İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/601 E. 2026/840 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/601
- Karar No
- 2026/840
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/601 Esas KARAR NO : 2026/840
DAVA : Tazminat (Ecrimisil) DAVA TARİHİ : 11/08/2025 KARAR TARİHİ : 21/10/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ecrimisil) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı davalı şirketin müvekkili bankanın müşterisi/borçlusu olduğunu, müvekkili bankanın alacaklarının tahsili için davalı şirket hakkında muhtelif icra takipleri başlattığını akabinde riskin tasfiyesi hususunda aralarında mutabakata varılarak 04.04.2018 tarihli protokol imzalandığını, protokol kapsamında, davalı ... A.Ş. adına kayıtlı "... ili ... ilçesi ...mahallesi 1336 ada 10 parselde kain zemin kat 5 nolu mesken" nitelikli taşınmazın mülkiyetinin rızaen Bankaya devredildiği, davalıya 04.10.2019 tarihine kadar geri alım hakkı tanındığı, davalı borçlu protokolde kararlaştırılan süre içerisinde geri alım hakkını kullanamamış olduğunu, protokolün 5.5. maddesi uyarınca herhangi bir ihtar, ihbar ya da hükme hacet kalmaksızın taşınmazı derhal boş olarak Bankaya teslim etmesi gerekirken, aradan geçen uzun süreye rağmen taşınmazın tahliye ve teslim edilmediğini, taşınmazın tahliye edilerek müvekkili bankaya boş ve hasarsız hâlde teslim edilmesi için davalıya ... 14.Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi keşide edilmesine rağmen ihtarname gereğinin yerine getirilmediğini, daha sonra ise müvekkil banka tarafından taşınmazın mülkiyetinin 21/04/2022 tarihinde üçüncü şahsa devredildiğini, taşınmazın geri alım hakkının sona erdiği 04/10/2019 tarihinden taşınmazın mülkiyetinin el değiştirdiği 21/04/2022 tarihine kadar haksız yere işgalinden kaynaklanan 347.200,00-TL ecrimisil tutarının yasal fer'ileri ile birlikte müvekkil bankaya ödenmesine, yargılama giderleri ile ücret-i vekâletin davalılara tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalıya, dava dilekçesinin ve tensip tutanağının usulüne uygun tebliğe edilmiş olmasına rağmen, davaya cevap verilmemiştir. DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, haksız kullanımdan kaynaklı ecrimisil tazminatı istemine ilişkindir. Davacı yanca, taraflar arasında akdolunan protokol, ihtarname ile arabuluculuk tutanağı ibraz olunmuş; dava konusu tapu kayıtları celbedilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4/1-a maddesinde, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın, bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davalarının ticari dava sayılacağı açıkça düzenlendiği, taraflar arasındaki uyuşmazlığın ticari ilişki nedeni ile imzalan protokol gereğince devredilen taşınmazdan dolayı ecrimisil talebine ilişkin olduğu, davanın TTK'nın 4. maddesi gereğince her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan dava olması nedeniyle ticari dava olduğu anlaşılmakla mahkememizin görevli olduğu görülmüştür. Taraflarca sunulan dilekçe ve belgeler ile getirtilen kayıtlar incelenmiş, dava konusu ... ili, ... ilçesi, ... Mah. 1336 ada 10 parsel zemin kat 5 nolu mesken adresinde mukim taşınmazda mahallinde 09/01/2026 tarihinde saat 10:00 da keşfen inceleme yapılmak suretiyle davacı bankanın davalı şirketten geri alım hakkının sona erdiği 04/10/2019 tarihinden mülkiyetin el değiştiği 21/04/2022 tarihine kadar talep edebileceği ecrimil miktarının tespiti noktasında bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş, Mahkememizce belirlenen günde keşif heyeti ile birlikte keşif mahalli görülmüş, gerekli incelemeler yapılmıştır. Keşfen inceleme sonucunda gayrimenkul değerleme uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen 16/03/2026 tarihli raporda; Dava konusu ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, 1336 ada, 10 parsel sayılı arsa üzerinde kurulu binanın Zemin Kat, 5 nolu “Mesken”' nitelikli bağımsız bölümünün 12/06/2013 tarihli satış işleminden davalı ...A.Ş. adına kayıtlı iken 23/10/2018 tarihli satış işleminden davacı ... Bankası A.Ş. tescil edildiği ardından 21/04/2022 tarihli satış işleminden 1/2 hissesinin ..., 1/2 hissesinin ise ... adına tescil edildiği, “Mesken” nitelikli taşınmazın brüt 95 m2 kullanım alanlı 2 oda, mutfak, banyo, wc, salon ve antre hacimlerinden oluştuğu, taşınmazın 04/10/2019 – 21.04.2022 tarihleri arasındaki toplam ecrimisil değerinin 341.563,88 TL olduğu yönünde tespitlerde bulunmuştur. Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, taraf vekilleri tarafından rapora karşı itirazlarda bulunulmuştur. Taraf vekillerinin itirazlarının değerlendirilmesi bakımından alınan 08/06/2026 tarihli ek raporda; Taraflar arasında münakit protokolün 5.5. maddesinde, geri alım hakkının protokole uygun olarak kullanılmaması ve taşınmazın da derhal tahliye edilmemesi halinde, bankanın dilerse geçmişe dönük ve tahliyede gecikilen günler için de ecrimisil talebinde bulunabileceği, bu durumda aylık ecrimisil tutarının protokolde yazılı geri alım tutarının binde 8'inden az olamayacağı kararlaştırılmış olup geri alım tutarı olan 1.400.000,00 TL üzerinden hesaplanan aylık ecrimisil tutarı 11.200,00 TL olduğu protokol hükümlerine göre ecrimisil takdir edilmesi durumunda taşınmazın 04/10/2019 – 21.04.2022 tarihleri arasındaki toplam ecrimisil değerinin 342.720,00 TL, serbest piyasa koşullarında yasal artışlar uygulanmak suretiyle hesaplaması yapılan 04/10/2019 – 21.04.2022 tarihleri arasındaki toplam ecrimisil değeri 341.563,88 TL olduğu yönünde tespitlerde bulunmuştur. Bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun, teknik ve ayrıntılı olarak hazırlanmış olması nedeniyle rapor Mahkememizce de benimsenmiş ve hüküm kurmaya elverişli kabul edilmiştir. Taraflar arasında düzenlenen risk tasfiyesine yönelik protokol incelendiğinde tasfiyenin gerçekleşmesi halinde davalıya, davacıya tapuda devrettiği taşınmazı geri alım hakkı tanındığı, ilişkinin temelinde teminat amacı güdülmekle birlikte esasında inançlı bir işlem olduğun görüldüğü, dava konusu talebin de bu ilişkiden kaynaklı olduğu anlaşılmıştır. İnançlı işlem, inananın (itimat edenin) bir hakkını belirli bir süre veya amaçla inanılana geçirmeyi, inanılanın da inananın emir ve talimatlarına göre kullanıp amaç gerçekleşince veya süre dolunca hakkı tekrar inanana devretmeyi yüklendiği sözleşmeler olarak tanımlanabilir (Özkaya, E.: İnançlı İşlem ve Muvazaa Davaları, Ankara 2004, s. 25). Yargısal kararlarda ise inançlı sözleşme, inanılan tarafın elde ettiği hakkı, taraflarca güdülen amaç sona erdikten veya belirli bir süre geçtikten sonra inanana veya üçüncü kişiye devretme taahhüdünü içeren bir anlaşma olarak tarif edilmiştir (HGK, 13.5.1992 tarihli ve ... E, ... K ). İnançlı sözleşme ile inanan (itimat eden) bir mülkiyet veya alacak hakkını inanılana (mutemede) devretmekte, borçlandırıcı bir sözleşme ile de inanılan kişinin hak ve yetkilerini sınırlandırmaktır. İnanılan hakkını kullanırken kararlaştırılan koşullara uymayı, amaç gerçekleşince veya süre dolunca tekrar hakkı inanana iade etmeyi yükümlenmektedir. Yukarıdaki açıklamalar 4721 sayılı TMK'nın 995. Maddesinde iyiniyetli olmayan zilyet, geri vermekle yükümlü olduğu şeyi haksız alıkoymuş olması yüzünden hak sahibine verdiği zararlar ve elde ettiği veya elde etmeyi ihmal eylediği ürünler karşılığında tazminat ödemek zorundadır şeklindeki hüküm ve tüm dosya kapsamı ile birlikte değerlendirildiğinde; Davacı banka ile davalı şirket arasında aralarındaki ticari ilişkiden kaynaklı riskin tasfiyesine yönelik 19/04/2018 tarihinde protokol imzalandığı, protokol kapsamında ve protokolün teminatı olarak davalı şirket adına kayıtlı ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, 1336 ada, 10 parsel sayılı arsa üzerinde kurulu binanın Zemin Kat, 5 nolu “Mesken”' nitelikli bağımsız bölüm nitelikli taşınmazın 23/10/2018 tarihinde davalı şirket tarafından davacı bankaya tapuda devredildiği, protokolün 5.2. maddesi ile davalı şirkete 04/10/2019'a kadar taşınmazı geri alım hakkı tanındığı, protokolün 5.5. maddesinde geri alım hakkının protokole uygun olarak kullanılmaması ve taşınmazın da derhal tahliye edilmemesi halinde bankanın dilerse geçmişe dönük ve tahliyede gecikilen günler için de ecrimisil talebinde bulunabileceğinin hüküm altına alındığı, davalı şirket tarafından geri alım hakkının 04/10/2019 tarihine kadar kullanılmadığı, akabinde davacı bankanın taşınmazın boş olarak kendisine teslimini davalıdan talep ettiği, davalı şirketin bu yükümlülüğe uymayarak taşınmazı davacı bankaya boş bir şekilde teslim etmediği görülmüştür. Aradan geçen süre zarfında davacı banka tarafından sözleşmeye konu ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, 1336 ada, 10 parsel sayılı arsa üzerinde kurulu binanın Zemin Kat, 5 nolu “Mesken”' nitelikli bağımsız bölümün 21/04/2022 tarihinde dava dışı üçüncü bir şahsa devredildiği, davacı bankanın 04/10/2019 tarihleri ile 21/04/2022 tarihleri arasındaki davalı kullanımdan ötürü davalı şirketten ecri misil talep ettiği, dosya kapsamında taşınmazın davalı şirket tarafından davacı bankaya teslim edildiğine dair herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı kaldı ki bu hususun taraflar arasında ihtilaf konusu olamadığı, davalı şirketin taşınmazı haksız olarak elinde bulundurduğu, protokolün 5.5. maddesine göre geri alım hakkının davalı şirket tarafından kullanılmadığı, taşınmazın davalı şirket tarafından tahliye edilerek davacı bankaya boş olarak teslim edilmediği, protokole göre davacı bankanın tahliyede gecikilen günler için ecri misil talep edebileceğinin hüküm altına alındığı, yine protokolde aylık ecrimisil talebinin taşınmazı geri alım tutarı olan 1.400.000,00 TL'nin %0,008'i oranından az olamayacağının belirtildiği, protokole göre yapılan hesaplamada ecri misil tutarının aylık 11.200,00 TL'den az olamayacağının hesaplandığı, davalı şirket tarafından geri alım hakkının kullanılacağı kesin tarih olan 04/10/2019'dan taşınmazın davacı banka tarafında dava dışı üçüncü bir şahsa devredildiği 21/04/2022 tarihine kadar davacı bankanın davalı şirketten 342.720,00 TL ecrimisil talebinde bulunabileceği anlaşılmakla davanın hesaplanan miktar yönünden kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmek suretiyle mahkememizce aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı tarafça açılan davanın KISMEN KABULÜ ile; 342.720,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 2-Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 3-Alınması gereken 23.411,20-TL nispi karar ve ilam harcından peşin olarak yatan 5.929,31TL harcın mahsubu ile eksik kalan 15.148,08-TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 5.929,31-TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00-TL arabuluculuk giderinin davanın kabul ve reddolunan miktarları dikkate alınarak 59,35 TL'nın davacıdan, 4.540,65 TL'nın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 5-Davacının yaptığı ilk masraf 615,40 TL, 10.000,00 TL bilirkişi ücreti, 152,50 TL posta gideri, 5.188,00 TL keşif harcı ve 3.250,00 TL keşif araç ücreti olmak üzere toplam 19.205,90 TL'nin red ve kabul oranına göre 18.958,08 TL 'nın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, kalan kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 6-Davalı taraflarca yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine YER OLMADIĞINA, 7-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 54.835,20-TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 8-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 4.480,00-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 9-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından sarfedilmeyen kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE, 10-Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 67/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın tebliğe ÇIKARTILMASINA, Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, HMK'nın 341/1 ve 345. maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.21/10/2026
Katip e-imzalıdır
Hakim e-imzalıdır
***Bu evrak, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır