İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/579 E. 2026/822 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/579
Karar No
2026/822
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/579 Esas KARAR NO : 2026/822

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 04/08/2025 KARAR TARİHİ : 25/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket, bir mobilya hizmeti veren firma olduğunu, karşı tarafa dolap, çalışma masası, sehpa, vestiyer, koltuk, ahşap panel başta olmak üzere muhtelif mobilya ürünleri satımları gerçekleştirdiğini, bu kapsamda müvekkili taraf yapmış olduğu işe istinaden davalı tarafa aşağıda listelenen faturalar düzenlendiğini, 28-09-2023 tarih, ... nolu, toplam 324.445,00 TL bedelli fatura, 31-01-2024 tarih, ... nolu, toplam 275.000,00 TL bedelli fatura, 18-01-2024 tarih, ... nolu, toplam 60.720,00 TL bedelli fatura olduğunu, söz konusu faturalar davalı tarafça elektronik olarak onaylandığını, onaya ilişkin davalı yanın içeren kayıt evrakları dilekçe ekinde mübrez olduğunu, davalı tarafın, faturaya karşı yasal süresi içerisinde itirazda bulunmadığından TTK hükümleri doğrultusunda fatura içeriğini kabul etmiş sayılmakta olduğunu, kötü niyetli şekilde ödeme yapmadığını, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun ... tarih ve ... E., ... K. sayılı ilamında da açıklandığı üzere; Bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahip olduğunu, aksi taktir de faturanın içeriğini kabul etmiş sayılacağını, davalının şirket olup tacir niteliğinde olduğunu, kural olarak tacirlerin borçları da ticari borç olarak kabul edildiğini, tacir, şirketi ile ilgili olarak yaptığı tüm ticari işlerde basiretli tacir olarak davranmak durumunda olduğunu, tacirin, TTK'da faturaya ilişkin düzenlenen hükümleri bilmediği veya bilebilecek durumda olmadığı hiçbir surette kabul edilemez olduğunu, Mal ve hizmet tedarikinde geç ödemenin sonuçlarını düzenleyen 6102 sayılı TTK m. 1530/f2; "Ticari işletmeler arasında mal ve hizmet tedariki amacıyla yapılan işlemlerde, alacaklı, kanundan veya sözleşmeden doğan tedarik borcunu yerine getirmiş olmasına rağmen, borçlu, gecikmeden sorumlu tutulamayacağı hâller hariç, sözleşmede öngörülmüş bulunan tarihte veya belirtilen ödeme süresinde borcunu ödemezse, ihtara gerek olmaksızın temerrüde düşer." hükmüne amir olduğunu, borçlu ihtara gerek olmaksızın temerrüte düştüğünü, müvekkili tarafından, ... 9. İcra Müdürlüğü’nün ...E. sayılı dosyasıyla, toplam 660.165,00 TL alacak için ilamsız takip başlatıldığını; davalı tarafın haksız ve dayanaksız itirazı üzerine takip durduğunu, başvurulan zorunlu arabuluculuk süreci sonuçsuz kaldığını, 86332 numaralı tutanakla anlaşmaya varılamadığı kayıt altına alındığını, yukarıda açıklanan nedenlerle, taraflarınca işbu davayı açma zarureti hasıl olduğunu, yukarıda arz ve izah edilen ve resen rastlanacak nedenlerle; ... 9. İcra Müdürlüğü’nün ...E. sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline, takibin devamına asıl alacağa takip tarihinden itibaren ticari avans faizi uygulanmasına, davalının takibe konu likit borcu inkar ettiği dikkate alınarak alacağın %20’sinden az olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; mahkememizce re'sen göz önünde bulunduracağı üzere dava süresinde açılmadığını ve zaman aşımı itiraz bulunduğunu, davanın zamanaşımına uğramış olması sebebi ile de reddini, davacı şirket tarafından müvekkili şirkete dolap, çalışma masası, sehpa, vestiyer, koltuk, ahşap panel ürünler satımı yaptığından bahisle fatura düzenlenip faturada yazan tutarların taraflarına ödenmesini talep ettiğini, ancak bu faturalar teslim edilmeyen ürünler üzerinden düzenlenmiş faturalar olduğunu, faturaya söz konu ürünler müvekkili şirkete ulaştırılmadığını, kesilen fatura tarihlerine bakıldığında fatura tarihleri ile dava açılış tarihi arasında 2 yıla yakın bir süre vardır. Bu durum dahi haklılıklarını kanıtlar nitelikte somut delil olduğunu, davacı şirket tacir sıfatına sahip olduğunu, basiretli bir tacirin faturayı kestikten yaklaşık 2 sene sonra ödeme için icra gönderilmesi ve akabinde dava açması günümüz enflasyon ve paranın değer kaybetmesi gibi durumlar göz önüne alındığında dahi samimi olunmadığı apaçık ortada olduğunu, bu sebeple gönderilmeyen ürünlerin parasının ödenmesi gibi bir durum söz konusu olmadığını, sonuç olarak; TTK. m. 21/no.1 uyarınca, fatura düzenlenip verilmesi için, taraflar arasında önceden kurulmuş geçerli bir sözleşme ilişkisinin bulunması şart olduğunu, fakat, borç ifa edildikten sonra düzenlenip verilmesinden hareket edildiği söylenemeyeceği için; bu hükme (TTK. m. 21/no.1) dayanılarak, itiraza uğramayan faturanın, malın teslim edildiğini, işin görüldüğünü veya menfaatin sağlandığını göstereceği de söylenemez.itiraza uğramayan fatura; malın teslim edildiğini, işin görüldüğünü vs. borcun ifa edildiğini göstermediğini, arz ve izah edilen vech ile fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; öncelikle hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, takibin haksız ve kötüniyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20' sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, her türlü yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE Davacının davasının, itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı tarafından davalı aleyhine ... 9. İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı takip dosyasında başlatmış olduğu ilamsız icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın haklı olup olmadığı, takibe dayanak faturalardan dolayı varsa davacının davalıdan talep edebileceği alacak miktarının ne kadar olduğu hususlarından kaynaklanmaktadır. Uyuşmazlığa ilişkin bir mali müşavir bilirkişisinden alınan 02.04.2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; dosya kapsamında yapılan incelemede; tarafına ibraz edilen dosya kapsamı, davacı ve davalı tarafın ticari defter ve kayıtları, e- Arşiv faturalar ile tüm bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasındaki uyuşmazlık , aşağıdaki faturalar nedeniyle ortaya çıktığı, 28.09.2023 tarihli ... no.lu 324.445,00 .- TL tutarlı fatura, 18.01.2024 tarihli ... no.lu 60.720,00.- TL tutarlı fatura, 31.01.2024 tarihli ... no.lu 275.000,00.- TL tutarlı fatura, davacı, söz konusu faturaların toplamı olan 660.165,00 TL tutarındaki alacağın ödenmediğini belirterek, ... 9.İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası üzerinden tahsilini talep etmiş; davalı ise, takibe yaptığı itiraz ile alacak talebine karşı çıktığı, işbu dava, davacının takibe dayalı alacağın ferileriyle birlikte tahsilini talep ettiği ve davalının itirazına ilişkin olarak açıldığı, davacı tarafa ait yevmiye defteri ve defter-i kebirin elektronik ortamda tutulduğu, ilgili aylara ait e-defter beratlarının süresinde alındığı, defterlerin mali mühür ile onaylandığı ve yapılan incelemede usulüne uygun şekilde tutulduğu anlaşıldığı, davalı tarafa ait ticari defterlerin ise usulüne uygun tutulduğu, açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal süresi içerisinde yaptırıldığı, kayıtların birbirini doğruladığı ve yapılan incelemede usulüne uygun olduğu tespit edildiği, davalıya ait işlemlerin davacı defterlerinde 120 Alıcılar Hesabı altında izlendiği ve davaya konu faturaların bu hesaba borç kaydedildiği tespit edildiği, davalı tarafın ticari defterlerinde ise söz konusu işlemlerin 320 Satıcılar Hesabı altında muhasebeleştirildiği ve davacı kayıtları ile uyumlu olduğu anlaşıldığı, davacı tarafından düzenlenen e-Arşiv faturaların mevzuata uygun olduğu, davalı tarafından bu faturaların muhasebe kayıtlarına alınmış olması nedeniyle faturaların davalıya ulaştığının davalı tarafından muhasebeleştirildiğinin kabulünün gerektiği, inceleme konusu faturalara ilişkin olarak dosya kapsamında herhangi bir iade faturasına rastlanmadığını, faturalara karşı davalı tarafça yasal süresi içerisinde itiraz edildiğine dair dosya kapsamında herhangi bir belgeye rastlanmadığı, söz konusu alacağa ilişkin olarak davalı tarafça ödeme yapıldığına dair herhangi bir kayıt veya belgeye rastlanmadığı, yapılan incelemede; davaya konu faturaların e-Arşiv fatura kapsamında düzenlendiği anlaşıldığı, bilindiği üzere, e-Arşiv fatura uygulamasının yaygınlaşması ve elektronik belge düzenine geçilmesi ile birlikte, mükellefler tarafından verilen Ba (Mal ve Hizmet Alımlarına İlişkin Bildirim Formu) ve Bs (Mal ve Hizmet Satışlarına İlişkin Bildirim Formu) uygulaması kaldırıldığı, bu kapsamda; inceleme konusu döneme ilişkin olarak taraflarca Ba-Bs bildirimi yapılması söz konusu olmadığından, bu yönde bir karşılaştırma yapılması mümkün olmadığı, ancak, e-Arşiv faturaların Gelir İdaresi Başkanlığı sistemi üzerinden düzenlenmiş olması ve tarafların ticari defter kayıtlarında yer alması birlikte değerlendirildiğinde, söz konusu faturaların kayıtlı ve izlenebilir olduğu, davacının Esenyurt Vergi Dairesi sisteminden temin edilen Karşılaştırmalı Alış-Satış Analizi Raporu üzerinde yapılan incelemede; davacı tarafından davalı adına düzenlenen faturaların raporda yer aldığı, söz konusu faturaların KDV hariç tutarlarının sistem üzerinden ayrı ayrı tespit edilebildiği, rapor verileri ile davacı ticari defter kayıtları arasında uyum bulunduğu, tespit edildiği, aynı şekilde davalının ... Vergi Dairesi sisteminden temin edilen Karşılaştırmalı Alış-Satış Analizi Raporu üzerinde yapılan incelemede; davacı tarafından davalı adına düzenlenen faturaların raporda yer aldığı, söz konusu faturaların KDV hariç tutarlarının sistem üzerinden ayrı ayrı tespit edilebildiği, rapor verileri ile davalı ticari defter kayıtları arasında uyum bulunduğu, tespit edildiği, dosya kapsamında yer alan sevk irsaliyeleri üzerinde yapılan incelemede; irsaliyelerde yer alan taşıyıcı araçların davacı şirkete ait olduğu ve şirket kayıtlarında bulunduğu, araçları kullanan şoförlerin davacı şirket nezdinde bordrolu çalışan oldukları, tespit edildiği, bununla birlikte; irsaliyelerde malı teslim alan kişilerin davalı adına teslim aldığı görülmekle birlikte, bu kişilerin davalı şirket çalışanı olup olmadığına ilişkin dosya kapsamında herhangi bir bilgi veya belgeye rastlanmadığı, bu kapsamda; malın davacıya ait araç ve personel ile sevk edildiği anlaşılmakta olup, teslim alan kişilerin davalı ile olan hukuki ilişkisine dair net bir tespit yapılamadığı, ancak sevk irsaliyeleri, taraf defter kayıtları ve fatura kayıtları birlikte değerlendirildiğinde, mal tesliminin gerçekleştiğini destekler nitelikte bulgular bulunduğu, taraf defter kayıtları birlikte değerlendirildiğinde, taraflar arasında ticari ilişkinin mevcut olduğu ve bu ilişkiye bağlı olarak davalının davacıya borçlu bulunduğu, yapılan inceleme neticesinde, davacının 2024 dönem sonu itibarıyla 660.165,00 TL alacaklı olduğu tespit edildiği, netice itibarıyla; davacı tarafın davalıdan 660.165,00 TL alacaklı olduğu. davacı tarafın asıl alacağa takip tarihinden itibaren ticari avans faizi uygulanması talebinin bulunduğu yönünde görüş bildirildiği görülmüştür. 6102 sayılı TTK'nun 21/2 maddesinde "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." hükmü yer almaktadır. Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 08/02/2016 tarihli ... E....K. sayılı ilamı; "...Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir. Faturaların tebliğ edildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanamaması ya da kanıtlanıp da süresinde iade edildiğinin borçlu tarafça kanıtlanması halinde, borçlu taraf alacaklının hizmet vermediğini savunmakta ise, faturaya konu hizmetin verildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanması; borçlunun faturaları tebliğ alıp süresinden sonra iade etmesi halinde de faturanın alacaklı tarafça gönderilmesi şeklindeki icabı, borçlunun (faturayı defterine kaydetmemek ve hizmet almadığını savunmak suretiyle), kabul etmemesi ya da borçlunun faturayı kendi defterine kaydetmekle birlikte süresinde itiraz ve iade etmesi halinde hizmetin verildiğini yine alacaklının kanıtlaması gerekeceğinden, bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi (faturaları deftere kayıt öncesinde ya da sonrasında süresi geçtikten sonra itiraz ve iade etmiş olması) halinde alacaklının (hizmet vermiş olsun ya da olmasın) HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 84. ve 85.) maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir.." şeklindedir. Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 10/02/2016 tarihli ...E... K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 08/02/2016 tarihli ...E. ... K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 09/12/2015 tarihli ... E. ... K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 11/01/2016 tarihli ......K. sayılı ilamları da aynı mahiyettedir.(İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi ... Esas ... Karar) Yargıtay (kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 23.03.2017 tarihli, ...E.,...K. sayılı kararının da belirtildiği üzere davalının faturayı BA formuyla ilgili Vergi Dairesine bildirmesi faturaya konu malların davalıya teslim edildiğine dair bir karine oluşturacak olup daha sonra düzeltme beyannamesi verilmesi davacı yararına oluşan bu karineyi ortadan kaldırmayacaktır. Bu karinenin aksini ispat külfeti ise davalıya aittir. Yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu icra takibine takibine dayanak faturaların tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olduğu ve davalı tarafından iade faturası düzenlenmediği, tarafların BA BS formları ile takibe dayanak faturayı bağlı oldukları vergi müdürlüklerine beyan ettikleri, eş deyişle takibe dayanak faturalara konu mal ve hizmetin davacı tarafında davalıya teslim edildiğinin davacı tarafından usulüne uygun olarak ispatlandığı anlaşılmakla davacının davasının kabulüne, alacak likit ve itiraz haksız olduğundan asıl alacağın %20'sine karşılık gelen icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM/ Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; Davacının davasının KABULÜNE Davalının ... 9. İcra Dairesi’nin ... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın İPTALİNE Takibin kaldığı yerden devamına Alacak likit ve itiraz haksız olduğundan asıl alacağın %20’sine karşılık gelen 132.033,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 45.097,24-TL nispi karar harcının, 7.973,49-TL peşin harçtan mahsubu ile noksan kalan 37.123,75-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 105.027,75-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan toplam 6.178,00-TL yargılama gideri ile 7.973,49-TL peşin harç, 615.40-TL başvuru harcı toplamı 14.766,83-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/A gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına, Davacı tarafından yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi üzerine davacıya iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 25/09/2026

Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/579, K. 2026/822, T. 25.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-579-e-2026-822-k-203eabcc4614