İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/586 E. 2026/45 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/586
Karar No
2026/45
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2025/ KARAR NO : 2026/

HAKİM : KATİP :

DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av.

DAVA : 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit DAVA TARİHİ : 13/05/2025 KARAR TARİHİ : 22/01/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 12/02/2026

Mahkememizde görülmekte olan İstirdat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava dışı borçlu ... hakkında, davalı alacaklı tarafından ... 3. Genel İcra Dairesinin 2024/... E. sayılı dosyası kapsamında ilamsız takip başlatıldığı; takip sürecinde, borçlunun davacıdan alacağı olduğu iddiasıyla müvekkile 89/1 haciz ihbarnamesi gönderilmiş, ancak söz konusu ihbarnamenin muhtarlığa bırakıldığı, davacıya teslim edilmediği ve davacının haberi olmadığı böylece söz konusu ihbarnameye yasal süresi içerisinde cevap veremediği, yine davacıya 89/2 haciz ihbarnamesi gönderildiği ve muhtarlığa bırakılan tebligattan davacının haberi olmadığı zira müvekkilin kapısına haber kağıdı dahi yapıştırılmadığı, bu nedenle bahse konu ihbarnameden de bilgisi olmaması nedeniyle davacının süresinde cevap veremediği dolayısıyla davacıya usulsüz şekilde 89/1 ve 89/2 haciz ihbarnameleri gönderidiği ancak bu tebligatlar hiçbir şekilde davacıya ...'e usulüne uygun şekilde ulaşmadığı; Davacı, borçlu ...'in 63 yaşındaki annesi olup oğlunun borcundan dolayı davacıya gönderilen bu kağıt ve belgeleri anlayacak durumda olmadığı, haksız ve usulsüz şekilde müvekkile gönderilen 89/3 haciz ihbarnamesi sonucu dosyaya borçlu taraf olarak eklenmiştir. Haksız ve usulsüz haciz ihbarnameleri neticesinde dosyaya borçlu olarak eklenerek müvekkil üzerine kayıtlı taşınmaza haciz konulduğu oysa davacının, borçlu ... ile arasında herhangi bir borç-alacak ilişkisi bulunmadığı taraflar arasında hukuki bir ilişki veya borç doğurucu bir işlem söz konusu olmadığı anlaşılmakla davacı yalnızca borçlunun annesidir ve aralarındaki ilişki tamamen ailevidir. Davacı ile oğlu olan borçlu arasında herhangi bir para alışverişi bulunmamakta olup tanık beyanlarıyla bu durum ispat olunacaktır.Davacıya 89/1 haciz ihbarnamesi gönderildiğinde borçlunun annesi olan müvekkilimin böyle bir alacakla ilgili hiçbir beyanı veya kabulü olmadığı, süresinde cevap verilmemiş olması, borç ikrarı anlamına gelmeyeceği gibi, İcra ve İflas Kanunu’nun 89. maddesindeki düzenleme gereği oluşan karine de kesin nitelikte olmadığı bu nedenle davacı hakkında oluşan borçlu sıfatının kaldırılması ve bu çerçevede İcra dosyası kapsamında davacıya ait malvarlığına (özellikle adına kayıtlı taşınmaz) uygulanan tüm hacizlerin kaldırılması ile birlikte dosya asıl borçlusu olan davacının oğlu ...'in davacıdan herhangi bir hak veya alacağı bulunmadığı, davacının dosya borçlusu oğlu ... ile arasında herhangi bir ticari veya hukuki ilişki söz konusu olmadığı, borçlunun müvekkil nezdinde, doğmuş veya ileride doğması muhtemel herhangi bir hak ve alacağı bulunmadığı, borçlunun 63 yaşındaki annesine haciz ihbarnameleri gönderilerek dosyaya borçlu olarak eklenmesinin herhangi bir hukuki dayanağı olmamakla beraber bu durum KVKK maddelerine de açıkça aykırılık teşkil ettiği, davacı, ilgili icra dosyasında borçlu olmadığı halde kendisine gönderilen haciz ihbarnamelerine, tebligatların kendisine ulaşmamış olması ve yaşından kaynaklı bilgisizliği nedeniyle süresinde cevap veremediği sırf bu nedenle davacının malvarlığına (üzerine kayıtlı taşınmazına) uygulanan haczin kaldırılması ve borçlu olmadığının tespiti için işbu davayı açma zorunluluğunun doğduğu tüm bunlar birlikte değerlendirildiğinde;Davacı taraf üzerine kayıtlı ... ilindeki, ... ilçesindeki, ... mahalle/köyündeki, 2156 numarali adadaki, 6 numaralı parsele konulan haczin kaldırılması, Müvekkilin alacaklı olduğu dosyalar sorgusu sonucu gelen ... 5. Genel İcra Dairesi 2012/... İcra Dosyasına konulan haczin kaldırılması ardından yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalılara tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit talebine ilişkindir.Davacı tarafça oğlu olan ...'in borcu için İİK 89/1 ve 89/2 maddeleri gereğince haciz ihbarnameleri gönderildiğini ancak bu ihtarnamelerin davacıya ulaşmadığını, ayrıca davacı ile dava dışı ... arasında yalnızca anne oğul ilişkisi bulunduğu, herhangi bir borç ve alacak ilişkisi bulunmadığı belirtilerek davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi talep edilmiştir.Dava konusu uyuşmazlığa emsal ... Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesinin 2019/ E, 2019/ K sayılı ilamında ''...6102 sayılı TTK'nın 4. maddesinde, bu hükümde sayılan mutlak ticari davaların yanısıra "Her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır." hükmü ile nispi ticari davaya ilişkin de düzenleme yapılmış olup, buna göre tarafların her ikisinin de tacir olması ve uyuşmazlık konusu işin tarafların ticari işletmesi ile ilgili olması gerekir.İİK'nın 89/3. maddesinin, üçüncü cümlesi, "..İkinci ihbarnameye süresi içinde itiraz etmeyen ve zimmetinde sayılan borcu icra dairesine ödemeyen veya yedinde sayılan malı icra dairesine teslim etmeyen üçüncü şahsa onbeş gün içinde parayı icra dairesine ödemesi veya yedinde sayılan malı teslim etmesi yahut bu süre içinde menfi tespit davası açması, aksi takdirde zimmetinde sayılan borcu ödemeye veya yedinde sayılan malı teslime zorlanacağı bildirilir. Bu bildirimi alan üçüncü şahıs, icra takibinin yapıldığı veya yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesinde süresi içinde menfi tespit davası açtığına dair belgeyi bildirimin yapıldığı tarihten itibaren yirmi gün içinde ilgili icra dairesine teslim ettiği takdirde, hakkında yürütülen cebri icra işlemleri menfi tespit davası sonunda verilen kararın kesinleşmesine kadar durur..." hükmünü içermektedir. Bu hükümde belirtilen mahkemenin hangi mahkeme olduğu konusunda bir açıklık bulunmamakla birlikte İİK'nın 235/1. maddesindeki gibi kayıt kabul ve 154/3. maddesindeki gibi iflas davaları için Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğu yolundaki açık bir düzenleme bulunmadığından bu mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun kabulü gerekir. ... 19. Hukuk Dairesinin 12.04.2016 tarih ve E., K. ve 17.12.2015 tarih ve E., K., sayılı ilamları da bu yöndedir.Somut olayda, taraflar arasında doğrudan bir ticari ilişki bulunmadığı gibi uyuşmazlık davalı alacaklı tarafından başlatılan icra takibinde, borçluya borçlu olduğu gerekçesiyle çıkarılan haciz ihbarnamelerine itiraz edilmemesi nedeniyle yedinde sayılan borçtan dolayı borçlu olmadığının tespiti istenmektedir. 01.10.2011 tarihinden sonra açılan menfi tespit davaları için görevli mahkeme, HMK'nın 2. maddesi uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesidir. ()6100 sayılı HMK'nın 1. maddesindeki göreve ilişkin kuralların kamu düzenine ilişkin olduğu hükmü ile HMK'nın 353/(1)-a.3. maddesinin mahkemenin görevli olmamasının mutlak kararın kaldırılması nedeni olduğuna ilişkin hükmü karşısında, görev hususu somut olayda olduğu gibi, açıkça istinaf istemine konu edilmese dahi istinaf mahkemesince re'sen gözetilmelidir. Bu durumda İlk derece Mahkemesince, İİK'nın 89/3. maddesine dayalı olarak açılan davada, Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu gözetilerek, HMK'nın 114/(1)-c ve 115/(2). maddeleri uyarınca mahkemenin görevine ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, uyuşmazlığın esası incelenerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır...'' şekli ile belirtildiği üzere İİK 89/3 maddesi gereğince açılan davalarda görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemelerinin görevli olduğu kabul edilmiş olup, somut duruma uygun emsal istinaf ilamı doğrultusunda davanın görev yönünden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddesi gereğince dava şartı noksanlığından davanın USULDEN REDDİNE, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-Görevli ve yetkili mahkemenin ... ASLİYE HUKUK MAHKEMELERİ olduğunun TESPİTİNE, 3-6100 sayılı HMK'nın 20/1 maddesi gereğince taraflardan birinin süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın yetkili ve görevli ... ASLİYE HUKUK MAHKEMELERİNE GÖNDERİLMESİNE, 4-6100 sayılı HMK'nın 20/1 maddesi gereğince taraflardan birinin, bu karar verildiği anda kesin ise bu tarihten, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmediği takdirde, mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına (ihtarın tebliğ ile yapılmış sayılmasına) 5-6100 Sayılı HMK' nın 331/2 maddesinin 1. cümlesine göre yargılama harç ve giderlerinin görevli mahkemece nazara alınmasına, aynı maddenin 2.cümlesine göre görevsizlik kararı sonrasında davaya görevli mahkemede devam edilmemesi halinde ve talep halinde yargılama harç ve giderlerinin karara bağlanmasına, Dair 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize sunulacak veya mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye verilecek bir dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesinde ... açık olmak üzere karar verildi. 22/01/2026

Katip E-imzalıdır

Hakim E-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/586, K. 2026/45, T. 22.01.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-586-e-2026-45-k-37eb7af560c3