarihindeki borç miktarına, Banka'ca uygulanan cari en yüksek ticari işlek kredi faiz oranının uygulanmasını ve bulunacak bu faiz oranı üzerinden BSMV ve KKDF tahakkuk ettirileceğini kabul ve beyan eder. Müşteri, temerrüdün doğduğu tarihten itibaren borcun tamamen tasfiye edildiği tarihe kadar, Banka'nın Müşteri'ye kullandırdığı nakdi kredi türlerine kredinin kullandırıldığı tarih ile temerrüt tarihi arasındaki süre içinde Bankaca uygulanan en yüksek kredi faiz oranının 2 katı tutarında, temerrüt tarihi itibariyle temerrüt faizi hesaplanmasına..... kabul eder.....bu faiz oranı esas alınarak hakkında dava ve takip açabileceğini kabul eder. Müşteri temerrüt faiz tutarı üzerinden ayrıca hesaplanacak BSMV ve sair vergi, KKDF haç ve masraflarını da ödemeyi kabul ve beyan eder." şeklinde düzenlemeler yapıldığı görülmüştür. 22. Temerrüt faiz oranına ilişkin taraflar arasında akdedilmiş olan sözleşmede yukarıda yer verilen yönde hüküm bulunmakta ise de, Yargıtay uygulamasında bankaların ... bildirdikleri ancak müşterilerine uygulamadıkları akdi faizlerin temerrüt faizinin tespitinde esas alınmayacağı kabul edilmektedir (... Karar). Bu durumda bankanın sözleşme hükmü uyarınca temerrüt tarihinde müşterilerine fiilen uyguladığı en yüksek faiz oranına göre temerrüt faizinin belirlenmesi gerekmektedir. 23. Yapılan değerlendirmede, davacı banka tarafından takip talebinde ticari krediler için ihtarda belirtilen sürenin hitamına kadar akdi faizin, temerrüt tarihinden itibaren ise, akdi faiz oranının 2 katı tutarında temerrüt faizi talep edildiğinin görüldüğü, sözleşme maddesine göre akdi faiz oranının % 40,56 olduğu, 2200001 nolu Ticari Kredi için talep edilebilecek temerrüt faiz oranının % 81,12 olduğu, davacı banka tarafından talep edilen faizin taraflar arasındaki sözleşme ve mevzuata uygun olduğu kanaatine varılmıştır. 24. Takip tarihi itibariyle nakdi alacağın belirlenmesine ilişkin olarak; davacı banka ile davalı asıl borçlu .... Arasında; 07.02.2024 tarihli 30.000.000,00.- TL tutarlı Genel Kredi Sözleşmesi'nin asaleten imzalandığı, söz konusu sözleşmeyi davalı .... ve ...'nı müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıkları, kredi borcunun geri ödenmemesi üzerine, borçlulara kat ihtarnamesi keşide edildiği, borçlulara tanınan süre içerisinde borçlarını ödememesi üzerine, borçlu ve kefil aleyhine icra takibine başlanıldığı, davalı borçlunun itirazı üzerine takibin durduğu, işbu davanın İİK m. 67 uyarınca yasal süresi içerisinde ve itirazın iptali istemi ile açıldığı, kat tarihi itibariyle davacı bankanın, dava dışı asıl borçlu şirket ile TBK m. 586 ile taraflar arasında imzalanan sözleşmeye göre, davalı müteselsil kefilden olan alacağını talep etme hakkının doğduğu kanaatine varılmıştır. 25. Mahkememizce davacı banka alacağının belirlenmesi kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmış, bankacılık konusunda uzman bilirkişice rapor tanzim edilmiş olup; yapılan tespitler sonucunda, davacı bankanın takip tarihi itibariyle davalıdan olan alacağı;davacı bankanın, davalı .... Yönünden 8.856.758,74.-TL asıl alacak, 452.226,10 TL işlemiş faiz, 22.611,31 TL Bsmv olmak üzere toplam 9.331.596,15 TL olarak hesaplandığı; davacı bankanın, davalı kefil ... yönünden 8.856.758,74 TL asıl alacak, 429.080,44 TL işlemiş faiz, 21.454,02 TL Bsmv olmak üzere toplam 9.307.293,20 TL olarak hesaplandığı bildirilmiştir. 26. Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde; Mahkememizce ve bilirkişi raporunda yapılan hesaplamanın dosya kapsamına, taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine ve yargısal uygulamalara uygun olduğu anlaşılmakla; davanın kısmen kabulüne,.... yönünden takibin 8.856.758,74.-TL asıl alacak, 452.226,10.-TL işlemiş faiz, 22.611,31.-TL BSMV olmak üzere toplam 9.331.596,15.-TL tutarları üzerinden devamına, Davalı ... yönünden takibin 8.856.758,74.-TL asıl alacak, 429.080,44.-TL işlemiş faiz, 21.454,02.-TL BSMV olmak üzere toplam 9.307.293,20.-TL üzerinden devamına, fazlaya yönelik taleplerinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. VI-HÜKÜM 1.Davanın KISMEN KABULÜNE, 2. .... takip sayılı dosyasına davalıların vaki itirazlarının KISMEN İPTALİ ile, a. Davalılar ... yönünden takibin 8.856.758,74.-TL asıl alacak, 452.226,10.-TL işlemiş faiz, 22.611,31.-TL BSMV olmak üzere toplam 9.331.596,15.-TL tutarları üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren % 81,12 oranında temerrüt faizi işletilmesi ve faizin % 5 BSMV'si ile tahsili suretiyle takibin yürütülmesine b. Davalı ... yönünden takibin 8.856.758,74.-TL asıl alacak, 429.080,44.-TL işlemiş faiz, 21.454,02.-TL BSMV olmak üzere toplam 9.307.293,20.-TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren % 81,12 oranında temerrüt faizi işletilmesi ve faizin % 5 BSMV'si ile tahsili suretiyle takibin yürütülmesine, 3. Fazlaya yönelik taleplerinin REDDİNE, 4. Hüküm altına alınan alacak tutarları toplamı 9.331.596,15.-TL’nin (borçlu ... yönünden 9.307.293,20.-TL) % 20 oranında hesaplanan 1.866.319,23.-TL (borçlu ... yönünden 1.861.458,64.-TL) icra inkar tazminatının davalılardan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, Karar ve İlam Harcı 5-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 637.441,33.-TL harçtan peşin ve derkenar harcı ile alınan 159.975,94.-TL harcın tahsili ile bakiye 477.465,39.-TL harcın davalılardan ( .... yönünden 475.805,26.-TL) tahsili ile hazineye gelir kaydına, Yargılama Giderleri ve Gider Avansı 6. Davacı tarafça yargılama boyunca yapılan başvurma harcı, peşin harç, derkenar harcı ve vekalet harcı toplam 160.678,84.-TL yargılama harcının davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, 7. Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere ve posta gideri olarak 375,00.-TL, bilirkişi ücreti olarak 8.000,00.-TL yapılan toplam 8.375,00.-TL yargılama giderinin davalılardan ( .... yönünden 8.353,19.-TL) tahsili ile davacıya ödenmesine, 8. Arabuluculuk Kanunu 18A/13 maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Asagari Ücret Tarifesi uyarınca 4.600,00.-TL arabuluculuk ücretinin giderinin davalılardan (... yönünden 4.588,02.-TL) tahsili ile hazineye gelir kaydına, 9. Arta kalan gider avansının karar kesinleştiğinde YATIRANA İADESİNE, Vekalet Ücreti 10. Davacı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 3, 13 maddeleri gereğince hesaplanan takdiren 976.579,81.-TL vekalet ücretinin davalılardan ( ... yönünden 975.364,66.-TL) alınarak davacı tarafa ödenmesine, 11. Reddedilen kısım üzerinden hesaplanan 24.302,95.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ....'a ödenmesine, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı taraf yokluğunda yapılan inceleme sonucunda HMK 345. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren .... Mahkemesine ya da buraya gönderilmek üzere istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile .... yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 14/05/2026 ....

BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15 uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur"

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/651, K. 2026/389, T. 14.05.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-651-e-2026-389-k-c325ef66eb51