İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/604 E. 2026/46 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/604
- Karar No
- 2026/46
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/604 Esas KARAR NO : 2026/46 DAVA : Menfi Tespit (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 20/01/2026
----------- sayılı GÖREVSİZLİK kararı üzerine mahkememize tevzi edilen Menfi Tespit (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; -------- İcra müdürlüğünde ---------- esas sayılı dosyasında alacaklı olarak gördüğü davalı ...'ı hiç tanımadığını, daha önceden de herhangi bir tanışıklığı olmadığını, icra gelmesiyle haberi olduğunu, yine icra dosyasında kendisiyle birlikte borçlu gözüken ; --------, --------- isimli kişileri hiç tanımadığını, bu kişilerin varlığından icra emrinin tebliği ile haberi olduğunu, -------- kahvede tanıştığı kişi olan --------- ile zamanla arkadaşlıklarının ilerlediğini ve aralarındaki samimiyetin ileri bir boyuta vardığını, bir gün --------- kendisine ağabey ortak olarak iş yapalım kumaş alıp tişört üretelim satalım dediğini, kendisinin bu teklifi kabul ettiğini, bir müddet sonra ------- ağabey hesaplı bir kumaş buldum şu an ki parasal değeri 600.000 TL ben kumaşı satan kişi ile görüşeyim mi, çek verebilir miyiz dediğini, kendisinin de görüş, bakarız dediğini, birkaç gün sonra tanışıklığın verdiği güven ile iki tane 300.000 TL'lik-------- çeklerini kendisine verdiğini, çekleri verdiği 3. kişi ---------- bir müddet sonra ortadan kaybolduğunu, kendisine bir daha ulaşamadığını, bu arada -------- ararken ---------- İcra müdürlüğünün ---------- esas sayılı dosyasından adına icra geldiğini, ----------- kumaş almak için verdiği çeklerin icraya konduğunu öğrendiğini, ancak icra dosyasında çekleri verdiği kişi olan ---------- adının olmadığını, ----------- çekleri ...'ın --------- ve--------- elden verdiğini, ---------, ..., --------- ve --------- ile anlaştığını, ...'ın alacaklı olduğunu, gerçeklik süsü vermek için -------- ve ----------- kendisiyle birlikte borçlu gösterildiğini, ben ...'ı ve diğer borçlu olarak gösterilen kişileri tanımadığını, kendileriyle herhangi bir ticareti olmadığını, bu kişilere de herhangi bir borcu olmadığını, kendisinin bu çekleri kumaşçıya verilmek üzere --------- verdiğini beyan ederek, --------- İcra Müdürlüğünün -------- Esas sayılı dosyasında, icra dosyasına dayanak olan ve rızası dışında elinden çıkan ------- -------- şubesine ait 30.05.2024 tarihli, ---------- seri nolu 300.000,00 TL tutarındaki çek ile yine aynı bankaya ait 15.07.2024 tarihli ---------- seri nolu 300.000,00 TL tutarındaki çekin bedelsizlik sebepsiz iktisap kuralları gereği ve rıza dışı olmaları nedeniyle iptaline ve ortadan kaldırılmasına, icra takibinin iptaline ve ortadan kaldırılmasına, dava sonuna kadar icra takibinin tedbiren geçici olarak durdurulmasına, davalı kötü niyetli olduğundan %20 kötü niyet tazminatına karar verilmesine, ileride tutacağı avukatlık ücreti ve dava masraflarının davalıdan tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu çekler hamiline keşide edildiğini, daha sonra sırasıyla --------- ve --------- tarafından ciro edildiğini ve müvekkiline alacağına karşılık verildiğini, müvekkilinin iyi niyetli hamil olduğunu ve davacının keşide ettiği çeklere güvenerek işlem yaptığını, karşılıksız keşide edilen çekler nedeniyle müvekkilin davacı hakkında şikayette bulunduğunu, şikayete ilişkin dava --------- E. Sayılı dosyası ile görülmekte olduğunu beyan ederek haksız ve mesnetsiz davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
SAFAHAT--------- sayılı kararı ile "1-Davanın HMK'nun 114/1-c, 115/2 maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan usulden reddine, Mahkememizin görevsizliğine, görevli mahkemenin Ticaret Mahkemesi olduğu anlaşılmakla, talep halinde dosyanın görevli ve yetkili --------- Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmek üzere --------- Hukuk Mahkemeleri Tevzi Müdürlüğüne tevdiine, "" şeklinde karar verilerek mahkememize tevzi edilen dosyası iş bu esasa kaydedilmiştir.
Deliller Tarafların ticaret sicil sorguları dosya arasına alınmıştır.-------- İcra Müdürlüğünün -------- E. sayılı dosyasının uyap kayıtları dosya arasına alınmıştır. --------- sayılı tahkikat dosyasının dosyasının uyap kayıtları dosya arasına alınmıştır.
Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe:Dava, menfi tespit davasıdır.01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren 03/01/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5'inci maddesinden sonra gelmek üzere eklenen 5/A maddesine göre: "(1) Bu kanunun 4'üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, dava konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır."6235 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 3'üncü maddesinin birinci fıkrasına eklenen 18/A maddesine göre: "(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.(2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılmadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." 05/04/2023 tarihinde yürürlüğe giren 28/03/2023 tarihli ve 7445 sayılı İcra Ve İflas Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 31. maddesine göre: "6102 sayılı Kanunun 5/A maddesinin birinci fıkrasında yer alan “paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında” ibaresi “para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında,” şeklinde değiştirilmiştir."05/04/2023 tarihinde yürürlüğe giren 28/03/2023 tarihli ve 7445 sayılı İcra Ve İflas Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un geçici madde-1'e göre: "Bu maddeyi ihdas eden Kanunla, 6102 sayılı Kanunun 5/A maddesinin birinci fıkrası ile 7036 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına eklenen menfi tespit ve istirdat davaları hakkındaki hüküm, 1/9/2023 tarihinde ve sonrasında açılacak davalar hakkında uygulanır."Tüm dosya kapsamından; 7445 sayılı Kanun ile getirilen değişikliğe bağlı olarak menfi tespit davasının arabuluculuğa el verişli olduğu ve dava şartı arabuluculuk kapsamında kaldığı anlaşılmıştır. TTK'nın 5/A maddesindeki düzenleme ile dava türüne açıkça vurgu yapıldığından, 01.09.2023 tarihinden sonra açılan menfi tespit davasının dava şartı arabuluculuk kapsamında kaldığının kabulü gerekmiştir. Bu hali ile davacı yanın arabuluculuğa başvurmadan doğrudan dava açtığı ve dava konusu menfi tespit talebi bakımından davanın açılış tarihi olan 30.12.2024 tarihi itibarıyle zorunlu arabuluculuğun söz konusu olduğu, mahkememizin 17.07.2025 tarihli tensip zaptının 16.maddesi ile "7155 Sayılı Kanunun 23.maddesi ile 6235 Sayılı Kanuna eklenen 18/A-2 maddesi uyarınca davacı tarafça ARABULUCUK son tutanağının aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin 1 haftalık kesin süre içerisinde mahkememize ibraz edilmesine, aksi takdirde davanın dava şartı yokluğundan reddedileceğinin ihtarına, (ihtaratın tensip zaptının tebliği ile yapılmış sayılmasına) "dair karar verildiği, tensip zaptı davacı tarafa tebliğ olunmasına rağmen davacı tarafça belirlenen kesin sürede eksiklik giderilmediği gibi daha sonraki tarihlerde ve dahi ön inceleme duruşma gününe kadar da eksikliğin giderilmemiş olduğu ve arabuluculuk son tutanağının sunulmadığı, ön inceleme duruşmasında davacı tarafça arabuluculuğa gidilmediği beyan edildiğinden bu hususta yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek yargılamaya devam olunduğu, bu hali ile dava şartının gerçekleşmediği, bu hususun da hakim tarafından re'sen gözetilmesi gereken ve eksikliği giderilemeyecek bir konu olduğu, 6100 sayılı HMK 114/2 maddesi gereğince özel kanunlardaki dava şartlarının da incelenmesi gerekeceğinden HMK 115/2 maddesi gereğince davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın 6100 sayılı HMK 114/2 ve HMK 115/2 maddeleri gereği dava şartı yokluğundan usulden REDDİNE, 2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 10.985,28 TL harcın mahsubuyla arta kalan 10.253,28 TL harcın dosyanın kesinleşmesinden sonra talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Karar kesinleştiğinde varsa bakiye gider avansının yatırana iadesine, Dair, davacının yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ---------- Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi.20/01/2026