İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/603 E. 2026/585 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/603
Karar No
2026/585
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/603 Esas - 2026/585 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C. ANKARA GEREKÇELİ KARAR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/603 Esas KARAR NO : 2026/585

...

DAVA : Tazminat (Trafik Sigortası Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 12/08/2025 KARAR TARİHİ : 13/07/2026 KARAR Y.TARİHİ : 17/07/2026

Mahkememizde görülmekte olan tazminat (Trafik Sigortası Kaynaklı) davanın yapılan açık yargılaması sonucunda aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. I-İDDİALAR Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı sigorta şirketi nezdinde....plakalı otomobil 01/01/2025 tarihinde müvekkiline ait .... plakalı araca çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazanın meydana gelmesinde müvekkiline ait araç sürücüsünün kusursuz olduğunu, kaza nedeniyle müvekkilinin aracında maddi hasar meydana geldiğini, müvekkiline aracı için kaza sonucunda onarım için toplamda 145.374,72-TL, davalı sigorta şirketine yapılan başvuru neticesinde 07.05.2025'te 67.500-TL değer kaybı ödemesi yapıldığını, ancak yapılan ödemenin yetersiz olduğunu, müvekkilinin aracının 45 günde onarıldığını, bu süre içeresinde araç mahrumiyeti olduğunu, müvekkilinin zararlarından davalıların sorumlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakkımız saklı kalmak üzere 10,00-TL araç değer kaybının ve davalıdan -....' nin sigorta poliçe teminat limitleri ile sorumlu olması kaydıyla müşterek ve müteselsilen tahsili; 10,00-TL araç mahrumiyeti zararının davalı .... ve ...dan müşterek ve müteselsil tahsil edilmek üzere toplam 20,00-TL' nin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II-SAVUNMALAR Davalı.... plakalı araç müvekkili şirket nezdinde .... poliçesi ile sigortalı olduğunu, poliçe limitinin 300.000,00-TL olduğunu, müvekkili şirketin sorumluğunun sigortalının kusuru ve poliçe limitleri ile sınırlı olduğunu, davacı tarafından yapılan başvuru sonrasında, 67.500,00-TL değer kaybı, 104.000,00-TL hasar bedeli ve tedarikçi şirkete 45.329,64-TL tazminat ödemesi yapıldığını, poliçe limitinin 83.170,36-TL olduğunu, davacı aracın çekme belgeli olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, ağır hasar kaydının tespiti halinde talebinin reddi gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğundan bahsedebilmek için, öncelikle sigortalı araç sürücüsünün kusurunun ispat edilmesi gerektiğini, araç mahrumiyeti talebi trafik sigortası teminatı dışında olduğunu, dava tarihinden itibaren yasal faiz talep edilebileceğini savunmuş davanın reddini istemiştir. Davalı ...vekili cevap dilekçesinde özetle; usuli itirazlarının yanı sıra, esasa ilişkin olarak ise; dava konusu olayın meydana gelmesinde idaremize atfedilecek herhangi bir kusuru bulunmadığını, kazayı yapan diğer davalı olup; söz konusu kazadan İdarenin hiç bir sorumluluğu bulunmadığını, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte; söz konusu aracın sigortalı olduğunu, davacının onarım bedelini sigortadan almış olduğunu, faize hükmedilecekse bunun başlangıcının karar tarihi olması aksi halde dava tarihi olması gerektiğini, olayın oluşumunda İdareye kusurlu sorumluluk atfedilemeyeceği gibi kusursuz sorumluluğunu gerektiren bir durumda bulunmadığını, idare yasalarla kendisine yüklenen görev ve sorumlulukları yerine getirdiğini, idare aleyhine, hukuki dayanaktan yoksun haksız olarak açılan davanın gerek usul gerekse esastan reddi karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...cevap dilekçesinde özetle; dava konusu trafik kazasında kusurunun bulunmadığını, kusur durumunun tespit edilmesi gerektiğini, davacının zararlarının sigorta şirketi tarafında karşılandığını, aracın tamir tamir süresinin makul olması gerektiğini, fazladan tamir süresi için kusur atfedilemeyeceğinin savunmuş davanın reddini istemiştir. III-ÇEKİŞMELİ VAKILAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER 1.Tarafların arabuluculuk görüşmelerinin sonuçsuz kaldığına dair arabuluculuk son tutanağı. 2. Hasar dosyası celp edilmiştir. Kazaya karışan .... plakalı aracın kaza tarihini kapsar şekilde Genişletilmiş Kasko Paket Sigorta Poliçesi ile davalı nezdinde sigortalı olduğu görülmüştür. 3. ....kayıtları ile kazaya karışan araçların trafik tescil kayıtları.

IV- DELİLLERİN TARTIŞILMASI, YARGILAMA ve GEREKÇE Dava; 01/01/2025 tarihli trafik kazasında davacıya ait araçta meydana geldiği ileri sürülen değer kaybı ve araç mahrumiyet bedeli istemine ilişkindir. Mahkememizin 30/03/2026 tarihli celsenin 1 nolu ara kararı ile; " Davacı vekiline 8.418,00 TL delil avansını, 1.550,00 TL tebligat gideri olmak üzere toplam 9.968,00 TL gider avansını yatırmak üzere davacı vekiline 2 haftalık kesin süre verilmesine, süresi içerisinde gider avansının yatırılmaması halinde davanın usulden reddine karar verileceğinin ihtarına, (ihtarın duruşma tutanağının tebliğ suretiyle yapılmasına,) " karar verildiği, ihtarlı davetiyenin davacı vekiline 04/04/2026 tarihinde davacı vekiline tebliğ edildiği, verilen kesin süre içeresinde gider avansının yatırılmadığı anlaşılmıştır. 6100 sayılı HMK’nun 114/g maddesinde gider avansı dava şartı olarak düzenlenmiştir. HMK’nun "harç ve gider avansı ödenmesi" başlıklı 120/1. maddesinde; dava açılırken, gider avansı olarak belirlenecek tutarın ve yargılama harçlarının mahkeme veznesine yatırılması zorunluluğu düzenlenmiştir. Maddenin 2. fıkrası ile de; avansın yeterli olmadığının dava sırasında anlaşılması halinde, gider avansının yatırılması için mahkemece davacıya iki haftalık kesin süre verileceği hüküm altına alınmış olup, dava şartı olan gider avansının verilen kesin sürede yatırılmaması halinde, davanın, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilecektir. 03.04.2012 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliğinin 45. maddesinde, gider avansı ve delil avansı birlikte düzenlenmiş olup, gider avansının, her türlü tebligat ve posta ücretleri, keşif giderleri, bilirkişi ve tanık ücretleri gibi giderler için davacıdan alınan meblağı ifade ettiği, delil avansının ise tarafların dayandıkları delillerin giderlerini karşılamak üzere mahkemece belirlenen kesin süre içinde ödemeleri gereken meblağı ifade ettiği vurgulanmıştır. Gider avansının yatırılmaması halinde açılan dava, dava şartı yokluğundan reddedilir (Yön. m. 45/3); delil avansının yatırılmaması halinde ise, o delilden vazgeçilmiş sayılır (Yön. m. 45/3). Yukarıda yazılı mevzuat hükümlerinden; HMK'nın 114/g maddesinde gider avansının dava şartı olarak düzenlendiği, HMK 115/2 ve 120 maddelerinden ve 30.09.2011 tarihli resmi gazetede yayımlanan HMK gider avansı tarifesinin 1 ve 6 maddelerindeki düzenlemelerden gider avansının davanın açılması sırasında alınmasının şart olmadığı mahkemenin sonradan da bu eksikliği kesin süre vererek ikmal ettirebileceği anlaşılmaktadır. Davanın açıldığı tarihte eksik veya hiç gider alınmamış olsa bile gider avansı dava şartı olmakla hüküm verilinceye kadar ikmal ettirilebilir. Bu durum davanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerekir. Gider avansının yatırılmaması halinde dava usulden red edilir. Tarafların bazı usuli işlemleri belli bir süre içinde yapmaları için hakimin bir tarafa kesin mehil verebileceği HMK'nun 94 ve devamı maddelerinde ayrıntılı olarak düzenlenmiştir. Kesin mehil, davanın en az masrafla ve sürüncemede bırakılmadan bir an evvel sonuçlanmasını temin için hakime tanınan yasal takdir yetkisidir. Ancak kesin mehil verilen işlemin yapılmaması, bir hakkın ortadan kalkması sonucunu doğurduğundan bu konudaki kararın yasaya uygun olması zorunludur. Bu nedenle HMK'da taraflara verilecek kesin süreye ilişkin ara kararlarda, yapılması gereken işlerin neler olduğunun açıklıkla belirtilmesi, tanınan sürenin yeterli ve elverişli olması, süreye uyulmamasının doğuracağı sonuçların açıklanması ve bu konuda tarafın uyarılması gereklidir. Aksi takdirde kesin mehle uymama, hukuki sonuç doğurmaz. Somut olayda; 30/03/2026 tarihli celsenin 1 nolu ara kararı uyarınca davacı vekilin 8.418,00-L delil avansını, 1.550,00-L tebligat gideri olmak üzere toplam 9.968,00 TL gider avansını yatırmak üzere davacı vekiline 2 haftalık kesin süre verilmiş, kesin süre içinde gider avansı yatırılmadığı takdirde davanın, dava şartı yokluğundan reddine karar verileceği ihtar edilmiştir. Şu durumda, mahkememizce, gider avansının hangi kalemlerden oluştuğu ve kesin süreye uyulmamasının doğuracağı sonuçlar açıklanarak davacıya bildirilmiş olunmasına rağmen, davacı yan süresi içinde gider avansını yatırmamıştır. Kesin süre içinde zorunlu olan gider avansının yatırılmasına ilişkin dava şartı yerine getirilmediğinden, HMK'nın 114/1-g ile 115/2. maddeleri gereğince davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. V-HÜKÜM 1-Davanın usulden reddine, Karar ve İlam Harcı 2. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00-TL harçtan, peşin alınan 615,40 -TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, Yargılama Giderleri ve Gider Avansı 3. Yargılama sırasında yapılan masrafların davacı üzerinde bırakılmasına, 4. Taraflarca depo edilen varsa gider avansı ile delil avansından bakiye tutarların karar kesinleştiğinde HMK m. 333 ve Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik m. 207 hükümleri uyarınca ilgilisine İADESİNE, 5. Arabuluculuk Kanunu 18A/13 maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan 2025/7981 numaralı dosyası için, Arabuluculuk Asagari Ücret Tarifesi uyarınca 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 6- Arabuluculuk Kanunu 18A/13 maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan 2025/9317 numaralı dosyası için, Arabuluculuk Asagari Ücret Tarifesi uyarınca 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Vekalet Ücreti 7. Davalı taraflar kendini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 3,13 maddeleri gereğince hesaplanan takdiren 20,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı taraflara ödenmesine, Dair davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı tarafın yokluğunda yapılan inceleme sonucunda HMK 345. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren .... ya da buraya gönderilmek üzere istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile .... istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. . 13/07/2026

.....

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/603, K. 2026/585, T. 13.07.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-603-e-2026-585-k-b7824d9cd40c