İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/608 E. 2025/608 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/608
Karar No
2025/608
Karar Tarihi

T.C. ... 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/608 Esas - 2026/450 T.C. ... 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/608 KARAR NO : 2026/450

DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 06/08/2025 KARAR TARİHİ : 20/05/2026 K.YAZIM TARİHİ : 22/05/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkili firmanın davalı Stono firmasının taşeronluğunu yaptığı ... .... .... parseldeki ...projesinde kepçe forklift, teleskopik forklift ve küçük teleskopik forklift işlerini eksiksiz ve zamanında teslim ettiğini, faturaların karşı tarafça teslim alınıp işlendiğini, ancak fatura bedelleri toplamından sadece 80.000-TL ödeme yapıldığını, kalan tutarın ödenmemesi üzerine ... ...E. sayılı dosyası ile 901.636,89 TL bedelli icra takibi başlatıldığını, borçlunun haksız itirazı ile takibin durduğunu, 05.05.2025 tarihli CKR2025000000012 nolu faturadan kalan bakiye 37.600,00 TL alacak, 19.05.2025 tarihli CKR2025000000019 nolu fatura alacağı olan 751.800,00TL ve 27.05.2025 tarihli CKR2025000000023 nolu fatura alacağı olan 72.150,00 TL tutarlarının ödenmediğini, 21/06/2025 tarihinde başlatılan takibe karşı borçlunun borcu olmadığı iddiasıyla itiraz ettiğini, arabuluculuk görüşmelerinin 02/07/2025 tarihinde 2025/9850 başvuru numarasıyla sonuçsuz kaldığını, davalının 20.05.2025 tarihinde 50.000TL ve 04.06.2025 tarihinde 30.000TL ödeme yaparak borcu kısmen kabul ettiğini, faturalara itiraz edilmediğini, işin yapıldığına dair 29 adet imzalı çalışma tutanağı ile whatsapp yazışmalarının mevcut olduğunu, alacağın likit olması nedeniyle %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, borçlunun mal kaçırma ihtimali bulunduğundan ihtiyati haciz kararı verilmesini, davalının ... ...E. sayılı dosyasına vaki itirazın iptali ile takibin devamını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle:Müvekkilinin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, talep edilen bedelin ödenmesinin gerekmediğini, davacının 21.06.2025 tarihinde henüz muaccel hale gelmemiş alacakları icra takibine konu ettiğini, 40.086,89-TL tutarındaki işlemiş faizin yasal dayanağının olmadığını, davacının icra takibinden önce müvekkilini temerrüde düşürmediğini, muaccel bir borcun borçlusunun alacaklının ihtarıyla temerrüde düşeceğini, tarafların tacir olması sebebiyle Türk Ticaret Kanunu uyarınca temerrüde düşürmeye ilişkin ihtarların Noter veya diğer resmi yollarla yapılması gerektiğini, davacının işlemiş faiz talep edebilmesi için faturalara ilişkin temerrüt ihtarnamelerini ibraz etmesinin zorunlu olduğunu, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının, hizmet sözleşmesi kapsamında faturaya dayalı alacağın tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali davası olduğu, taraflar arasında ticari ilişki olup olmadığı, tarafların defterlerinde faturaların kayıtlı olup olmadığı, ba bs formlarının ve taraflarca ihtaratların ve fatura iadelerinin karşılaştırılması, davacının alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarı davalının itirazının yerinde olup olmadığı, takip, aslı alacak ve ferilerine ilişkin olduğu anlaşıldı. Dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmıştır. Sungurlu 3. Asliye Hukuk Mahkemesinden talimat yoluyla alınan 11.01.2026 tarihli raporda:Yapılan inceleme sonucunda: Davacı şirketin, dava konusu işlerin bulunduğu 2025 yılına ait ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin TTK hükümlerine uygun olarak yasal süresi içerisinde yapıldığını; bu nedenle davacının 2025 yılı ticari defterlerinin mevcut hâliyle TTK hükümleri ve HMK'nın 222. maddesi uyarınca sahibi lehine kesin delil niteliğini haiz olabileceğini, Yapılan tüm inceleme, ticari defter kayıtları ve dosya kapsamındaki belgeler birlikte değerlendirildiğinde; davalı şirketin davacı şirkete 861.550,00 TL tutarında asıl borç bakiyesinin bulunduğunu, bu tutara temerrüt faizi de ilave edildiğinde toplam alacağın 919.368,27 TL olabileceği kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Mahkememizce alınan 17.02.2026 tarihli bilirkişi heyeti raporunda:Takip ve dava konusu 3 adet 941.550,00 tarafların ticari defter kayıtlarına işlendiği birbirini doğruladığını, taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmadığı, dolayısıyla bir ödeme vadesi kararlaştırılmadığını, davacı tarafından davalının temerrüde düşürüldüğüne dair dosya içerisinde herhangi bir kayıt yer almadığını, davalının mütemerrit sayılması halinde 7.579,25 işlemiş faiz talep edebileceğini, dava tarihi itibari ile davacının (941.550,00 -80.000)= 861.550,00 TL asıl alacağının bulunduğu bildirilmiştir.

Toplanan delillere göre; taraflar arasında ticari ilişkiden kaynaklı borcun olmadığı ve faturaya konu hizmetin teslim edilmediği, alacağın muaccel olmadığına ilişkin davalı savunmasına karşın, tarafların ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede her iki taraf defterinde davaya konu faturaların kayıtlı olduğu ve defterlerin alacak/borç hususunda birbirini doğruladığı, yine BA-BS bildirimlerinin de karşılıklı olarak yapıldığı, davalı tarafça süresinde iade faturası düzenlenmediği ve itiraz edilmediği bu hali ile ticari ilişkinin ve hizmetin tesliminin karine olarak ispat edildiği, aksinin ispatı hususunda davalı yanca ispata elverişli herhangi bir delil ibraz edilmediği, böylelikle icra takibine konu edilen asıl alacak yönünden davalının itirazının yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Her ne kadar davalı usulüne uygun temerrüte düşürülmemiş ise de TTK'nın 1530/4. maddesi uyarınca davacının 7579,25 TL işlemiş faiz talep edebileceği anlaşılmakla işlemiş faize ilişkin bakiye kısmın reddine karar verilmesi gerekmiştir. Buna ilişkin olarak davanınkısmen kabulüne karar vermek gerekmiş, alacak faturadan kaynaklandığından likit olduğu değerlendirilerek davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, Davanın KISMEN KABULÜ ile; ... E. Sayılı dosyasında davalının itirazının kısmen iptali ile takibin 861.550,00 TL asıl alacak ve 7.579,25 TL işlemiş faiz üzerinden devamına, Fazlaya ilişkin talebin reddine, 173.825,85 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Alınması gereken 59.370,21TL harçtan peşin alınan 15.910,03TL harcın mahsubu ile eksik alınan 43.460,18TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yatırılan toplam 16.612,93TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan ve takdir olunan 136.369,39TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan ve UYAP sisteminde kayıtlı toplam 18.835,00TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık sürede verilecek dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.20/05/2026

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/608, K. 2025/608, T. 20.05.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-608-e-2025-608-k-979604b7d394